Hadislerde renkler

(3 oy) 5/5 724
Yorum Yaz


Dinin ikinci kaynağını oluşturan Hz. Peygamber’in hadislerinde de renklerin önemli bir yer tuttuğunu görmekteyiz. Renkler hadislerde, kimi zaman bir hakikati dile getirerek, kimi zaman varlıkları tanıtıcı veya ayırt edici bir özelik, kimi zaman da renkler arasında bir tercih olarak zikredilmişlerdir Misal olarak birkaç tanesine yer vereceğiz.

Çeşitli hadislerde yer alan renkler şu şekildedir:

Hz. Peygamber, bir hadisinde evrensel risaletini şöyle dile getiriyor:

“Ben, kırmızı ve siyah (insanlar ve cinler veya Araplar ve acemler) herkese Peygamber olarak gönderildim,

Bir hadisinde cehennemin çetin durumunu nitelerken şöyle buyurur: “Cehennem, bin yıl kızdırıldı, kıpkırmızı oldu. Bin yıl daha kızdırıldı bembeyaz oldu. Bin yıl daha kızdırıldı kapkara oldu. Şimdi, kapkara ve karanlıktır. “

Bir hadisinde de Allah yolunda yaralananların ahiretteki durumlarını şöyle dile getirir: “Allah yolunda yaralanan hiçbir yaralı yoktur ki, kıyamet günü, yarası kanıyor olarak gelmiş olmasın, bu kanın rengi kan renginde, kokusu da misk kokusundadır. “

Ebu Hureyre (r.a), kabirdeki sorgu meleklerin özellikleri ile ilgili olarak Hz. Peygamber’in şöyle buyurduğunu rivayet eder:  “Kul öldüğünde ona siyah renkli mavi gözlü iki melek gelir. Birinin adı Münker, diğerinin adı Nekir’dir…,” Bir hadiste de insanların fiziki farklılıklarının sebebi şöyle dile getirilir: “Allah Teâlâ Âdem (a.s)’ı, yeryüzünün her tarafından aldırdığı topraktan yarattı. Bu sebeple zürriyetinden siyah, beyaz, esmer, kırmızı renkte olanlar olduğu gibi, bazıları da bu renklerin arasındadır. (Tabiat/huy bakımından da) kimi yumuşak, kimi sert, bazıları kötü, bazıları da iyi olarak geldiler.”

Bazı rivayetlerde, Hz Peygamberin giyim kuşamla ilgili, tercih ettiği veya tavsiye ettiği renklere rastlıyoruz:

“Beyaz renkli elbiseler giyiniz, çünkü elbiselerinizin hayırlısı beyaz olanlardır. Ölülerinizi de beyaz kefene sarınız. ”

“Beyaz renkli elbise giyiniz. Çünkü beyaz daha temiz ve daha hoş görünümlüdür. Ölülerinizi de beyaz kefene sarınız. ”

Ebû Rimse Rifâa et-Temîmî (r.a) şöyle demiştir: “Ben, Resûlullah’ı(s.a.v, üzerinde iki yeşil elbise ile gördüm” Câbir’den gelen bir rivayete göre “Resûlullah (s.a.v), Mekke’nin fethedildiği gün başında siyah bir sarıkla Mekke ‘ye girdi. ” Berâ b. Âzib’den nakledildiğine göre o şöyle dere: “Resûlullah (s.a.v), orta boylu idi. Ben onu kırmızı bir elbise içinde gördüm; hayatımda Resûl-i Ekrem’den daha güzel hiçbir şey görmedim.” Ebû Hureyre’den rivayet edilen bir hadiste Hz. Peygamber söyle buyurmuştur: “Kul bir hata yaptığı zaman kalbinde siyah bir leke meydana gelir.

Eğer kişi o hatadan nefsini uzaklaştırır, af talep eder ve tövbede bulunursa kalbi cilalanarak leke silinir…”

Bir hadisinde de cennettin niteliklerinden söz ederken şöyle buyurur:“ Cennette hurma ağaçlarının dalları yeşil zümrüttür. Budakları kırmızı altındır…”

Görülüyor ki, eşyayı birbirinden ayıran, ışığın ve aydınlık dünyamızın vazgeçilmez unsurları olan renkler, hayatımızın önemli bir yanını teşkil etmektedir. Renkleri, gerek sosyolojik ve psikolojik ve gerekse dinî yönden incelediğimizde, onların hayatı anlamlı kılan unsurlar olduğunu görürüz.

Ayrıca, tarih ve kültürümüzde, renklere türlü manalar yüklendiği, onlara simgesel bir olgu olarak yaklaşıldığı, renklerin bazen bir bağımsızlık simgesi bazen de bir temsil ifadesi olarak geçtiği ve kullanıldığı bilinmektedir.

Tasavvuf ve dinî anlayışta, renklerin manevi bir etki ve anlam gücüne sahip oldukları da bilinmektedir.

Atasözleri ve deyimlerimizde, renklerle bazı hakikatler en güzel ve özlü bir şekilde dile getirilmiştir.

Hadislerde de, hem fiziki hem de metafizik olan bazı ortam ve durumların ifadesinde belirleyici unsurlar olarak yer almışlardır.(B.Çelik-ylt)