Tapınak şövalyeleri

(6 oy) 4/5 337
Yorum Yaz


Tapınak şövalyeleri kimlerdir?

Guillaume de Tyre’e göre, İsa Mesih’in Yoksul Şövalye tarikatı Süleyman Mabedinde 1118’de kuruldu. Kurucusunun Champagne Kontu’nun tebaasından gelen Hugues de Payens adında birisi olduğu söylenmektedir. Hugues, bir gün ağabeyi Godfroi de Boullion’la 19 yıl önce Kutsal Kenti zapt etmiş olan Kudüs kralı I. Baudouin’in sarayına giderek, sekiz yoldaşıyla beraber kendisini takdim etmiştir. Bu kurucu şövalyelerin adları şunlardır; Hugues de Payens, Payen de Montdidier, Andre de Monbard, Archambaud de St.Aignan, Geoffrey Bisol; sadece Hristiyanlık adları olan Roland ve Gondemar ile bilinen iki şövalye ve adı hiç bilinmeyen dokuzuncu şövalye. Diğer taraftan Modern tarihçilerden Sean Martin’in Suriyeli Mikhaele (1199) dayandırdığı görüşüne göre Hugues de Payens’in yanında 30 kadar şövalye bulunmaktaydı. Baudouin’in yeni krallığın dinsel önderi ve papanın özel görevlisi Kudüs Patriğinin de yaptığı gibi, şövalyeleri samimi şekilde kabul ettiği bilinmektedir.

1118 yılında, diğer dokuz şövalye ile Hugues Payens ve Baldwin izni ile kurulan tapınak şövalyeleri birer askerdir. Ancak Tapınak şövalyeleri yani İsa’nın askerleri,  hem fanatizm için, hem de münzevi bir sofu olmak için tek Tanrıya ibadet etmeyi ve Sarecenleri imha etmek dışındaki tüm fikirlerini dışladılar. Süleyman Tapınağının olduğu yer artık onların merkeziydi. Bundan sonra Tapınakçı olarak anılmaya başladılar. Başlangıçta mütevazi bir organizasyona sahip olan mutlu tapınakçı lideri Hugues de Payens’in aslında başından beri büyük bir amacı vardı. Zamanla bu amaca adım adım yaklaştılar ve Kilisenin bağımsızlık mücadelesinde önemli bir kolu oldular. Her zaman savaşa katılmaları ve cesaretleri ile kısa sürede efsane haline geldiler.

Tapınak şövalyelerinin görevi nedir?

Guillaume de Tyre’nin anlatımına göre Tapınak Şövalyelerinin görevi, “hacıların korunmasına özel önem vererek güçleri elverdiği sürece yolları ve ana güzergahları güven altında tutmaktır.” Bu görev o kadar önemlidir ki, kral sarayının bir bölümünü şövalyelerin hizmetine ayırmıştır. Şövalyeler yoksulluk yemini etmelerine rağmen, müsrif ikametgahlarına taşındılar. Geleneğe göre, kışlaları eski Süleyman Tapınağı ‘nın temelleri üzerine inşa edilmişti. Tarikat ismini buradan almıştır.

Tapınak şövalyeleri nasıl ve ne zaman kuruldu?

Tapınakçılar ile yakın ilişkiye girmiş ve onlarla dostluklar kurmuş olan Akka Piskoposu Jacgues de Vitry “Histria Orientalis Sive Hierosolymitana” adlı eserinde tarikatın kuruluşunu şöyle anlatır.

“Tanrı tarafından sevilen ve kendilerini onun hizmetine adayan bazı şövalyeler dünya nimetlerinden vazgeçerek hayatlarını ona adadılar. Kudüs patriği önünde törenle içtikleri yeminde hacıları soygunculara ve yol kesenlere karşı savunmaya, yolları korumaya ve kral ve efendimize şövalye olarak hizmet etmeye yemin ettiler. Fakirlik, bekaret ve itaat etmeye özen gösterdiler. Liderleri saygıya değer iki kişi idi. Hugues de Payens ve Godefroi de Saint-Omer. Başlangıçta kutsal bir karar veren bu şövalyeler sadece dokuz kişiydiler. Dokuz yıl boyunca inananların bağışladığı kıyafetlerle dünya giysileri içinde hizmet ettiler. Kralın Şövalyeleri ve Patrik, Mesih için her şeyi bırakan bu asil insanlar için acıma duygusu ile doluydular ve yaşamlarını sağlamak ve bağışlayanların ruhlarının iyiliği için, onlara bazı mülkler ve ayrıcalıklar bağışladılar. Kendilerine ait kiliseleri ve kalacak yerleri olmadığı için Kral onları Efendimizin tapınağının yakınındaki kendi sarayına yerleştirdi. Tapınağın Baş keşişi ve görevlileri onlara görevlerinin gereksinimlerini karşılayabilmeleri için saraydan çok uzakta olmayan bir yer bağışladılar”

Guillaume de Tyre’nin anlattığı kadarıyla, bu dokuz şövalye dokuz yıl boyunca tarikatlarına yeni üye kabul etmedi. Bu sürede yoksulluk içinde yaşadıkları varsayılıyordu. Bu öylesine bir yoksulluk ki, resmi kayıtların gösterdiği kadarıyla iki şövalye bir atı sürüyordu. Bu durum aynı anda ata ayrı binme olanağı bile bulunamayan bir mahrumiyet yüzündendi.

Tapınak Tarikatının kuruluş tarihi konusunda daha net bir şey söylemek de mümkündür. Tarikatın kabul ettiği ilk bağışlar arasında Flandres Kontu Thierry’nin 13 Eylül 1128 tarihli tarikatın kuruluşunun dokuzuncu yılına ait olduğu belirtilen bağışı da yer almaktadır.

Günümüze kadar gelen belgeler 1128 yılında toplanan Troyes Konsili’ne kadar tarikatın Kutsal Topraklardaki herhangi bir faaliyetinden bahsetmemektedir. Guillaume de Tyre bu dönemle ilgili olarak şunları söylemektedir:

“Kuruluşlarından sonra dokuz yıl boyunca dünya kıyafetleri içinde kaldılar. Kendilerine ruhlarının iyiliği için kıyafet bağışlayanlar ne verdiyse onları giydiler. Kendilerini dokuz yıl önce yeminle bağlandıkları için kıyafetleri yeni sayılmazdı”.

Tapınakçılar Tarikatı XII. yy’ın ortalarında Latin Hristiyan aleminde ortaya çıkan olağanüstü bir gelişmeydi. Bir anlamda bu oluşum bir kuşak önce Bruno de Cologne ve Robert de Molseme’nin, Cistercium ve Chartreuse tarikatlarının formunda yeni ve başarılı tarikatların kurulması için, Cluniaclar’ı fethetmelerinde açıkça görülen dönemin manastır hayatı ile hali hazırda bağlarını koparmış Reform Hareketi ile ortaya çıkan geniş çaplı akımın bir bölümünü oluşturuyordu. Onlara göre, özgün “Benediktin Tarikatı’nı” idealler olarak gördükleri düşünce sistemine geri dönüş, çağdaş manastır yaşamını reddetmelerinin gerekçesini oluşturuyordu.

Bunun yanı sıra Şövalyeler Birliği’nin kurulduğu sırada belirgin bir kıyafeti ya da kuralı da yoktu. Hugues de Payens, kilise tarafından tasvip edilmek ve adam toplamak amacıyla Batıya bir yolculuk yaptı. Kendisinin de katıldığı Aziz Bernard’ın önderliğindeki Troyes Konseyi’ne kadar (1128) Şövalyeler Birliği, yakın zamanlarda Cistercian’lar tarafından düzeltilmiş olan Aziz Benediktin kurallarını benimsemişlerdi. Şövalyeler haçlı andının yanı sıra üç daimi anda ve aynı zamanda şapel, yemekhane ve yatakhane ile ilgili kurallara uyacaklarına da yemin ederlerdi.

Tapınakçıların papalık tarafından resmen tanıdıkları Troyes Konsüli’nün tarikatın kuruluşunun dokuzuncu yılında toplandığını görmekteyiz. Konsülin tutanaklarını kaleme alan katip Jean Michel, kayıtlarını 1128 senesi Aziz Hilaire yortusuna (13 Ocak) “yukarıda sözü edilen şövalyelerin ortaya çıkışının dokuzuncu yılı”nı tarihler. Büyük bir ihtimalle Kont Thierry’nin katibi gibi o da bu bilgiyi Payens’lı Hugues‘den almış olmalıdır. Zira Payens’li Hugues bu konsüle katılmıştır. Bizzat Tapınakçılardan alınan bilgilere göre tarikat 14 Ocak 1120 ile 13 Eylül 1120 arasında bir tarihte resmen kurulmuş olmalıdır.(D.Dündar-YLT)

loading...
loading...