İslamiyette burçlar ve özellikleri

(28 oy) 3/5 33774
1 Yorum


Sevgili burclar.net okurları, daha önce yer vermiş olduğumuz Kur’anı Kerimde burçlar yazımızda İslamiyette yer alan burçlara yer vermiştik. Şimdi İslamiyette burçlar ve özellikleri adlı yazımızı sizlerin  beğenisine sunuyoruz.

Hamel (Koç) burcu

Genellikle güneşle birlikte bahsedilir. Nevrûzun başlangıcı, güneşin Hamel burcuna girdiği zamandır. Bahardan bahseden beyit ve mısralarda Güneş-Hamel-Nevrûz üçlüsüne ve bunların birbirleriyle yakın ilgisini aksettiren çeşitli ifadelere rastlanır.

Sevr (Boğa) burcu

Ayın burcudur. Sabah olunca görülmemesi ayın kurban edilmesine bağlanır ve güneşin doğuşu esnasında gökyüzünde beliren kırmızı renk de kurban edilen ayın kanı şeklinde yorumlanır. Boğanın ağır işlere dayanıklı olması ve yük taşıması dolayısıyla da söz konusu edilen bu burcu felek, ağır şeyleri taşımada kullanır.

Cevzâ (İkizler) burcu

Diğer gök cisimleri gibi yükseklik ve yücelik bildiren ifadeler içinde zikredilir. Şairin övdüğü kimsenin eşiğini süpürmekte ve sevgilinin ayağının tozu Cevzâ’ya baş tacı olmaktadır. Cevzâ, iki parlak yıldızdan meydana geldiği için “ikizler” diye adlandırılır. Eski Türk Edebiyatında bu burç ya birbirine sarılmış iki şahıs olarak ya da kemer olarak tasvir edilir.

Esed (Aslan) burcu

Güneşin en tesirli olduğu zaman içinde bulunduğu burçtur. Genellikle övülen kişiler aslanın çeşitli özellikleriyle anlatılır. Ayrıca Hz. Ali ile Aslan burcu arasında bağ kurulduğu da görülmektedir.

Cedy (Oğlak) burcu

Yedinci felekte ve gezegenlerin en üstünde bulunduğu için “pâsbân” (gözcü) olarak vasıflandırılır ve bekçilerin yüksek kulelerde bulunmasına dayanan çeşitli hayaller içinde yer alır. Güneş, Cedy ( Oğlak ) burcuna yaklaşınca sonbahardan kışa dönülür ve Ay bu burçta iken ava çıkılır.

Mîzân ( Terazi) burcu

Adâlet ve eğlenceyi temsil eder. Güneş bu burca gelince sonbahar başlar. Ay’ın Mîzân’a girmesiyle de bu burca mensup olanlarda aşk ve sohbetin arttığına inanılır. Zühre’nin evi olan bu burç, dört yıldızdan oluşur.

Akrep burcu

Uğursuzluğu ile tanınır. Onun vaktinde fitne, yalan, savaş, yağmur, sıkıntı, üzüntü artar ve yayılır; ayrıca yolculuğa çıkmanın da uğursuzluk getirdiği düşünülür. Bu vakitte en doğru olanın, hiçbir iş yapmadan devamlı ibadet etmek olduğu söylenir. Ay, Akrep burcunda iken sefere çıkılmaması gerektiğine inanıldığından yanak ve saç, ay ve akrebe benzetilerek sevgilinin kapısından ayrılmama bahanesi olarak ileri sürülür.

Kavs (Yay) burcu

Sevgilinin kaşı, Müşteri gezegeni ve ok kelimeleriyle birlikte anılır.

Hût (Balık) burcu

Deniz veya su içinde olması, ağ veya oltayla avlanması, gece uyumaması gibi özellikleri ile âşığın canı, gönlü ve kurduğu hayaller arasında bağlantı kurularak şiirlere konu olur. Bizim kültürümüzde yer alan çok eski bir inanışa göre ise dünya düz olup kendisini çevreleyen Kafdağı ile birlikte bir deniz içinde çalkalanıp durmaktaydı. Allah bir melek gönderdi ve balığı omzuna almasını emretti. Meleğin altında bir kaya, kayanın altında bir öküz, öküzün altında balık, balığın altında okyanus, okyanusun altında cehennem, cehennemin altında da fırtınalı bir rüzgâr bulunuyordu. (Zeynep Özer-YLT)