Turkuaz renginin anlamı ve psikolojik etkileri

(0 oy) 0/5 68
Yorum Yaz


 Turkuaz rengi bilindiği üzere ismini biz Türklerden alan bir renk. Turkuaz renginin anlamı ve psikolojik etkileri konusunda bildiklerimizi sizlerle paylaşıyoruz.

Turkuaz renginin anlamı

Turkuaz, yeşile çalan açık mavi renktir. Turkuaz kelimesi, Türkiye’nin Akdeniz sahillerinin renginden esinlenilerek söylenen bir renk adıdır. Fransızca Türk kelimesinin söylenişinden türemiştir. Türk rengi olarak adlandırılan turkuaz ya da “Türk mavisi”, camgöbeği renginin hafifçe mavi tonudur. Turkuaz renginin isminin turkuaz tasından (firuze) geldiği de söylenmektedir. Bu renk, Selçuklu mimarisinde ve İznik çinilerinde oldukça fazla yer verilen mavi-yeşil arası firuze tasının rengidir. Bu renk adına eski kaynaklarda rastlanmamaktadır. Türklerde bu renk de muhtemelen gök renk adı altında kullanılmaktaydı. Firuze olarak da bilinir, hidratlı bakır ve alüminyum fosfat yapısında, mücevher olarak yaygın biçimde kullanılan fosfat minerali, mavi ile yeşilimsi arasında değişen renkli, mumsu damarcıklar halinde bulunur.

Turkuaz renginin psikolojik etkileri olarak şunlardan bahsedilebilir:

Bu renk çoğunlukla değişimin ve farklılaşmanın, başka şekillere dönüşümün rengi olarak ifade edilmektedir. Hem harekete geçiren hem de yatıştıran bir yönü olan turkuaz ile hem neşeli hem de sakin duyguları aynı anda yasamak mümkündür. Bu rengin ruhlarda yansıttığı manalarla canlandırıcı ve serinletici psikolojik özellikler açığa çıkar. Bu rengi ruhlarında belirgin şekilde hisseden ve bu rengin dünyasında yasayanlar açık fikirli, yardımsever ve gururludurlar.

Turkuaz aynı zamanda bir tas cinsinin ismi olarak bilinmektedir. Bu tasın olumsuzu olumluya çeviren, şuuru rahatlatan ve genişleten, endişeleri ortadan kaldıran ve hayati fonksiyonları düzenleyen etkilerinin olduğu ifade edilmektedir. Hayattan korkma, çekingenlik, duygular ve zihni fonksiyonlarla soyutlanma arzusu doğurması bir olumsuzluk olarak ifade edilse de insanı maddi âlemin katılığından uzaklaştıran bir zemin ve asli gerçekliğine yaklaştıran bir ruh hali oluşturması yönünden olumlu olarak ele alınabilir. Bu rengi kırmızının tamamladığı bilinmektedir.

Türklerde turkuaz renginin anlamı

Denizin, gölün veya bulutsuz gökyüzünün rengi, yeşil ile mor arasındaki renk olarak tanımlanmıştır. Gök-mavi, kırmızı ve ak renkleri Türk kültüründe en çok değer verilen renklerdir. Gök ve mavi, gök ve suyun simge ve alametidir. Gök ve su insanlık tarihinde mukaddes sayılmıştır. Gök rengi sonsuzluğu, türeyişi, emniyet ve huzuru telkin eder. İnsan psikolojisi açısından kırmızının aksine olarak sükûn ve huzur verir. Turkuaz rengi ayrıca, dostluk, sadakat, vefa, aydınlık, temizlik ve ruhanilik sembolüdür.

XIX. yüzyılı araştırmacıları Türk mavisi adıyla, Türklere mahsus bir mavi renk belirlemiştir. Gerçekten de iç Asya ve Anadolu sahasının çinilerinde ve öteki eserlerinde parlayan bir değişik mavi türü, dikkatimizi çekmektedir. Hatta XIII. Yüzyıl çinilerinde en çok bu rengin kullanılması da dikkat çekmektedir. Gök’teki ham, olgunlaşmamış anlamı, bunun yeşil rengi de karşıladığını bize gösteriyor. İslam öncesi ve sonrası Türk kültür tarihinde önemli bir yere sahip olan mavi renk son zamanlarda “Turkuaz-Turkuvaz”, yani yeşile çalan açık Türk mavisi seklinde isimlendirilmeye başlanmıştır.

12 Ocak 2015 tarihinde, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Ankara’daki Cumhurbaşkanlığı konutu olan Aksaray’da, Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas’ı karşıladı. Bu karşılama esnasında her zamanki teşrifat kurallarının uygulanmadığı ve yere kırmızı halı yerine turkuaz renkli halıların serildiği görüldü. Türkiye’de Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı saraylarında teşrifat protokolünde ve karşılama törenlerinde kırmızı halı kaldırıldı. Yerine turkuaz halı serildi. Teşrifattaki bu usul değişikliğinin sebebi, turkuaz rengin Türklerin eski milli ve tarihi simgesi olarak kabul edilmesidir.

Atatürk ve turkuaz rengi

Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurulusu esnasında Türk Bayrağı olarak Göktürklere ait kurt baslı bayrağı getirmek istediği ancak daha sonra bu fikrinden vazgeçtiği ifade ediliyor. Enver Behnan Sapolyo, “Atatürk ve Bayrak”, adını taşıyan ve Türk Kültürü Dergisi’nde yayımlanan makalesinde bu konuda şunları söylüyor;

“Atatürk mavi rengi, yani turkuazı severdi. Çünkü bu renk eski Türk bayrağının rengi idi. Gök bayrak, Orta Asya’da altıncı yüzyılda devlet kurmuş olan “Göktürk” Devleti’nin bayrağıydı. Bugünkü kırmızı içinde ay ve yıldızı olan Türk Bayragı’nı önce III. Selim, daha sonra da II. Mahmut kabul etmişti. Atatürk esasında yeni kuracağı devlete yeni bir bayrak düşünüyordu. Bu bayrağın da Göktürkler ’in “Gökbayrak’ı olsun istiyordu. Ancak daha sonra bu konuda o dönemde hiçbir yayım olmadığından vazgeçti.” (Ş.Öztürk-YLT)