Mitolojide su

(2 oy) 5/5 837
Yorum Yaz


Su, bütün potansiyel ve üretken güçleri temsil eder, sular tüm varoluşun kaynağıdır. Su, bütün kültürlerde: Kozmogonide, mitlerde, mitolojide, ritüellerde ve ikonografide her zaman aynı işlevi görür; her biçimin öncülü, her yaratının desteğidir.

Erginlenme  ritüellerinde su bir “yeniden doğum” bahşeder; büyüsel ritüellerde iyileştirir, cenaze törenlerinde ölümden sonra doğumu garantiler. Bütün potansiyel güçleri kendinde toplayan su (hayat suyu) yaşamın simgesidir. … Ayın ve suyun ritmleri aynı kaderi paylaşır, tüm biçimlerin düzenli aralıklarla görünüp kaybolmasını yönetir, evrene döngüsel yapısını kazandırır. Bu nedenle tarih öncesi çağlardan beri su-ay- kadın üçlüsü hem evrenin hem de insan üretkenliğinin yörüngesini biçimlendirir gibi görünmektedir. Spiral, sümüklü böcek (ay amblemi), kadın- su- balık yapısal olarak tüm kozmik düzlemlerde aynı doğurganlık simgelerini paylaşırlar.

Su, tüm yaşam düzlemlerinde hayatın ve büyümenin kaynağıdır. Hint mitolojisinde Narayana’nın göbeğinden çıkan kozmik ağaca tutunarak yüzdüğü ilk su temasının pek çok versiyonu vardır.

Babil kozmogonisinde de, su kaosu, ezeli okyanus, apsu ve tiamat temaları vardır; apsu daha sonra üzerinde yeryüzünün yüzeceği tatlı su okyanusunun kişileştirilmiş halidir; tiamat, canavarların bulunduğu tuzlu ve acı su denizidir. Dünyaların doğduğu ilksel sularla ilgili geleneğin, eski ve ‘ilkel’ kozmogoni mitlerinde pek çok farklı versiyonu bulunabilir.

Mitolojide ejderha motifi

Suda yoğunlaşmış mutlak gerçekliği temsil eden, deniz hayvanları, özellikle balıklar ve deniz canavarları kutsaldır: Ejderhalar, yılanlar, kabuklu deniz hayvanları, yunuslar ve balıklar su amblemleridirler. Okyanusun derinliklerinde barınan bu hayvanlar derinliğin kutsal gücüyle sarmalanmışlardır. Göllerde uyurken ya da nehirleri geçerken yağmuru,  nemi, seli dünyanın bir o yanına bir bu yanına dağıtır ve dünya üzerindeki bereketi kontrol ederler. Ejderhalar, bulutlarda ve göllerde yaşarlar, yıldırımın efendileridir. Göğün sularını boşaltır ve tarlalara ve kadınlara bereket dağıtırlar.

Çin ve Güneydoğu Asya kültürlerinde ejderha ve yılan ritmik yaşamın simgesidir; “çünkü ejderha yaşamla uyum içindeki dalgalanmalarıyla yaşamı besleyen ve uygarlıkları doğuran suyun ruhunun simgesidir.

Biçimi olan her şey sudan çıkmıştır ve suyun üstündedir. Buna karşılık, sudan çıkan her biçim, artık potansiyel değildir; böylece ‘her biçim’ zamanın ve yaşamın kurallarının eline düşer; sınırlanır, tarihe dahil olur, evrensel geleceğin bir parçası olur ve özünden koparak yok olur; tabii eğer düzenli olarak suyun içinde eriyip giderek yeniden canlanmaz, kozmogoninin ardından gelen ‘tufan’ tekrarlanmazsa. Suyla arınma ve yıkanma ritüelinin amacı yaratılışın meydana geldiği zamanı, yani in illo tempore’yi canlandırmaktır; dünyanın ya da ‘yeni insanın’ doğumunun simgesel tekrarlarıdırlar.(G.Çınar-YLT)