Nirvana nedir? Nirvanaya nasıl ulaşılır?

(0 oy) 0/5 480
Yorum Yaz


Bu kavram, doğu-dini felsefesinin en önemli ve önemli parçalarından biridir. Genel olarak, Doğu felsefesindeki her kavram birbirine bağlı olduğundan, her parça ayrılmaz olarak kabul edilebilir. Bu kavram tüm canlıların en yüksek amacını temsil eder. Genel olarak, Nirvanaya ilişkin açıklamalarının çoğu, bu sıkıntılardan kurtulmanın, arzuların, daha yüksek maneviyatın elde edilmesinin anlamına gelir. Bu temele oturan yazımızda sizlere Nirvana nedir? Nirvanaya nasıl ulaşılır? Sorusunun cevabını vermeye çalışacağız.

Budizm’de insanın kaderi acı, cehalet, hastalık ve ölümle nitelendirilir. Bunlar arasında ise acı (Sanskritçe’de duhkha, Palice’de dukkha) temel motifi oluşturur. Bazen acı ve cehalet eş anlamlı olarak kullanılmaktadır. Kainatın oluşumu ve eşyanın geçiciliğini anlayamayan cahil kişi acı çeker. Buda’nın öğretisinin temel hedefi insanın karşı karşıya kaldığı bu sıkıntılardan, özellikle de acıdan kurtuluştur. İşte nirvana bu acıyı bertaraf etme, ortadan kaldırma ve ondan kurtulmadır. Nirvana, acının ortadan kalktığı mükemmel bir haldir;  Cehaletin ortadan kaldırılması ve onun yerini hikmetin almasını içerir. Cehalet aydınlanmanın önündeki en büyük engeldir. Cehalet istekleri, eğilimleri belirler ve o da mevcut ve gelecek yaşamda bilincin ve şahsiyetin biçimlenişini sağlar. Benliği idrak sayesinde cehalet ortadan kalkar. Benliği idrak da belli bir konsantrasyon ve sezginin sonucunda gerçekleşir.

Budizm’in hedefi insanı güvene, huzur, mutluluk, dinginlik ve nirvanaya ulaştırmaktır. Buda, etimolojik olarak “söndürmek” anlamına gelen nirvana sözcüğünü yaşamdaki hedefi isimlendirmek için kullanmıştır. Nirvana, odunla beslenmeyen ateşin bir süre sonra sönmesine benzetilir. Hint düşüncesinde ateşin sönmesi onun tamamen ortadan kalkması değil, potansiyel hale dönmesi anlamına gelir. Söndürülmesi gereken şey sonlu benlik ve onu besleyen üç kaynaktır, yani “hırs, nefret ve şehvettir. Caynistler, kainatın zirvesinde yer alan ve kurtuluşa ermiş ruhların mekânı için nirvana sözcüğünü kullanırlar. Budizm’de o, “ortadan kalkma, yok olma” anlamına gelir. Ancak bu, yukarıda da ifade ettiğimiz gibi “varlık anlamında bir yok olma değil arzuların yok olması”dır. Budist metinlerde nirvana dağ zirvelerinin serinliğine de benzetilir. Nirvana sözcüğü Vedalar ve Upanişadlarda bulunmamakla birlikte, Mahabharata ve Bhagavadgita’da yer alır. Bu metinlerde kelime kurtuluşa ermiş ruhların kutsal ile birleşme mekanı olarak geçer.

Hint felsefesi metinlerinde Nirvana ne anlama gelir?

Buda, nirvananın tanımını yapmamıştır. Ancak onu “sonsuz mutluluk” ve “bahtiyarlıkla nitelemiştir. Yine onun “daha bu hayattayken ölümsüzlüğe sahip olacaksınız” ve “arhat daha bu hayatta, kendi içine kapanmış, ona ulaşmış olarak, mutluluğu içinde hissederek, zamanını Brahman’la geçirir”gibi sözleri nirvana bağlamında yorumlanmıştır. Eliade, bütün bunların nirvananın varlığına delil kabul edilebileceğini belirtir. Buda nihai kurtuluş (nirvana, nibbana) konusunda pragmatik bir tavır takınmıştır. O, taraftarlarını nirvananın mahiyetini anlama konusunda çaba harcamaktansa ona ulaşmak için gayret sarf etmelerini istemiştir.

  • Önde gelen Budist metinlerinden olan Dhammapada’da, “ölümsüzlük mekânı”, “mutlak memnuniyet”, “sarsılmaz mekân”, “bütün arzu ve nefretlerin kesilmesinin ödülü” olarak nitelenir.
  • Udana’da ise nirvana şöyle tasvir edilir: “Ey keşişler! Doğmamış, olmamış, yapılmamış, birleşmemiş bir şey vardır. Bunlar olmasaydı doğmuş, olmuş, yapılmış ve birleşmişten kaçış olmazdı.
  • Suttanipata’da “sükûnete ermiş kimse için bir ölçü yoktur” denilir.
  • Yine kutsal metinlerde nirvana hâli “ölüm hâlinin ötesi”, “sözle ifade edilemez”, “tartışmanın ötesi”, “mantıki akıl yürütmenin ötesi” şeklinde tanımlanır.
  • Madhyamakasastra’da ise şöyle denilir: “Nirvana ne kurtuluştur ne ulaşılandır, ne yok oluş ne ebedîliktir, ne ortadan kaybolan ne de yaratılandır.

Budist anlayışa göre Nirvana ne anlama gelir?

Budist anlayışa göre, bu kavram semavi varlıkların yaşadığı bir cennet değildir. Bu tamamen aşkın bir gerçekliktir; insanoğlunun gördüğü, hissettiği, bildiği veya hayal ettiği bir şey değildir. Nirvananın anlamı ve mahiyetini kavramak isteyenler, aydınlanmaya ulaşarak onu tecrübe etmelidir. Aydınlanmaya ulaşamayanlar onu bilemez ve anlatamazlar. Budist metinlere göre nirvana, tahayyül veya aklın objesi değildir. Onu sadece tecrübe edenler bilebilir ve ona ulaşanlar samsara çarkından kurtulur. Zaten sözcüklerle tarif edilemeyen bu hakikati idrak eden kimseler onun hakkında konuşmazlar. O, ancak azizlerin nazarıyla, yani aşkın bir organla görülebilir ve nihai haldir, o ne doğmuştur ne de doğurulmuştur. O, aşkındır, bütün beşeri tecrübelerin ötesindedir. Onun olmadığını söylemek anlamsızdır, çünkü o, bir bilme konusu değildir. Renklerin, nesnelerin görüldüğü ve bilindiği gibi görülemez, bilinemez. Ancak etkinliği bilinebilir. Meditasyon yapan yogi, onun bilincine ulaşır.