Hz. Musa ve Sina dağı

(0 oy) 0/5 30
Yorum Yaz


İbranice Har Sınaı olarak bilinen Sina dağı, Arapça Cebel-i Musa olarak ifade edilmektedir. Sina dağı, Yahudi Tarihinde çok önemli bir yer tutar. Hz. Musa, Tanrı Yehova’dan vahyi burada almıştır. Hepsinden önemlisi Tora’nın en önemli kısmı olan on emrin verildiği yer Sina Dağı’dır. Hz. Musa ve Sina dağı yahudilik tarihinde çok önemlidir.

Yahudilikte, Sina çölünün güneyindeki Sina Dağı (Horeb) ve Hz. Süleyman’ın mabedinin üzerinde olduğu Moryah Tepesi kutsaldır ve Tanrı Yahve’nin üzerinde oturduğu veya indiği, peygamberlerine göründüğü ve bu nedenle insanların dağa yönelerek dua ettiği mekan oluşu gibi sembolik açılımları yüklenmiştir. Tevrat’ın Çıkış bölümünde, Horeb dağında, Rabbin meleğinin bir çalı ortasında ateş alevinde Hz. Musa’ya görünmesi, hemen akabinde Rab Allah’ın çalının ortasından Hz. Musa’ya “Musa, Musa! diye seslenerek, “Buraya yaklaşma, çarıklarını çıkar, çünkü üzerinde durduğun yer mukaddes topraktır” şeklinde hitap ettiği bilgilerine yer verilir. Bu sözlere benzer bir ayette Kur’an- Kerim’in Taha Suresi 12. ayetinde şöyledir: “ Musa! Benim, Ben! Senin Rabbin! Öyleyse artık pabuçlarını çıkar ve bil ki, sen kutsal vadi Tuva’dasın!” ayeti buranın kutsal bir mekan olduğu fikrine işaret etmektedir. Maturidi bu ayeti açıklarken, bu vadinin mukaddes olarak isimlendirilmesinin, orada Allah’tan başkasına ibadet edilmemesi olabileceğini belirterek, insanların tecrübelerindeki kutsalın tecelli tarzlarından birine işaret etmektedir.

Yahudiler ve Siyon dağı

Yahudilerce Siyon Dağı’nın önemli bir yere sahip olmasının bir diğer nedeni de Mesih’in rabbin evini bu tepeye inşa edeceğine inanılmasıdır. Böylece bütün milletler ona koşacak ve “ gelin rabbin dağına, Yakub’un Allah’ının evine çıkalım, şeriat Siyon’dan çıkacaktır” diye bağıracaklardır. Mesih devrinde mabet dağı olan Siyon’un yükseleceğine ve ihtişamının diğer dağlardan daha fazla olacağına inanılmıştır. Yahudiliğin kutsal kitabında Tanrı, dağa iner ve orada dolaşır. Tanah’ta birçok defa bazı dağlar, başta Siyon, Tanrının özel kutsal dağı olarak geçer. Yahudilikte Yahve, kutsal dağ ile bağlantılı görülmüş ve “bir dağ Tanrısı” olarak belirtilmiştir. Sinai, Peor, Hermon, Lübnan, Karmel, Tabor, Garizim ve Siyon Yahve’nin dağlarıydı.Filistin’deki Tabor dağı, “tabur”dan gelmekte, göbek (merkez) anlamına gelmektedir. Garizim dağı da yeryüzünün göbeği, merkezi diye adlandırılmıştır.

Siyon tepesi

Yahudilere göre dünyanın manevi merkezi olan Siyon tepesi “alemin kalbidir”. Zaten bütün kutsal topraklar için kullanılan bu ifadeye göre bu tepe, bir bakıma Hindulardaki Meru’nun veya Perslerdeki Alborj’un karşılığı mesabesindedir. Burası Yahve’nin “Kutsal Toplanma Çadırı, Şekina’nın ikametgahı, Tapınağın kalbi olan kutsalların kutsalıdır.

Sina Dağının önemi

Sina dağı, Hz. Musa öncülüğündeki İsrailoğulları’nın Mısır’dan çıkarken durdukları, Hz. Musa’nın Allah’la konuştuğu ve 10 Emri aldığı yer olarak bilinir. Sina dağı, inanışa göre Tanrı’nın yazdığı iki taş levhanın Hz. Musa’ya verildiği yerdir. Ayrıca Hz. Musa’nın bu dağda elde ettiği öğeleri ahit sandığı adı verilen gizemli bir sandığa koyduğu kabul edilir.