Mitolojide burçlar

(3 oy) 4/5 2510
Yorum Yaz


Mitolojide Burçlar antik dönemlerden günümüze kadar yıldızlar, mitolojik kişiler veya hayvanlarla özdeşleştirilen semboller yani takımyıldızlar biçiminde gruplandırılmışlardır. Bütün büyük uygarlıklar, astrolojiyle ilgilendiklerini açıklayan bilgiler bırakmışlardır. Bâbil, Sümer, Akat, Mısır, Hint, Çin, Maya, İnka, Yunan, Roma ve Arap uygarlıkları bunlar arasındadır. Burçlarla ilgili en erken tarihî bilgilere, Sümerlere ait çivi yazılı metinlerde muğlak bir şekilde rastlanmaktadır. Bununla birlikte Ön Asya’da buna ait sistemli bilgiler, milâttan önce II. bin yıldan itibaren yazılan Akadca, Elamca ve Hititçe metinlerde göze çarpmaktadır.

Milâttan önce I. bin yıldan itibaren tam olarak ele geçen Asur-Bâbil burç isimleri şöyledir : “Kusarikku (Koç), Alpu (Boğa), Tuâmu rabû-ti (İkizler), Pulukku (Yengeç olmalı), Arû (Aslan), Sim (Başak), Zibânitu (Pençe, tam bilinmiyor), Akrabu (Akrep), Qastu (Ok), Saha (Keçi, tam bilinmiyor), Kâ (Kova olmalı), Nunu (Balık)”. Daha erken devirlere ait metinlerde adları tam olarak tespit edilemeyen bu burçların yılın belli dönemlerinde sabit bir yörünge boyunca hareket ettiğine ve bu hareketlerinin yeryüzündeki hayatı etkilediğine inanılırdı. Mezopotamya geleneğinde gök cisimlerinin tanrı olarak kabul edilmesi ile bu inanç arasında yakın bir ilişki mevcuttur. Buna göre insanlar hangi burcun altında doğarlarsa o burcun tanrısının etkisi ve himayesinde olurlardı. Meselâ Akrep döneminde doğanlar, en kızgın ilâhların 7 hâkimiyetinde oldukları için tehlikeli insanlardı. Boğa döneminde doğanlar ise savaş tanrılarının himayesinde bulunduklarından iyi birer savaşçı özelliği taşırlardı. Mısır’da Helenistik döneme kadar burçlarla ilgili herhangi bir kayda rastlanmamış, orta krallık döneminde ise “dekan” adı verilen değişik bir burç sistemi ortaya çıkmıştır.

Burçların insan üzerine yaptığı etki hakkında en ayrıntılı bilgiler Mezopotamya ve özellikle Asur geleneğini takip eden Yahudi-İbrani literatüründe görülür. Yörüngenin burçlara bölünmesine ait ilk net bilgilerse Ortaçağ’lara ait “Sefer Yesirah” adlı bir kitapta ortaya çıkmıştır. Buna göre İbranî literatüründeki on iki burcun adı şöyledir: “Taleh (Koç), Shor (Boğa), Te’omim (İkizler), Sartaz (Yengeç), Aryeh (Aslan), Betullah (Başak), Moz-nayim (Terazi), Akrav (Akrep), Keshet (Yay), Gedi (Oğlak), Deli (Kova), Dağım (Balık)”. Bu burçların tekabül ettiği zaman dilimleri bugün kabul edilen sıranın aynıdır.

Greko-Romen astrolojisine göre on iki burç on iki “hâne” oluşturmakta ve her hâne insanın belli bir yönünü etkilemektedir. Buna göre; Koç burcu beden ve kişiliği, Boğa zenginliği, İkizler bilgi ve ifade gücünü, Yengeç sadakati, dehayı ve merak güdüsünü, Aslan soy, zevk ve hayalciliği, Başak sağlığı ve görev bilincini, Terazi evlilik ve ortaklık duygusunu, Akrep yeniden doğum ve ölümü, Yay ideolojiyi ve başka ülkelere merakı, Oğlak meslek ve statüyü, Kova umut ve dostluğu, Balık sınırlama ve kuşatma güdüsünü etkiliyordu.

Hinduizm’de “naksatra” denilen yirmi sekiz burç vardır. Sâsânî dönemine ait İran metinlerinde on iki, Çin geleneğinde de “siu” adını alan yirmi sekiz burç vardır.

Mitoloji ve burçların ilişkisini anlattıktan sonra şimdi burçların mitolojideki anlamlarına geçebiliriz:

Mitolojide koç burcu; Yunan mitolojisinde kahramanlık, cesaret, güç ve başarıları anlatılan altın postlu koç hikâyeleri ile özdeşleştirilmiştir.

Mitolojide boğa burcu; verimlilik sembolü olarak görülmüş ve Mısır kültürünün dini simgesi haline gelmiştir. Yunan mitolojisine göre bu burç Zeus’un Europa ile olan aşkından doğmuştur. Diğer bir efsane de İştar ile Gılgamış arasındaki söylencedir.

Mitolojide ikizler burcu; Pek çok kültürde yer alan ikiz kardeşler hikâyelerinden biri olan Zeus’un oğulları “Castor” ve “Pollux” İkizler burcunun sembolü olmuşlardır.

Mitolojide yengeç burcu; Yengeç burcunun sembolü tarih boyunca değişik şekillere girmiştir. Babiller önceleri kaplumbağa olarak tasvir etmişlerdir. Araplar ise bu yıldız kümesini “el seretan” olarak adlandırmışlardır.

Mitolojide aslan burcu; Tarih boyunca krallık ve kahramanlık sembolü olarak değerlendirilen Arslan burcunu temsil eden mitolojik figür Herkül’dür.

Mitolojide başak burcu; Başak burcu saflığı ve temizliği simgeleyen bir bakire olarak temsil edilir. Bazı kültürlerde adalet, bazılarında ise hububat veya mısır tanrıçasıdır.

Mitolojide terazi burcu; Terazi burcu, başlangıçta Akrep burcunun bir parçası olarak düşünülürken ilk kez Mısırlılar tarafından bir takımyıldızı olduğu keşfedilmiştir. Başlangıçta, akrebin kıskaçları olarak 8 düşünülmüşse de sonradan Romalılar, bu tarihlerde gece ile gündüz eşit duruma geldiğinden denge eşitlik anlamına gelen teraziyi kabul ettiler. Terazi, canlı bir varlığın adı verilmemiş tek burçtur. Arap astronomlar, bu burcu “El Züben” (kıskaçlar) olarak tanımlamışlar ancak daha sonra Romalıların etkisiyle dengenin kefeleri anlamına gelen “El Kiffeten” demişlerdir. 

Mitolojide akrep burcu; Akrep burcu Mezopotamya’da karanlığın simgesiydi. Yay burcu, okunu Akrebe doğrultmuş yarı insan, yarı canavar, insan başlı bir at biçiminde tasvir edilmiştir. Yunan mitolojisinde Tanrı Pan’ın okçuluğu icat eden oğlu Crosus olarak bilinir.

Mitolojide oğlak burcu; Hikayeleri tarih öncesine dayanan Oğlak burcunun pek çok hikâyede karşımıza kurbanlık olarak çıktığını görüyoruz. Oğlak, Yunan tanrılarından Pan ile bağlantılıdır. Pan, tarım yapan köylüler ile kırsal kesimde yaşayan insanların tanrısıdır. Oğlak, literatürde “boynuzlu keçi” anlamına gelmesine rağmen genellikle “deniz keçisi” ya da “keçi balık” olarak anılır. Eski bir takım yıldızıdır ve Zodyak kuşağının ilk üyelerindendir.

Mitolojide kova burcu; Mısırlılarda Nil nehrinin taştığı dönemle ilişkilendirilmiştir. Kadim Mısır tanrılarından Hapi, Kova burcunun simgesi sayılırdı. Hapi, kadim Mısır’da ölülerin iç organlarını korumakla görevli bir tanrı olarak anılır. Kova burcu ile ilişkilendirilmesinin nedeni ise elinde tuttuğu camdan iki kapta bulunan Nil nehrinin sularını toprağa boşaltırken resmedilmesidir. Mısırlılar için bu resmedilme şekli, berekete işaret eden bir olaydır. Akan sular, verimlilik ve geleceğe yönelik bir iyimserlik taşır.

Mitolojide Balık burcu; mitolojik olarak Hıristiyanlık sembolleri içinde yer alır. Hz. İsa’nın mucizeleri genellikle balık sembolü ve suyun kutsallığı ile birlikte anılmaktadır. Balık, aynı zamanda sembolü itibariyle karşıt yönlere giden iki balık olarak tasvir edilir. Bu iki balık, hayatın iki yönünü, maddi ve manevi boyutları ifade eder.(z.özer-ylt)

loading...
loading...