Noel baba kimdir ve nerelidir?

(0 oy) 0/5 22
Yorum Yaz


Bütün dünyada “ Noel Baba” adıyla tanınan, Avrupa ülkelerinde çoğunlukla Santa Klaus olarak bilinen Aziz Nicholas, Anadolu’da yaşamış bir din adamıdır. Günümüz İtalya’sının Sicilya adası, Napoli, Bari Almanya’nın Freiburg ve hatta Amerika’da New York kentinin koruyucu azizi olma derecesine varan önemi vardır. Her yıl 6 Aralık’ta anma törenleri yapılmaktadır. Bu yazımız işte bu tarihi kişiliği anlatıyor: Noel baba kimdir ve nerelidir?

Noel Baba farklı kültürlerde farklı isimlerle anılmaktadır. Almanya’da “Der Weinactsmann”, Fransa’da “ Pere Noel”, Hollanda’da “Sinter Klas”, Amerika’da “Santa Clous”, Çin’de ise “Dun Che Lao Ren” olarak tanınır.

Noel Baba nerelidir ve misyonu nedir?

Noel Baba yani Santa Klaus, İskandinavya ülkelerindeki iyiliksever, çocukların koruyucusu ve sevindiricisi olan Noel Baba efsanesi ile Myra’lı Aziz Nicholas’ın kişiliklerinin birleştirilerek, yarı dini ve çok popüler bir tipin doğmasıyla oluşmuştur. Bu tipin kökünün İskandinavya ülkelerinin çok eski inançlarından alındığı, Noel Baba’nın geyikleri tarafından çekilen bir kızakla dolaşmasından anlaşılır. Halbuki gerçek Myra’lı Aziz Nicholas’ın yaşadığı yerler hiç kar yağmayan Akdeniz kıyılarıdır.

Noel Baba’nın zor durumda olan çocukları, insanları koruyucu kişiliği, Kuzey’in kutsal bir varlığı, belki de çok erken çağların karanlıklarında kaybolmuş bir tanrısıyla birleşerek, Noel geceleri ortaya çıkan, çocuklara hediyeler getiren sempatik bir ihtiyara dönüşmüştür. Ne derece gerçeklere aykırı olursa olsun, Hristiyan ülkelerinde Noel Baba’nın, özellikle çocukların heyecanla bekledikleri sevimli bir kişi olarak var olduğuna inanılmaktadır.

Ayrıca Rusya ve Yunanistan’ın en saygın azizi olarak tanınmış, çocukların, mahkumların denizcilerin ve gezginlerin koruyucusu olarak saygı görmüştür.

Noel Baba’nın hayatı

M.S.300’de Patara’da doğan Nicholas, Myra Piskoposu oldu; gerçekleştirdiği mucizelerle kendi zamanında meşhur olan Nicholas, daha sonra Yunanistan ve Rusya’nın olduğu kadar, çocukların, denizcilerin, tüccarların ve bilim adamlarının koruyucu azizi haline geldi ve halen de haksız yere hapsedilmişlerin, soygun tehlikesine karşı yolcuların ve denizde zora düşenlerin azizi olmayı sürdürmektedir. Onun gerçekten yaşadığından şüphe duyanlar da olmuştur, zira Aziz’in hayatını anlatan çok sonraları yazılmış kitaplarda anlatıldığına göre birçok başarıları ve mucizeleri vardır. Myra’da yaşadığı ve öldüğü şüphe götürmez; bunun ötesinde herkes istediğine inanabilir. M.S. 325’te kendisinin kiliseye karşı gelen Arius’u tokatladığı ve bu nedenle kemiklerinin titrediğini söylediği yer olan Nikaea – İznik Konsili’ndeki varlığı en erken döneme ait olan listelerde bile yer almamaktadır.

Aziz Nicholas’ın hayatı hakkında çok şey bilinmiyor. Sonraki zamanlar da çeşitli efsaneler anlatılmıştır. Bunların ne kadar doğru olduğu tartışılır. Tahıl ticareti yapan bir ailenin çocuğu olduğu bilinir. Hayatına dair yazılan dini kitaplarda, göğün bir hediyesi, ana babasının dualarının ve verdikleri sadakaların bir meyvesi, fakirlerin kurtarıcısı olarak dünyaya geldiğine işaret edilmiş, daha bebek iken mucizeler gösterdiğine inanılmıştır.

Aziz Nicholas’ın ölüm tarihi tam olarak bilinmemekle beraber Hristiyanlarca 6 Aralık olarak kabul edilmiştir. En eski kaynaklardan VI. yüzyıla ait “ Vita Sionitae” ile “ Vita de Stratelatis” adlı eserlerde Aziz’in ölüm tarihini kesin olarak vermezler. Bu kaynaklarda sadece Aziz’in doğum yerinin, Likya’nın en büyük limanı Patara olduğu yazılmıştır.

Noel Baba ve Patara Antik Kenti

Hıristiyanlığın ilk yıllarında Havari Paulos’un, Patara’da kaldıktan sonra yoluna devam etmesi, Patara’ya İncil’de adı geçen kentlerden biri olma özelliği kazandırmıştır. İncil’deki bölümde havari Paulos’un arkadaşı Luke ile üçüncü seyahatleri sonunda, Miletos’tan Kudüs’e dönerken Patara’da kaldıkları ve buradan daha büyük bir gemiye binerek seyahatlerin devam ettikleri anlatılır. İncil’de Elçilerin İşleri 27. bölümde bu olaylar aynen şöyle aktarılmaktadır. “ 3 Ertesi gün Sayda’ya uğradık. Pavlus’a dostça davranan Yulyus, ihtiyaçlarını karşılamaları için dostlarının yanına gitmesine izin verdi. Oradan yine denize açıldık. Rüzgâr ters yönden estiği için Kıbrıs’ın rüzgar altından geçtik. Kilikya ve Pamfilya açıklarından geçerek Likya’nın Mira kentine geldik. Orada, İtalya’ya gidecek olan bir İskenderiye gemisi bulan yüzbaşı, bizi o gemiye bindirdi.”

Bugün harabe durumda olan Patara, Aziz Nicholas doğduğunda, zengin ve mamur bir şehirdi. Aziz Nicholas’ın gençliğinde Filistin ve Mısır’a yaptığı seferlerden söz edilmiştir.

Yaşadığı devrin Konstantinos dönemi veya III. yüzyıl sonu ile IV. yüzyıl başı olduğu belirtilmiştir. Ölümünden sonra Avrupa’nın birçok kentinde adına kiliseler inşa edilmiştir. Bunların en önemlisi VI. yüzyılda İstanbul’da inşa edilen Bazilika’dır.

Noel Baba’ya ithafen anlatılan hikayeler

Yaşantısı ve mucizeleri hakkında gerçekliği tartışılacak, sayısız hikayeler anlatılmıştır. Piskopos olma kararının kehanetlere veya seçim toplantısı kararına göre, ertesi günü kiliseye giren ilk adam olmasına dayanılarak verildiği söylenir. Diğer hikayeler, imparator Diocletianus devrinde (284–305) Hristiyanlara yapılan zulümler sırasında çektiği acılarla ilgilidir. İnancından dolayı hâkimler tarafından tutuklanıp zincire vurulmuş, birkaç yıl sonra Hristiyan İmparator Konstantinos tarafından serbest bırakılarak Myra’ya geri dönmesi sağlanmıştır.

Diğer bir hikayede Azizin M.S. 325 yılında Nikaea’da ( İznik) toplanan konsüle katıldığı anlatılır. Bir defasında İmparator Konstantinos’un rüyasına girerek, haksızlıkla ölüme mahkum edilmiş olanları serbest bırakmasını söyler.

Bir diğerinde fakir bir tüccar, kızlarını evlendirmeye gücü yetmeyince, onları satmayı düşünür. Aziz Nicholas, tüccarın evine üç kese dolusu para atarak, kızları kötü yola düşmekten kurtarır. Bu hikâyeden çocukların Santa Klaus gününde hediye almalarının sebebi olduğu gibi, Avrupa’da rehinecilerin, dükkânlarına üç altıntop asma geleneğinin de kaynağı olduğuna inanılır. Aziz’in resminin ikonalar da üç altıntop ile tasvir edilmesinin sebebi de bu hikâyeye dayandırılır.

Noel Baba’nın mucizeleri

Aziz’in sağlığında din adamı olarak çalıştığı Likya sahilleri, Akdeniz’in en önemli denizcilik merkezi, burada yaşayanlar da Akdeniz’in ünlü denizcileriydi. Bu nedenle, Aziz’in denizle ilgili birçok mucizesine din kitaplarında da rastlanır.

Bunun dışında da şu iki hikaye aynı zamanda onun, çocukların da koruyucu azizi olduğunu gösterdiğine inanılır. Bu hikayelerden biri aynı zamanda en ünlüsü “Turşusu Kurulan Çocuklar”dır. İnsanlar açlıktan kırılırken, kasap üç genci evine davet edip satmak için uykularında parçalar ve tuzlayarak, fıçıların içine bastırır; amacı onların etlerini satmaktır. Olanları meleklerden öğrenen Aziz Nicholas, kasabın evine koşar ve gençleri yeniden diriltir.

Nicholas’ın muhteşem güçlerini dile getiren, hapistekileri, deniz kazasına uğrayan denizcileri ve yolcuları kurtarma, kabaran nehir sularını ikiye ayırma, ölüleri hayata döndürme, kayıp eşyaları bulma ve diğer şekillerde zorda kalanların dualarına karşılık verme ile ilgili pek çok öyküsü bulunmaktadır. Bir seferinde ise kendi şehrinin kurtarıcısı olarak ortaya çıkar; kıtlık döneminde Aleksandra’dan Byzantion’a mısır taşıyan bir gemi filosu Andriace’ye uğrar, Nicholas bunu duyunca hemen limana koşar ve kaptanlardan gemi başına 100 kile mısırı şehirde bırakmalarını ister, onlarda bu dileğe isteksizce de olsa uyarlar. Ancak filo başkente vardığında kargosunun eksiksiz olduğu görülür. Aziz tarafından bu şekilde sağlanan mısır, Myra’lıları mucizevî bir şekilde iki yıl boyunca besler ve hatta ekim için yetecek kadar da artar. Bu belki de Aziz’in, denizcilerin piri olmasına bağlanan mucizelerden biridir. Çünkü Akdeniz’de seyreden gemicilerin sefere çıkmadan önce birbirlerine iyi dilekte bulunmak için “ Dümenini Aziz Nicholas tutsun” demeleri gelenek olmuştur.

Azizin daha gençliğinde bile mucizeler yarattığına inanılır. Bu inanca göre inşa halindeki bir kilisenin yıkılmasıyla enkaz altında kalan Nicholas annesi ağlayıp inlerken, üzerine yığılan taşların altından sağlam olarak kurtulmuştur. Bir süre sonra babası öldüğünde büyük bir servetin tek mirasçısı olmuş ve servetini yoksullara yardım için harcamaya karar vermiştir.

Aziz Nicholas’ın yaşamı ile ilgili bir öykü de şöyledir; Nicholas hacı olmak üzere Kudüs’e gider. Geri dönüşünde fırtınaya tutulan gemiyi dualarıyla batmaktan kurtarır, denize düşerek boğulan bir denizciyi de diriltir. O günden sonra Aziz Nicholas denizcilerin de koruyucu azizi olarak kabul edilmiştir.

Nicholas bir müddet sonra Patara’nın komşu kenti Myra’ya göç eder. Myra başpiskoposu ölmüştür. Yerine geçecek kişi üzerine anlaşma sağlanamamıştır. Bunun üzerine sabah kiliseye ilk gelen kişinin başpiskopos olması kararlaştırılır. Aziz Nicholas kiliseye gelen ilk kişi olduğundan başpiskopos seçilir. Burada da mucizelerine devam ederek üç askeri ölümden kurtarır.

Rivayetlere göre; Aziz Nicholas’ın 6 Aralık 343’te 65 yaşında iken öldüğü sanılmaktadır.

Günümüzde Noel Baba

Noel Baba, efsaneye göre kuzey kutbunda eşi ile birlikte yaşar. Elleri ile çocuklar için oyuncaklar yapar. Çocuklar kendisine mektupla Noel için istedikleri hediyeyi bildirirler. Noel Baba da ren geyiklerini çektiği uçan kızağını hediyelerle doldurur ve evlere bacalardan girerek herkesin hediyesini dağıtır. Bu arada çocuklar tarafından kendisi ve geyikleri için bırakılan süt, kurabiye, havuç gibi yiyecek ve içecekleri tüketirler.

Noel Baba günümüzde kır saçlı, uzun kır sakallı, sevimli, koca göbekli, ton ton birisi olarak resmedilir. Beyaz tüyleri olan kırmızı bir cübbe giymekte aynı görüntüde bir de külah takar.

Nicholas her zaman ihtiyaç içinde olan herkese cömertçe yardım eder. Bu noktada bazı kişiler Nicholas’ın para ya da armağanları dağıtma şekli konusunda farklı düşünür. Kimisi bacadan girdiğini, kimisi geyiklere bağlanmış bir kızakla yolculuk yaptığını, kimisi de paraları evlerdeki kuruması için asılmış çorapların içine bıraktığını söyler. Bu konudaki en tutarlı ifadeler George Otis’in kitabında yer almaktadır. Buna göre Noel Baba’nın kış ülkesine özgü olan görüntüsü 1823 yılına kadar şimdi söylendiği gibi değildir. Santa Klaus mitine göre, bu ilk olarak bir şiir aracılığıyla literatüre girmiştir. Geyiklerin çektiği kızak, damdan inmek, havadan uçmak ve Noel Baba’nın giysileri ile ilgili bilinen ilk kaynak sözü edilen şiirdir. Şiirin kaynağı da Şamanizm ve Sibirya yaşam tarzından gelmektedir. Yorumu yapan More uzak doğu dilleri uzmanı olarak Koryak, Kamhndal ve Chukchi adlı halklardan ilham alındığını ve Noel Baba kültünün oluştuğunu iddia eder. O halklar için geyik, Hindistan için inek neyse o kadar değerlidir.

Günümüzdeki Noel Baba imajı, karikatürist Thomas Nast’ın 1863 yılında Harper’s Weekly dergisinde yayınlanan çizimlerine dayanır. Nast’ın çizimleri ise 1822’de Amerikalı şair Clement Clarke Moore’un yazdığı kabul edilen ve ölümünden sonra kendisine atfedilen, “A Visit from Saint Nicholas” (Aziz Nikola’nın Ziyareti) ya da “It was the Night Before Christmas” (Noel’den Önceki Geceydi) adlı şiirden esinlenmiştir. Popüler Noel Baba imajı, çizer Haddon Sundblum’un, 1931 yılından itibaren Coca Cola şirketi için hazırladığı çizimlerle son halini almıştır. Sundblum’un Noel Baba’sı, şişman, beyaz sakallı, uçları beyaz kürklü kırmızı bir kıyafet giyen, siyah kemerli, siyah çizmeli, yumuşak kırmızı şapkalıydı.(G.Yörük-YLT)