Tokat Niksar gezi rehberi – Niksar gezilecek yerler

(0 oy) 0/5 43
Yorum Yaz


Sevgili dostlar hava, su, tarih ve çevre her şey var yeşil şehir Niksar’da. Karadeniz ve iç Anadolu’nun geçiş iklimi olan Niksar sizlere bu güzelliklerin birçoğunu sunuyor. Niksar’a gitmeyi düşünenler için, İşte Niksar gezi rehberi yazımız.

Ayvaz Kent Ormanı

Niksar’da doğal güzellikler pek çok mesire alanının oluşmasına katkı sağlamıştır. Ayvaz Kent Ormanı bu mesire alanlarından en çok bilinenidir. Kent merkezinde bulunan ve yöre halkının sıklıkla gittiği bu mesire alanında tuvalet, market, hediyelik eşya satan büfe, lokanta ve çay bahçesi gibi altyapı imkânları mevcuttur. Bir diğer önemli mesire alanı Buğama Çamlığı’dır. Oldukça soğuk akan yedi oluklu pınarı ve çam ağaçlarıyla bilinen piknik alanı Gözpınar (Buğama) köyünün yaklaşık 3 km kuzeybatısındadır. Bu mesire alanında bulunan bir adet alabalık tesisi gelen ziyaretçilerine hizmet vermektedir. Kayabaşı Mesire Alanı bir diğer önemli piknik alanıdır. Günebakan köyünde bulunan mesire alanı Kelkit Vadisi’ne hâkim konumda olduğu için Kelkit Vadi Balkonu olarak da adlandırılmaktadır.

Ayvaz Memba Suyu Tesisleri Mozaik Kalıntısı

İlçede Ayvaz Suyu Memba Tesisi’nin arka bahçesinde ortaya çıkartılmıştır. Tuğla duvarlar arasında kalan mozaiklerin taban mozaiği olduğu düşünülmektedir. Bulunan mozaik kalıntıları duvarlar arasında yaklaşık iki metrelik genişlikte ve yapının koridoru olabilecek bir yerdedir.

Çamiçi Yaylası

Niksar İlçesi yaylalar açısından oldukça zengindir. Özellikle Çamiçi Yaylası ilçenin en önemli mesire yerlerinden birisidir. Deniz seviyesinden yaklaşık 1350 m yüksekte bulunan yaylanın yemyeşil görüntüsüyle beraber doğal terapi niteliğinde olan havası ziyaretçilerini kendine hayran bıraktırmaktadır. Yayla turizmi, kamping, karavan turizmi, hedef bulma, off-road, gibi turistik aktiviteler için altyapı imkânları bulunmaktadır. Dolayısıyla Çamiçi Yaylası ilçenin en önemli turizm destinasyonlarından biridir.

Dilimkaya Kanyonu

Gökçeli beldesinin yakınında bulunan Dilimkaya bir başka doğal turistik çekiciliktir. Henüz tam olarak turizme kazandırılamayan Dilimkaya Kanyonu görenleri kendisine hayran bıraktırmaktadır.

Niksar Kalesi

Niksar kalesi; şehir merkezinde Çanakçı ve Maduru Dereleri arasında yükselen tepe üzerine moloz taştan kurulmuş bir kaledir. Niksar’da geçmişten günümüze ulaşan tarihi eserlerin en eskisidir. Kalenin kurulu olduğu tepe Niksar ve çevresine hâkim bir tepedir. Yapılmış olduğu tepenin yamaçlarının dik ve ormanlık olması kalenin korunaklılığını artırmıştır. Bu özelliği kalenin Romalılardan Bizans’a hatta Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde stratejik öneminin yüksek olmasına neden olmuştur.

Bilindiği kadarıyla kaleden ilk kez Coğrafyacı Strabon bahsetmiştir. Strabon kalenin doğal ve korunaklı kaya üzerinde bulunduğundan, su kaynaklarının bol olduğundan ve eteğinden bir ırmak ile derin bir dere aktığından bahsetmiştir. Niksar kalesi günümüze kadar pek çok savaş ve deprem görmüş, ciddi bir şekilde tahrip olmuş olsa da günümüzde kaleyi gezenler Strabon’un tasvirinin ne denli yerinde olduğunu anlayacaktır.

Ne zaman yapıldığı net olarak bilinmemekle birlikten Ortaçağ’da yapılmış olduğu düşünülmektedir. Romalılardan sonra Bizanslılara, Bizanslılardan Türklerin hâkimiyetine geçen kale; iç kale, orta kale ve dış kale olmak üzere üç kısımdan meydana gelmiştir.

İç kalenin iskâna açık olduğunu burada bulunan Yağıbasan Medresesi ve diğer yapılardan tahmin edebilmekteyiz. Akropol surlarına paralel devam eden surlar yamaç kaleyi yani orta kaleyi ikiye bölmüştür. Üst kısımda bir kilise harabesi ve hamam kalıntısı bulunmaktadır. Kalenin alt kısmında ise cami kalıntısı bulunmaktadır. Dış kale olarak tanımlanan alan ise sur dışı sahadır. Ulu Cami, Danişment Gazi Türbesi ve Zaviyesi burada yer almaktadır

Kahvehaneler

Niksar’ın kendine has kültüründe kahvehane kültürü ayrı bir yer tutar. Kahvehane kültürü geçmişten günümüze canlılığını korumuştur. Günümüzde üstlendiği görevi pek de değişmeyen kahvehaneler geçmişte haberin kaynağının bulunduğu iletişim merkezleriydi. Bu kahvehaneler günümüzde açılan, mazisi ve ruhu olmayan kültür düşmanı kahvehanelerden çok farklı olarak; sohbetlerin edildiği, dostların dertleştiği, fikirlerin tartışıldığı, gazetelerin okunduğu birliğin beraberliğin sağlandığı kahvehanelerdir. Mahvel, Kola ve Arasta Kahvehanesi günümüzde de özelliğini yitirmemiş bu asırlık kahvehanelerdendir.

Yağıbasan Medresesi

Niksar Kalesi’ndedir. Bir benzerinin de Tokat’ta yapıldığı medrese Danişmentliler döneminde (1158) Anadolu’da yapılan ve günümüze kadar gelebilen ilk ve en eski medreselerdendir. Birinci Dünya Savaşı öncesinde Melik Gazi Türbesinde bir medrese kitabesi bulunmuş olup bu kitabenin kitabesi olmayan Yağıbasan Medresesine ait olduğu düşünülmektedir. Nizamettin Yağıbasan tarafından yaptırılan bu medrese Anadolu’nun ilk kapalı avlulu medrese alanına sahiptir. Medrese tek katlı ve kareye yakın dikdörtgen yapıdadır. Yapının iç duvarları ile dış duvarları arasında kalınlık farkı bulunmamaktadır. Tamamıyla moloz taştan inşa edilmiştir. Günümüzde, ziyarete açık olan Yağıbasan Medresesi yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekmektedir.

Ulu Cami

Bu tarihi yapı Niksar ilçe merkezinde bulunmaktadır. Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde ‘Melik Gazi Cami’ olarak bahsedilen cami; Niksar’ın önemli tarihi yapılarındandır. Kimin tarafından yaptırıldığı, mimarı ve inşa tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte bazı kaynaklarda banisinin Çepnizade Hasan Bey olduğu ve Danişmentliler döneminde inşa edildiği geçmektedir

Roma Dönemi Arsenali

Niksar ilçe merkezinde İsmetpaşa Mahallesi’nde bulunmaktadır. Yapı kuzey güney doğrultusunda uzanan dikdörtgen planlıdır. Birbirine paralel uzanan iki galeriden oluşmaktadır. Yapıtın kuzey ve güneyinde birer giriş kapısı bulunmaktadır. Oldukça tahrip edilmiş olan bu girişler tek parça iri taş sövelerden yapılmıştır

Melik Gazi Türbesi

Niksar ilçe merkezinde Melik Gazi Mezarlığı’nda yer almaktadır. Giriş kapısının üzerinde kitabesi bulunmaktadır. Kitabede tarih belirtilmediği için ne zaman yapıldığı bilinmemektedir. Ancak 12. yüzyılda inşa edildiği düşünülmektedir. Kitabesindeki tek satırlık yazı, yaptıranın Hacı Çarık oğlu Nusret olduğunu söylemektedir. Kitabede Melik Gazi ile ilgi bir şey yazmamasına rağmen eserin onun manevi kişiliğine saygı amaçlı yapılmış bir eser olduğu düşünülmektedir.

Erzurumlu Emrah Anıt Mezarı

18. yüzyıl sonlarında Erzurum’un Tanbura köyünde doğan ünlü halk şairi Erzurumlu Emrah’a ait olan anıt mezar, şairin sürekli gittiği, şimdilerde Adalının Kahvehanesi olarak bilinen Mahfel’in karşısındaki Tekke Bayırı mevkisindedir.

Niksar Gezi Cahit Külebi Anıt Mezarı

Tokat’ın Zile ilçesinde 20 Aralık 1917’de doğan ve ilk “Adamın Biri” isimli ilk şiir kitabını 1946’da yayınlayan ünlü şaire ait anıt mezar, Erzurumlu Emrah Anıt Mezarı’nın yakınındadır.

Talazan Köprüsü

“Palazan Köprüsü” olarak da anılan köprü Niksar – Erbaa yolunda, Kelkit Çayı üzerindedir. Yapılış tarihi net olarak bilinmemektedir. Ancak 13. yüzyılı ilk çeyreğinde yapıldığı kabul edilmektedir. Köprü yaklaşık 9 m yüksekliğinde, 10 m genişliğindedir. Yedi kemerden oluşan köprünün uzunluğu 147 metredir. Yerinde yapılan gözlemlerden köprünün; ortadan kenarlara doğru küçülen kemerlerinden en büyük olanı yani ortada bulunan kemerinin yıkılmış olduğu anlaşılmaktadır. Uzun yıllar düz bir demir köprüyle köprünün bağlantısı yapılmış ve sonradan onarılmıştır. Kemer kısımları düz kesme taştan, diğer kısımlar ise moloz taştan yapılmıştır. Köprüde bulunan değişik dönemlere ait taşlar tamir gördüğünün belirtisidir.

Thaumaturgus Kilisesi

Niksar ilçe merkezinin Karşıbağ Hüsam Mahallesi’nde bulunmaktadır. Kilisenin yapılış tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Kilisenin Gregory Thaumaturgus tarafından yapıldığı veya yaptırıldığı düşünülmektedir. Thaumaturgus MS 213’de Niksar’da doğmuştur. Hıristiyanlıkla sonradan tanışmıştır. Şehirdeki on yedi Hıristiyan tarafından piskopos seçilmiş ve bir kilise inşa edilmesini sağlamıştır.

Thaumaturgus adını ise ikna edici vaizleriyle ünlendikten sonra almıştır. Thaumaturgus’un daha sonra doğduğu yer olan Niksar’da vefat ettiği bilinmektedir.

Günümüzde depo ve hayvan barınağı olarak kullanılan kilise harabesinin temeli ve birkaç tonozu kalmıştır. Yol yapım çalışmasında bu kiliseye ait taban mozaikleri açığa çıkartılmıştır. Birçok oda ve tüneli olan yapının büyük bir kilise olduğu düşünülmektedir.(Emre Uçkun-YLT)