Telekinezi Nedir ve Nasıl Yapılır?

(1 oy) 5/5 364
Yorum Yaz


Burclar.net ailesi olarak tuhaf haberler yapıyoruz değil mi :))  Devam ediyoruz o zaman: Telekinezi Nedir ve Nasıl Yapılır?

Telekinezinin sözlük anlamı

Parapsikoloji sözlüğü telekineziyi, düşüncenin olayları ve oluşumları normal ötesinde etkilemesi olarak tanımlamaktadır. Düşünce gücü ile cisimleri oynatmak, psikokinezi, uza devim, fiziksel etkili medyumların gerçekleştirdiği öne sürülen olaylardan biri olan, nesnelerin dokunulmaksızın hareket edişi, nesnelerin herhangi bir fiziksel gücün etkisi olmaksızın, dokunulmaksızın devinime geçmesi olayı, cisimlerin salt zihin gücüyle hareket ettirilmesi, düşünce gücüyle nesneleri hareket ettirebilme ya da fiziksel özelliklerini değiştirebilme gücü, ruhkinezi, bugün bilinen hiçbir enerji biçiminin müdahalesi olmaksızın bir nesne ya da bir fizik sistem üzerinde doğrudan bir zihinsel etkide bulunmak konusundaki normal dışı yetenek, gibi benzer anlamlarda tanımlar da yapılmaktadır.

Telekinezi ile neler yapılabilir?

‘Siyasi Ve Askeri Sahada Hipnozun Kullanımı’ başlıklı yazıda zihnin madde üzerine etkisi, bir insanın fiziki organlarını kullanmadan, diğer bazı güçlerini kullanarak, maddeler üzerinde etkili olması, şeklinde açıklanmıştır.Yine, cisimleri el dokundurmadan,  ruhsal güçle bakışla hareket ettirme, ruhkinezinin eşanlamlısı ve ‘Gizemden Bilime Parapsikoloji’ başlıklı yazıda genel anlamıyla, zihnin maddeye hâkimiyeti, özel anlamıyla, inorganik ve organik maddenin ve maddesel faaliyetin, hiçbir fiziki vasıta kullanmaksızın, sadece zihin gücüyle uzaktan etkilenmesi gibi tanımlar yapılmaktadır. ‘‘Bilimsel araştırmalarda, fiziki manipülasyonun imkânsız olduğu ya da dezavantaj teşkil ettiği durumlarda, etüt edilen obje, ortam veya mekanizmanın uzaktan manipüle edilmesinde kullanılıyor. Telekinezi yeteneği olan hassas kişiler, telekinezi gücüyle, örneğin bir eriyiğin içine kırılan çiğ yumurtanın beyazını sarısından ayırıp, sonra tekrar birleştirebiliyor. Yine aynı yöntemle bir manyometrenin içindeki manyetik alan etkilenebiliyor yahut bir pusula iğnesi saptırılabiliyor. Tıbbi uygulamalarda; Filipinli şifacılar, hastanın bedeninde, neşter kullanmaksızın, uzaktan ameliyat yapabiliyor ve gene telekinezi vasıtasıyla, teşekküllerin kendiliklerinden bedenden dışarıya çıkmalarını temin edebiliyorlar.  

Telekinezi ve teknoloji

Telepatik daktilo

Yeni teknolojiler içeresinde telepatinin yeni bir kavram olarak yer aldığını görmekteyiz. Mesela dünyanın ilk ‘telepatik daktilosunun bilim adamlarınca geliştirildiği haberi. Bu haber başlığı belki de şu şekilde yazılmalıydı: ‘Telekinetik Daktilo’. Bu haberde telekinezi ile daktilo kullanarak iletişim sağlandığı için başlığa ‘telepatik daktilo’ yakıştırmasında bulunulmuş.  Yaptığı ilginç buluşlarla dünyanın en önemli araştırma merkezlerinden biri kabul edilen Almanya’nın ünlü Fraunhofer Enstitüsü’nde geliştirilen alet, elleri kullanmadan beyinden geçenleri yazıya dökebilecek. İngiltere’de Pazar günleri yayınlanan The Mail on Sunday gazetesindeki habere göre, telepatik daktilo sayesinde hem ofis işlerinde inanılmaz bir zaman kaybı ortadan kalkacak, hem de felçli ya da konuşma özürlü kişiler yeniden çevreleriyle iletişim kurma imkânına kavuşacaklar. ‘Brain-Computer Interface’ adlı daktilo, proje başkanlığını Prof. Klaus ­Robert Müller’in yaptığı bir ekip tarafından geliştirildi. Daktilonun önümüzdeki yıllarda günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası olacağı belirtildi.

Düşünce gücüyle çalışan bilgisayar

Yine Almanya’daki CeBit Fuarı’nda dikkat çeken ve benzer bir teknoloji harikası olan BBCI isimli Alman bilim adamlarının geliştirdiği bilgisayar, düşünce gücüyle çalışıyor. Özel bir sistem sayesinde beyin dalgalarıyla bağlantı kuran bilgisayarı böylece, düşünce gücüyle kontrol etmek mümkün olmaktadır. Bu bilgisayar, devrim niteliği taşıyor onlara göre Reading Üniversitesi’nden Prof. Dr. Warwick ‘Uluslararası Akıllı Sistemler Yenilikleri ve Uygulamaları Sempozyumu’ndaki (INISTA 2005) konuşmasında amaçlarının düşünce gücüyle bir aracı veya başka bir şeyi hareket ettirmek, kontrol etmek olduğunu belirterek, çalışmalarının henüz başlangıç aşamasında olduğunu ve düşünce gücüyle hareket eden sistemlerin gün geçtikçe daha da gelişeceğini bildirmiştir. Habere göre insan beyninden verilen sinyalleri algılayan bir yöntem geliştiren Prof. Dr. Warwick, 1998’de bileğindeki motor sinirlerine taktığı çiple eline bağlantılı bir robot eli ve bir tekerlekli sandalyeyi yönlendirmeyi başarmıştır. Benzer bir haber ‘Düşünceyle bilgisayar çalıştırmada yeni bir aşama’ başlığıyla verilmiştir. ‘‘Geliştirilen sensörlü başlık, beyindeki sinyalleri kafa derisinden algılayan 64 elektrotla donatılı. Dört kişi üzerinde yapılan deneylerde, denekler düşünceleriyle bilgisayar imlecini istedikleri gibi yönlendirmeyi başardılar.  New York Devlet Üniversitesi bilim adamları, Jonathan Wolpaw ve Dennis MsFarland, bir ‘beyin-bilgisayar ara yüzü’ geliştirdiler. Böylece insan ve bilgisayar arasındaki bağlantı konusunda önemli aşama kaydedildi.

Beyin sinyalleri ve telekinezi

Yine bir gazetede yayınlanan ‘Beynimizin ürettiği elektrikle bir makineyi çalıştırmak mümkün mü?başlıklı haberde: ‘‘İngiltere Birmingham Üniversitesi’nden nörolog Prof. John Jeffreys, ‘Bazı bölgelerde, sadece düşünerek beynin sinyaller üretmesi sağlanabilir’ görüşünde. Beyin ve merkezi sinir sisteminde bilgi taşıyan küçük elektrik atımları, bir voltun milyonda biri gibi büyüklüklerle ölçülüyor. Bu nörolojik atımlar, beynin elektriksel etkinliğinin ölçüldüğü ve sonucun bir bilgisayara aktarıldığı, elektroansefalografi (EEG) tekniğiyle saptanabiliyor.Burada kişi, vücudunun bir kısmını, örneğin ayak parmağını kıpırdatmayı düşünüyor ve bu sayede üretilen sinyal, ekrandaki okun hareket ettirilmesinde kullanılıyor. Bir olay var ki ilk olarak ‘’Telekinezi’ gerçek oldu’ başlığıyla şu şekilde duyuruluyor: ‘‘Amerika’da ellerini kullanamayan felçli bir hasta, sadece düşünce gücüyle e-mail atıp, bilgisayar oynamayı başardı; beynine yerleştirilen çip sayesinde. ABD’nin Massachusetts eyaletinde bulunan Cyberkinetics’in çalışmaları, düşünce gücüyle bilgisayar kullanmayı mümkün kılıyor. Şirketin ‘Brain gate’ adını verdiği bilgisayar çipini kullananlar, telekineziyle e-mail’lerini kontrol edip, isterse televizyonun kanalını bile değiştirebiliyor. Bu olay ‘Dünyanın ilk ‘beyin çipli adamı’ başardı! başlıklı haberde ise şu şekilde aktarılmış okuyuculara:

‘‘Matthew Nagle adındaki adamın boynundan aşağısı tamamen felçli. Başındaki kablo, platin bir vida ile kafatasına sabitlenmiş durumda. Bunun altından bir kablo direkt beyne gidiyor ve minik bir işitme aygıtına bağlı. Bu aygıt sayesinde hasta düşüncelerini yönetebiliyor. Bu aslında bir gömlek düğmesi büyüklüğünde bir bilgisayar çipi. Bu tekniği geliştiren ise Amerikalı Cyberkinetics şirketi. Yardımcıları, Brown Üniversitesi araştırmacıları. Şirket Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi’nden (FDA) ‘Braingate’ implantının klinik deneyleri için onay almış. Bilim adamları felçli hastanın beynine 100 nörondan yansıyan sinyalleri işlemciye aktaran bir çip yerleştirdiler. Adam artık düşünüyor ve örneğin

  • Televizyonda programları değiştiriyor.
  • TV’sinin sesini kısıyor veya arttırabiliyor.
  • E-posta gönderiyor.
  • Bilgisayarda mesela Tetris oyunu oynuyor.
  • Televizyonda ‘zaplayabiliyor’.
  • Işığı açıp kapatabiliyor. ’’

Aynı olay beş ay sonra başka bir gazetede ‘Felçli gencin beynine çip takıldı’ başlıklı haberle okuyuculara duyuruluyor: ‘‘İngiliz Guardian gazetesinde dün yer alan haberde. boynundan aşağısı tutmayan Matt Nagle isimli gencin beynine küçük bir çip yerleştirilmesi sonucu protezlerini kontrol etmeyi başaran ilk kişi olduğunu duyurdu. Çalışmayı yürüten ABD’deki Brown Üniversitesi’nden nöroloji profesörü John Donohue, omurilik hasar gördüğünde beyin ve vücudun geri kalan bölümü arasındaki iletişimin kesildiğini ve beynin gönderdiği ‘hareket’ emirlerinin kaslara ulaşamadığını söyledi. Ancak beynin içindeki düşünmeyi simgeleyen elektriksel faaliyetini devam ettiğini ifade eden Donohue, deneyde elektrik titreşimlerini algılayan bir silikon çip ve bu titreşimleri çözümleyecek bir bilgisayar kullandıklarını açıkladı. Nagle, çip sayesinde, artık sadece kolunu oynattığını düşünerek bilgisayar ekranındaki imleci hareket ettirebiliyor. Nagle’nin televizyonu açıp kapayabildiği, sesini ayarlayabildiği ve kanalları değiştirmeyi başardığı belirtiliyor. ’’ Yeni teknolojinin veya yeni bilimin parapsikolojik olaylarda kullanılabilecek gelişmeler, örnekler sunması dikkate alınmalıdır.(O.Ulusan-YLT)