Sigaranın sağlığa zararları

(4 oy) 5/5 539
Yorum Yaz


Sevgili burclar.net okurları bu haberimizde sigaranın sağlığa olan zararlarını ayrıntılı biçimde sizlere sunuyoruz. Umuyoruz ki bu haberimizden sonra en azından aranızdaki birkaç kişi sigara içmeyi tekrar düşünecek.

Sigarada Bulunan Sağlığa Zararlı Maddeler

  1. Nikotin
  2. Karbonmonoksit (CO) ve diğer gazlar
  3. İrritan maddeler
  4. Kanserojen maddelerdir.

1-Nikotin

Tütünün bileşiminde en yüksek oranda bulunan alkaloittir. Bir sigarada yaklaşık 20 mg nikotin vardır. Ancak bunun çoğu yanma sırasında havada dağılır. İçe çekilerek içilen bir sigarada yaklaşık 2 mg nikotin kana geçmektedir. Bu nikotin karaciğerde hızla detoksifiye edilerek, vücuttan atılır. Nikotinin santral sinir sistemine de kolayca girebilmesi nedeniyle, bu maddenin farmakolojik etkileri çok sayıda ve karmaşık niteliktedir. Tütünün zevk verici etkisinin vücudun nikotine olan isteği ve alışkanlığından kaynaklandığı, nikotinsiz sigaraların tiryakiler arasında rağbet görmemesinden anlaşılmaktadır.

2-Karbonmonoksit (CO)

Nikotinden sonra, sigara içmede akut farmakolojik etkisinden en çok söz edilen madde karbonmonoksittir. Karbonmonoksitin zararlı etkisi; inhalasyon ile kan dolaşımına geçtikten sonra oksijenden 200 kez fazla birleşme gücü ile hemoglobinle birleşmesidir. Böylece karboksihemoglobin (COHb) oluşur böylece kanın dokulara oksijen taşıma kapasitesinin düşmesine neden olur. Sigara içmenin kandaki COHb düzeyini arttırdığı birçok araştırmalar ile gösterilmiştir.

Genel olarak hiç sigara içmeyen kişilerin, çevre faktörlerine bağlı olarak COHb düzeyleri % 2’ye kadar çıkabilir. Sigara tiryakilerinin kanında ise % 15-20 oranında COHb bulunmaktadır.

Kandaki COHb düzeyi %2’nin üstünde olduğu zaman başağrısı, başdönmesi, bulantı, koordinasyon bozukluğu, karar vermede bozukluk ve psikomotor bozukluklar, aşırı duyarlılık ve kardiyovasküler değişiklikler başlar. Kısa sürede karboksihemoglobinin %10’unun üstüne çıkmasına neden olan CO inhalasyonu sağlığı etkiler. Tiryakilerde efor kapasitesini düşüren CO, aterosklerotik değişikliklere ve kalp damar hastalıklarına ortam hazırlamaktadır.

3-İrritan Maddeler

Sigaranın yanması ile ortaya çıkan partikül ve gaz şeklinde maddeler içeren sigara dumanının, akciğerlere çekilmesinden sonra, irritan maddeler öksürüğe ve bronşların daralmasına yol açarlar. Bronş epitelindeki titrek tüylerin hareketini azaltır, bronşlardaki mukus salgılanmasını uyarırlar. Bu nedenlerden dolayı, sigara içenlerde solunum yolu enfeksiyonları, özellikle kronik bronşit ve amfizem daha çok görülmektedir.

4-Kanserojen Maddeler

Sigara dumanı tam bir kanserojen sayılmaktadır. Kanser sürecini hem başlatıcı hem de bu süreci hızlandırıcı maddeleri içermektedir. Kanser yapan ve kanserin meydana gelmesine yardımcı olan maddeler, katranda da mevcuttur.

Sigaranın Neden Olduğu Sağlık Sorunları

1-Sigaranın Solunum Sistemine Etkisi

Sigara içilirken dumanı akciğerlere çekildiğinden, dumanın içerdiği partikül ve gaz şeklindeki tahriş edici maddeler, solunum sistemini direkt olarak etkilemektedir.

Böylece sigara ağız ve burundan başlayarak, akciğer alveollerine kadar uzanan solunum sisteminin her bölümünde birçok hastalığa neden olmaktadır.

Solunum sistemi irritasyonunun en önemli nedeni olan sigara dumanı, bronkopulmoner fonksiyonu şu şekilde etkilemektedir:

  1. Trakea ve bronşları örten titrek tüylü epitel hücrelerinin (Silia) görevi, hava yollarına giren yabancı maddelerin mukusla birlikte dışarı atılmasını sağlamaktır. Sigara dumanının inhalasyonu, mukus bezlerinin fonksiyonunu etkileyerek fiziksel ve kimyasal yapılarında bozukluklara neden olmaktadır. Böylece solunum sisteminin bu önemli savunma mekanizmasının işi güçleşmektedir.
  2. Mukus hücreleri hipertrofiye olarak aşırı mukus salgılamaya başlarlar.
  3. Bronşial duvarlar kalınlaşarak elastikiyetlerini kaybederler.
  4. Oksijen ve karbondioksit alışverişini sağlayan alveolo-kapiller membranlar kalınlaşır ve yırtılabilir. Böylece amfizem ve çeşitli akciğer problemleri ortaya çıkar.

Sigaranın solunum sisteminde yaptığı bu değişiklikler, farenjit, larenjit ve ses değişikliklerine neden olmaktadır. Tahrişin sürmesi halinde bu hastalıklar kronikleşmektedir.

Sigara içenlerde sık rastlanan semptomlar; öksürük, balgam, nefes darlığı ve hırıltılı solunumdur. Bu semptomlar üzerine içilen günlük sigara sayısının en fazla etkili olduğu belirtilmektedir.

Ayrıca kronik bronşit, amfizem, larinks ve akciğer kanserleri, sigara ile yakın ilişkili solunum sistemi hastalıklarıdır.

2-Sigara ve Akciğer Kanseri

Tüm kanserlerden ölen erkek ve kadın ölümleri içinde en önemli yeri akciğer kanseri tutar. Tüm kanserlerden ölümlerin %85’i, nedeni sigara olarak belirlenen akciğer kanseridir. Başka hiçbir etken, sigara kadar detaylı incelenmemiş ve hiçbir etkenin de kanser ölümlerinde bu kadar çok ve kesin etkileri olduğu saptanamamıştır

Sigara içen kişiler, içmeyenlere göre 10 kat daha fazla akciğer kanserine yakalanmaktadırlar. Riskin oranı, günde içilen sigara sayısına bağlıdır. Günde iki paket ve daha fazla sigara içen kişilerde risk, hiç içmeyenlere oranla 20 kat daha fazladır. Ayrıca filtresiz ve yüksek katranlı, düşük kaliteli sigara içenlerde bu risk; filtreli, düşük katranlı sigara içenlere göre daha fazladır. Sigara kadar olmasa da, pipo ve puronun da akciğer kanserine neden olduğu unutulmamalıdır. Hatta sigara dumanı bulunan yerlerde devamlı kalmak dahi, akciğer kanseri riskini artırmaktadır. Bu nedenle sigara içimi yalnız onu kullanana değil, yakın çevresine de zarar vermektedir. Akciğer kanseri riski; sigara içen kişi dumanı ne kadar derin olarak teneffüs ediyorsa ve sigaraya başlama yaşı ne kadar küçükse, o kadar yüksektir. Akciğer kanserinden ölüm yüzdesi, 35 yaşından sonra hızla yükselmektedir.

Akciğer kanserinde riskin azalmasında en önemli faktörlerden biri sigaranın bırakılmasıdır. Az sigara içip de bırakan kişilerde 10-15 sene sonraki risk ihtimali hiç sigara içmeyenlerde hemen hemen aynıdır.

3-Sigara ve Kronik Obstruktif Akciğer Hastalığı (KOAH)

Sigaraya bağlı akciğerde oluşan değişiklikler üç sendromla karakterizedir: Öksürük ve mukus hipersekresyonu, hava yolu tıkanıklığı ile olan bronşit ve amfizem. Öksürük prevalansı, sigara içenlerde erken yaşlardan itibaren artmaya başlar ve erken erişkin dönemde içenlerin çoğunda küçük hava yollarının normal yapısı bozulmuştur. Epidemiyolojik araştırmalar, günde 20 ya da üstünde sigara içenlerde KOAH, kor pulmonale ve aort anevrizmasından ölüm oranlarının, hiç içmeyenlere göre 10-40 kat daha yüksek olduğunu göstermiştir.

Sigaranın insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerinin en önemlilerinden biri KOAH’dır. Çeşitli araştırmaların sonuçlarına göre; sigara dumanı kısa sürede büyük hava yollarında daralmaya, dirençte artmaya ve difüzyon kapasitesinde azalmaya neden olmaktadır.

Kronik bronşit ve amfizem, aynı hastada değişik derecelerde bir arada bulunabilir. Ortak karakterleri hava yolu akım direnci artışıdır.

4-Sigaranın Dolaşım Sistemine Etkisi

Sigara, ateroskleroz- damar sertliği için primer risk faktörü oluşturmaktadır. Koroner kalp hastalıklarının önemli sebeplerinden birinin, damar sertliği olduğu bilinmektedir. Sigaranın ateroskleroz ve aterosklerotik kalp hastalığına etkisi nikotine bağlanmıştır. Ayrıca nikotin, sürrenallere etki ederek adrenalin salgısını artırır. Bunun sonucu kalp hızı ve kan basıncı geçici olarak hafif yükselir. Buna bağlı olarak kalp debisi ve atım hacmi artar. Öte yandan nikotinin serumdaki serbest yağ asitlerini artırdığı bilinmektedir. Artan serbest yağ asitleri, damar duvarındaki metabolik faaliyeti etkilemekte ve aritmilere yol açmaktadır. Ayrıca nikotin, trombositlerin agregasyon ve yapışkanlığını da artırarak tromboz oluşumunu teşvik eder. Son yıllarda sigaranın ateroskleroz üzerine kötü etkisinin nikotin yanında karbonmonoksite bağlı olduğu üzerinde durulmuştur. Karbonmonoksit hücre içinde mitokondrilerin fonksiyonunu bozar. Sonuçta, daha çok yağ asidi oluşur, ATP sentezi bozulur. Miyokardda repolarizasyon anomalileri görülür.

Sigara bir taraftan serum lipitleri üzerine, diğer taraftan damar endoteli ve trombositler üzerine etki ederek, aterosklerozun sürecini hızlandırmaktadır. Aynı zamanda anoksi ve iletim bozukluklarına yol açmakta ve kalp hastalıklarının oluşmasında etkili olmaktadır.

Sigara içen kişiler, içmeyenlere göre iki kat fazla oranda miyokard enfarktüs geçirme veya koroner kalp hastalığından ölüm riskine sahiptirler. Kalp hastalıklarından ani ölümlerde görülen farklı risk, genç yaşlarda çok daha yüksektir.

Sigara içmenin yarattığı koroner kalp hastalığındaki büyük risk, aynı hastalığa neden olan yüksek kan basıncı veya yüksek kolesterolün yarattığı riskle eşit orandadır. Sigara içme alışkanlığı ile birlikte diğer risk faktörlerinin de varlığı, sigara kullanmayan sağlıklı kişilere göre risk faktörünü değişik oranlarda arttırmaktadır.

Hipertansiyon ve sigara ilişkisinde kardiyovasküler morbidite ve mortaliteye atfedilen risk (%), Framingham Çalışması ile saptanmıştır. Bu çalışmanın sonuçlarına göre, sigara ve hipertansiyon, kardiyovasküler mortaliteye erkeklerde %20, kadınlarda daha az olmak üzere %13 risk oluşturmaktadır.

Sigara içen bir kişide, eğer ikinci bir risk faktörü mevcutsa, bu durum hastalık riskini sadece tek risk faktörü mevcut olan kişiye göre binde 49 daha fazla artırmaktadır. Eğer üç risk faktörü bir arada ise, o zaman risk, binde 86’dan fazla olmaktadır.

Üç faktör (sigara içme alışkanlığı, yüksek kan basıncı, yüksek kolesterol) bir arada oldukları zaman, birbirlerini sinerjistik biçimde etkileyerek hastalığın oluşumunu hızlandırmaktadır.

Sigara kullanımına bağlı koroner kalp hastalığı riski, 30’dan sonraki her yaş için mevcuttur. Fakat sigara içimi, genç yaşlardaki koroner ölümlerinde, ileri yaşlardaki ölümlere göre çok daha fazla rol oynamaktadır. Bu risk sigaranın bırakılması ile birdenbire azalır.

Günde yaklaşık bir paket sigaradan az içmiş kişilerdeki risk, sigarayı bıraktıktan sonra, hiç sigara içmemiş kişilerle aynı seviyeye düşer. Ancak günde bir paketten fazla sigara içenlerde, sigara bırakıldıktan 5 yıl sonra az da olsa koroner kalp hastalığı olasılığı vardır.

5-Sigaranın Sindirim Sistemine Etkisi

Sigaranın gastrointestinal sistemi de etkilediği bilinmektedir. Epidemiyolojik çalışmalar, tütün kullanımı ile periodontal hastalıklar arasında ilişki olduğunu göstermiştir.

Sigara içenler, 5 kez daha fazla ağız ve yemek borusu kanserlerine tutulma riskine sahiptirler ve alkol tüketimi ile birlikte olan sigara içimi; gırtlak, ağız ve yemek borusu kanserlerinin gelişiminde birbirlerini sinerjistik bir şekilde etkilemektedirler.

Sigara, mide salgısını artırmakta ve hiperasiditeye neden olmaktadır. Sigara içmek, ülser mortalitesini artırmaktadır. Bu ilişki gastrik ülserde, duedonal ülserden daha belirgindir. Bunun yanında sigara içilmesinin peptik ülser patogenezinde yeri olmadığı genellikle kabul edilmektedir. Ancak ülserin iyileşmesini engellediği gösterilmiştir.

Sigara dumanında bulunan maddelerin, özellikle nikotinin sindirim sistemindeki mukoza ile altındaki damarlarda spazm yaptığı ve o bölgenin kanla yeterince beslenmesine engel olduğu savunulmaktadır.

6-Sigaranın Sinir Sistemine Etkisi

Sinir sistemini en fazla etkileyen maddelerden biri nikotindir. Sempatik ve parasempatik hücreleri etkileyerek bunları önce uyarır, sonra bastırır. İlk defa ya da fazla miktarda sigara içen kişide; baş dönmesi, bulantı ve kusma görülebilir. Bu durum nikotinin vejetatif sinir sistemine etkisinden kaynaklanmaktadır.

Ayrıca nikotin merkezi sinir sistemi üzerinde sakinleştirici etkiye sahiptir ve kortikal uyanıklığı artırmaktadır.

7-Sigaranın İmmün – Bağışıklık Sistemine Etkisi

Sigarada bulunan kimyasallar toksik ve karsinojenik etki gösterir. Sigara içenlerde bazı kanserlerin ve infeksiyonların sık geliştiği gösterilmiştir. Sigara içenlerde özellikle solunum sistemi infeksiyonları sık görülmektedir. Sigaranın immün sistemi etkilediği bilinmektedir. İnfeksiyon seyri sırasında mikroorganizmalara karşı gelişen immün yanıt da yeterli değildir. Sigara içenlerde bir çok immün mekanizma etkilenir. Doğal öldürücü hücrelerin sayısı ve fonksiyonları azalır. Sigarada bulunan nikotin immünotoksiktir ve ana immün baskılayıcı maddedir.

8-Sigara ve  Serebrovasküler Hastalıklar (İnme – Felç)

Birçok ülkede yapılan farklı çalışmalarda, sigara içenlerde serebrovasküler olaylara bağlı inme insidansının, içmeyenlere göre 1.2 ile 1.5 kat daha fazla görüldüğü saptanmıştır.

9-Sigara ve Erken Yaşlanma

Nikotinin neden olduğu vazokonstruksiyonla sigara cildi etkileyerek, cildin kan dolaşımı ve oksijen miktarını azaltır ve ciltte buruşukluk ve erken yaşlılık bulgularına neden olur. Ayrıca dumandaki partiküller cilde yapışarak kötü koku ve gözeneklerin kapanmasına neden olur. Dumandaki partiküllere bağlı olarak saçlar da daha kırılgan bir hal alır. Sigara dumanının neden olduğu göz irritasyonuna bağlı konjuktuvit gelişebilir. Nikotin ve katran artıklarına bağlı olarak dişlerde renk değişikliği olur. Ses etkilenir ve nefes kötü kokar.

10-Sigara ve Osteoporoz

Sigara kullanımı kemik yoğunluğunu azaltmaktadır, ayrıca hormon replesman tedavisinin de etkisini azaltmaktadır. Bu durum özellikle postmenapozal kadınlarda osteoporoza katkıda bulunur.

11-Sigara ve Tip 2 Diabet

Şeker hastalığı, sigara tiryakilerinde daha yüksek sıklıkta görülür. Tip 2 diabetes mellituslu sigara içen hastalarda insülin direnci, sigara içmeyen gruptan anlamlı derecede yüksektir.

12-Sigara ve Kanser İlişkisi

Sigaranın tüm kanserlerin % 30’uyla ilişkili olduğu belirtilmektedir. Sigaranın neden olduğu kanserler; akciğer, ağız boşluğu, dudak, dil, larinks, tükrük bezleri, ağız tabanı, nazofarinks, hipofarinks, larinks ve özofagus, katkıda bulunduğu kanserler; mesane, böbrek ve pankreas, ilişkili olduğu kanserler ise mide, serviks kanseri ve lösemidir.

Sigara içenlerde akciğer kanseri gelişimi, içmeyenlere göre 10 kat daha fazladır. Sigara içenlerde, ağız boşluğu ve özofagus kanseri gelişme olasılığı 5 kat daha fazladır. İlaveten larinks, ağız boşluğu ve özofagus kanserlerinde sigara içme ile alkol tüketimi arasında sinerjik bir etki olduğu görülmektedir. Kanser açısından az içenlerin riski, sigarayı bıraktıktan sonraki 10-15 yılda hiç içmeyenin riskine yaklaşır. Ağır tiryakiler, içtikleri süre ile orantılı olarak iki ya da üç kat daha fazla riske sahiptirler.

Gebelik – Emzirme Dönemi ve Sigara

Gebelikte sigara içmenin yol açtığı komplikasyonlar arasında; plasenta previa, abrupsiyo plasenta, spontan düşük, erken doğum, ölü doğum sayılmaktadır. Gebe kadının sigara içmesi sonucu, düşük doğum ağırlıklı bebek riski iki kat aratmaktadır. Ortalama doğum ağırlığındaki azalma, 40-400 gram arasındadır. Yakın zamanlarda, gebelikte kadının pasif sigara içmesinin de doğum ağırlığını azaltıcı etkisi olduğu gösterilmiştir. Düşük doğum ağırlığı, perinatal morbidite ve mortaliteyi artıran bir etken olduğundan, sigaranın ölü doğum, neonatal hastalık ve ölümlerde dolaylı biçimde rolü olabilmektedir.

Sigarayla ilişkili olarak, uterus içindeki yaşam sırasında ortaya çıkan gelişme geriliğinin, sigaranın aşağıda belirtilen etkilerine bağlı olduğu düşünülmektedir;

  1. Sigara dumanındaki toksik maddelerin, fetus gelişmesini engellemesi
  2. Annenin sigaraya bağlı olarak yetersiz beslenmesi,
  3. Plasentaya giden kanın azalması,
  1. Oksitosin salgılanması ve bunun uterusu etkilemesi,
  2. Sigara içenlerde Bı2 ve C vitaminlerinin daha düşük düzeyde olması.

Sigarada bulunan ve fetusu etkileyen iki ana madde, nikotin ve karbonmonoksittir. Nikotin, plasenta damarlarını daraltırken; karbonmonoksit, kanın oksijen taşıma kapasitesini azaltmaktadır.

Tüm bu etkiler sonucu, doğum öncesi dönemde sigarayla karşılaşma, çocukların fiziksel gelişmesinde kalıcı etkiler bırakabilir; zihinsel ve emosyonel gelişmeyi geciktirebilir. Ayrıca çocukluk dönemi kanserleri, gebelikleri sırasında sigara içen kadınların çocuklarında, içmeyenlere göre üç kat daha fazla görülmektedir.

Süt veren annenin kullanmış olduğu çeşitli ilaçlar ve kimyasal maddeler anne sütüne geçmektedir. Nikotin de böyle maddelerden biri olup, sigara içen ve çocuğunu emziren annenin sütüne geçmektedir. Anne sütüyle beslenen bebekler, sütteki nikotin miktarına bağlı olarak çeşitli semptomlar gösterirler. Bunlar kısaca; kusma, dalgınlık, konvulsiyonlar, uyuklama, taşikardi, motilite artmasıdır.(müge yılmaz-ylt)

loading...
loading...