Sinop gezi rehberi – Sinop gezilecek yerler

(0 oy) 0/5 131
Yorum Yaz


Sinop, sahip olduğu coğrafi güzellikler, uzun ve doğal sahilleri, kültürel ve tarihi değerleri ile oldukça önemli bir turizm çeşitliliğine sahiptir. Özellikle oldukça eski bir yerleşim bölgesi olması nedeniyle, pek çok medeniyet ve uygarlığın izlerini taşıyan Sinop; tarihi eserler açısından zengin bir kaynağa sahip olup, Karadeniz’in bol yağışlı iklimine göre daha az yağışın görülmesi, 175 km. uzunluğundaki sahil şeridinin yaklaşık 70 km’lik bölümünün denize girilmesi açısından elverişli olması Sinop’u cazip hale getirmektedir. Sinop gezi rehberi konulu yazımız bu cazibe merkezlerini size sunuyor.

Sinop’ta gezilecek yerler Tarihi Sinop Kalesi ve 1887-1997 yılları arasında cezaevi olarak kullanılan ve günümüzde müzeye dönüştürülen tersanesi, Boyabat kalesi ve bölgenin kültürünü yansıtan tarihi evleri, çeşitli medeniyetlerden kalan kaya mezarları, kilise ve camiler, medreseler, hamamlar, çeşmeler, tabyalar, türbeler, vb. gibi pek çok tarihi ve kültürel eserler Sinop’un tarihi ve kültürel turizm varlıkları olarak sayılabilir. İsterseniz Sinop gezi rehberi yazımıza başlayalım.

Akliman-Hamsilos Doğa Parkı

Sinop şehir merkezine 14 km, havaalanına ise 5,5 km uzaklıktaki Hamsilos Doğa Parkı, şehir merkezine çok yakın olmasına rağmen oldukça iyi korunmuştur ve kuzeyinde Hamsilos koyu, güneyinde ise doğal bir liman olan Akliman koyu yer almaktadır. Park içerisinde yer alan Akliman koyu doğal ve oldukça korunaklı bir liman olması nedeniyle, hem balıkçı hem de gezi teknelerinin sığınabileceği bir yapıya hem de su sporları açısından uygun bir özelliğe sahiptir. Ayrıca Akliman mevkii, oldukça uzun sahil şeridine sahip olup, genişliği 15-20 metre olan kumsalları ve deniz kenarında piknik yapılmasına elverişli mesire alanı ile de önemli bir turizm potansiyeline sahiptir. Hamsilos koyu ise, Ege kıyılarını andıran girintili çıkıntılı özelliği nedeniyle kıyısal turizm kullanımına elverişli değildir. Buna karşın yat ve tekne turizmi faaliyetlerine uygun olup, teknelerin demirleyebileceği ve yüzülebilecek bir niteliğe sahiptir. Aynı zamanda kayın, meşe, dişbudak, gürgen, defne, sahil çamı, vb. gibi çeşitli ağaçların yer aldığı, bünyesinde endemik ağaç ve bitkiler ile kuş türlerinin de yer aldığı Hamsilos Doğa Parkı, Sinop’un önemli doğal turizm potansiyelleri arasında yer almaktadır.

Tatlıca Şelaleleri Doğa Parkı

Sinop şehir merkezine 42 km uzaklıktaki Erfelek ilçesi, Tatlıca köyü, Gürleyük Mevkiinde yer alan ve aynı vadi içerisinde sıralanmış toplam 28 şelalenin yer aldığı, bu özelliği ile dünyada benzeri bulunmayan 1. derece doğal sit alanıdır. Tatlıca Şelaleleri Doğal Park alanı, gerek içinde bulunduğu 2 km uzunluğa sahip vadi, gerek irili ufaklı 28 şelale ve gerekse şelalelerin kenarlarında yer alan kayın ormanları ile piknik, yürüyüş, trekking ve av olanakları ile Sinop’un önemli bir turizm potansiyeline sahip doğal varlıklarındandır.

Erfelek

Erfelek ilçesi şelaleler ve dolayısı ile doğa turizmi açısından önemli bir potansiyele sahiptir. İlçe sınırları içerisinde Tatlıca Şelaleleri dışında, ilçenin 4 km doğusunda yer alan Hasandere Köyünün ortasından geçen dere üzerinde 20 metre yüksekliğe sahip “Hasandere Şelalesi” ve Erfelek-Sinop yönünde ilçenin 1 km güneyinde, Karasu Çayına dökülen dere üzerinde 15 metre yüksekliğe sahip “Deli Kızın Şelalesi” de bulunmaktadır. Deli Kızın Şelalesi dışındaki diğer şelalelerin döküldüğü yerlerde oluşan doğal göller, yüzmek isteyen turistler için doğanın ortasında yüzme olanağı sağlamaktadır. Ayrıca şelalelerin bulunduğu bölgede yer alan çay bahçeleri ve kafeler bölgeye gelen turistlere hizmet vermektedir.

İnceburun

Sinop’un Karadeniz’e girinti yaptığı ve Türkiye’nin en kuzey ucu olan bölgenin adıdır. Sinop şehir merkezine 22 km uzaklıkta yer alan İnceburun, çevresi ormanlarla kaplı ve gemilere yol gösteren feneri ile turizm açısından önemli bir potansiyel olarak kabul edilmektedir. İnceburun çevresinde yer alan ormanlarda geyik, karaca ve sülün gibi hayvanlar bulunmakta ve bu hayvanlar koruma altındadır. Sinop- İnceburun yolunun 15. km’sinde yer alan Abalı köyü tertemiz doğası ve görkemli ağaçları ile gerek Sinop halkının ve gerekse çevre illerden gelenlerin piknik alanı olarak tercih ettiği bir destinasyondur.

Sarıkum Gölü Doğa Koruma Alanı

Sinop’un doğal güzelliklerinden biri de şehir merkezine 21 km uzaklıkta yer alan Sarıkum Gölü ve çevresi doğa koruma alanıdır. Sarıkum Gölü ve çevresi; orman, deniz, göl ve çölün bir arada bulunduğu eşsiz bir doğa harikasıdır. 2 km uzunluğa, 750 metre genişliğe ve toplam 400 hektarlık bir alan sahip Sarıkum Gölünün çevresi gür ormanlarla kaplıdır. Bu doğa parkı oldukça çeşitli bitki örtüsünün yanı sıra karaca, vaşak, gelinci, vahşi yılkı atları, yaban domuzu, vb. gibi hayvan türleri, kefal, vb. gibi balık türleri ile çok sayıda kuş türünü barındırmaktadır. Göl ile deniz arasında oldukça dar bir kara parçası bulunmakta ve deniz kenarında hem göle hem de doğa parkına adını veren ince taneli kumlardan oluşan geniş ve uzun bir kumsal bulunmaktadır.

Karakum Plajı

Sinop şehir merkezine 1,5 km uzaklıktaki Karakum mevkii aynı zamanda doğal plajı ile ilin turizm açısından önemli merkezlerinden biridir. Halk arasında plajın sahilinde yer alan ince siyah volkanik kumların, romatizma ve siyatik gibi hastalıklara iyi geldiği yönünde güçlü bir inanç yaygındır.

Akgöl

Ayancık-Boyabat karayolunun 31. km’sinden 4 km içeride, Çangal ormanları içinde yer alan Akgöl ve çevresi, özellikle günübirlik mesire alanı olarak tercih edilen önemli turizm potansiyel merkezlerinden biri olarak kabul edilmektedir.

İnaltı, Buzluk ve Ağcaçal Mağaraları

Sinop’un turizm potansiyeli açısından önemli doğal varlıklarından biri; Ayancık ilçesinin 50 km güneyinde İnaltı Köyü sınırları içerisinde yer alan 1070 metre yükseklikteki İnaltı Mağarası’dır. Özellikle alternatif turizm kapsamında, doğa yürüyüşü ve mağara turizmi açısından önemli bir potansiyel olarak kabul edilecek İnaltı Mağarasına köyden yürüyerek ulaşmak mümkündür. Ayrıca mağaranın 50 metre altına kadar araç ile ulaşım mümkün olup, çevresinin doğal güzelliği ve mağara içindeki damlataşları ile turizm açısından önemli bir doğal varlıktır. Mağaranın ortalama uzunluğu 658 metre olup, 300 metrelik kısmı gerekli düzenlemeler yapılarak turizmin hizmetine açılmıştır .

Sinop’un turizm açısından bir diğer önemli doğal varlığı ise, Durağan ilçesinin 13 km kuzeyinde yer alan Buzluk Mağarası’dır. Oldukça yoğun bir hava akımının bulunduğu mağaranın derinliklerine inildikçe, doğal olarak oluşan buzlar görülmektedir. Bir başka mağara ise yine Durağan ilçesine 25 km uzaklıktaki Cevizlibağ Köyü üst kısmında yer alan Ağcaçal Mağarası’dır. Her üç mağarada Sinop’ta alternatif turizm kapsamında potansiyel doğal varlıkları olarak yer almaktadır.

Sinop’un diğer doğal güzellikleri arasında;

“Gerze Kozfındık-Bozarmut Yaylası Turizm Merkezi”, “Türkeli-Kurugöl Turizm Merkezi”, “Bahçeler Mevkii-Orman Kampı”, “Mobil ve Korucuk Köyü Mevkileri”, “Ayancık Akgöl Yaylası”, “Boyabat Bazalt Kayalıkları”, “Durağan Buzluk ve Dikenliboğaz Yaylaları”, “Erfelek-Karaçayır, Hacıbey ve Gebegüneyi Yaylaları”, “Erfelek Kuz Tepesi ve Çukur Yazı” yer almaktadır. Özellikle doğa turizmi açısından önemli bir potansiyel olarak sayılabilecek yayla ve mesire alanları, Sinop’un alternatif turizm açısından önemli turizm potansiyelleri arasında yer almaktadır. Sinop’ta yaylalar dışında “Bektaşağa Köyü ve Göleti”, “Abalı Köyü Piknik Alanı”, “Boyabat Kale Bağı”, “Topalçam Mesire Yeri”, “Dıranaz Soğuksu Mevkii” ve “Gerze İdemli Mesire Yeri” gibi önemli doğal güzellikleri ile alternatif turizm açısından zengin bir potansiyele sahiptir.

Sinop Arkeoloji ve Etnografya Müzesi

Sinop’un şehir merkezinde bulunan arkeoloji müzesi bünyesinde; M.Ö. 3000’li Tunç Çağı dönemine ait buluntular, M.Ö. 1200-695 Hitit, M.Ö. 650-480 Arkeik dönemi ile Helenistik, Roma ve Bizans (M.Ö. 330-M.S. 1453) dönemlerine ait çeşitli tarihi eserler ve yine bu dönemlere ile Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait sikkeler sergilenmektedir.

Sinop’ta yer alan müzelerden bir diğeri ise Etnografya Müzesi veya bilinen diğer adı ile “Aslan Torun Konağı’dır”. 18. yüzyılın sonu veya 19. yüzyılın başlarında yapıldığı tahmin edilen 3 katlı konak, Osmanlı sivil mimarisinin izlerini taşımaktadır.

Sinop Saat Kulesi

Sinop Kalesinin iç burçları üzerinde yer alan ve yapılış tarihi hakkına kesin bir bilgi bulunmayan Saat Kulesinin, bazı kaynaklara dayanarak 1892 yılı sonrasında yapıldığı tahmin edilmektedir. Saat kulesi “dikdörtgen prizma şeklinde ve üzeri mazgallı olup, her dört köşesi üzerinde bir saat kadranı” bulunmaktadır.

Sinop kalesi ve hapishanesi

Sinop Kalesi yaklaşık 2700 yıllık tarihi ile (M.Ö. VII. yüzyıl) şehrin en önemli tarihi eserlerinden birisidir. Tarihi yarımada üzerinde kurulu kalenin surları, Roma ve Bizans dönemlerinde onarım görmüş 1214 yılında Selçuklular tarafından Sinop’un fethedilmesinden sonra yeniden onarılarak şehrin savunmasında önemli bir faktör olarak işlevini yerine getirmiştir.

Sinop Kalesi içine yapılan içkale Osmanlı döneminde tersane olarak kullanılmış ve bu tersanede dönemin en güçlü savaş gemileri inşa edilmiştir. 1887 yılında ise tersane ve/veya içkale hapishane olarak kullanılmış ve Sinop Hapishanesi hem kalenin dış surlarının yüksekliği hem de surların dışındaki deniz nedeniyle kaçılması zor ve mahkûmlar açısından kötü koşulların bulunduğu bir yer olarak tarihe geçmiştir. Hatta 18. yüzyılda sadece kale değil, Sinop şehri de “kalebentliğe mahkûm edilenlerin sürgün yerlerinden biri olmuş” adeta şehrin tamamı bir hapishane işlevini üstlenmiştir

Sinop kalesi içinde yer alan hapishane, 1999 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığına devredilerek müze olarak kullanılmaya başlamıştır. Gerek fiziki ve gerekse coğrafi koşullara bağlı kaçılması oldukça zor olan Sinop hapishanesinin, müze olarak kullanılmasında kuşkusuz bu hapishanede mahkûm olarak yatan pek çok devlet, siyaset adamı ve sanatçıya bağlı ününün etkisi bulunmaktadır. Özellikle II. Meşrutiyet sonrası siyasi mahkûmlar için de kullanılmaya başlanan Sinop hapishanesi, 1913 yılında İttihat ve Terakki Partisi muhalifleri arasında yer alan gazeteci, yazar ve milletvekillerinin Sinop’a sürülmesi ile Türk Siyasi Tarihine geçmiştir. Gerek Osmanlı İmparatorluğu ve gerekse Türkiye Cumhuriyeti döneminde, pek çok devlet ve siyaset adamları ile sanatçılar, yaşamlarının bir kısmını Sinop hapishanesinde geçirmek zorunda kalmıştır. Sinop hapishanesinin kötü şöhret kazanmasına “Kırım Hanı Devlet Giray, Refik Halit Karay, Mustafa Suphi, Ahmet Bedevî Kuran, Refik Cevat Ulunay, Hüseyin Hilmi, Burhan Felek, Osman Cemal Kaygılı, Sabahattin Ali, Kerim Korcan, Osman Deniz, Zekeriya Sertel” gibi kişilerin bu hapishanede yatması etken olmuştur. Nitekim Sinop hapishanesi müze haline getirildikten sonra binlerce turist tarafından ziyaret edilerek, Sinop turizmine katma değer yaratmıştır. Aynı zamanda film yapımcıları içinde plato olarak kullanılan hapishanede, “Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz, Pardon ve Firar gibi sinema filmleri ile Tatar Ramazan, Esir Şehrin Gözyaşları, Köpek ve Parmaklıklar Ardında” dizileri çekilmiştir.

Boyabat kalesi

Sinop’un bir diğer tarihi mirası ise, Boyabat ilçesi sınırları içerisinde yer alan Gökırmak Vadisinde sarp kayalıklar üzerinde bulunan Boyabat Kalesidir. Yapım tarihi tam olarak bilinmemekle birlikte M.Ö. 6. yüzyılda Paflagonyalılar tarafından yapıldığı tahmin edilen kalede, “Geç Roma ve Erken Bizans” dönemlerinden kalan eserler sergilenmektedir.

Ulu Cami

Sinop’ta Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait çeşitli cami ve medreselere bulunmaktadır. Sinop şehir merkezinde yer alan “Alaaddin Cami veya diğer adıyla Ulu Cami”, Selçukluların Sinop’u fethinden hemen sonra 1214 yılında yapılmıştır. Türk mimarisinin en güzel örneklerinden biri niteliğine sahip camii, dikdörtgen bir görünümde ve beş minarelidir. Caminin avlusunda bir şadırvan ve İsfendiyaroğullarına ait bir türbe bulunmaktadır. Türk taş oymacılığının nadide bir örneği olan minberi, büyük kubbenin çökmesi sonucu yıkılmış ve günümüze ulaşamamıştır.

Seyit Bilal ve Saray Cami

Sinop’taki tarihi niteliğe sahip camilerden bir diğeri ise; Selçuklu dönemine ait Cezayirli Ali Paşa Camii veya Seyit Bilal Türbesine bitişik olması nedeniyle Seyit Bilal Cami olarak da adlandırılan camidir.

Bir diğer cami ise; 1374 yılında Candaroğlu Celalettin Beyazıt döneminde yapılan Saray Camii’dir. Tersane Çarşısının arka sokağında yer alan cami, kesme taştan yapılmış tek kubbeli bir mimari yapıya sahip olup, yapıldığı dönemin izlerini taşıyan mihrap ve kitabeye sahiptir.

Diğer Camiler

1353 yılında İsmail Bin Uslu Bey tarafından yaptırılan, “Fethibaba Cami”, yapım tarihi tam olarak bilinmeyen ancak vakıf kaynaklarından Şey Ömer adındaki bir kişi tarafından yaptırıldığı öğrenilen “Meydankapı Cami”, 1571-1581 yılları arasında Şeyh Mahmut Kefevi tarafından yaptırılan “Kefevi Cami”, 1648 yılında yapılmış “Mehmet Ağa Mescidi”, 1867 yılında yapılan Durağan Kervansarayının yanında yer alan “Durağan İsmail Bey Cami”, yapım tarihi tam olarak bilinmeyen “Elmaspaşazade Mustafa Paşa Camii” ve 1902 yılında Çerkez Hacı Ömer Bey tarafından yaptırılan ve Geç Osmanlı mimarisinin izlerini taşıyan “İskele Cami” gibi çok sayıda cami ve mescit bulunmaktadır.

Pervane Medresesi

Sinop’un tarihi ve kültürel varlıkları arasında yer alan bir diğer eser ise Süleyman Pervane Medresesi’dir. Selçuklu dönemi eserlerinden olan medrese, 1262 yılında Selçuklu Veziri Süleyman Pervane tarafından yaptırılmıştır. Girişini mermer işlemeli yüksek bir portalın süslediği medresenin geniş bir avlusu, avlu içerisinde bir şadırvan ve 16 küçük oda bulunmaktadır

Türbeler

Cami ve medrese dışında Sinop’ta çok sayıda türbe yer almaktadır. Bu türbeler arasında; Hz. Hüseyin’in soyundan olan Seyit Bilal’in türbesi, 1322 yılında yapılan Pervane oğullarının son hükümdarı Gazi Çelebi’nin Türbesi, 1391 yılında yapılan Süleyman Paşa’nın kızı Sultan Hatun Türbesi, 1424 yılında yapıldığı tahmin edilen “Celalüddin Bayezit’ın oğlu İskender Bey’in eşi ile İskender Bey’in kızı Ture Hatun’a ait Hatunlar Türbesi”, Aladdin Cami avlusunda yer alan İsfendiyaroğulları Türbesi, Gerze ilçesinde yer alan Çeçe Sultan Türbesi, Durağan ilçesinde yer alan 1395 yılında yapılmış Yağbasan Türbesi ve Yesari Baba Türbesi yer almaktadır. Bu bağlamda Sinop, inanç turizmi kapsamında önemli bir potansiyele sahiptir.

Balatlar Kilisesi

Sinop’ta İslam dininin inanç ve ibadet yerlerine ilişkin tarihi ve kültürel varlıklar kadar, Hıristiyanlık açısından da önemli kilise ve diğer kültürel varlıklar yer almaktadır. M.S. 660’lı yıllarda Bizanslılar tarafından yaptırılan Balatlar Kilisesi, hem Bizans taş ve tuğla işlemeciliğinin en güzel örnekleri arasında yer alması hem de klişede kullanılan fresklerin bir bölümünün günümüze kadar ulaşabilmesi nedeniyle, önemli bir tarihi değere sahiptir.

Kaya Mezarları

Sinop turizm potansiyeli açısından oldukça geniş tarihi ve kültürel bir mirasa sahiptir. Bu değerler arasında tarihi kaya ve kral mezarları önemli bir yere sahiptir. “Terelek Kaya Mezarı”, “Ambarkaya Kral Mezarları”, “Dodurga Resimli Kaya Mezarı”, “Arım Kaya Tüneli ve Kaya Mezarları”, “Yedi Harami Kaya Mezarları” ve “Salar Kaya Mezarı” Sinop’ta yer alan önemli kaya ve kral mezarlarıdır.

Sinop Evleri

Sinop’un kültürel varlıkları arasında yer alan tarihi Sinop Evleri, turizm açısından oldukça önemli bir yere sahiptir. Bölgeye özgü mimarisi ile günümüze kadar gelmiş ve tamamı koruma altında olan evlerden, Sinop’un şehir merkezi başta olmak üzere Boyabat, Ayancık ve Gerze ilçelerinde çok sayıda bulunmaktadır

Yeraltı şehri

Ayrıca Boyabat ilçe merkezinde, Erken Roma Dönemine ait sekiz katlı yeraltı şehri bulunmaktadır. Kapadokya’da yer alan yeraltı şehrinden sonra Türkiye’nin ikinci büyük yeraltı şehri olan bu tarihi yapının, yapılan kazılar soncunda giriş bölümleri ortaya çıkarılmıştır.

Yöresel yemekler

“Nokul (üzümlü cevizli, kıymalı, yoğurtlu), pilaki, mısır pastası, kaşık çıkartması (mamalika), keşkek, içi etli hamur (kulak hamuru), ıslama, mısır çorbası, mısır tarhanası, sirkeli pırasa, içli tava, katlama, kabak millesi, hamursuz tatlısı” gibi yöresel yemekler ise, Sinop’un kültürel değerleri arasındadır. (Özlem Aydın-YLT)