Lo shu karesi nedir?

(2 oy) 5/5 655
Yorum Yaz


Lo shu karesi nasıl ortaya çıktı?

Sihirli karelerin – vefklerin Çin’de çok eski zamanlara dayandığı şeklindeki yarı-tarihi hikayeden “Lo Nehri yazması” veya “Lo Nehri belgesi” manasına gelen Lo Shu ya da basitçe “kaplumbağa yazması” olarak adlandırılan Kuei Shu neşet etmiştir. Bahsi geçen Lo Shu karesini meşhur imparator Yü’nün, eski Çin’i perişan eden sellerle baş etmeye çalıştığı bir zamanda Lo nehrinin sularından çıkıp gelen bir deniz kaplumbağasının sırtında gördüğü sanılmaktadır. Bununla birlikte günümüzde Çin bilimcilerin tarihiyle birlikte bu efsanenin geç dönemlere ait bir uydurma olduğunu bildikleri belirtilmiştir.

Değerli burclar.net okuyucuları Lo Shu karesinin noktalı şeklinin halk arasında ortaya çıkışının çok geç bir tarihe denk düştüğü ifade edilmektedir. Lo Shu karesinin halk arasında ortaya çıkışının, bir sembol olarak çok önceden yok olmasından ve manalarının büyük bir kısmını kaybetmesinden sonra X. yüzyılın başından sonuna kadar devam etmiş olduğu belirtilmiştir. Bu karenin asıl ehemmiyeti nokta düzenlemelerini aynı değerdeki sayılarla değiştirdiğimizde ortaya çıkmaya başlamaktadır. Örnek olarak tepedeki 9 beyaz noktayı 9 sayısıyla ve ortadaki 5 beyaz noktayı 5 sayısıyla değiştirdiğimizde ve bu işlemi karenin diğer nokta gruplarına da uyguladığımızda Çinlilerin bu işlemlerden 3’lü büyüsel kareyi elde ettiklerini görürüz.

Lo shu karesinin özellikleri

Çinlilerin sayılarla oynanarak yapılan bu 3’lü vefki çok basit bir şekilde oluşturulabildiği ve önemsiz bir eğlence olarak gözüken en bariz özelliğinin yatay ve dikey sütunlarıyla iki köşegeninin toplamının 15 olmasından dolayı sadece bir oyuncak olarak kullanılmıştır. Bazı karışıklıklara rağmen Batılı bilginlerin bile hala bu karenin son olarak kadim Çin’de X. yüzyılda halk arasında görülmesinden önce yüzyıllar boyunca önemli bir sembol olarak biline geldiğinin uzun zamandır farkında oldukları kaydedilmiştir. Ancak bu kareye neden bu kadar fazla değer verildiği konusunda hiç kimsenin tatmin edici bir cevap veremediğinin üzerinde vurgu yapılmıştır.

Lo Shu karesinde en önemli sayının merkezde duran 5 sayısı olduğu iddia edilmiştir. Bu sayının önemi, ortada olan sayının doğal matematiksel özellikleriyle ve bu sayının diğer sayılarla olan ilişkileriyle açıklanabilir. Daha da açmak gerekirse 5 sayısını 3’lü vefkin satır ve sütun sayısı olan 3’le çarparsak vefkin bütün yatay ve dikey sütunlarının ve iki köşegeninin toplamı olan 15’i elde ederiz. Ayrıca 5’i vefkin en büyük sayısı olan 9 ile çarpma yoluyla, vefkin elemanları dahilinde ulaşabileceği en büyük değere ulaştırdığımızda bu değer vefkin bütün elemanlarının toplamı olan 45 olur.

Lo Shu karesinin ortasındaki sayı olan 5, sadece karenin içindeki birbirine zıt olan sayı çiftlerinin fiziksel olarak ortasında değil, aynı zamanda bu sayı çiftlerinin her birinin toplamı olan 10 sayısının yarısını verdiği için matematiksel olarak da ortasında bulunmaktadır. Bu sayı çiftlerinin düzenlenmiş ve hassas dengesinin, kadim Çin toplumunun zihinlerinde özel bir anlamı olmasının muhtemel olduğuna dikkat çekilmiştir. Zira kadim Çin toplumu, tek sayıları erkek ve çift sayıları ise dişi olarak kabul etmiştir. Bunu yaparken de doğadaki Yin ve Yang prensiplerini bu iki gruba özdeş olarak kabul etmişlerdir. Bu vefkte ise birbiriyle ilişkili olan sayı çiftleri, büyük ve küçük tek sayılardan (Yang) ve büyük ve küçük çift sayılardan (Yin) oluşmaktadır. Böylece bütün farklılıkların aynı olduğu ve bütün zıtlıkların ortadan kalktığı bir noktada Lo Shu karesinin uyumlu yapısı, dünyayı güçlü merkezi bir eksen etrafında dengeli bir ahengin içinde etkili bir şekilde sembolize edebilmektedir.

Lo shu karesindeki 5 sayısına yapılan çok güçlü vurgu ve bu sayının evrenin kalbini ve merkezini sembolize ettiği düşüncesi, kadim Çin toplumunun, 5 sayısına neden bu kadar saygı gösterdiğini ve merkeziyet kavramına neden bu kadar vurgu yaptığını çok iyi bir şekilde açıklamaktadır. Bu iki eğilimin, Han hanedanının hükümranlığında en yüksek noktasına ulaştığı belirtilmiştir.

Merkeziyet kavramına olan saygının, Han hanedanlığından İmparator Wu Ti’nin hanedanlık renginin geleneksel 5 istikamet arasından merkezi sembolize eden sarıya çevrilmesini emrettiği ve kendini, imparatorluk ailesini ve milletini en hayırlı etkilere ulaştıracağına inanarak 5 sayısını, hanedanlık sayısı olarak kabul ettiği M.Ö. birinci yüzyılın sonlarına doğru daha fazla canlanmış olmasının muhtemel olduğu ifade edilmiştir. İmparatoru bunları yapmaya sevk eden şeyin doğrudan Lo shu karesinden esinlenmemiş olabileceği, ancak bu hareketin daha sonrakilerin etkisindeki var olan inançları, kaçınılmaz olarak geliştirmiş olabileceğine dikkat çekilmiştir.

Beş element ekolü

Merkeziyet kavramına ve 5 sayısına, merkezin sembolik bir ifadesi olarak M.Ö. 400 yıllarında yapılmaya başlamış gibi gözüken bütün bu vurgu nun, anlaşılır bir şekilde Beş Element Ekolü’nün ve daha sonraki zamanlarda her şeyi 5’in sayısal kategorilerine tatbik etme çabasının gelişimine de öncülük etmiş olabileceği kaydedilmiştir. Beş Element Ekolü Çin’de “wu hsing” adıyla bilinmektedir. Bu kavram da aslında tam olarak “beş faktör” veya “beş hareket ettirici” gibi manalara gelmektedir. Bu beş element toprak, tahta, metal, ateş ve su olarak isimlendirilmekle birlikte onlar sadece maddi elementler değillerdir. Daha doğrusu bu elementler, tıpkı Yang ve Yin güçlerinin Güneş ve Ay’dan sudur etmesi gibi, sırasıyla Toprak Yıldızı, Tahta Yıldızı, Metal Yıldızı, Ateş Yıldızı ve Su Yıldızı olarak adlandırılan Satürn, Jüpiter, Venüs, Mars ve Merkür gezegenlerinden sudur eden astrolojik güçleri temsil etmektedir.

5 sayısı ve lo shu karesi

Yukarıdaki paragrafta bahsettiğimiz kategorilerin arasında Beş Kadim Hükümdar, Beş Kutsal Dağ, merkezle birlikte Beş Yön, Beş Metal, Beş Renk, Beş Tat, Beş Koku, Beş Nota, Beş Bedensel Fonksiyon ve Beş İç Organın bulunduğu nakledilmiştir. Bu eğilimin sıklıkla, sanki kalanların hepsi için temel olarak kullanılıyormuş gibi, Beş Element kültünün bizzat kendisine atfedildiği belirtilmiştir. Ancak doğal elementlerin insan hayatı ve aktiviteleri üzerinde etkili olduğu fikrini ilk olarak öne süren kadim Orta doğu halkları, sadece dört tane elementi kabul etmişken kadim Çin toplumunun neden beş element ortaya koyduğunun ve Çinlilerin yön sembolleri olarak kullandığı hayvanlar güney için Kızıl Kuş, doğu için Mavi Ejder, kuzey için Siyah Savaşçı Kaplumbağa ve batı için Beyaz Kaplan olmak üzere dört tane olarak gösterilirken Çinlilerin bir anda Beş Yön’den bahsetmeye başlamasının tartışma konusu olduğuna, güçlü bir vurgu yapılmıştır. Çinlilerin aniden 5’li ifadelerle düşünmeye başlamasına neden olan şeyin Lo Shu karesinin etkisi olmasının muhtemel olduğundan bahsedilmiştir.

Lo shu karesi ve yin yang

Çin dünyasının dünyaya bakış açısı Lo Shu karesinin yaygınlığının zirvesine çıktığı Han hanedanının hükümranlığı boyunca büyük ölçüde Tsou Yen’in kurduğu Yin Yang ve Beş Element Ekolünün öğretileri üzerine temellenmişti. Bu doktrine göre evren, doğal bir güç olarak veya hakim gökyüzü tanrısının vücut bulmuş halinde Gökyüzü (T’ien) tarafından yönetilmektedir. Gökyüzü tanrısının bütün şeyleri kabaca “Evrenin Düzeni veya “Evrensel Yol” olarak açıklanabilecek Tao adı verilen bir süreç aracılığıyla yönettiği kaydedilmiştir. Tao aracılığıyla faaliyet halinde olan Gökyüzü, kendisini iki temel ilke olan Yin ve Yang’ın aktiviteleri yoluyla ifade etmektedir. Karanlıkta, soğukta ve sessiz hareketsizlikte gelişen dişil ilke Yin, Ay ile özdeşleştirilirken; ışığın, ısının ve dinamik canlılığın kaynağı olan eril ilke Yang Güneş’le özdeşleştirilmiştir. Bu iki ilke her şeyi birlikte etkiler ve farklı şekillerle her şeyin içinde mevcuttur.

Çift sayılar Yin olarak addedilirken tek sayıların Yang olarak kabul edildiğini daha önceden belirtmiştik. Bu durumda Lo Shu karesinin dışında kalan 8 sayı, eksen merkezinin etrafında dengeli bir şekilde bu iki ilkeyi temsil etmektedir. Han hanedanlığının hükümranlığı sırasında bir başka Lo Shu karesi fikri oluşturulmuştur. Genelde yapılanın aksine bu düşünce, Lo Shu karesinin 9 sayısını geleneksel Dokuz Bölge ile ilişkilendirmek yerine tek sayıları yani Yang sayılarını katı ve dirençli olan dağlarla; çift sayıları yani Yin sayılarını da akışkan ve üretken olan nehirlerle özdeşleştirmiştir. Lo Shu karesi hakkında bu ilişkilendirmeler yapılırken Han dönemindeki Beş Kutsal Dağ’dan ve kadim Çin’deki ana akarsu sistemlerinden esinlenildiği kaydedilmiştir.

Lo shu karesi ve T’ai-Yi

Bir büyüsel karenin, çeşitli dini veya felsefi kavramları ifade edebiliyor olabileceği fikrinin, modern bilginler tarafından hiçbir zaman ciddi bir şekilde hesaba katılmadığı belirtilmiştir. Dahası, bu bilginlerin, bir büyüsel karenin bahsettiğimiz gibi bir temsilde bulunabilmesi ihtimalini anlamayarak eski sembolizmin faydalı ve ilham verici bir alanını hiç dokunulmamış bir şekilde bıraktıkları ifade edilmiştir. Bu basit 3’lü Lo Shu karesinin, sadece Han hanedanının hükümranlığı, muhtemelen çok daha öncesi ve kesinlikle yüzyıllar sonrasında kadim Çin’in entelektüel ve dini düşünce dünyasının en müphem kavramlarının aktarılmasına yardımcı olmadığı, aynı zamanda Çin bilimcilerin uzunca bir zamandır kafasını kurcalayan belirli edebi ifadeler için bir temel oluşturduğunun gayet açık olduğu kaydedilmiştir. Lo Shu karesini ve onun sembolizminin tam olarak anlaşılması şimdiye kadar hakkında çok az şey bilinen, eski “gizemli” bir dinin, T’ai-Yi kültünün, bazı yönlerinin açıklanmasına yardım edebileceği ifade edilmiştir.

Eski Çin’de “En Büyük Varlık” veya “Hakim Birlik” T’ai-Yi ifadesi bazen Tao için onun hakimiyetini ve tekliğini bildirmek için alternatif bir isim olarak kullanılıyordu. Ancak daha sıklıkla belirli bir Tanrı’nın ismine işaret etmekteydi. Tao’nun, Lo Shu karesinin kullanımlarında ifade edildiğini daha önce görmüştük. Şimdi ise Tanrı T’ai-Yi’nin, Lo Shu karesiyle olan yakın ilişkisini mütalaa edeceğiz. T’ai-Yi gökyüzünün imparatorudur ve gökyüzünün merkezinde, kutup yıldızının olduğu bir yerdeki sarayda yaşamaktadır. Gökyüzünün imparatoru T’ai-Yi, tıpkı yeryüzünün merkezinde kozmik eksenin en dibindeki Çin İmparatoru’nun ülkenin sekiz tarafını yönetmesi gibi dünyanın ekseninin en tepesinden gökyüzünün dışarıdaki sekiz bölgesini yönetmektedir.

T’ai-Yi’nin gökyüzündeki merkezi konumu, Lo Shu karesinde merkezde bulunan 5 sayısının diğer sayılarla olan ilişkisine benzemektedir. Göksel imparator T’ai-Yi’nin, gökyüzünün dışındaki sekiz bölgeye hükmetmesi ve Çin İmparatoru’nun ülkenin 8 tarafını yönetmesi, Lo Shu karesinde 5 sayısının karedeki diğer sekiz sayıya hakim konumda bulunmasıyla sembolize edilmektedir. (Halit Ahmet ÇİFTÇİ-ylt)

loading...
loading...