Serik gezi rehberi – Serik gezisi

(0 oy) 0/5 38
Yorum Yaz


Serik kendine özgü doğal güzellikleri ve tarihiyle Antalya’nın özgün ilçelerinden bir tanesidir. Bir ilçe olmasına rağmen bünyesinde Aspendos gibi dünyaca bilinen bir antik şehri barındıran doğal güzellikleriyle öne çıkan bir ilçemizdir. Bu nedenle Serik gezi aktiviteleri yönünden son derece zengindir. İsterseniz Serik gezisine başlayalım.

Aspendos Antik Kenti

Aspendos Antik Kenti, Antalya-Mersin karayolunun 48. km’sinde, yolun 4 km kuzeyinde bulunur. Kent, halk arasında Belkıs olarak bilinir. Köprüçay’ın batı kıyısında liman ve deniz üssü olarak ovalık sahada bulunan bir tepe eteğinde kurulmuştur. Köprüçay’ın gemilerin işlemesine elverişli olması, verimli ve geniş tarım arazileri, zengin otlaklar ve ormanlık alanları ile dağ eteğinde bulunan kent, kısa sürede gelişme göstermiş, M.Ö. 5. yüzyılda kentte gümüş sikke de basılmıştır. Bölge, Büyük İskender’in Doğu Seferi sırasında ele geçirilmiş olup, onun ölümünden sonra Ptolemios egemenliğine girmiştir. Bundan sonra Bergama Krallığı idaresine giren şehir, M.Ö. 133 yılında III. Attalos’un vasiyeti üzerine Roma İmparatorluğu’nun Asya Eyaleti’ne bağlanmıştır. Bu günkü yapıların çoğunluğu bu dönemde inşa edilmiş ve kent dönem içerisinde büyük gelişme göstermiştir.

Ayrıca Aspendos, Anadolu’nun en iyi korunagelmiş Roma dönemi tiyatrosuna sahip olup yapı tanrılara ve devrin imparatoruna adanmıştır. Tiyatro yanında Aspendos Antik Kenti’nden günümüze ulaşmış kalıntılar, suyolları, nympheum, bazilika, stadium, agora, exedra, odeon, gymnasion, hamam, nekropol ve şehri kuşatan surlardır.

Şehrin en önemli ekonomik geliri günümüzde kurutularak tarım alanı olarak kullanılan Kapria Gölü’nden (Kara Göl) elde edilen tuzdur. Bunun yanında bağcılık ve şarapçılık ile zeytin ve zeytinyağı şehrin önemli tarım ürünleridir. Bu ürünler ile kilim ve benzeri tekstil ürünleri, limon ağacından yapılmış özel mobilyalar ve tuz, ulaşıma elverişli çay ve liman üzerinden Akdeniz pazarlarına gönderilip şehrin gelir kaynağı olmuştur.

Sillyon Antik Kenti

Sillyon Antik Kenti, Serik İlçesi’ne bağlı Yanköy sınırlarında, Antalya-Serik arasında kalmaktadır. Gebiz-Abdurrahmanlar kavşağından kuzeye doğru dönülerek Abdurrahmanlar’ın merkezini geçince hemen sağa doğru ayrılan yol takip edilerek gidilmektedir. Yaklaşık 224 m yükseltide mesa görünümlü Kocahisar Tepesi üzerinde kurulmuş bir kent olup Perge’den görünmektedir. Kent kuruluş yeri itibari ile savunma açısından önemli bir yerdedir. Ovalık sahadaki yükselti üzerinde olması, etrafının uçurumlarla çevrelenmesi gibi özellikler kente hakim nokta olma özelliği kazandırmaktadır. Burası bir Sellum şehri harabesidir.

Sillyon ismi, Selyon, Silyon, Siluon gibi değişik şekillerde kullanım süreci geçirerek günümüzde Sillyon olarak kullanılmaktadır. Etrafı surlarla çevrili Sillyon Antik Kenti’nin kuzeybatı ve güneybatı yönlerinde iki tane giriş kapısı bulunmaktadır. Kent, Roma döneminde hâkimiyetini koruyarak Roma müttefiki unvanını almıştır. Bizans İmparatorluğu döneminde psikoposluk olarak varlık göstermiştir. Sillyon Antik Kenti, Selçuklular döneminde de kullanılmıştır. Buraya Karahisar-ı Teke adını veren de Selçuklulardır. 1207 yılında Antalya’nın Selçuklular tarafından alınmasıyla aynı yıl Sillyon kenti de ele geçirilmiştir. Selçuklular kentin kuzeybatı tarafında bulunan giriş kapısının bulunduğu yere Selçuklu mescidi yaparak kente kendi damgalarını vurmuşlardır. Sillyon Antik Kenti zamanla askeri önemini kaybedince tarımla uğraşan halkın tepeye inip çıkması zor olduğu için yerleşim yeri olarak kullanılmaz hale gelmiştir. Kalede 70-80 hanelik Yörük çadırının bulunduğu, bunların da yaz aylarında yaylalara göçmeleriyle kalenin boşaldığı dile getirilmektedir. 17. yüzyıl başlarından itibaren Osmanlı Devleti döneminde kayıtlara geçen Karahisar-ı Teke’nin merkezi Tekke Mahallesi’dir. Tekke Mahallesi hâlâ varlığını sürdürmektedir.

Tepenin güneybatı bölümünde uç kısımda tiyatro ve odeon bulunmaktadır. 1967 yılında meydana gelen toprak kayması sonucunda tiyatro ve odeon aşağıya doğru sürüklenmiştir. Tiyatro bölümünden çok az oturma bölümü kalmıştır. Sillyon Antik Kenti birinci dereceden arkeolojik sit alanı olarak tescil edilmiştir.

Pednelissos Antik Kenti

Pednelissos Antik Kenti’nin yerinin belli olmadığı belirtilse de, bu kent Serik İlçesi’nin kuzeybatı yönünde Toros dağlarının eteğinde Kozan Mahallesi sınırlarında Bodrum Kaya olarak bilinen dağın güney ve güneydoğusunda yayılmış antik bir yerleşim yeridir.

Antalya merkeze 75 km uzaklıkta bulunmaktadır. Pednelissos Antik Kenti, Pisidia ve Pamphylia arasında yer alır. Kent adını M.Ö. 218 yılında komşusu Selgeliler ile yaptığı savaş ile duyurmuştur. Bodrum Kaya’daki geç Roma dönemine ait bazilika, bölgede geç devir yerleşimine kanıt oluşturmaktadır. Bu dönemde şehir bilinmeyen bir sebeple terk edilerek Kozan Mahallesinin güneydoğu tarafında 8 km mesafedeki Hasgebe Mahallesi yakınlarında yerleşim yeri kurmuşlardır. Bu çevrede bulunan tarihi yapılar bu yerleşmeyi doğrulamaktadır. Antik kentte yer alan bazı kalıntılar şehir surları, dört kule, üç kapı, agora, iki bazilika, iki tapınak, kaya kabartması, nekropol, sarnıç, su kuyusu ve heroon’dur.

Karapınar Antik Yerleşimi

Serik İlçesi’nin Etler Mahallesi Karapınar mevkiinde, Selge ve Pednelissos’a giden güzergâh üzerinde bulunmaktadır. Köye adını veren pınar olan Karapınar kaynağının çıktığı yerde blok olarak antik taşlar bulunmaktadır. Karapınar’ın kuzeydoğusunda Asartepe üzerinde Helenistik dönemden Bizans dönemine kadar yerleşim yeri olarak kullanılan küçük bir tepe yer almaktadır. Blok taşlardan örülmüş iki kuleli bir kapı, kulenin kuzey tarafında bir sunak, güneyinde de bir tane sütun yer almaktadır. 3,5 m genişliğinde büyük blok taşlardan örülmüş sarnıç ile Bizans dönemine ait kuyu, sivil mimarlık örnekleri ve zeytin işçiliğinin yapıldığına dair kalıntılar buranın küçük bir yerleşim yeri olduğunu göstermektedir. Yerleşim yeri birinci dereceden arkeolojik sit alanı olarak koruma altına alınmıştır.

Aspendos Köprüsü

Antalya-Alanya karayolundan 400 m içeride Köprüçay üzerinde, Aspendos Tiyatrosunun güneydoğu ucunda bulunmaktadır. Yapımında konglomeralardan oluşan taşlar kireç harcı ile birbirlerine tutturulmuş, dış yüzeyleri de kesme taş ile kaplanmıştır. Yedi adet sivri kemer gözü vardır. Köprü ayakları suyun geldiği yönden çarpma etkisini azaltmak için keskin olmak üzere üçgen şekilde inşa edilmiştir

Kıçalı Yaylası

Kıçalı Yaylası, Serik İlçesi’nin kuzeybatısında Toros dağları üzerinde, Ovacık Dağı’nın batısında, Bozburun Dağı’nın güneydoğusunda, Yumaklar Mahallesi’nin doğusunda yer alır. Yaylaya Töngüşlü’den Kaşıkçı istikametinde hareket edilerek 19 km sonra ulaşılmaktadır. Yayla yolu üzerinde maki bitki topluluklarını görmek mümkündür. Yükseldikçe makiler arasından Antalya ve deniz manzarası ayaklar altında kalmaktadır. Açık havada net bir şekilde görülebilen manzara, foto safari için elverişli yerlerdendir.

Köprülü Kanyon Milli Parkı

Milli parklar belirli yasa ve kurallara göre kullanım yapılabilen alanlardan oluşmaktadır. 1973 yılında milli park ilan edilen 35.719 hektar alana sahip Köprülü Kanyon Milli Parkı’nın büyük bir kısmı Manavgat İlçesi sınırları içerisinde kalmaktadır. Milli parkı önemli kılan özellikler Köprü çayı, Bozburun Dağı, kanyon oluşumları, Adam Şeytan Kayalıkları, doğal yaşlı karaçam, Toros Sediri, Toros Göknarı, karışık ardıç ormanları, servi ormanları, maki toplulukları, kızılçam ormanları, alpin ekosistemi, zengin flora ve fauna varlığı ile çeşitliliği yanında milli park alanı içerisinde yer alan tarihi ve kültürel değerler, park alanı ve yakın çevre köylerin kültür, gelenek, görenekleri ile mimari yapılardır.

Öte yandan 2008 yılında Karataş Mahallesi çevresinde meydana gelen orman yangını milli parktaki canlı hayatını olumsuz yönde etkilemiştir. Usulsüz ve kaçak avlanmalarla milli parkın yaban hayatı dengesi bozulmaktadır. Yaban keçisi, kurt, yaban domuzu, tilki ve ayı gibi hayvanlar milli park dâhilinde görülebilecek hayvan türlerindendir. Yine Köprüçay’ın kollarındaki soğuk sularda yaşayan kırmızı benekli alabalık milli parkın faunasına zenginlik katmaktadır. (Fevzi Ak-YLT)