Mezopotomyada hayat ağacı

(5 oy) 4/5 856
Yorum Yaz


Bulunduğu coğrafya ile ilgili olan hayat ağacı kavramı, o bölgedeki bitki örtüsüyle doğrudan bağlantılıdır. O bölge insanlarınca bilinmeyen ağaçlar da dolayısıyla kutsal kabul edilmemektedir. Palmiye, hurma, sedir, asma ağacı ve üzüm Orta ve Yakındoğu’da yetişen ağaçlardan olup, o bölge toplumunca kutsal sayılmaktadır. Tarihte ün salan Babil’in asma bahçeleri, üzüm ve şaraplarıyla hayat ağacını simgelemekte ve kutsal kabul edilmekteydi. Palmiye, Mezopotamya uygarlıklarının çoğunda hayat ağacını temsil etmekte ve kutsal ağaçların başında gelmekteydi. Eski Mısır mitolojisinde Sycamore adlı bir tür çınar yada incir ağacı olduğuna inanılan ağaç, Tanrıça Hathor ile özdeşleştirilmektedir. Budizm’de Budha’nın altında oturarak aydınlanmaya ulaştığı ağaç bir tür incir ağacıydı. Hint kültüründeki hayat ağacının kutsallığı Budizm’den gelmekte olup, geniş alanda kullanılan yaygın bir inanç motifine dönüşmüştür.

Mezopotamya uygarlıklarından olan Sümerlerde hayat ağacı, yaratılış ve türeyişle ilgisi olan bir inanç motifi olarak karşımıza çıkmaktadır. Sümer mitolojisinin önemli karakterlerinden Sümer Kralı -Tanrısı “Etana” ile bağlantılı bir şekilde anlatılan “Doğum Bitkisi” miti, doğrudan yaratılış düşüncesiyle bağlantılıdır. Burada da yaratılış, verdiğimiz diğer örneklerde olduğu gibi, bitki ve ağaç kavramlarıyla birlikte ele alınmıştır. Sevgili burclar.net okurları Sümer yaratılış mitinde doğumun hep bitkiyle yada hayat ağacıyla başladığı kabul edilir. Doğum bitkisini getiren kuş motifi de yine yaratılışla ilgili çok eski bir motiftir. Mezopotamya’nın ünlü destanı Gılgamış’ta hem orman kültü, hem de ağaç kültü ile ilgili motifler bulunmaktadır. Mezopotamyalılar, Tanrıça İrnini, diğer adıyla Iştar’ın kutsal sedir ormanında yaşadığına inanırlardı. Bu nedenle orman kutsal kabul edilmekteydi.

 Gılgamış ile Huluppu ağacı adını alan mit, birbakıma kutsal davul Pukku’nun kökenini ve törensel kullanılışını etiyolojik olarak açıklığa kavuşturmaktadır. Mite göre Tanrıça İnanna (İştar), Fırat kıyısında bir Huluppu ağacı alıp, tahtasından karyolasını ve sandalyesini yapmak amacıyla bahçesine diker. Düşmanları onun bu amacını engellemeye çalışırlar. Bu sırada Gılgamış, Tanrıça İnanna’nın yardımına koşar. Tanrıça İnanna da Gılgamış’a yardımından dolayı teşekkür eder ve Pukku ile Mikku hediye eder. Bu iki nesne, bilginlerce, sihirli davul ve sihirli davul tokmağı olarak yorumlanır. Bazı araştırmacılar, hayat ağacının Sümer kültüründen, yani Mezopotamya’dan bütün Asya’ya yayılmış olduğu düşüncesindedirler. Din ve Mitoloji üzerine araştırma yapan Eliade ise, bütün doğu şehirlerinin dünyanın merkezinde bulunduğunu söyler. Merkez de hayat ağacıyla sembolize edilmektedir.

Temelde tarıma dayanan bir ülkeden beklenebileceği gibi, bitkiler Sümer benzetmelerinde çok sık kullanılmıştır. Şairlerin en gözde ağacı sedirdir. Hurma ağacı, özellikle de mitolojik karakter Dilmun’un hurma ağaçları fazlasıyla sevilmektedir. Şimşir ağacı gürlüğü ve yüksekliğiyle şairleri etkilemiştir. Henüz tanımlanamayan mes ağacı, meyveleriyle dikkat çekmiştir. Bir tür kavak olabilecek ildag ağacı da sağlamlığıyla önem kazanmıştır.

Sümer-Sami kültüründe hayat ağacı kozmik yenilenmeyi ve döngüyü temsil etmektedir. Ağacın yedi dalı, yedi gezegen ve gökyüzü şeklinde tasvir edilmektedir. Üzerinde evrenin dönmekte olduğu Babil’e özgü hayat ağacı yarı değerli bir taş olan lapis lazuli’den oluşan dallara sahiptir ve bu dallar üzerinde harika meyveler bulunmaktadır. Palmiye ağacı, Fenike, Kalde ve Babil kültüründe hayat ağacını temsil etmektedir. Asma ağacı, üzüm ve şarap Babil toplumu için kutsal olup, Asurluların hayat ağacını temsil etmektedir. Akadlarda söğüt ağacı, Akad toplumunun Zeus tanrısı için kutsal kabul edilmektedir. Palmiye, nar ve selvi gibi ağaçlar Samilerde kutsal ağaçlardır.(Evrim Kılıç-ylt)