Halfeti gezi rehberi – Halfeti’de gezilecek yerler

(0 oy) 0/5 4
Yorum Yaz


Halfeti gezi planı için ön plana çıkan saha Eski Halfeti’dir. Şu an iki mahallesi ile (Rüştiye -Şimaliye) Yeni Halfeti’ye bağlı mahalle konumunda olan Eski Halfeti, gerek tarihi gerek doğal güzellikleriyle son yılların en gözde mekanlarından biri özelliğine 2000 yılında yapımı biten Birecik Barajının su tutmaya başlamasıyla kavuşmuştur. Nahat taşlarıyla yapılan kendine has mimarisiyle meskenler, sular içinde kalmış tarihi ve dini alanlar, Birecik baraj gölünün maviliğiyle insanların uğrak mekanı olan Halfeti, adını dünyaya duyurmaya başlamıştır. Halfeti’de Bulunan Tarihi ve Doğal Güzellikler Şunlardır:

Rumkale

Rumkale 120×230 metre boyutundadır. Kapladığı alan 3500 metrekaredir. İki giriş kapısı doğuda ve batıda bulunmaktadır. Doğudan kayaya oyulmuş dik merdiven basamaklarıyla kapıya ulaşılır. Doğu cephesindeki bu kapı dikdörtgen yapıdadır. Kapının örtü sistemi yıkılmıştır. Giriş güney cephededir. Batı surlarında kuzeyden itibaren birinci kapı dikdörtgen planlıdır. İkinci kapı kareye yakındır. Örtü sistemi yıkıktır.

Rumkale, Osmanlı Anadolusu’nda bir taşra kasabasıdır. Rumkale adı, eski sahipleri tarafından “Rumeyta”, “Urima” ve “Hromklay” gibi çeşitli telafuz şekilleriyle kullanılmıştır. 1100′ lü yıllarda “Rumkal„a” adıyla kaynaklarda zikredilen şehir, Memlûklerce “Kal„at’ül-Müslimîn” ve “Kal„a-i Rûmiye” adıyla anılmıştır. Osmanlılar ele geçirdikten sonra şehrin eski adını muhafaza ederek “Rumkal„a” adıyla kurdukları sancağa merkez yapmışlardır. Ank, Araban ve Merzuman nahiyelerini içine alan bu sancak daha sonraları kaza olarak Birecik sancağına ilhâk edilmiştir . Geçen asırlarda Rumkale’nin antik Zeugma şehri olduğu kanaati yaygınlaşmışsa da, bugün antik şehrin Birecik’in karşısında olduğu daha çok kabul görmektedir.

Rumkale’yi değerli kılan birçok özellik bulunmaktadır. Bunlar;

  • Kalenin köklü bir geçmişe sahip olması,
  • İlk İncil’in burada olduğuna inanılması ; İsa’nın havarisi Johannes (Yuhanna) tarafından burada kayadan oyma bir odada ceylan derisine yazılıp çoğaltıldığı ve bu kitabın halen burada olduğu rivayet edilir. İlk incilin kimsenin girmeye cesaret edemediği tünellerle girilen, korunaklı, gizemli bir odada olduğu bilinmektedir.
  • Kalenin önemli bir özelliğinden diğeri, kalenin, dışarı çıkmadan su ihtiyacını karşılamak amacıyla kalenin içinde 8 m genişliğinde,64 m (bazı kaynaklarda 75) derinlikte, Fırat seviyesinde olan, büyük devasa bir sarnıcının olması,
  • Nergis efsanesinin buradan çıktığına inanılması; Efsaneye göre, Rumkale beyinin Nergis adında bir oğlu varmış. Nergis bu kuyuya sıkça inermiş, her seferinde sudaki aksinde kendini seyredermiş. Nergis, her geçen gün kendini biraz daha beğenerek izler olmuş kuyunun suyunda. Bir gün, sudaki aksini daha iyi görebilmek için kuyunun üzerine iyice eğilmiş, dengesini kaybederek önce kuyunun dibine sonrada Fırat’ın soğuk sularına yuvarlanarak boğulmuş. Efsaneye göre gencin boğulduğu yerde çok güzel bir çiçek açmış. Çiçeğin adına da „Nergis’ denilmiş.
  • Tamamıyla taş oymacılığıyla yapılan hanelerinin olması,
  • Kalenin yarım ada niteliğinde bir çıkıntıda kurulması, tek kara bağlantısı olan güney kesiminin ise Memlüklüler tarafından 30 metre derinliğinde 20 metre genişliğinde kayadan oyularak yapılan derin bir hendek ile kara bağlantısının kesilmiş olması,
  • Gizemli tünelleri ve mezarlıkları
  • Bünyesinde bulunan Şair Aziz Nesen Kilisesi- Barşavma Manastırı ile farklı dinlerin bir arada olduğuna işaret eden mimari eserlerinin olmasıdır.

Barşavma Manastırı

Kale içinde kuzeyde yer alır. 13. yüzyılda Yakubi azizi Barşavma kendi adına inşa ettirmiştir. Birbirine bitişik iki yapıdan bazı bölümleri ayakta kalmıştır. Kuzey cephesini kaya kütlesi oluşturur. Kare planlı olan yapı haç tonozlarla örtülmüştür. Duvarlarda büyük taş bloklar halinde kesme taşlar, payelerde ve batı mekanın kapısında düzgün kesme taşlar, kemerlerde ve örtü sisteminde ise tuğla görünümü verilmiş kesme taşlar burada da kullanılmıştır. Yakınında bir de kuyu mevcuttur.

Ulu Camii (Hoşgörü Simgesi)

Yapımı 1804 yılında başlayıp 1807 yılında tamamlanan, inşasında Ermeni taş ustalarından Adır’ın görev aldığı, halkların daha önce nasıl kardeşçe bir arada yaşadığının göstermesi bakımından sembolik önem taşıyan Halfeti Ulu Camii Şanlıurfa ili, Halfeti ilçesi, Şimaliye Mahallesinde yer almaktadır. Hacı İbrahim tarafından yapılıp Halfeti Camii Vakfı adına kayıtlı bulunmaktadır.

Savaşan Köyü (Hayalet Köy- Batık Köy)

Savaşan köyü Halfeti’nin yaklaşık olarak 4 km kuzeyinde Fırat kıyısında bulunmaktadır. Köy, Savaşan ismine Osmanlı dönemlerinde ve kurtuluş dönemlerinde orduya fazla asker göndermesiyle kavuşmuştur.

Bu köyü ilginç kılan yönü baraj suları tutulmasıyla köy camisinin mescidi ve minaresinin su altında kalmasıdır. Mescidin tamamına yakını, minarenin ise yarısına kadar olan kısmı su ile çevrilmesi farklı bir görüntü arz ettiğinden köy, Halfeti ve Rumkale’ye gelen turistlerin merak ettikleri bir yer haline gelmiştir. Buralara gelen insanlar bu köyü de ziyaret etmeden turlarını tamamlamış saymamaktadır. Eski Halfeti ilçe merkezinin km kuzeyinde bulunan bu köy tekne turlarının güzergâhlarını belirleme açısından da önemlidir. Halfeti’den hareket eden tekneler bu köye uğradıktan sonra dönüşe geçip buradan Rumkale’ye uğrarlar.

Zeugma

Halfeti ilçe merkezinin yaklaşık 20 km güneyinde bulunan Zeugma antik kenti tur güzergahında bulunmaktadır. Nizip ilçesinden Zeugma’ya gelen ziyaretçiler burada her hafta sonu yapılan turlarla Halfeti’ye gelmektedir.

Belkıs/Zeugma bu günkü konumuyla, Gaziantep İli, Nizip ilçesinin 10 km. doğusunda, Birecik Baraj gölünün kıyısında, yeni Belkıs köyünün yakınında yedi tepe üzerine kurulmuş antik bir kenttir. Yaklaşık olarak 21 bir dekarlık bir arazi üzerinde yer almaktadır. (Mehmet S. Bostancı-ylt)