Sator karesi

(5 oy) 4/5 2039
Yorum Yaz


Hıristiyanlıkta sihirli kareler – vefkler ile ilgili en çok dikkat çeken unsurlardan birisi  büyülü “SATOR” karesidir. Bu bölümde sator karesi nedir sorusuna cevap arayacağız.

Bu karenin ilk örneği I. yüzyılda Güney İtalya’daki Vezüv Yanardağı’ndan püsküren lavların altında yok olan Pompei şehrinin kalıntıları arasındaki bir Hıristiyan evinde bulunmuştur. Şifreli bir tür mesajı olan bu karenin tarihi, kökeni ve yorumlanması büyük bir belirsizlik konusu olmakla birlikte ilk bakışta Katoliklerin ayinlerde okuduğu ve Latincede “Babamız” manasına gelen “Pater Noster” adlı duanın kelimelerinden oluşturulmuş bir anagram olarak karşımıza çıkmaktadır.

Karenin diğer örnekleri günümüz İngiltere’sinde Cirencester diye anılan Corinium’da yapılan kazılarda ve yine günümüz Suriye’sinde Dura-Europos’ta bulunmuştur. Karenin bu şehirde 1932’de bulunan dört kopyası, karenin tarihini III. yüzyıla kadar götürmektedir. Zira bu şehir 256 yılında tarih sahnesinden silinmiştir. Corinium’da bulunan örnek aslında bir Rotas karesidir. Bu kare ROTAS OPERA TENET AREPO SATOR diye okunur.

Diğer Sator kareleri Siena Katedrali’nin duvarında ve bir anıtın üzerinde bulunmuştur. Manchester’da bulunan ve tarihi II. yy. olarak belirlenen bir kare örneği bazı otoriteler tarafından Britanya’da Hıristiyanlığın varlığına dair kanıtların en eskilerinden birisi olarak kabul edilmiştir. Tıpkı Corinium’da bulunan kare gibi Manchester’da bulunan kare de ROTAS OPERA TENET AREPO SATOR diye okunur. Başka bir örnek Fransa’nın Luberon şehrinde Oppede’nin eski bir mahallesinde, bir duvarın içine sokulmuş olarak bulunmuştur. Portekiz’de Coimbra yakınlarındaki Conimbriga’da bir müzede de şehirdeki kazılarda çıkarılmış olan bir Sator karesi daha vardır. Bununla beraber İtalya’da Capestrano yakınlarındaki Abruzzo şehrinde bir Benedict mezhebi manastırı olan St. Peter ad Oratorium’da Sator Karesi’nin bir mermer üzerine yazılı şekli bulunmaktadır. Orta İtalya’daki Valvisciolo Manastırı’nda bulunan örnek her biri 5 parçaya bölünmüş olan 5 ortak merkezli halka oluşturan harflere sahiptir.

Kareyi oluşturan kelimelerden ilki olan “SATOR” Latince’de “ekici, toprağı eken kişi, çiftçi” manasına gelmektedir. İkinci kelime “AREPO”nun bir Kelt arazi ölçü birimi olan ve “saban, pulluk” manasına da gelebilen arepennis’le olan benzerliği J. Carcopino’yu kelimenin kökenini Galya’ya dayandırmaya sevketmiştir. Nitekim başka bir kaynakta “arepo” kelimesinin Keltçe’de “pulluk” manasına gelen yabancı bir kelime olarak yorumlanabileceğine dair bazı kanıtların bulunduğuna dikkat çekilmiştir. Ancak bahsi geçen kelime Sator karesini çalışmış olan bütün bilim adamlarının üzerinde ittifak ettiği gibi ya Latince olmayan bir kelimenin uyarlamasıdır ya da özellikle bu cümle için uydurulmuş bir özel isimdir ve bu kelimeye Latin edebiyatının başka hiçbir yerinde rastlanmaz. Kelimenin Latince’de “bir şeye doğru sürünmek, sessizce yaklaşmak” manasındaki “ad repo”nun kaynaşmış hali olan “arrepo” kelimesi ile olan benzerliğinin ise tesadüfi olması muhtemeldir.

Karenin ortasında bulunan “TENET” kelimesi İngilizce’de “inanç, ilke” gibi anlamlara gelirken kelimenin kökeni Latince’de “tutmak, sahip olmak” manasındaki “teneo” kelimesidir. Bahsi geçen kelimenin hem yatay hem de dikey doğrultudaki okunuşunda bir haç oluşturması karenin bir Hıristiyan sembolü olduğunu tasdik eder gibidir. Ayrıca, “inanç” manasındaki “TENET” kelimesinin bir haç oluşturmasının Katolik Hıristiyan inancına yapılan bir vurgu olduğu anlaşılmaktadır.

Bununla birlikte Tevrat’ın Hezekiel bölümüyle olan muhtemel bir bağlantı, karenin Yahudi kaynaklı olmasını mümkün kılmaktadır. Tevrat’ın bahsi geçen bu bölümünde şöyle denmektedir:

“…Rab keten giysili, belinde yazı takımı olan adama seslendi: „Yeruşalim kentinin içinden geç, orada yapılan iğrenç şeylerden ötürü dövünüp ağlayanların alınlarına işaret koy.’ dedi.

Yaşlıyı, genci, genç kızı, kadını, çocukları öldürün. Yalnız alınlarında işaret olanlara dokunmayın. İşe tapınağımdan başlayın.’ ”

Bu sözlerde geçen “alnında işaret olanlar” ibaresinden kasıt alnına bu karenin çizilmiş olanlar olmasıdır ve Tanrı’nın gazabından sadece onların kurtulacağı düşünülmektedir.

Karenin 4. satırındaki kelime olan “OPERA” Latince’de “yapılması gereken şey, iş, eser” gibi manalara gelen “opus” kelimesinden gelir ve “bir işi yapmak için ayrılan aktivite, çaba” gibi anlamlara gelmektedir. 5. satırdaki “ROTAS” kelimesinin kökeni ise muhtemelen Latince’de “tekerlek, bir eksen etrafında döndürmek” gibi manalara gelen “rota, roto” kelimeleridir. Bu durumda karede bulunan kelimelerin bir cümle oluşturduğunu düşünürsek muhtemel bir tercüme şöyle olur: “Çiftçi Arepo çalışır ve (pulluğu) döndürür.” Bir başka deyişle “Çiftçi çalışma şekli olarak pulluğunu kullanır.” Anlamlı bir cümle olmamakla beraber bu cümle gramer açısından doğrudur ve yukarıdan aşağıya, aşağıdan yukarı, soldan sağa ve sağdan sola doğru aynı şekilde okunabilir. Ancak Latince’deki kelime düzeni çok serbest olduğu için tercüme aynı olur. Bruce Main-Smith çiftçinin çalışma şekli olarak pulluğunu kullandığı şeklindeki düşüncenin herhangi bir tasavvufçu tarafından anlaşılabileceğini ileri sürmüştür. Bu yüzden bu psikodinamik bir yaklaşımdır ve bir gelişimsel çalışmayı ifade eder.

Sator karesinin kökeni, tercümesi ve içerdiği gizli mesaj konusundaki tartışmalar bahsettiklerimizle sınırlı değildir. Kare, Alfa ve Omega ile ilişkilendirildiği için Grosser onun A ve O harfleri arasında düzenlenmiş ve İncil’in Vahiy Kitabı’nda başlangıç ve son olarak sunulan Tanrı sembolizmine gönderme yapan bir Pater Noster anagramı olduğunu ortaya çıkarmıştır. İncil’in bahsi geçen bu bölümünde Tanrı kendisini şu şekilde tanımlamaktadır: “Var olan, var olmuş olan, var olacak olan ve en kudretli olan Rab dedi ki: „Ben Alfa ve Omega’yım, Başlangıç ve Son’um.’ “

Bununla birlikte eğer karenin aşağıdaki şekilde gösterdiğimiz gibi iki A ve iki O ile çift PATER NOSTER’den türetildiğini kabul edersek, hala kökenine dair mesele hakkında bazı ikna edici cevaplar bulmak zorundayız. Pompei’deki kareler bulunana kadar bilginlerin büyük bir çoğunluğuna göre karenin, Hıristiyan kökenli olduğuna dair bir açıklama kabul edilebilirdi. Ancak bu keşiflerin rahatsız edici tarafı yeni ve görünüşe göre üstesinden gelinemeyecek birtakım zorluklar ortaya çıkarmasıdır. Bu zorlukları rahatlıkla iki ana soruya ayırabiliriz: 1- 79 yılında yok olmasından önce Pompei’de Hıristiyanlar gerçekten var mıydı? 2- Eğer bulunmuşlarsa bile bu türden bir bulmacayı kullanmış veya icat etmiş olabilirler miydi?

Karenin Pompei’de 1937 yılında ortaya çıkarılması V. Ricci’ye göre onun Hıristiyan kökeni hakkında şüpheler doğurmuştur. Ricci bu iddiasını Pompei’nin 79 yılında tarih sahnesinden silinmesine bağlamaktadır. Ancak bu iddiaya zıt olarak Duncan Fishwick, Sator karesiyle ilgili makalesinde Pavlus’un, karenin bulunduğu Pompei kentinin birkaç mil yakınındaki Puteoli isimli yerleşim yerinde kaldığını ve Pavlus’un veya Hıristiyanların haberlerinin bir kasabadan diğerine ulaşıp ulaşmamış olmasına inanmanın zorluğundan bahseder. Fishwick yine aynı makalede, civardaki Hıristiyan varlığını gösteren bazı küçük arkeolojik kanıtların bulunduğunu bildirir. Komşu kasaba olan Herculaneum’da yapılan kazılarda, üst kısmında bir haç izi taşıyan bir alçı panelinin keşfedildiği ve yaklaşık olarak 50 yılına ait olan büyük bir ev gün ışığına çıkarılmıştır. Paneldeki diğer çiviler haçın kaldırıldığı veya bölgenin üzerinin bir örtüyle kaplandığı anlamına gelebiliyorken, çivi izleri haçın tahtadan yapıldığı izlenimini vermektedir. Ancak tüm bunların yanında bu kanıt larla ilgili en büyük problem onların fazlasıyla sağlıksız ve müphem olmalarıdır. Fishwick, bölgede bulunan haçların bölgedeki Hıristiyan varlığını kesin olarak göstermeyeceğini vurgular.

Daha yakınlarda I. Danielou, erken dönem kilise babalarından birisi olan ve Batı hümanizminin kurucusu olarak kabul edilen Lyons’lu Aziz Irenaeus’un (130?- 202?) Adversus Haereses (Sapkınlığa Karşı) adlı eserinde bulunan ve Sator karesiyle ilgili olması muhtemel bir bilgiye dikkat çekmiştir. Aziz Irenaeus bahsi geçen bu eserinde Tanrı’dan şöyle bahsetmektedir: “O, başlangıçla sonu birleştirendir ve her ikisinin de Rabb’idir ve pulluğu en son olarak takdim etmiştir.”

Aziz Irenaeus, Yuhanna İncili’nde geçen ifadeyi, yaratan Demiurge ile kurtarıcı Mesih arasında bir zıtlık olarak yorumlayan Gnostiklere karşı çıkıyordu. Bahsi geçen ayetlerde şöyle denmektedir: “Eken ve biçen birlikte sevinsinler diye, biçen kişi şimdiden ücretini alır ve sonsuz yaşam için ürün toplar. „Biri eker, başkası biçer.’ sözü bu durumda doğrudur.” St. Irenaeus yaratıcı ve kurtarıcının bir olduğunu ve bahsi geçen pasajın zamanın başlangıcında ve en sonunda, son hasat zamanında takdim edilmiş olan pullukla sembolize edilen haça gönderme yaptığını iddia eder. Yoğun çalışmalara rağmen anagramın kökeni veya düzenlenmesi hakkında bilinen kesin bir şey yoktur. H. Leclerc q ise onu folklora atfeder ve İbrani veya Hıristiyan sembolizmiyle olan bağlantısı hakkında kuşku duymaktadır.

Sevgili burclar.net okurları, dörtlü bir palindrom olan Sator karesine bazı büyüsel özellikler atfedilmiş ve bu kare Batı kültüründeki en geniş büyüsel formüllerden birisi olarak kabul edilmiştir. Saint Louis Tıbbi ve Cerrahi Dergisi’nin 76. sayısında kare hakkında yer alan bir makalede palindromların, şeytan çarpmalarına karşı bir koruma olarak görüldüğü bildirilmiştir. Şeytanın harflerin tekrarıyla şaşkınlık içerisine düşeceği düşünülmüştür. Aynı dergide karenin büyüsel kullanımdaki popülerliğinden bahsedilmiştir. Bundan başka Lyons’da 1557 yılında bir meczubun, her birinin üzerinde Sator karesinin kelimelerinin kazınmış olduğu 3 parça ekmeği yutarak şifa bulduğu kaydedilmiştir.

Sator karesinin çeşitli amaçlar için folklorik büyüde kullanıldığı rapor edilmiştir. Ateşi söndürmek, uğursuzlukları ve hummayı ortadan kaldırmak, büyükbaş hayvanları kötü büyüden korumak ve yol yorgunluğunu engellemek karenin kullanılış amaçlarından bazılarıdır. Karenin büyüsel etkisini göstermesi için belirli bir madde üzerine belirli bir tür mürekkeple yazılması gerektiği de zaman zaman ifade edilmiştir.

Fishwick, Sator karesinin dikkate değer özelliklerinin yangına, fırtınaya, hırsızlığa ve hastalığa karşı güvenilir bir tılsım olarak geniş çaptaki şöhretini Ortaçağ’ın erken dönemlerinden 19. yüzyıla kadar kazandığını belirtmektedir. Fishwick, yine ilgili makalesinde Sator karesinin büyüsüne inananların sadece ataları olmadığını belirtmek amacıyla son yıllarda hem dünyaca ünlü bir süt şirketinin hem de California’da bir kitap satıcısının reklam amacıyla onun büyüsünden faydalandığını ve her ikisinin de olumlu sonuç aldığını ifade etmiştir.(Halil Ahmet Çiftçi)

loading...
loading...
  • Graa karesi

    Yahudi mistisizminde yer alan sihirli karelerden olan GRAA karesi “şelale” manasındaki ZIN-DOBIX’in ve “bakire kanı” manasındaki PARADIZ-KNILA’nın say…
  • Babalon karesi

    Yahudi mistisizminde yer alan sihirli karelerden olan Babalon- babylon karesi “gelişmek için ilişkiye girmek” manasındaki KA-KAKOM-ZORGE’nin sayısı ol…
  • Nemo karesi

    Yahudi inancı içerisinde yer alan sihirli karelerden olan bu kare “içerideki kudretli kurtarıcı” manasındaki “Mika Soesa”nın sayısı olan 516 toplamını…
  • Ror karesi

    Yahudi mistisizminde yer alan sihirli karelerden olan Ror karesi “yanan pencere” anlamına gelen IALKOMO ve “maddeyi birleştiren tekerlek” manasındaki …

Yorum Yaz

Tüm alanlar doldurulmalıdır.