Gölyazı Gezi Rehberi – Uluabat Gölü Gezisi

(0 oy) 0/5 9
Yorum Yaz


Antik Çağ’da Apollania ad Rhyndacum (Mustafakemalpaşa Çayı Üzerindeki Apollonia) olarak bilinen Gölyazı köyü, Uluabat Gölü içerisinde yarım ada şeklinde yer almaktadır. O dönemdeki kentin koruyucusu, ışık tanrısı olan Apollon’un ismi köye verilmiştir. Gölyazı Gezi Rehberi – Uluabat Gölü Gezisi konulu yazımızı bu güzide ve şirin köyü anlatıyor.

Uluabat gölü

Uluabat Gölü, görselliği ve zengin biyolojik ortamıyla çeşitli turizm aktivitelerini kendine çekmektedir. Çok sayıda farklı türden kuş ve balık çeşidinin olması nedeniyle özellikle kuş gözlemcilerinin uğrak yeridir. Göl ve yakın çevresindeki doğa manzarasını fotoğraflamak için doğaseverler buraya gelmeyi tercih etmektedir. Uluabat Gölü çevresindeki flora çeşitliliği de botanikçiler için çekim alanı olmuştur. Gölün içinde yarımada halinde var olan Gölyazı ve Eskikaraağaç köyleri turizm potansiyeli açısından gölün turizm çekicilikleri arasındadır. Bunlar dışında göl; doğa yürüyüşleri, hava sporları, kamp kurma ve olta balıkçılığı gibi birçok aktiviteye ev sahipliği yapmaktadır. Binlerce kuşa yuva olan Uluabat Gölü bünyesindeki flora ve fauna varlığıyla 1998 yılında Uluslararası Su Kuşları Bakımından Önemli Sulak Alanlar için imzalanan Ramsar sözleşmesi ile koruma altına alınmıştır. Bunun dışında dünyadaki LIVING LAKES (Yaşayan Göller) ağına dâhil edilmiştir.

Göl, dünyada nesli tükenmekte olan küçük karabatak, tepeli pelikan, bıyıklı sumru, pasbaş patka, alacabalıkçıl, gece balıkçılı, kaşıkçı, çeltikçi gibi kuş türlerine ev sahipliği yapmaktadır. Uluabat Gölü, bu kuşlar ve diğer kuşlar için önemli bir üreme alanı olmuştur ve olmaya devam etmektedir. Yapılan kuş sayımlarına göre, gölde en fazla 429.423 adet su kuşu sayılmıştır. Bu sayı günümüze yaklaşırken azalma göstererek en son 2002 yılında yapılan sayımla 25 bine kadar düşüş göstermiştir.

Göl çevresinde yer alan Uluabat köyünde özel mülke ait olan Uluabat Kuş Cenneti de kuş gözlemcileri ve turistler için ziyaret edilebilecek turistik çekim noktasıdır. Başta tavuskuşları olmak üzere birçok kuş çeşidi ve kanatlı hayvan barınmaktadır.

Ayvaini Mağarası

Ayvaini Mağarası, Uluabat Gölü yakınlarındaki Ayvaköy’ünde yer almaktadır. Mağaranın iki girişi bulunmaktadır. Bunlardan biri Ayvaköy’ünde diğeri ise Kazanpınar ve Doğanalan köyleri sınırları arasındandır.

Türkiye’nin en uzun altıncı (5,5 km) mağarası olan Ayvaini, ülkemize gelen bir grup İspanyol araştırmacılar aracılığıyla keşfedilmiştir. Mağara içerisinde fazla sayıda su birikintileri mevcuttur. Bu birikinti suları doğal nedenlerden dolayı yıl içerisinde değişiklik göstermektedir.

Ayvaini Mağarası’nda göller ve damlataşlar geniş bir alan kaplamaktadır. Mağaranın çıkış ağzı sarp kayalıklarda ve 80 metre yükseklikte bulunduğu için mağaraya profesyonel mağaracılar ve dağcı ekipleri teknik malzeme yardımıyla girebilmektedir. Ayvaini Mağarası’na normal ziyaretçilerin girebilmesi için bir rehbere ihtiyaç vardır.

Aziz Panteleimon Kilisesi

Gölyazı köyünde yer alan Rum vatandaşlar tarafından inşa edilen Aziz Panteleimon Kilisesi’nin 19. yüzyıl sonlarında yapılmıştır. Bu kilise, Gölyazı’da günümüze ulaşabilen tek kilise örneğidir.

Yapının inşa tarihi hakkında kesin bilgiler olmamakla birlikte, Gölyazı ile ilgili bir çalışmada kilisenin “19. yüzyılda yerel azınlık tarafından yaptırıldığı” belirtilmektedir. Yapının 19. yüzyılın sonlarında inşa edildiğine işaret eden demiryolu rayları kilisenin galerisinde kullanılmıştır.

Hagios Konstantinos Manastırı Kilisesi

Eskiden Helena kilisesi olarak d a bilinen yapının kalıntıları göl içinde var olan Halilbey Adası’nda bulunmaktadır. Hıristiyanlık Dönemi yapılarından biri olan kilisede, ortaçağa ait bir de kale bulunmaktadır. Yıkık bir durumda olan sadece kubbesinin az bir kısmı ayakta duran kilise, kapalı yunan haçı tipindedir. Kilisenin orijinal yapısı ile çağdaş olan herhangi bir bezeme elemanı günümüze ulaşmamıştır. Kilisenin içine ve avlusunun batısına sütun gövdesi sütun başlığı gibi devşirme malzemeler dikkat çekmektedir. Kilise, günümüzde adayı kaplayan bitki örtüsü içinde son derece bakımsız ve harap bir haldedir.

Gölyazı Cami

Gölyazı köyünün Merkez Mahallesi’nde bulunan yapı, Osmanlı Dönemi’nde yapılan tek camidir. Caminin kitabesi günümüze ulaşamadığı için yapı tarihi ve kim tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir.

Kız Adası – Apollon Kutsal Alan

Gölyazı köyünü kuzeybatısında, kente ismini veren Apollon tapınağı Kız Ada üzerinde yer almaktadır. Le Bas, 1800’lü yıllarda burayı ziyaret ettiğinde tapınağın ilk çizimlerini yapmıştır. Kız Adası olarak bilinen yer aslında tapınak adasıdır.

Yel Değirmeni

Gölyazı’da ortaokulun bahçesinde bulunan Yel Değirmeni’nin kim tarafından yapıldığı ve yapım tarihi belli değildir. Mevcut yüksekliği 5 metre, silindirik çapı 6 metre olan yapı, yığma taş ve kerpiç kullanılarak inşa edilmiştir. Tahribatın olmaması için üst bitiş kısmı beton ile sonlandırılmıştır.

Sübyan Mektebi

Gölyazı’nın Osmanlı dönemi yapılarından biri olan Sübyan Mektebi, cami bitişinde yer almaktadır. Eskiden tek katlı bir yapı durumundayken günümüzde yıkık bir  haldedir.

Gölyazı Gezi Ağlayan Çınar

Gölyazı köyünde çok sayıda anıt çınarlar mevcuttur. Bunlardan en yaşlısı turistler için de ilgi odağı olan 745 yaşındaki Ağlayan Çınar’dır. Ağacın gövdesi çok büyük ve geniştir. Hatta kovuğu 3-5 kişiyi barındırabilecek bir oda büyüklüğüne sahiptir.

Gölyazı mutfağı yemekleri

  • Masakuluka,
  • Balık Ekşili,
  • Balık Turşusu,
  • Havyar Tarama,
  • Tavada Turna Balığı Ciğeri ve Bağırsağı,
  • Tavada Soslu Turna Balığı, Tavuklu Mantı

Uluslararası Leylek Festivali

Uluabat Gölü kıyısında yer alan Eskikaraağaç köyü, Avrupa Tabiat Mirası Vakfı tarafından leylek dostu köy olduğu belirlenmiş, leylekler için doğal çevre koşullarını sağladıkları için de 2011 yılında ‘Avrupa Leylek Köyü’ olarak seçilmiştir. (Gül İ. Fırıncı-YLT)