Panik atak nedir?

(2 oy) 5/5 469
Yorum Yaz


1- Panik Atak

Panik atak, çarpıntı veya takipne (hızlı nefes alma) gibi belirtilerle eşlik eden, göreceli olarak kısa süren (genellikle 1 saatten kısa) şiddetli anksiyete yaşama durumudur, korkutucu ve rahatsızlık vericidir. Çoğu hasta gergin ve huzursuzdur. Hastalar bir etkinliğe aniden son verir ve ya bir yerden aniden ayrılırlar. Panik atağı yaşayan hastalar tipik olarak ölmekten, çıldırmaktan veya bayılmaktan korkarlar ve bu olasılıkların gerçek olacağına yürekten inanırlar. Panik atak korku sistemlerinin anormal biçimde aktive olmasını gösterirken, panik atak geçiriyor olmak panik bozukluk olduğu anlamına gelmez. Panik bozukluğunun en temel özelliği çoğu kez nerede ve ne zaman ortaya çıkacağı kestirilemeyen, tekrarlayıcı panik ataklarının görülmesidir. Panik nöbetleri sırasında yoğun anksiyete ve çarpıntı, terleme, soluk alma güçlüğü gibi pek çok fiziksel belirtilerin yanı sıra kontrol kaybı, çıldırma, bayılma ölüm korkuları vardır.

2-Panik Atak Belirtileri

Aşağıdaki belirtilerden dördünün ve ya daha fazlasının birden başladığı ve 10 dakika içinde en yüksek düzeyine ulaştığı, ayrı bir yoğun korku ve ya rahatsızlık duyma döneminin olması:

  1. Çarpıntı, kalp atımlarını duyumsama ve ya kalp hızında artma olması,
  2. Terleme,
  3. Titreme ve ya sarsılma,
  4. Nefes darlığı ve ya boğuluyor gibi olma duyumları,
  5. Soluğun kesilme
  6. Göğüs ağrısı ve ya göğüste sıkıntı hissi
  7. Bulantı ve ya karın ağrısı,
  8. Baş dönmesi, sersemlik hissi, düşecekmiş ve ya bayılacakmış gibi olma
  9. Derealizasyon (gerçek dışılık duyguları) ve ya depersonalizasyon (benliğinden ayrılmış olma),
  10. Kontrolünü kaybedeceği ve ya çıldıracağı korkusu,
  11. Ölüm korkusu
  12. Parezteziler (uyuşma ve ya karıncalanma duyumları),
  13. Üşüme, ürperme ve ya ateş basmaları.

3-Panik Atak Çeşitleri

Durumsal Panik Atakları: Durumsal panik atakları daima belirli bir tetikleyici durumla karşılaşıldığı zaman ve ya karşılaşma olasılığında yaşanmaktadır. Yani bu atakların nerede ve ne zaman ortaya çıkacağı önceden kestirilebilmektedir. Örneğin panik atakları hasta kapalı ve kalabalık ortamlara girdiğinde ve ya toplu taşıma aracına bindiğinde olmaktadır. Diğer anksiyete bozukluklarında görülen durumsal ataklarla karşılaştırıldığında, panik bozukluğundaki durumsal ataklarda ölme korkusu, çıldırma korkusu ve parastezi belirtileri daha fazla belirtilmektedir.

Sınırlı Belirtili Panik Atakları: Dört taneden daha az panik atağı belirtisi olan panik atakları ‘sınırlı belirtili ataklar’ şeklinde adlandırılmaktadır. Hastalar neredeyse panik atağı geçirecekmiş gibi olduklarını ve bu belirtilerin çok kısa sürdüğünü ifade ederler. Hastalara göre bu panik atakları daha az şiddetlidir. Ancak sonuçta bu ataklar da yeti yitimi ve agorafobinin oluşumuna ve tam panik ataklarının yatışmasından sonra kalıntı belirtilerin sürmesine yol açarlar.

Gece Gelen Panik Atakları: Uykudan panik halinde aniden uyandıran gündüz panik atağındaki gibi bilişsel ve fizyolojik semptomlarla subjektif korku ve rahatsızlığın olduğu panik ataklardır. Gece gelen panik atakları bir tetikleyici olmaksızın, uykudan ani bir şekilde, büyük bir korkuyla uyanma ve fizyolojik uyarılma haliyle karakterizedir. Çeşitli çalışmalarda gece ortaya çıkan atakların panik bozukluğu hastalarının % 40-70’ inde en az bir kez, % 18-45’inde ise düzenli olarak görüldüğü bildirilmiştir. Panik bozukluğu dışında görüldüğü tek psikiyatrik bozukluk travma sonrası stres bozukluğudur. Uykuya daldıktan ilk 1-4 saat içinde meydana gelir ve birçok hastaya göre gündüz ataklarından daha şiddetli ve daha fazla sayıda belirti içerirler. Gece gelen panik atağı ortalama 25 dakika sürmektedir. Gecede bir kez olması tipiktir. Hastalar uykusuzluk çekerler, uyumaktan çekinirler ve korkarlar, hatta gündüz uyumayı yeğleyebilirler. Fakat uyku yoksunluğu da yeni gece gelen panik ataklarını tetikleyebilir.

Klinik Olmayan Panik Atağı: Panik atağı yaşayan ancak herhangi bir emosyonel bozukluk (panik bozukluk, agorafobi vb.) sahibi olmayan kişilerdeki panik ataklarını tanımlamak için kullanılmıştır. Yapılandırılmış görüşme ve anketle yapılan değerlendirmelerde klinik olmayan panik atakların yaygınlığının oldukça yüksek olduğu bildirilmiştir.

Korkusuz Panik Atağı: Korkusuz (non -fearful) panik atağı, zihinsel belirtiler ve ya herhangi bir korku durumu olmadan göğüs ağrısı ile kardiyologlara başvuran hastalarda tanımlanmış ve panik bozukluğunun tıbbi hastalardaki bir değişkeni olarak değerlendirilmiştir. Göğüs ağrısı yakınmasıyla başvuran hastaların yaklaşık 1/3’ ünde korkusuz panik atağı olduğu bildirilmiştir. Ancak bu kişilerin anksiyetesinin olmadığı söylenemez. Anksiyete tipik olarak göğüs ağrısı ile karakterizedir ve diğer bedensel belirtileri içermemektedir. Üstelik bu hastalar yardım arama davranışı içine girerler. Bu hastalardaki panik atağı belirti sayısı ve agorafobi oranları diğer panik bozukluğu hastalarından daha düşüktür.

Beklenti Anksiyetesi: İlk panik ataktan sonra ve ya atakların artmasıyla beraber başka bir panik atak olacağına ilişkin korku gelişir ve hastalar dikkat, kaygılı beklenti ve hiperaktivitenin olduğu bir anksiyete durumu yaşarlar. Tekrar bir atak geçirme beklenti ve korkusuna beklenti anksiyetesi denir.

Panik atağı yatıştıktan sonra, çoğu zaman beklenti anksiyetesi ortaya çıkmaktadır. Hastalar yeni bir atağın ortaya çıkabileceği korkusunun yanında, atak sonrasında oluşabilecek sonuçlara ilişkin de büyük bir kaygı hissederler. Beklenti anksiyetesi, yoğunluğu ölçüsünde panik atağı eşiğini düşürerek, yeni atakların oluşması riskini arttırıcı bir etkiye sahip olabilir.

Beklenti anksiyetesi üç öğeden oluşur:

  • Bir panik atak geçirecek olma endişesiyle huzursuz edici ve endişeli, yoğun düşünce uğraşları
  • Tekrar panik atağı olacak bu da tehlike yaratacak inancı ve beklentisi
  • Süre giden bir korku eğilimi ve ya korku ile ortaya çıkan bedensel duyumlardan korkma (. Beklenti anksiyetesi içindeki hastalar, sürekli olarak ne zaman panik atağı yaşayacaklarını kestirmek amacıyla tüm çevresel ve bedensel ipuçlarını değerlendirmeye çalışmaktadırlar. Belirgin bir uyarılmışlık ve tetikte olma hali vardır . Bedenlerine ve beden duyumlarına ilgileri artar. Solunumu ne zaman hızlanmaya başlamaktadır? Kalp atımını neler arttırmaktadır? Efor yapsa ne olabilir? Hangi ortamlarda bedensel belirtiler ortaya çıkmaktadır? Bulunduğu yere en yakın sağlık kuruluşu aramak ve oraya nasıl hızlı bir şekilde ulaşabilir? Zihni sürekli bu gibi ek anksiyete kaynağı olan düşüncelerle doludur. Dolayısıyla beklenti anksiyetesi durumsal panik ataklarına, agorafobik kaçınma davranışlarına ve sağlık anksiyetesine zemin hazırlamaktadır