Sadeliğin ve Sakinliğin Şehri: Eğirdir Gezi Rehberi

(0 oy) 0/5 31
Yorum Yaz


Eğridir’in kültürel turizm değerleri Yörenin zengin tarihi geçmişi nedeniyle, turizme yönelik son derece zengin ve görülmeye değer kültürel eserler ve yerler bulunmaktadır. Eğirdir gezi rehberi haberimiz Eğirdir ilçesini tüm yönleriyle size sunacak

Eğirdir Tarihi Eserleri

Prostanna Antik Kenti – Eğirdir / Sevirebey:

Pisidia şehirlerinden bir tanesidir. Eğirdir sivrisinin arka tarafından Camii Yayla üzerindedir. Şehrin kesin yeri L. Robert tarafından Bedre Köyünün yukarısındaki Yazılıkaya’ da bulunan bir sınır yazıtı ile tespit edilmiştir. Bu yazılı Prostanna ile Parlais il sınır yazıtıdır. Antik kentte sınır duvarları ve bazı bina temelleri vardır. Şehrin Akropolis 200 metre yükseklikte kurulmuştur. Sur duvarları içerisinde dikdörtgen şeklinde bir bina vardır. Bu bina bir tapınaktır. Diğer üç bina ise halka ait binalardır. Bizans dönemine ait hiçbir kalıntı yoktur. M.Ö. 1. yy’dan itibaren sikke basmaya başlamıştır.

Parlais:

Roma kolonisi olarak kurulmuştur. Diğer koloni şehirlerin en küçüğüdür. Bugünkü Barladadır. Görünürde herhangi bir kalıntısı yoktur. Parlais, Maecus Aurelius döneminden, Caracalla dönemine kadar M.Ö. 1. yüzyıldan itibaren sikke basmıştır. M. Ö. 25. Yılında Galatya Eyaletine dahil edilen dahil edilen şehrin adı Colonia Julia Augusta Parlaistir.

Eğirdir Kalesi:

Eğirdir İlçesinde göle doğru uzanan yarımada üzerinde iç ve dış kale vardır. Dış kalenin yalnız temelleri kalmıştır. İç kale ise hala ayaktadır. Yarımadayı, kuzey-güney doğrultusunda keser. Kesin yapılış tarihi bilinmemekle birlikte M. Ö. 4. yüzyılda yapıldığı tahmin edilmektedir. Roma ve Bizans döneminde çeşitli tamirler görmüştür. Dış kaplama taş bloklar, iç kısmı ise moloz dolgudur. En son Hamidoğulları devrinde tamir edilmiş ve Timur un Eğirdir’i istilası sırasında tahrip edilmiştir. Eğirdir in bundan sonraki dönemlerde savunmaya fazla ihtiyacı olmadığından kale tamir edilmemiştir.

Dündarbey Medresesi:

Eğirdir İlçesinin en merkezi yerinde bulunan, taş medrese adıyla da anılan bina, 1237 yılında Selçuklu Sultanı ll. Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında han olarak yapılmıştır. Daha sonra 1301 yılında Hamidoğlu Dündar Bey tarafından Medrese haline getirilmiştir. Medrese iki katlı olup, ortada avlu yer alır ve 30 hücresi vardır. Medresenin girişinde büyük bir taç kapı vardır. Kapının etrafında Selçuklu karakterinde geometrik şekille süslenmiştir. Yapının malzemeleri yakındaki Eğirdir Kervansarayından sökülerek getirilmiş ve medresede kullanılmıştır. Dündar Bey Medresesi bugün kapalı çarşı olarak kullanılmaktadır.

Eğirdir Kervansarayı:

Eğirdir İlçesi, Yenimahalle de 4 pafta, 14 ada, 6 parselde yer alır. Anadolu Selçuklu kervansaraylarının en büyüklerindendir. Konya – Antalya kervan yolunda yer alan han, doğu – batı doğrultusundadır. Avlu ve kapalı mekan olmak üzere iki kısımdan meydana gelmiştir. Her iki bölümde de örtü tamamen yıkılmış ve günümüzde hiç bir iz kalmamıştır. 86 Avlunun doğu duvarı tamamen yok olmuştur. Avluda birkaç yolcu odasının temel izleri kalmıştır. Kervansaray 1237 yılında yapılmış ve porteli yerinden sökülerek Dündar Bey Medresesi ne 1301 yılında taşınmıştır.

Ayastefanos Kilisesi:

Eğirdir İlçesinin Yeşilada mahallesinde yer alır. Dış duvarları moloz taştır. Çatı ve iç mekân sütunları ahşaptır. 19. yüzyılda inşa edilmiş olup, 1998 yılında restore edilmiştir. Eğirdir ilçesi Yeşil Ada içinde bulunmaktadır. Eğirdir Gölü tarih öncesi devirlerden beri dini bir merkez olarak bilinmektedir. Yapılan araştırmalarda, Hıristiyanlığın ilk kuruluşundan itibaren Eğirdir Gölü etrafında çok büyük Hıristiyan cemaatinin toplandığı ve yaşadığı ortaya çıkmıştır. Bu sebepten dolayı Nis adası olarak ta bilinen bu adadaki kiliseler Hıristiyanlar için ayrı bir öneme sahiptir. Ayrıca; Isparta, Burdur, Antalya ve Denizli gibi yakın yörelerde yaşayan Rumların aileleriyle birlikte her yıl Temmuz ayının belirli bir gününde atlı arabalarla Eğirdir’e geldikleri ve kayıklarla Nis Adasına giderek üç gün süresince ayinler düzenledikleri bilinmektedir.

Ayagiorgios Kilisesi:

Eğirdir ilçesi Barla Bucağında dağın yamacında yer alır. Dikdörtgen planlı olup, moloz taşlarla 1805 yılında yapılmıştır. Kilisenin çatısı yıkılmış olup, duvarlarının bir kısmı ayaktadır.

Hızırbey Camii:

Eğirdir de bulunan camilerin en büyüğü olup, duvarları kâğin ve üstü toprak dam olarak ilk defa Hızır Bey tarafından yaptırılmıştır. Kesin tarihi bilinmemekle birlikte 1327-1328 yıllarında inşa edildiği sanılmaktadır. Böcüzade, Isparta Tarihi isimli kitabında ll. Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından yaptırılmış olabileceğini ve Hızırbeyin camiyi tamir ettirmiş olabileceğini ileri sürmektedir. Cami, 1814 yılında çıkan bir yangında tamamen yanmış, Yılanlıoğlu Şeyh Ali Ağanın önderliğiyle yeniden yaptırılmıştır. 1820 yılında tekrar ibadete açılmıştır. 1878 ve 1884 tarihlerinde tekrar onarım gören caminin damı Burhanoğlu Hacı Murat Ağa tarafından kiremitle örtülmüştür. Cumhuriyet döneminde Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından bugünkü durumuna getirilmiştir. Büyüklüğü, tarihi önemi, minberinin yapısı bakımından büyük bir kültür varlığıdır. Ayrıca kemer üzerinde yapılan minaresiyle dünyada tek olduğu iddia edilmektedir.

Ağa Camii:

İlçenin Ağa Mahallesinde bulunan cami, 1413 yılında inşa edilmiştir. 1712 yılında yapılan caminin damı daha sonra onarılarak kiremitli hale getirilmiştir.

Yılanlıoğlu Camii:

Yazla Mahallesinde Şeyhül İslam El Berdai Türbesi yanında, Yılanlıoğlu tarafından 1806 yılında taş minareli olarak yaptırılmıştır. Cami, Vakıflar Genel Müdürlüğünce onarılmış ve bugünkü durumuna kavuşmuştur.

Yeşilada Camii:

Yeşilada (Nis Adası) içinde yer alan cami, önce kilise olarak inşa edilmiş, ll. Osman’ın 1618 yılında çıkardığı bir fermanla ibadete açılmıştır. İlk adı Kız Kilisesidir.

Kale Camii:

Kale mahallesinde, mescitten camiye çevrilmiş bir yapıdır. İnşa tarihi bilinmemektedir.

Sinan Paşa Camii:

Yan duvarları kâgir, üzeri ahşap ve toprak damlı olarak inşa edilmiştir. Minaresi renkli tuğladan yapılmıştır. Kapısı üzerindeki kitabede, 1376 tarihinde yapıldığı kayıtlıdır. Buna göre caminin Isparta ve havalisi, Osmanlı idaresine geçmeden 6 yıl önce yapıldığı anlaşılmaktadır. Kapının içerisinde sol tarafta gömülü bulunan bir kişinin mezar taşında; Hafız Tutii Karamanî ibaresi ve 1392 tarihi görülmektedir. Camii, 1878 yılında onarılarak damı kiremitli hale getirilmiştir. Cumhuriyet döneminde Vakıflar Genel Müdürlüğünce onarılan camii, bugünkü durumuna kavuşmuştur.

Baba Sultan Türbesi:

Baba Sultan Türbesi, kapısındaki kitabeden anlaşıldığına göre Hamidoğlu İlyas Bey zamanında, 1358 yılında İsa Bin Musa adındaki zat için yaptırılmıştır. Türbe içindeki Baba Sultandan başka türbedarı olan Sureti Baba (Zorti Baba) ile Palaz Baba adlarında iki kişinin mezarı daha vardır. Son zamanları kadar Sakahane tabir edilen su soğutma yeri vardı. Burada bulunan küplere sabah suları gelip geçen içilirken günümüzde bunlar kalmamıştır. Türbe ziyarete açıktır.

Eğirdir Doğal güzellikleri

Eğirdir Gölü:

Isparta İl hudutları içinde olduğu kadar Göller Bölgesi’nin de en önemli göllerinden birisidir. 517 km2 yüzölçümü ile Türkiye’nin 4. büyük gölüdür. Göl iki kısma ayrılmaktadır. Kuzeyde kalan ve daha küçük olan kısmına Hoyran Gölü, güneyde kalan kısmına Eğirdir Gölü denir. Her iki bölüm Hoyran Boğazı ile birbirine bağlanır. Göl içerisinde iki küçük ada vardır. Biri Can Ada diğeri Yeşil Ada (Nis)’dır. Son zamanlarda suların azalmasıyla bu adalar bir yarım ada biçiminde Eğridir’e bağlanmıştır. Gölde sudak, sazan, sıraz balıkları bulunmaktadır. Göl doğal sit alanıdır. Gölün birinci 300 m.lik kıyı şeridi 1996 yılında birinci dereceden sit alanı olarak ilan edilmiştir. Eğirdir Gölü su sporları yapmaya elverişli bir göldür. Bunun ilk örneği 27-30 Haziran 1997 tarihlerinde Eğirdir Gölü’nde düzenlenmiş olan Akdeniz Kupası Yelken Yarışları’dır. Akdeniz Kupası Yelken Yarışları’na Akdeniz grubuna dahil, Mersin, İskenderun, Adana, Antalya, Burdur ve Eğirdir takımları katılmış olup, yarışmalar sonucunda ilk iki dereceye giren takımlar, Türkiye elemelerine girme hakkını kazanmışlardır. Son yıllarda yine uluslararası bir organizasyon triatlon yarışmaları Eğridir’de yapılmaktadır. Paraşüt, jettaki, su bisikleti, su kayağı, banana v.s. faaliyetler Eğirdir Kaleönü liman mevkii, Yeşilada çevresi, Can Ada önü, Kale arkası, Derya Restoran önü, Dolmabahçe park önü, Yazla Plaj mevkii, Altınkum Plaj-kamping mevkii ve Bedre Özel İdare Turistik Tesisleri plaj-kamping mevkii alanlarında plaj emniyet dubaları dışında yapılabilir. Eğirdir Gölünde seyahat acentelerinin programları doğrultusunda su altı gözlemciliği de yapılmaktadır.

Eğirdir Gölü Hoyran kısmı, kuş gözlemciliği için elverişli olup, her yıl bu bölgelere genellikle İngiltere ve Fransa’dan kuş gözlemcileri gelmektedir. Eğirdir Gölü, bölgede kışlayan küçük karabatak, macar ördeği, elmabaş patka, tepeli patka, sakarmeke ile Önemli Kuş Alanı (ÖKA) statüsü kazanmıştır.

Eğirdir Dağları:

Yörenin dağlık bir yapıya sahip olması diğer turizm çeşitleri kadar dağ turizminin de tercih edilmesine neden olmaktadır. Yörede dağcılık sporuna gönül 89 verenlerin değişik rota ve parkurlar kullanarak zirve yapabilecekleri Davras, Barla, Dedegül, Akdağ, Sarpdağı, Bozburun ve Eğirdir Sivrisi dağları bulunmaktadır. Bölgede kayalık bölgelerden iple iniş faaliyeti yapılmaktadır. Eğirdir Sivri Dağında, Kovada Milli Parkında günübirlik turlarla, bir program dahilinde, genellikle pansiyon işletmecileri tarafından organize edilerek yapılmaktadır. Isparta’da Single ve Tandem uçuşları şeklinde yamaç paraşütçülüğünün yapıldığı elverişli alanlar bulunmaktadır.

Eğirdir Yaylaları:

Yükseklikleri yer yer 3000 metreyi bulan dağlarla çevrili bölge adeta Akdeniz Bölgesi’nin damı niteliğindedir ve yayla turizmi için gerekli olan bir potansiyele sahiptir. Eğirdir ve yöresi Torosların kuzeye bakan yamaçlarında birçok özelliği olan dağ, yayla ve vadilerle çevrilidir. Bu yamaçlar yer yer sık ve çeşitli ağaçların donattığı ormanlarla kaplıdırlar. Yazın serin havaları ve soğuk pınarları ile kışın ise tatlı meyilleri ve yöreye göre uzun sayılabilecek karlı görünümleri ile doğayı sevenler için oldukça ilgi çekici yerlerdir. Eğirdir sınırları dahilinde Kurucaoluk, Camili, Belova ve Belkuyu Yaylaları önemli yaylalardır.

Yeşilada- Nis Adası:

Eğirdir in en güzel turizm bölgesidir. Yerli ve yabancı turistlere hizmet veren ev pansiyonculuğu gelişmiştir. Balık lokantaları da Yeşilada ya uygun bir renk katmaktadır. Yeşilada da doğa güzelliklerinin yanında tarihi zenginliklerde bulunmaktadır. Aya Stefanos Kilisesi bunlardan biridir. Önceleri koruma altına alınan ahşap evler, yerlerini yeni yapılara terketmektedir. Bu tarihi mahallede Müslahattin Dede ve Eflatun Dede Türbeleri de ziyaretçi çekmektedir.

Can ada:

Can ada Eğirdir ile Yeşilada arasında yer alan, sadece piknik alanı olarak kullanılan bir adacıktır. Ada, 7 dönümlük bir alana sahiptir. Atatürk ün Eğirdir’i ziyareti sırasında Can ada kendisine 1 Şubat 1933 tarihli Belediye encümeni kararıyla hediye edilmiş, daha sonra Atatürk ün mirasçılarına, onlardan da Eğirdir Belediyesine geçmiştir. Can ada, çadır ve karavan turizmine güzel bir mekan teşkil eder. Ayrıca güzel bir piknik alanı olarak çevre halkının ilgi gösterdiği bir yerdir.

Altınkum Plajı:

Eğirdir Tren İstasyonunun altında bulunan plaj., ince kumlu olup, gölün yüzmeye en elverişli yeridir. Soyunma kabinleri, duşu, gazinoları, büfesi, elektriği, telefonu mevcuttur. Altınkum Plajında 50 çadır kapasitesi olup, ayrıca kiralık bungalovlar da vardır. Kıyıdan 200 metre uzaklaşıldığı halde boyu geçmeyen sığlığıyla güvenli bir plajdır. Uluslararası “mavi bayrak” kapsamındadır.

Bedre Koyu:

Eğirdir Barla yolu üzerinde merkeze 11 kilometre mesafede, 1500 metre sahil şeridi olan güzel bir dinlenme yeridir. Soyunma kabinleri, gazinoları, umum mutfakları ve kampingleri vardır. Bedre koyu da oldukça sığdır.

Eğirdir Mağaraları:

Eğirdir İlçesinde araştırılmış mağaralardan İnönü, Damlataş, Kocakır, Kapız ini, Su ini, Belbaşı ve Culak mağaraları yer almaktadır.

Akpınar Köyü:

Son yıllarda sahip olduğu coğrafi konumu ve Eğirdir in doyumsuz manzarasının seyredilebileceği en güzel noktalardan biri olma şansına sahip olması bakımından yerli ve yabancı turistlerin ilgisini toplamaya başlayan yerlerden biridir. Köyün ziyaretçilerin ilgisini çeken özelliklerinden biride, nefis gözlemesi ve kendi ürettiği doyumsuz ayranıdır.

Pınar Pazarı:

Pınar Pazarı, yemyeşil bir düzlük, gürül gürül akan soğuk suları bulunan mesirelik ve belli zamanlarda geleneksel Pazar kurulan Bağlar Mahallesinde bir yerdir. Eylül ayından itibaren haftada bir gün, panayır mahiyetinde açık Pazar kurulur. Sekiz hafta devam eden pazarda , her çeşit ticari eşya, Koyun, davar üretici tarafından getirilen süt ürünleri, sebze ve meyve satılır. Kebapçı fırınları, açık hava lokanta ve kahveleri pazara gelenlerle dolup taşar. 91 Pınar Pazarı son haftasını takip eden bir günde kadın Pınar Pazarı olarak tertip edilir. Ertesi günde Konya Bucağı Mahallesinde Harhar denilen yerde aynı mahiyette bir mesire daha yapılır. Bu pazarda; alış veriş yapılarak ihtiyaçlar karşılanır, mahalli yemekler yenilip oyunlar oynanarak tatil yapılır, eski adetlere uygun olarak kız beğenilir.

Çamyol:

Eğirdir – Sütçüler karayolu üzerinde 15, kilometrede yer alan orman içi dinlenme tesisidir. İnsana ferahlık veren temiz orman havasının bulunduğu tesiste içme suyu ve piknik yapmak için gerekli olan düzenlemeler yapılmıştır.

Kasnak Meşesi Ormanı:

Eğirdir ilçesi Yukarı Gökdere köyünde ender bulunan bir ormandır. Eğirdir’e 32 km mesafededir. Kasnak Meşesi olarak bilinen (Quercus Vulcanica) ağaçları bulunmakta olup, Anıtlar Kurulu Kararı ile Doğal Sit olarak kabul edilmiştir. Saha, ülkemize has endemik bir orman ağacı olan ve yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunan kasnak meşesi (Quercus vulcanica)’nın gerek saf ve gerekse sedir ve ardıç türleri ile karıştığı güzel örnekler ihtiva eder. 1300 hektarlık bu alan Temmuz 1987 de tabiatı koruma alanı olarak tefrik edilmiştir. Günübirlik olarak gezme, yürüyüş yapma gibi faaliyetler için uygun olan bu yeri ziyaret için en uygun mevsim ilkbahar ve sonbahardır.

Kovada Gölü Milli Parkı:

İçinde eşsiz güzellikleri barındıran Kovada Gölü Milli Parkı 6534 hektar olup 03.11.1970 tarihinde milli park ilan edilmiştir. Eğirdir ilçesi Kırıntı köyü yakınlarında çam ormanları arasındadır. Çevresinde günübirlik piknik alanları olduğu gibi, çadır ve karavan turizmi de yapılmaktadır. Eğirdir, Kovada Gölleri’nde ve yaylalarda bulunan akarsu membalarında sportif olta balıkçılığının geliştirilmesi mümkün görülmektedir. Sportif olta balıkçılığı, pek çok ülkede aktif bir turizm türüdür.

Eğirdir Gezi Camili Yayla:

Merkeze 9 km. uzaklıkta çam ağaçlarıyla kaplı, göl manzaralı bir alandır. Yaz ve kış mevsimlerinde dağcılık sporu için elverişlidir.(Mustafa Sarıbaş-YLT)