Hint felsefesi – Maya Avidya

(3 oy) 4/5 1571
Yorum Yaz


Maya kavramı evrenin yaratıcı gücünün ortaya çıkardığı hayal ürünü bir görüntüyü ifade etmektedir. Veda’da “maya”, Tanrı Varuna’nın bir sıfatıdır. Bu sıfat sayesinde Tanrı Varuna, karşısında çok kuvvetli bir rakip olduğuna inanan, şaşkına dönmüş düşman askerini felce uğratarak kendi inananlarına zafer ihsan etmiştir. Maya bu yönüyle geçici bir takım görüntüler meydana getiren sihirsel bir iktidarın tezahürüdür. Nazari anlamda (Upanişadlarda) ve klasik Sanskritçe’de kullanıldığı andan itibaren bu kelime, kozmik hayal anlamına gelmeye başlamıştır. Kelime olarak illizyon ve gerçekliği olmayan bir şeyin gerçek gibi algılanması anlamlarına gelmektedir. Terim olarak kişinin gerçeği kavrayarak kurtuluşa ermesini engelleyen unsuru ifade etmektedir.

Maya bir halisünasyon veya gerçekten tam anlamıyla ayrı bir kavram değil, gerçeğin farklı anlaşılmasını sağlayan yanlış bir görüntüdür. Bu görüntü, ne Brahmanın kendisidir, ne de Brahman’dan ayrıdır. Brahma’dan çıkması, Tanrı tarafından oluşturulmuş olması yönüyle, gerçeğin ürünüdür ve Tanrı’nın gücünün eseridir. Hinduizm’in Advaita Vedanta ekolüne göre maya, aslında bir olan

Brahman (yüce benlik) ve Atman (ferdi benlik)’ın ayrı olarak algılanması yanılgısıdır. Yüce benlik ve ferdi benlik hakikatte birdir. Advaita ekolüne göre bu dünya ne gerçektir ne de gerçekten bağımsızdır. Dünya mutlak bir gerçekliğe sahip değil, göreceli bir gerçekliğe sahiptir, Brahman idrak edilmedikçe gerçeklik kavranamayacaktır.

Maya, gerçekliğin bilinmemesi anlamında kullanıldığında avidya terimi ile hemen hemen eş anlamlı olarak kullanılmıştır. Sevgili burclar.net okurları, görünen dünyanın gerçek olarak kabul edilmesi, tek ve yegâne Tanrı’nın unutulması hayattaki tüm ızdırabın sebebi ve kişinin kurtuluşu önündeki en büyük engeldir.

Budizm’de avidya, nedensellik çemberinin ilk halkasıdır, Caynizm’de ise jiva (madde) atomlarının ilk hareketidir. Harekete geçen madde atomları, pudgala (ruh) atomlarına karışarak hayatı başlatmıştır. Bu yönüyle Budizm ve Caynizm açısından bakıldığında da avidyanın âlemdeki tüm hareketin yani Hint kökenli dinlere göre tüm acı ve ızdırabın kaynağı olarak görülmektedir. Avidya Hint dinlerinde hayat algısının temelini teşkil eden karma ve samsara çarkını harekete geçiren unsur olması yönüyle büyük bir öneme sahiptir. (Kaynak:Batı’dan Gelen Doğu Kökenli Akımlar ve Türkiye’deki Faaliyetleri,İlknur Uğurlu-YLT)

  • Hint felsefesi – Meditasyon

    Meditasyon nedir ? Meditasyon sözcük anlamıyla bir çok Batı dilinde "derin düşünme" anlamına gelir. Bir teknik olarak kişinin iç huzur, sükûnet, üstü…
  • Hint felsefesinde Dharma

     Hint felsefesinde Dharma kavramı Hint kökenli akımların öğretilerinin temelinde önemli bir yer tutan, sıklıkla üzerinde durulan bir kavramdır. Doğu k…
  • Hint felsefesi

    Tarih boyunca Hint yarımadasında ve kültüründe doğmuş ve gelişmiş dinlere Hint Dinleri denir. Bunlar başta Hinduizm olmakla birlikte, Budizm, Yogaizm,…
  • Hint felsefesi – Samsara

    Ruhun karmik birikiminden kurtulması için karma prensibi çerçevesinde yeniden başka bir bedende dünyaya gelmesini ifade eden samsara kelimesi ilk olar…
  • Hint felsefesi – Karma

    Karma terimi ilk kez 18.yy'da Batılı Hint Araştırmacıları tarafından bir terim olarak kullanılmış, zamanla günlük dilde yerini bulmuştur. Karma kavram…

Yorum Yaz

Tüm alanlar doldurulmalıdır.