Vermeer – Sütçü Kız Tablosu

(0 oy) 0/5 17
Yorum Yaz


Jan Vermeer – Sütçü Kız (The milkmaid) Tablosu 1659-1660 dolaylarında tuval üzerine yağlı boya tekniği ile yapmıştır. Boyutları 45,5 cm x 41 cm’dir. Rijks Müzesi, Amsterdam’da bulunmaktadır.

Sütçü kız resminin genel vurguları

Resme ilk bakıldığında sarı elbisesiyle masanın üzerinde bulunan bir kaba süt döken irice bir kadın figürü göze çarpmaktadır. Bu kadın resmin ortasındadır ve ayaktadır. Resmin sol tarafında masa, masanın üzerinde bir örtü, örtünün üzerinde ekmeklerin olduğu bir sepet, sepetin dışında dilimlenmiş ekmekler, süt dökülen kap, kabın yanında yine başka bir kap bulunmaktadır. Figürün bulunduğu mekanın duvarında, resmin sol üst köşesinde bir sepet ve metal görünümünde bir kap asılıdır. İki eliyle süt dökmekte olan kadın figürü ise izleyiciye bakmamaktadır, başı eğiktir. Resmin sağ tarafında yerde bir yemek ısıtıcısı görülmektedir. Resim günlük bir mutfak sahnesini betimlemektedir. Masanın ayak kısmının, resmin ortasında duran figürün ayak kısmının, pencerenin tamamının tuval zemininde bulunmaması, kompozisyonu açık kompozisyon haline getirmektedir.

Tek kişiden oluşan resimde, figürün hafif ağzı açık bir şekilde kaba süt dökmesi sahnelenmiştir. Figür iki eliyle bir kabı tutarak başka bir kaba süt dökmektedir. Sanki figür mekanda dondurulmuş, zaman o an için durmuş gibidir.

Sarı ve beyaz renklerle betimlenen ekmeklerin ve sütün izleyiciye yeme içmeyi çağrıştırdığını söyleyebiliriz.

Resimde sadece dökülen bir sütün sesi işitiliyor gibidir. Sütçü Kız resmi o dönemin mutfak kültürünü yansıttığı için izleyicinin aldığı koku olsa olsa ekmek kokusu, tattığı tat da olsa olsa figürün bir kaba boşalttığı sütün tadı olur.

Süt Döken Kadın’ın Anlamı

Kompozisyon içinde figür ve mekan mecazi olarak ele alınacak olursa; ortada görünen sarı elbisesiyle betimlenen hizmetçi olduğu her halinden belli olan figür, yaptığı işten zevk alan bir izlenim vermektedir. Bu figür kıyafeti ve bulunduğu iç mekan itibariyle dönemin alt sınıfını temsil etmekte ve yaptığı işi de günlük işini yapar gibi bir sıradanlıkla sergilemektedir.

Çıplak, çivi delikleriyle dolu duvarın kenarları, mütevazı bir şekilde, mavi beyaz fayanslarla döşenmiştir. Bu fayanslar, son dönemlerde, Vermeer’in memleketi olan Delft’te üretilmeye başlamıştı; üzerlerindeki küçük Çinli figürler de üreticilerin öykündükleri kültür hakkında fikir vermektedir.

Ekmeğin anlamı

Sütçü kız resminde masanın üzerinde betimlenen ekmekler ise, Hz İsa’ya gönderme niteliğinde simgelenmiş olabilir. Çünkü İncil’e göre Hz. İsa, son yemeğinde ekmeği kendi bedeniyle özdeşleştirmiştir. İncil’de Hz İsa’nın son yemeği şöyle geçer:

Vakit gelince İsa sofraya oturdu. Haberciler de O’nunla birlikte oturdular. İsa onlara şöyle dedi: “İşkence çekmeden önce, bu Passah yemeğini sizlerle birlikte yemek için dayanılmaz bir istek duydum. Çünkü size derim ki, Tanrı hükümranlığında tüm anlamı belirinceye dek, bir daha böyle bir yemeğe oturmayacağım.” Sonra bir bardak aldı. Teşekkür sunarak, “Bunu alın ve aranızda paylaşın” dedi, Size derim ki, Tanrı hükümranlığı gelinceye dek, bundan böyle bağın bu ürününden içmeyeceğim.” Sonra ekmeği aldı. Teşekkür sunarak böldü, onlara verdi. “Bu sizler için verilen bedenimdir” dedi, “Bunu anılmam için yapın”

Sütün anlamı

Süt ise, sembolizmde saflığın, spiritüel beslenmenin, anneliğin, sevginin, şefkatin, merhametin, fedakârlığın, besleyiciliğin, vericiliğin, özenle yetiştirmenin sembolü olarak kabul edilir. Saflığın sembolü olmasını şu iki özelliği sağlamıştır: Biri renginin beyaz oluşudur. Ayrıca süt, katı yiyecekleri henüz yiyemeyen yavruların beslenme maddesidir ki, yavrular da sembolizmde saflığın sembolüdür. Üstelik süt, içinde hiçbir yapay katkı maddesi bulunmamasına karşın yavrunun büyümesini sağlayıcı her türlü besin maddesini içerir; eksiksizdir, mükemmeldir. Vermeer’de süte anlam yükleyerek kurgusunu oluşturmuştur.(D.Abana-ylt)