Geyikli Baba Kimdir Nerede ve Ne Zaman Yaşamıştır?

(0 oy) 0/5 8
Yorum Yaz


Orhan Gazi döneminde yaşadığı bilinen dervişlerden Geyikli Baba, Azerbaycan’ın Hoy şehrinde dünyaya gelmiş olup Çeri Hasan adındaki bir sülaleye mensuptur. Anadolu’dan önceki hayatı, Hoy’da kaldığı süre, eğitimi veya ne işle meşgul olduğu gibi konularda kaynaklarda herhangi bir bilgi verilmemektedir.

Geyikli Baba’nın asıl adı nedir?

Geyikli Babanın asıl adının ne olduğu hususu da oldukça tartışmalı olup, bu konuya dair muhtelif görüşler öne sürülmüştür. Abdülbaki Gölpınarlı, Yunus Emre’nin bir şiirinde geçen, “Geyiklünün ol Hasan söz ayıtmış kendüden/Kudret dili söyler kendünün söz nesidir” dizelerinden yola çıkarak adının Hasan olması gerektiğini ifade eder. Geyikli Babanın ismi Baldırzâde’de Baba Sultan, İsmail Beliğ’de Ulvî Baba ve Bursa Kütüğü’nde de Mehmed olarak zikredilir. Geyikli Babanın asıl isminin yaklaşık olarak aynı dönemde yaşamış olmaları hasebiyle Yunus Emre’nin zikrettiği üzere Hasan olması daha muhtemel gözükmekle beraber, burada Yunus’un Geyiklü aşiretine mensup başka bir Hasan’dan söz etmiş olması da ihtimal dahilindedir.

Geyikli Baba ne zaman ve nerede yaşadı?

Muhtemelen Abdal Musa ve Abdal Mehmed gibi, Bursa fethedilmeden önce bu bölgeye gelerek İnegöl taraflarına yerleşmiştir. Kaynaklarda yaşadığı döneme ilişkin muhtelif bilgiler verilmektedir. Bazı kaynaklar onu Osman Bey dönemi meşâyihi arasında gösterirken büyük çoğunluk Orhan Bey döneminde yaşadığı kanaatindedir. Olayların seyri ve hakkında anlatılan menkıbeler Orhan Gazi devrinde yaşamış olması ihtimalinin çok daha yüksek olduğunu ortaya koymaktadır.

Ömer Lütfi Barkan, Konya’daki bazı aşiretler arasında Geyikli Baba dervişlerinin bulunmasından hareketle Geyikli Babanın Hoy’dan yola çıkarak ilk önce bu bölgeye gelmiş olabileceğini ileri sürer. Bu durumda Geyikli Baba’nın, Bursa’nın fethinden kısa bir süre önce Osmanlı topraklarına dahil olan bir Türkmen zümresine mensup olduğu anlaşılmaktadır.

Geyikli Baba Osmanlı hakimiyet sahasında adını ilk defa Bursa’nın fethi sırasında duyurmuştur. Rivayete göre, Geyikli Baba, ulu bir geyiğe binmiş olduğu halde Bursa’nın fethine katılmıştır. Savaş sırasında olağanüstü kahramanlıklar göstermiş, elinde altmış okka ağırlığında bir kılıç olduğu halde muhasara ordusunun önünde savaşmış ve Kızıl Kilise adı verilen bölgeyi bizzat kendi gayretleriyle ele geçirmeyi başarmıştır.

Kalender-meşrep bir karakteri benimsediği anlaşılan Geyikli Baba, Bursa’nın fethinden sonra daha ziyade İnegöl civarındaki dağlarda geyiklerle ve diğer vahşi hayvanlarla iç içe yaşamış, bir anlamda insanlardan kendisini tecrid etmek suretiyle münzevi bir hayat sürmüştür. Bu dönemde Geyikli Baba’nın en yakın dostlarından birisi Osman Gazi’nin silah arkadaşı Turgud Alp’tir.

Geyikli Baba Bektaşi midir?

Geyikli Babanın, sürdüğü kalender meşrep hayat tarzı daha sonraki dönemlerde Bektâşî olduğunun düşünülmesi sonucunu doğurmuştur. Ancak onun Vefâiyye- Babâiyye-Kalenderîyye zümreleriyle daha yakın ilişkiler kurduğu ve kendisine tarikatını soranlara “Seyyid Ebu’l-Vefâ müridi” olduğunu söylediği bilinmektedir. Bu ifadelerinden onun Vefaiyye mensubu olduğu açık bir şekilde anlaşılmaktadır. Bu nedenle Geyikli Babanın Bektâşîliğe mensubiyetine ilişkin şimdilik, herhangi bir kaynak mevcut değildir. Geyikli Babanın Bektâşîlikle ilişkilendirilmesinin temelinde, aynı dönemde yaşadığı Abdal Musa ile olan dostluğunun etkili olduğu düşünülebilir.

Geyikli Babanın Vefatı

Geyikli Baba, kesin olarak tespit edilemeyen bir tarihte Bursa’da bugünkü adıyla Baba Sultan olarak bilinen bölgede faaliyet gösterdiği zaviyesinde vefat etmiştir. Orhan Gazi Geyikli Babanın adına tekke ve câmi yaptırıp, Kulbar ve Geyikli Baba adıyla bilinen köylerini vakfettiği bu zaviyenin bulunduğu yere bir türbe de yaptırmıştır. İlerleyen dönemde, bazı şairlerin dizelerinde Geyikli Baba’ya da yer vermeleri etkisinin uzun süre devam ettiğini göstermektedir .(Haşim Şahin-DT)