Moda – Modanın kısa tarihçesi

(13 oy) 4/5 5620
Yorum Yaz


1-Moda Nedir?

Moda, kelime anlamıyla toplumun tüketim eğilimlerini belirleyip tüketim anlayışı olarak tanımlamaktadır. Moda bununla beraber, İtalyancada değişiklik gereksinimi veya süsleme özentisiyle toplum yaşamına giren geçici yenilik olarak ifade edilmektedir. Modanın bir diğer anlamın da, belirli bir süre etkin olan toplumsal beğeni, bir şeye karşı gösterilen aşırı düşkünlüktür. (Vikipedia sözlük) Moda ile ilgili farklı kaynaklar ise “Moda’yı, “Giysi, etiket, davetler ve diğerlerinin günlük alışkanlık veya stili” ve “Giyimin, davranışların vb. özellikle seçkin veya seçkin olmak için yapılanan bir toplum tarafından geleneksel kullanımı. ’şeklinde tanımlamaktadır.

Moda kelimesinin ne anlama geldiğini kısaca özetlemek gerekirse: Moda, bir toplumun tüketim trendlerinin genel ifadesi, belirli bir dönem içinde etkin olan toplumsal beğenisidir. Modanın birçok değişim tanım ve anlatımları bulunmaktadır bu tanımlamalarla modayı daha açık ifade etmek gerekmektedir. Moda kitlelerin eğilimleri ve toplumun öne gelenleri eğilimin şeklini belirleyebiliyorsa o zaman moda çok önemli bir kavramdır. Moda tarihteki duruşu itibariyle aslında çok güçlü bir kelimedir. Bir ülkenin kraliçesi ve kralının giyim tarzı o ülkenin halkına örnek olmaktaydı. Büyük ressamların resimlerinden tutun da, mucitlerin buluşlarına kadar yapılanların ve kişilerin modayı saptamakta büyük bir etkisi olmaktaydı. Fakat moda, günümüzde anlamca çok farklı kullanılmaktadır.

2-Moda Nasıl Ortaya Çıktı?

Barınma beslenme ve giyim insanların temel gereksinimidir. Giyinmeye duyulan gereksinim eski çağlarda insanların vücutlarını doğanın etkilerinden koruma düşüncesiyle doğmuştur. İnsanların güzel görünme ve dikkat çekme arzu ve istekleri daha iyi ve daha güzeli arama çabaları ile iyi giyim deyimi ortaya çıkmıştır. Bu süreç bizlere aslında modanın tarihçesini ortaya koymaktadır.

Moda, daha iyi ve güzeli arama duygusu yıpranan eskiyen giysinin yerine aynısını değil de farklısını edinme isteği ile başlamıştır. Moda, temelde ısınmak veya korunmak amacına hizmet etmekten çıkıp insanlığın kendini güzel ve çekici olmaya kişiliğini, duygularını, yaşam koşullarını, statüsünü ifade etmeye yönelik hizmet etmek için doğmuştur. Tarih boyunca aynı bölgede yaşayan insanlar aynı giyinmiştir. Her bölgenin lideri kalabalığın içinde fark edilmek istemiştir. Bundandır ki 1400’lerde verilen balolarda kral ve kraliçe konuklarının kendilerinden şık olmaması için; ‘giysiler, toplumdaki yerlerini belli etmelidir. ’diye hükmetmiştir.

1845 yılında Elias Howe’un dikiş makinesinin icadına kadar elleriyle dikiş yapıyordu. Modacılar kişiye özel çalışmaktaydılar. Hazır giyim ilk kez Charles Worth ile başlamıştır. Kendi tasarımlarını hazırlayıp müşterilerini görmeleri için çağırıyordu.

3- Modanın Kısa Tarihi

Moda kavramı ilk olarak 1900’lü yıllarda ortaya çıkmıştır. 1900 yılında modern yüzyılın terzilerinden Charles Worth’un yanında çalışan Paul Poiret dört yıl sonra Paris’te kendi atölyesini açmıştır. Yarattığı elbiseler terzilik açısından yeni buluş olarak değerlendirilmektedir. Doğu’dan esintilerini elbiselerine yansıtan Poiret, kemeri yukarı taşıyarak göğüslerin yumuşaklığını açığa vuruyordu. Gece elbiseleri Poiret’nin özgür kadınını ortaya koymaktadır. 1902 yılında Thomas Burberry ilk kez olarak markasını gabardin üzerine yazdırmıştır. 1905 de gazetelerde moda ekleri yayınlanmaya başladı. 1906 yılında Guccio Gucci aksesuar üzerine çalışan şirketini İtalya’nın Floransa kentinde kurmuştur. Gucci kalın kaban kumaşından ilk ünlü çantasını 1925’te yaptı. 1932’de de John Wayne’den saray soylularına herkesin ayağına birer mokasen loafer giydirmiştir. Hala kaliteli, lüks ve klasik sevenlerin çanta ve ayakkabıdaki ilk tercihi olmaktadır. 1913 yılında Gabriel Coco Chanel şapka tasarlamaya başlamasıyla moda dünyasına girmiştir. Chanel 1914’te Arthur “Boy” Capel’in desteğiyle biri Paris diğeri Deauville’de olmak üzere iki butik açmıştır. 20’lerin başlarına doğru moda evi açarak işine devam etmiştir.

Erkek kıyafetlerinde kullanılan birçok aksesuar ve modeli kadın kıyafetlerine uygulayarak, kravatlı, ekose ceketli, şapkalı özgür kadın imajını yaratmıştır. 1915 yılında Jeanne Lanvin, çiçekli giysilerle büyük ün kazanmıştır. 1916 da devam eden I. Dünya Savaşı’nın insanlar üzerindeki etkisi modaya da yansıdı ve modeller askeri tarza yakınlaşmaya başlamıştır. 1919 Chanel, Paris Rue Cambon’da mağaza açtı. Ardından da 1921 yılında Chanel, ünlü parfümü No.5’i piyasaya çıkarmıştır. 1927 Salvatore Ferragamo Amerika dönüşünde İtalya’da üretime başlamıştır. Her zaman kusursuz ayakkabılar üretmeyi kendine ilke edinmiştir. Salvatore Ferragamo ününe patent hakkını 1926’da alınmış mantardan yapılmış sivri topuklar ve platform ayakkabıları ile kavuşmuştur. 1929 Charleston akımı tüm dünyayı sarmıştır. 1932 İtalyan Nina Ricci, Paris’te butik açmıştır. Kısa sürede ürettiği muhteşem kozmetikleriyle ün kazanmıştır. 1933 Rene Lacoste, dünyaca meşhur timsahlı tişörtü yarattı. Doğum gününden bu yana Lacoste, spor ama fazla klasik modellerde ısrar etmiştir. Orta yaşlı, üst düzey yöneticilerin yat gezintilerinde, golf de ve özellikle de tenis oynarken vazgeçemedikleri bir marka olmuştur.

1937 Marie Claire ilk adımlarını attı. 12 Şubat 1947 de Christian Dior Paris Avenue Montaigne’de ilk kez koleksiyonunu sunmuştur. O günlerden hafızalarda arta kalan, dışarının soğuğu ve podyumdaki mankenlerdi. Korseyle sıkılmış beller, ortaya çıkarılan dekolte, aşağıya doğru genişleyerek inen etekler. Dior her şeyin ortasında küçük bir bürokrata benziyordu, ama o savaştan sonra ortaya çıkan bir şatafatın prensiydi. Yeni kadın, yeni imaj işte o defileden sonra doğmuştur.

1960’lı yılların sonu 1970’ li yılların başlarında modada yeni romantik stil doğmuştur. Bu romantizm Dior salonlarından gelen bir akımdan farklı idi. Halk giysilerinden gelen bir esinti modaya yün kumaşlar, Meksika pançoları, Hint şalları, Çingene giysileri kazandırmıştı. 1965 Paco Rabanne, metal elbiseler üreterek modada tam bir dalgalanma yaratmıştı. 1970’ li yıllarda ünlü Japon modacıları Kenzo Takado, Mitsuhiro Matsuda, Yohji Yamomoto, Issey Miyake sayesinde Avrupa giysilerinde doğu rüzgârları esmeye başladı. Bu modacılar bir taraftan orijinal Avrupa giysileri üretirken, diğer taraftan da geleneksel doğu kıyafetlerinin detayları üzerine çalıştılar. Hatta Kenzo Takado Avrupa modasına doğu köylü kıyafetlerinden alıntılar bile eklemeyi bile ihmal etmemişti.

İnsanların bir kısmına göre 80‘li yılların estetiği Georgio Armani ile gelmiştir. Diğerlerine göre ise Versace 1972 yılında Milano’da çalışmaya başlayarak ve 1978 yılında ilk ‘pret-a-porter’ koleksiyonunu yaratarak, 80’li yılların havasını tamamen değiştirmişti. Versace çalışmalarının reklamına çok önem verir, reklama büyük bütçe ayırırdı. Dünya çapında ün kazanan Versace ilk defa Super Star sistemini moda ile birleştirmeyi başarmıştı.1984 Donna Karan, Amerika’da popüler oldu. Böylece modern moda, defile için yaratılan moda, ünlü terzilerin yarattığı moda hepsi bu yüzyıl içinde doğmuştur. (H.S.İnnap-YLT)