Mevlevilik nedir? Mevlevilik nasıl ortaya çıktı?

(0 oy) 0/5 45
Yorum Yaz


Hz. Mevlana yaşadığı süre içerisinde hiç tarikat veya topluluk kurma düşüncesinde olmamıştır. Vefatından sonra doğan ve gelişen Mevlevilik, onun düşünceleri ve uygulamaları, sevenleri tarafından esas alınarak yayılmıştır.

Mevlevilik şehir hayatı içinde doğmuş, kent merkezli bir kültür hareketi ve dönemin bir anlamda fikir topluluğu olmuştur. Mevlana’nın eserlerinin farsça yazılması ve tasavvufi bilgiler içermesi, Mevleviliğin seçkin ve entelektüel bir kısım tarafından benimsenmesinde etkin bir rol oynamıştır.

Sultan Veled ve Mevlevilik

Mevlâna’nın hakka kavuşmasından sonra onun için türbe yapılmasına öncü olan oğlu Sultan Veled, bu adımı ile babasına bağlı sevenlerinin bir arada kalmasını sağlayarak dağılmalarını önlemiştir. Mevleviliğin oluşum faaliyetlerini Mevlâna’nın kadim dostu Hüsamettin Çelebi başlatsa da babasının vefatından bir süre sonra posta oturan oğlu Sultan Veled, olağanüstü bir birliktelik ve örgütlenme ile Mevleviliği sağlam temeller üzerine kurmuştur.

Mevlevi Sözünün Doğuşu

Mevlana’nın müritlerinden olan Sultan Veledin’in hocası Şeyh Kerimeddin ilk kez Mevlavî veya Mollavî anlamına gelen sıfatlarla Mevlana’ya bağlılığını bildirmiştir. Mevlevi terimine daha sonraki dönemlerde Mesnevi’nin el yazması çoğaltımlarının adları yanında sıkça karşılaşılmıştır. Cumhuriyet devri şairlerimizden Asaf Halet Çelebi’ye göre Mevleviliğe, Mevlana ilham vermiş, dostu Çelebi Hüsamettin canlandırmış, oğlu Sultan Veled kurmuş, torunu Ulu Arif Çelebi yaymıştır.

Mevleviliğin yayılışı

Tam bu sıralarda Osmanlı beyliğinin ortaya çıktığı dönemlerdir. Mevleviliğin ilk adımlarının atılmasından sonra Konya dışına yayılması da Sultan Veled’in oğlu Ulu Arif Çelebi’ye aittir. Yani Mevlevilik XIV. yüzyılda Anadolu topraklarında doğan, tanınan ve yayılan bir felsefedir. Mevlana hazretleri dostları ile toplandıkları mekanlarda, sohbetlerinin yanı sıra Semâ meclisleri de tertip etmekteydi. Bu toplantılar esnasında yapılan sema her hangi bir tören adabına ve kılık kıyafete bağlı kalmaksızın icra edilmiştir.

Sultan Veled’in Mevleviliği sistemleştirme temelinde sema, musiki ve Allah aşk’ı esas alınarak usûl ve merasim haline getirilmiştir. Hak aşığı Çelebi Hüsamettin ile başlayan mesnevihanlığı daha düzenli bir hale getirmiş, semazen ve mutribin düzenlerini bu dönemlerde kurmuştur. Mevleviliğin diğer esaslarını ve ayin düzeninin nizamını Sultan Veled’in oğulları Ulu Arif Çelebi, Abid ve Vacid Çelebi oluşturmuşlardır. Gökbilimci kimliği ile bilinen Eflaki’nin sema ayinin düzenlenmesindeki etkisi de açıktır.

Mevlevihaneler

İlk ve merkez Dergâh olan Mevlana’nın türbesiyle birlikte, Mevlevîhaneler hızla Konya dışında da oluşumuna devam etmiştir. Müritlerin terbiyesi, sema topluluklarının kurulması, çile adı altında bin bir gün matbahta yani mutfakta hizmet edilmesi yine Sultan Veled ile şekillenmiştir.

Mevleviliğin olgunlaşıp büyümesindeki en büyük etkenlerden biri de Mevlevihanelerdir. Tasavvuf ehillerinin buluşup sohbet ettikleri, hak dostu kabiliyetli dervişler yetiştirilen dergahlar Mevlevihane olarak adlandırılmıştır. İlk olarak Mevlâna’nın türbesi ile Konya’da başlayıp Osmanlı topraklarına yayılan Bağdat, Mekke gibi daha bir çok yerde faaliyet göstermiş merkezlerdir.

Mevlevi Eğitimi

Merkez Mevlevihane olan ilk dergah Mevlana Hazretlerinin türbesi, aynı zamanda asitane, huzur, huzur-ı Pir, asitane-i Pir ve tekke olarak da anılır. Mevlevihaneler eğitim merkezi olarak bir çok alanda derviş yetiştirmiştir. Din ve tasavvuf başta olmak üzere kabiliyetlere göre güzel sanatlar, musiki, hat, marangozluk, saatçilik gibi meslekler öğrenerek 1001 günlük çile ile eğitimlerini tamamlamışlardır.

Tasavvuf, ahlak ve sanatın gücünü bir araya getirerek insanın gönül gözüyle görmesini sağlayan Mevlevihaneler, güzel ahlak, zarafet, marifet, musiki, sanat, şiir ve edebiyat gibi kabiliyete tabi meziyetleri olgunlaştıran medeniyetimizin yapı taşları olmuştur.

Mevlevilik felsefesi – Sema Ayini

Tasavvufi düşüncelerde asıl önemli husus hak dostu olmak, Allah’a yaklaşmaktır. Bu yakınlığı sağlayan en kuvvetli araç zikirdir. Allah’a ulaştırmayı amaçlayan her yolda belli zikir anlayışı ve adabı vardır. Mevleviliğin bir ritueli olan Sema Mukabelesi, hem sembolik hem musiki hem de tasavvufi olarak önemlidir. Sema mukabelesinin bugünkü düzenine önce Pir Adil Çelebi ve sonrasında Pir Hüseyin Çelebi getirmiştir. Sema edilen semahanelerin yapısı da geleneksel mimarimizin en güzel örneklerindendir. Mevlevihaneler semahane, türbe, mescit, matbah-ı şerif, meydan-ı şerif, derviş hücreleri, haremlik-selamlık, hâmûşane gibi her biri farklı ihtiyaca yönelik bölümlerden oluşmaktadır.(Ayşegül Sutekin-YLT)