Hasankeyf kültür ve tarih varlıkları – Hasankeyf gezi rehberi

(0 oy) 0/5 38
Yorum Yaz


Batman ili merkezine 37 km uzaklıkta olan kent önemli tarihi merkezlerdendir. Artuklulara 130 yıl başkentlik yapmış kentin kimler tarafından kurulduğu bilinmese de binlerce mağaranın varlığıyla insanların çağlar öncesinde buraya yerleştiği anlaşılmaktadır. Kayalara oyulmuş binlerce mağara meskenini barındırması nedeniyle kent tarih boyunca “ mağaralar şehri” ya da “kayalar kenti” olarak anılmıştır. Süryanice “kefa”, Orta çağda bölgeye yerleşen Araplar tarafından “Hısn-i Keyfa” şeklinde isimlendirilmiştir. Tarihi kaynaklardaki “Cep-ha” (Kefa) ve “Hısn-i Keyfa” adı, Osmanlı Döneminin son zamanlarında “Hasankeyf’e dönüşmüştür. Hasankeyf’te değişik dönemlerde birçok mimari eser yapılmış ancak savaş, deprem ve ihmallerle bunların çoğu günümüze ulaşamamıştır. Ulaşabilenler ise korunmaya ihtiyaç duymaktadır.

Günümüzde Hasankeyf  gezi rehberi için kültür ve tarih varlıkları şu şekilde listelenebilir.

Mağara evler

Tahminen Asur ve Urartu döneminde bu yörede yaşayan insanların kayaları oyarak şekil verdiği konut, tapınak, sarnıç, işlik ve çok amaçlı ortak kulanım alanlarından oluşan mağaralar binlerce yıl barınak olarak kullanılmıştır.

Konut olarak kullanımının dışında bir ibadethane, dokuma atölyesi, hayvanlar için barınak gibi farklı amaçlarla da kullanılmış olan Hasankeyf’teki mağara yerleşimleri, çok eski zamanlardan günümüze ulaşmıştır. Sayıları binlerle ifade edilen bu mağara evler, buranın eski çağlardan itibaren cazip bir yerleşim alanı olarak kullanılmasına olanak sunmuştur.

Hasankeyf Kalesi

Yaklaşık 100 metre yüksekliğinde bir kaya kütlesinin zirvesine imar edilmiş, tarih içerisinde bu doğal korunaklı yapısının avantajını kullanmıştır. Bizans imparatoru 2. Konstantinos tarafından 4. yy’da yapılan kale uzun süren Roma-Sasani mücadelesinde iki taraf arasında el değiştirmiştir. Doğal yapısına uygun surları ve kapılarıyla “Yukarı Şehir” olarak da isimlendirilen İç Kale, stratejik önemi sebebiyle M.S. 4. yüzyılda Roma İmparatorluğu’nca askeri üs olarak kullanılmıştır. Yakın geçmişimizde, 1970’li yıllara kadar da yerleşim alanı olarak kullanılmaya devam etmiştir.

Yaklaşık iki bin civarında evin yer aldığı kalenin manzaraya en hâkim noktalarında, hükümdar aileleri için sarayların inşa ettirildiği görülmektedir. Kalenin doğu ve güneydoğusundaki vadide mağara iskanı olarak nitelendirilebilecek çok sayıda ev ve dükkan yer almaktadır. Buradaki konutların çoğu kayaya oyulmuş olmakla beraber birçok evin önünde kuyular bulunmaktadır.

Hasankeyf Köprüsü

Köprünün hangi tarihte yapıldığı bilinmemekte olup üzerindeki taşçı işaretleri ayaklarındaki kabartma figürlerden, Artuklular’a ait olduğu kabul edilmektedir. Köprünün inşa karakteri Batman Çayı üzerinde bulunan Malabadi Köprüsü ile benzerlik göstermektedir. Ortaçağ köprülerinin en büyüğü olan köprünün orta kemer uzunluğu 40.32 metredir. Dicle Nehri’nin iki yakasını birbirine bağlayan köprünün yapımında günümüze ulaşan ayaklar ve kemerden anlaşıldığı üzere, moloz taş, kesme taş ve tuğla kullanılmıştır.

Büyük Saray

Herhangi bir kitabeye rastlanmayan bu yapının Artuklu dönemine ait olduğu tahmin edilmektedir. Roma döneminde garnizon amaçlı kullanılan yapının Artuklu ve Eyyubiler döneminde saray olarak kullanıldığı düşünülmektedir. Yapı yaklaşık 2300 metre karelik bir alanı kapsamaktadır.

Küçük Saray

Kalenin kuzeydoğu ucunda, çevreye hakim bir noktada bulunan yapının, üzerine yapıldığı kayalar aşağıdan itibaren uygun bir şekilde yontulduğu için dev bir kule görünümünü arz etmektedir. Tarihi kaynaklardan Eyyübi döneminde yapıldığı anlaşılmaktadır.

Zeynel Bey Türbesi

1462-1482 yıllarında Hasankeyf’e hakim olan Akkoyunluların hükümdarı Uzun Hasan, oğlu Zeynel Bey için, Dicle’nin kuzeyindeki külliye yakınında bir türbe ile kuzeyindeki Artuklu Medresesi’ne bitişik imareti inşa edilmiştir.

Türbenin silindirik gövdesi üzerinde turkuaz ve lacivert sırlı tuğla ve kuşaklar oluşturulmuştur. Bu kuşaklarda sıra ile “Allah, Muhammed ve Ali” isimleri hayranlık verici bir şekilde yazılmıştır. İçeriden sekizgen bir özellik arz eden yapının mezar bölümü açılmıştır. Akkoyunlulardan Anadolu’da kalan tek eser özelliği taşıyan yapı, Hasankeyf’te birçok eser gibi yıkılma tehlikesiyle karşı karşıyadır.

İmam Abdullah Türbe ve Zaviyesi

Hasankeyf-Batman karayolu başlangıcında, bir höyük üzerinde yer alan İmam Abdullah zaviyesi, Hz. Muhammed’in soyundan geldiğine inanılan ve yöre halkı tarafından büyük saygı gösterilen İmam Abdullah’a ait zaviye ve türbenin etrafında zamanla gelişen bir külliye konumundadır. Kayalık bir yamaca inşa edilmiş olan yapının üzerinde Akkoyunlu Sultan Halil tarafından 878/1474 yılında onarıldığını gösteren bir kitabe bulunmaktadır.

Kitabede yer alan bilgiye göre Takıyyeddin Abdullah’ın Kafur adındaki hizmetçisi, rüyasında İmam Abdullah’ın şehit düştüğü yeri görmüş, bu rüya üzerine İmam Abdullah türbe ve zaviyesi yaptırılmıştır.

Sultan Süleyman Külliyesi

Minare kaidesindeki kitabeye göre külliye 1407 yılında Eyyübi Sultanı Süleyman tarafından yapılmıştır. Cami, medrese, İmret ve türbelerden oluşan külliyenin doğu ucundaki türbede 1432 yılında ölen Sultan Süleyman’ın mezarı mevcuttur. Sultan Süleyman camisinden günümüze ulaşan tek mimari yapı minaresidir. Kubbe içerisi alçı bezemelerle süslenmiş olup mihrabı Mardin Artuklu eselerini andıracak şekilde tapılmıştır.

Ulu cami

Hasankeyf Kalesi’nin iç kısmında yer alan Ulu Cami’nin hangi yıllarda inşa edildiği kesin olarak bilinmemektedir. Değişikliğe uğramış ve tahrip olarak günümüze ulaşmış bu yapının kalenin en yüksek noktasına, Roma dönemi kalıntıları üzerine inşa edildiği düşünülmektedir.

Artuklu devri camileri ile benzer özellikleri göz önünde tutularak Artuklu eserlerinin bir devamı olduğu söylenebilir. 12. yüzyıl başlarında Artuklular zamanında yapılan Mardin, Kızıltepe ve Silvan Ulu Camileriyle benzer özelliktedir.

Koç cami

Sultan Süleyman Camii’nin güneyinde yer alan bu yapının kitabeye sahip olmaması sebebiyle hangi tarihte yapıldığı bilinmemektedir. Ancak yapının planı ve mimarisi göz önüne alındığında 14. yy sonları veya 15. yy başlarında inşa edildiği tahmin edilmektedir.

Er-Rızk cami

Dicle Nehri’nin güney kıyısında, ana kaya kütlesi üzerinde yer alan cami, avlu giriş kapısında bulunan kitabeye göre Hasankeyf Eyyubi meliki Ebu’l Mefâhir Süleyman tarafından 1409 yılında inşa edilmiştir.

Caminin kuzeydoğu köşesinde yer alan ve er-Rızk Camisi’nin günümüze ulaşmış en sağlam parçası olarak duran, aynı zamanda muhteşem görüntüsüyle burayı ziyaret eden seyyahların da dikkatlerini cezbeden parçalardan biri olan minare, yaklaşık otuz metre yüksekliğindedir. Minarenin en önemli özelliklerinden biri şerefesine çift yolla çıkılıyor olmasıdır. Bölgede birçok örneği bulunan minare tipinin en eskilerinden biri olması nedeniyle ayrıca önem taşımaktadır.

Kızlar cami

Hasankeyf’in en önemli yapıları arasında bulunan bu caminin gerçekte bir anıt mezar olarak yapıldığı, daha sonra, bugün ki şekle dönüştürüldüğü tahmin edilmektedir. Buradaki türbede yatanların çoğunun kadın olması sebebiyle yapıya bu adın verilmiş olması olasıdır.

Yamaç Külliyesi

Abdüsselam Uluçam (2004) başkanlığında yapılan Hasankeyf kazılarında, Yamaç Külliyesi olarak adlandırılan bölgede tespit edilen bu yapının Hasankeyf Eyyubi döneminde inşa edildiği tahmin edilmektedir.

Cami, medrese, zaviye ve bekâr hamamından oluşan külliyenin büyük bir bölümü yıkılmış sadece yamacın teraslanmasıyla oluşan zeminde, dikdörtgen bir avlu ile güneyinde revaklı bir harimden oluşan cami yer almaktadır.

Artuklu Hamamı

2005 yılında yapılan kazı çalışmalarıyla ortaya çıkarılan eser Artuklu devrine ait olup 18. Yüzyıl başlarında klasik planda tasarlanmıştır. Tarihi Hasankeyf Köprüsü kalıntılarının kuzey batısında bulunan eserde kitabe yoktur. (Serhat Uçar-YLT)

Yukarıda yazılan tarihi ve kültürel miras varlıklarının dışında Hasankeyf’te bulunan yapılar şunlardır:

  • Han Kalıntıları
  • Ortaçağ Sur Kalıntıları
  • Osmanlı Dönemi Dükkânları
  • Anonim külliye
  • Küçük Külliye
  • Mevlana (yeni) camii
  • Seramaik Çini Fırınları
  • Osmanlı Camii
  • Artuklu Köşkü
  • Haydar Bey Zaviyesi
  • Kasımiye Köşkleri
  • Antik Su Kanalı
  • Aslan Baba Türbesi
  • Deriki Kilisesi
  • Oniki Mihraplı Camii
  • Kaya Mezarlar
  • Süryani Kilisesi
  • Şab Camii