Sihirli kareler ve numeroloji

(4 oy) 5/5 1050
Yorum Yaz


Numeroloji, sayıların gizemli anlamlarını konu alan ve sayıları insanın karakterini veya geleceğini yorumlamada kullanan bir çalışma sahası olup sayılara atfedilen mistik değerlerden çıkarılan yaygın bir yorumlama ve tahmin sistemi olarak da tanımlanabilir. Numerolojinin, filozof, bilim adamı, dini reformcu ve bir siyasetçi olarak takdim edilen, Samos’lu Pythagoras’ın (M.Ö. 570? – 495?)  her şeyin sayısal terimlerle açıklanabilir olduğu iddiası üzerine temellendiği iddia edilmiştir. Kabala’nın büyüleyici ağma, İbrani alfabesine, kutsal metin yazmalarına, eski bilgilere ve sayılarla ilgilenen en meşhur şahsiyet olan Pythagoras’ın öğretilerinin arka planına bakmadan numerolojinin izlerini sürmenin imkansız olduğundan da bahsedilmiştir. Sevgili burclar.net okurları Modern numeroloji, her harfin bir sayıyı temsil ettiği Grek ve İbrani alfabelerindekine benzer bir metot kullanarak müracaat eden kişinin ismindeki harflerin rakamsal karşılıklarını alır ve bunları araştırmacının doğum tarihiyle birlikte insanın gerçek doğasını ve karakterini ortaya çıkarmak için kullanır.

İslam geleneğinde de yıldızname isimli eserlerde benzer örnekler bulunmaktadır. El-Hüseyni’nin yıldıznamesinde bir kişinin burcunun ve yıldızının hangileri olduğunu ve bunların o kişi üzerindeki etki ve nüfuzunun şekil ve derecesini anlamak için iki yol olduğu belirtilmiştir.

Sihirli kareler ile burçlar arasındaki ilişki nedir?

Bunlardan ilki olan Batı usulü sihirli kareler (vefk)  ile  burçlar arasındaki ilişkidir.  Bu usülde kişi hangi ayın kaçıncı gününde doğmuşsa o gün Güneş’in hangi burçta olduğuna bakılarak, o kişinin o burç ile gezegeninin etkisi ve nüfuzu altında olduğunun anlaşılabileceği belirtilmiştir. Örnek olarak 21 Şubat’ta doğan birisinin 19 Şubat’tan 21 Mart’a kadar Güneş’in Balık burcunda olduğunu ve bu burcun da gezegeninin Jüpiter olduğunu hesap ederek kendinin o burç ve gezegene mensup olduğunu anlayabileceği belirtilmiştir.

Doğu usulünün ise nadiren yanlış çıkmakla birlikte çoğunlukla doğru çıktığı belirtilmiştir. Bu usul bize sihirli kareler (vefk) ile ebced arasındaki ilişkiyi göstermektedir. Bu usüle göre talihi ve yıldızı belirlenmek istenen kişinin kendi ismi ile annesinin isminin harflerinin Ebced hesabına göre toplanılıp, çıkan toplamdan on ikişer çıkarıldığında kalan sayının o kişinin içinde olduğu burcu gösterdiği ifade edilmiştir. Örnek verecek olursak ismi Ahmed ve annesinin ismi de Ayşe olan birinin yıldızına bakmak istenildiğinde bu iki ismin Ebced karşılıkları yazılıp toplanır. Çıkan toplam olan 439’un 12’ye bölümünden kalan 7 olduğu için o kişinin burcu yedinci burç olan Terazi olur ve bu burcun yıldızı da Zühre’dir.

Bir dilbilimci, filozof ve matematikçi olarak bilinen Lukialı Proklos (412? – 485) sayıların her zaman bir varlığı olduğunu belirtmiştir. Hatta bu varlıkların birinin seste, diğerinin seslerin uyumunda, bir başkasının ruh ve akılda ve bir başkasının da ilahi varlıklarda olduğu kaydedilmiştir. Yanı sıra Platon’la birlikte Themistius, Boetius, ve İbni Rüşd sayıları fazlasıyla yüceltmişlerdir. Hatta bu yüceltmeyi daha da ileri götürüp sayılar olmadan hiç kimsenin gerçek bir filozof olamayacağını düşünmüşlerdir. Sayılarla, bilinebilir her şeyi araştırıp öğrenmek ve anlamak için bir yol olduğu, onlarla doğal kehanetlerin yapıldığı ve Başrahip Joachim’in kehanetlerinde muntazam sayılardan oluşan bir yoldan başkasını takip etmediği belirtilmiştir. Sayıların arka planında iyiye olduğu kadar kötüye karşı da harika bir etki ve meziyet yatmaktadır. 1’den 9’a kadar olan sayıların ilahi şeyleri, 10’dan 99’a kadar olan sayıların gökyüzündeki varlıkları, 100’den 999’a kadar olan sayıların yeryüzündeki şeyleri ve 1000’li sayıların da gelecekte olacak olan şeyleri temsil ettiğine dikkat çekilmiştir.

Numeroloji ile astroloji arasındaki ilişki nedir?

Numeroloji kullanılarak bir insanın güçlü ve zayıf yönlerinin, en derin içsel ihtiyaçlarının, duygusal tepkilerinin, diğer insanlarla olan ilişkilerinin ve yeteneklerinin keşfedilebileceği iddia edilmiştir. Aynı şekilde kişinin kendi karakterinden haberdar olarak, ailesiyle, arkadaşlarıyla, sevdikleriyle, emrinde çalıştıklarıyla ve emrinde çalışanlarla uyumlu ilişkilerde bulunmayı ve onları anlamayı öğrenerek kendisine yardımcı olabileceği ifade edilmiştir. Ayrıca kişinin kendi hayatında ve kendisiyle ilişkide olan diğer insanların hayatlarında halihazırda nasıl bir pozitif veya negatif potansiyel enerji bulunduğunu anlayabileceği belirtilmiştir. Numerolojinin bundan başka, evlenmek, iş değiştirmek, taşınmak, ticaret yapmak, yolculuğa çıkmak gibi şeylerin en iyi zamanına karar vermek için de kullanılabileceği belirtilmiştir.

Bütün bu bilgilerin nereden çıkarıldığı tartışma konusudur. Gizemli sahaların tamamında gözlemcilerin açık ve gözlemlenebilen fiziksel fenomenler ve insanın içsel süreçleri arasında ilişkiler tespit ettikleri ifade edilmiştir. Diğer bir deyişle kainatın, anlaşılması halinde insan doğasını anlamada çok önemli vasıtalar olabilecek birçok anahtar bahşetmiş olduğu belirtilmiştir. Bu vasıtaların astrolojide, kişinin özellikleriyle kişinin doğumundaki gezegenlerin pozisyonlarını ilişkilendirdiği; el falında, kişinin elindeki çizgileri ve dalgaları kişinin özellikleriyle ilişkilendirdiği; Numerolojide ise kişinin ismini ve doğum tarihini o kişinin doğasıyla ilişkilendirdiği kaydedilmiştir. Sonuç olarak bütün yorumların birbirleriyle tutarlı olduğu ve insanın özelliklerinin, birbirinden farklı ancak ilişkili yönlerini kapsadığına dikkat çekilmiştir.

Gematria Nedir?

Numeroloji denince en önemli numerolojik sistemlerden birisi olan ve Kabalistik numerolojinin bir alt dalı olarak inceleme sahasına dahil edilen Gematria akla gelmektedir. Batı gizem geleneğinin can damarı konumunda bulunan Gematria, İbranice kelime ve isimleri araştırmak ve Israel Regardie’nin “Melekler Alfabesi” olarak adlandırdığı İbrani alfabesinin harflerinin sayısal değerlerini etüd ederek onların gizli yönlerini öğrenmek için ortaya konmuş bir sistemdir. Bu sistem İbrani alfabesindeki harflerin sayıları temsil ettiği olgusu üzerine temellenir. Bu yüzden sayılar için ayrıca semboller yoktur. Aynı sayısal değere sahip olan kelimelerin genellikle önemli ilişkilere sahip olduğu düşünülmüştür.

Gematria sayılar ve kelimeler arasındaki sayısal ilişkileri araştıran bir sahadır. Farklı numaralandırma sisteminin gelişmesinden önce her harfe bir sayısal değer tahsis edilmişti. İbrani alfabesindeki Alef, Yunan alfabesindeki Alfa ve Arap alfabesindeki Elif sayısal olarak 1’e eşittir. Bundan dolayı her kelimenin sayısal bir değeri vardır. Gematria aynı sayısal değere sahip olan kelimeler arasındaki ilişkileri inceleyen bir alandır.

Gematria ile ilgili yukarıda anlatılanların daha anlaşılabilir hale gelmesi için bir örnek olarak 40 sayısının Gematrik gizemlerinden bahsetmek faydalı olacaktır. Kutsal Kitap’ta Nuh Tufanı boyunca 40 gün yağmur yağdığı anlatılır. İnsanoğlunun gebelik boyunca anne karnında kalma süresi 40 haftadır. İsrailoğullarının çölde amaçsızca dolaştıkları zaman dilimi ise 40 yıldır. Gematria sistemine göre İbrani alfabesinin 13. harfi olan ve Arap alfabesindeki karşılığı Mim olan Mem’in sayısal değeri de 40’tır. Mem su elementine atfedilir ve su yaratıcı harf olan Heh’le birlikte yaratılışın kaynağıdır. İbranice’de “kadının olgunluğu” anlamına gelen “bokhal”, “oğlan çocuğu, embriyo” gibi manalara gelen “vahlahd”, “süt” manasına gelen “chawlawb”, “kesmek, derisini yüzmek” gibi anlamlara gelen “gawzal”, “güçsüzleşmek, zayıflamak” gibi manalara gelen “lahah”, “iğrenmek, mide bulanması” gibi manalara gelen “bakhal”, “saptırmak, bir araya getirmek, zarar vermek, günah işlemek” gibi anlamlara gelen “chawbal”, “Tanrı’nın eli” manasına gelen “yod Yahve”, ve “yamamak” anlamına gelen “tahlah” kelimelerinin de Gematria sistemine göre sayısal değerleri 40 olarak karşımıza çıkmaktadır.

Yukarıdaki kelimeleri derin bir şekilde etüd ettiğimizde ortak bir tema görürüz ki bu tema, suyun bizim yaşam kaynağımız (chawlawb) ve her şeyin yaratıcısı olduğu (bokhal, vahlahd) temasıdır. Suyun doğası ilksel ateşin yani Tanrı’nın iradesinin bozulmasını (chawbal) ve sınırlanmasını kasdetmektedir. Sınırlama da üzüntü ve zorluğu (gawzal, lahah, bakhal) akla getirmektedir. Tanrı’nın yaratılış uğruna kendisini sınırlaması gerektiği vurgulanmıştır.

Ebced nedir?

Numerolojinin bir başka önemli kolu İslam geleneğinin içinde incelenen Ebced sistemidir. Öncelikle ebced nedir sorusunu cevaplamamız gerekir. Ebced, Arap alfabesindeki harflerin kolay bir şekilde ezberlenebilmesi için alfabedeki harflerin birleştirilmesiyle oluşturulmuş sekiz adet anlamsız kelimenin ilkidir. Ebced, ilk kelimenin ismi olmasının yanında diğer kelimelerin tamamına da verilen isimdir. Bu durumda Ebced kelimesinin eski alfabeye verilmiş bir isim olduğunu söyleyebiliriz. “Abcad, ebicad, ebiced, abucad..” gibi kullanımlarına da rastlanmış olmasına rağmen en fazla rağbet gören şeklinin “Ebced” olduğu kaydedilmiştir.

Ebced kelimelerinin her birinin sayısal bir karşılığı vardır. Yani her harf bir rakama karşılık gelir. Bundan yararlanılarak çeşitli işlemler yapılmaktadır. Bu işlemlere “Ebced Hesabı” veya “Hisab-ı Cümel” adı verilir. Bu hesaba göre ilk dokuz harf birer birer olmak üzere 1’den 9’a kadar olan rakamlara, ikinci 9 harf onar onar olmak üzere 10’dan 90’a kadar olan sayılara, üçüncü 9 harf yüzer yüzer olmak üzere 100’den 900’e kadar olan sayılara tekabül etmektedir. Geriye kalan “ğayın” harfi ise 1000’e karşılık gelmektedir.

Bilinmesi gereken bir diğer konu bir değil iki Ebced olduğudur. Bunlardan birincisi Kuzey Afrika’da ve Endülüs Emevi Devleti zamanında kullanılan Mağrib Ebcedi’dir. Daha yaygın olan ve Arap dili uzmanlarının daha aşina olduğu Şark Ebcedi Mısır’da ve doğu ülkelerinde kullanılır.

Batı gizem kültüründe sihirli kareler (vefk) genellikle, daima kapalı ve simetrik olan büyüsel daireler ve diğer geometrik şekillerle çevrilmiştir. Onların görevi büyünün gücünü belirli bir hedef üzerine yöneltmektir. Ebced şemalarında ise bu dairelerin yerini ucu açık olan çeşitli deneyimlere sevk eden üçgenler ve kavisler gibi açık geometrik şekiller almaktadır. Ebced şemalarında bu şekiller genellikle Ebced kalkanları olarak bilinmektedir. Şii yazarlar tarafından yayımlanan ve Şia imamlarının isimlerini içeren çoğu Ebced kitabı, şemaların veya figürlerin, Hz. Muhammed’in isminin ilk ve son harfleri olan “mim” veya “dal” harfleriyle kaplanmış olan Ebced kalkanlarıyla korunduğu geleneksel Arap Ebcedi’nin şifreleme sistemiyle uygunluk göstermektedir. Bu geleneksel Ebced kalkanları, aşağıdaki şekilde görüldüğü gibi kesişerek “dal” harfini temsil eden ve dar veya geniş açılar ortaya çıkaran iki çizgiden oluşmaktadır.

Şia Ebcedi’nde, Sünni Ebcedi’nden farklı olarak bu kalkanlar noktalı değildir ve Sünni politikası olan cihada karşılık olarak Şii politikası olan takiyyeyi ifade etmesi için “dal” harfini kullanmak yerine aşağıdaki şekilde görüldüğü üzere hat sanatıyla ilgili elementlerini kavisli çizgilerle taslak halinde göstermek suretiyle “he” harfi kullanılır. Ebced değeri 5 olan “he” harfi Şiilerin fazlasıyla saygı gösterdiği 5 şahsiyet olan Hz. Muhammed, Hz. Ali, Hz. Fatıma, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’i temsil etmektedir.

Bir kaynakta Ebced’in kaynağının Fatiha Suresi olduğu geçmektedir. Bu iddia da şöyle temellendirilmiştir: Fatiha Suresi 7 ayettir. 1’den 7’ye kadar olan sayıların toplamı da 28’dir. 28 sayısı Fatiha Suresi’ndeki kelime sayısı ve Ebced’i oluşturan Arap alfabesindeki harflerin sayısıdır.

İslamiyette sihirli kareler (vefkler) genellikle Şark Ebcedi kullanılarak yapılmıştır. Örneğin Esmaü’l-Hüsna içeren vefklerin bazılarında Allah’ın isimlerinden biri ilk satıra yazılıp diğer satırlara da Ebced hesabına göre karenin bütün satır, sütun ve köşegenleri aynı toplamı verecek şekilde sayılar yazılmaktadır. Esmaü’l-Hüsna kullanılarak yapılan vefklerin diğer bazı türlerinde ise Allah’ın ismi köşegenlerden birine yazılıp diğer satırlara da yine bütün satır, sütun ve köşegenler aynı toplamı verecek şekilde sayılar yazılmaktadır. (Halit Ahmet ÇİFTÇİ-YLT)