Kapuzbaşı Şelaleleri – Aladağlar Milli Parkı

(0 oy) 0/5 11
Yorum Yaz


Yahyalı ilçe merkezine 75 km mesafede bulunan Esenin Tepe adı verilen tepenin doğu yamacından üç adet karstik kaynak şeklinde çıkan şelaleler hemen yanında köyle aynı isim olan Kapuzbaşı Şelaleleri olarak adlandırılmaktadır.

Kapuzbaşı şelaleleri

Yüksekliği 50 ile 86 metre arasında değişen şelalelerin birbirine mesafesi ise yaklaşık 15 er metredir. Her ne kadar turizm amaçlı olarak dünyanın ikinci büyük şelalesi olarak tanıtılmaya çalışılsa da bu doğru değildir. Örneğin Venezüella’daki Angel Salto Şelalesi 979 m Güney Afrika’daki Tugela Şelalesi 948 metre, Peru’daki Tres Harmanas Şelalesi 914 metre yükseklikleriyle Kapuzbaşı Takım Şelalelerinden çok daha yüksektirler. Ancak önemli olan şelalenin yüksekliğinden ziyade doğal görüntüsü ve o görüntüyü bütünleyen diğer doğal ortam unsurlarıyla olan uyumudur. Bu anlamda Kapuzbaşı Şelaleleri için önemli bir potansiyele sahip olduğunu söyleyebiliriz. Dar ve derin bir vadi içinde bulunan sarp kayalıkların içinden çıkan ve Aksu deresine dökülen şelaleler oluşturdukları görüntü ve çıkardıkları sesle insanları kendine hayran bırakmaktadır.

Kapuzbaşı Takım Şelaleleri ilk bakışta büyük bir karstik delikten tek parça çıkıyormuş gibi görünmektedir. Oysa kaynağın çevresindeki kayaçlardan süzülerek çıkan sular aşağıya dökülmeden önce şelalenin ön kısmında birikmekte ve buradan intifa kazanarak Aksu Deresine dökülmektedir. Bu karstik kaynakların oluşumunda bölgesel faylanmanın da etkisi vardır.

Kapuzbaşı Elif Şelalesi

Kapuzbaşı takım şelalelerinin 50 m kadar kuzeyinde bulunan Elif Şelalesi de Kapuzbaşı takım şelaleleri gibi bölgesel faylanma ve düşme hareketi sonucunda oluşmuş karstik bir kaynaktır. Görüntü olarak daha geniş alana yayılmış ve kayaçların üzerinden süzülerek akan bir manzara sunan şelale bölgeye ayrı bir güzellik katmaktadır.

Bölge genelde kalker ve şist türü kayaçlarla kaplı dağlık ve engebeli bir yapıya sahiptir. Zamantı vadisinin 10 km kadar batısında Aksu Deresi’nin oluşturduğu vadi içinde yer alan şelalelerin çevresi jeomorfolojik çeşitlilik açısından oldukça zengindir.

Kapuzbaşı Güney Şelalesi

Kapuzbaşı ve Elif Şelalelerinin çıktığı Esenin Tepe’nin güney yamacından çıktığı için bu ismi almıştır. Kapuzbaşı Şelalelerine ulaşmadan hemen önce Suarası Irmağının oluşturduğu vadiye doğru ayrılan dar ve bozuk yoldan 1,5 km gidilerek ulaşılan şelalenin ulaşımı biraz sıkıntılıdır.

Güney Şelalesi kalker kayaçları arasından çıkan karstik bir kaynaktır. Yaklaşık 30 m yükseklikten dökülen şelale akış şekli olarak Kapuzbaşı Şelaleleriyle benzerlik gösterir. Tek parça halinde dökülen şelalenin suları 200 m ileride Bozarmut Deresine karışır ve buradan Kapuzbaşı ve Elif şelalesinin sularını toplayan Aksu Deresiyle birleşerek Suarası Deresini oluşturur.

Bölgenin yükseltisi 750 m civarında olduğu ve güneye bakan dar ve derin bir vadi içinde yer aldığı için Yahyalı geneline göre ılıman bir iklim görülür. Güney Şelalesinin debisi bölgedeki diğer şelaleler kadar yüksek değildir. Yağışın az olduğu yıllarda Ekim, Kasım aylarında sularının tamamen çekildiği gözlenmiştir.

Şelale çevresindeki vadi tabanı yöre halkı tarafından bahçe ve yazlık yayla olarak kullanılmaktadır. Bölgede elma, ceviz, kayısı ağaçlarının yanında nar ve incir ağaçlarına da rastlamak mümkündür. (Doğan kart-ylt)