Osmanlıda fal

(11 oy) 4/5 3419
Yorum Yaz


Osmanlıda fala  baktığımızda Müneccimbaşıların Osmanlı sarayında önemli bir yeri olduğu görülür. Şöyle ki, Osmanlıda ‘‘umumiyetle sarayların ve konakların dış hizmetlere mahsus kısımlarında çalışanlara “Birun halkı” yani dış halkı adı verilirdi. Birun halkı altı kısımdan oluşur ve müneccimbaşılar bu halkın birinci kısmı olan Ulema Sınıfı”nda yer alırdı. Müneccimbaşının görevi çeşitli önemli olaylar için astrolojik hesaplara dayanarak uğurlu vakti seçmek ve her yıl takvim tertip etmekti.’’

Müneccimbaşılar Beykoz’da yaşarlardı. Müneccimlerin yetmiş, remilcilerin üç yüz kişi oldukları bilinmektedir. Bu rakamlara bakılırsa müneccimlerin ve remilcilerin hiç de azımsanacak bir sayıda olmadığını söyleyebiliriz. Osmanlı İmparatorluğunda kazaskerler şer’i hükümler veren kişilerdi. Müneccimbaşıların ve remilcilerin kazaskerlerle yan yana geçtikleri ve müneccimbaşıların kendilerine has kavukları olduğu göz önüne alınınca onların sosyal ve idarî hayat içinde sahip oldukları yer daha iyi anlaşılır. Öyle ki Giovanni Scognamillo’nın “Astroloji ve Yıldız Bilimi” adlı eserinde yer alan Osmanlı İmparatorluğu’nda yıldız bilimi ile ilgili olarak 21 Mart 1971 tarihli Hürriyet Gazetesi’nden Metin Soysal’ın “Yedi asır Öncenin Yıldız Falı, Fatih’in Bile Fala Baktırdığı Bir Kitap Bulundu” adlı yazısı okunduğunda Osmanlı döneminde her padişahın bir müneccimbaşısının olduğu da anlaşılmaktadır. Adı geçen eserde yer alan yazı şöyledir:

“Osmanlı Sarayı’nda, hükümdarların rüyalarını yorumlayan, büyük olaylar için geleceğin falına bakan, hatta zaman zaman devlet işlerine bile yön veren nice usta müneccimin kullandığı çok değerli bir el kitabı, Amasya Bayezid Kütüphanesi’nde bulunmuştur. Çeşitli eski kitaplar tasnif edilirken ortaya çıkan bu eser, 69 sayfadır ve dili hayli eski, Osmanlıca tabirlerle süslenmiştir. Şeyh Seyyid Sipahi ve Derviş Muhammed isimli iki müneccimin uzun araştırmalarından sonra, ortaya koydukları eserin adı ‘Mecmua-i Felekiyat ve Kitab-ı Kenz-i Mekdum’dur. Türkçesi ile bu isim ‘Astronomi Mecmuası (Gökler İlminin Mecmuası) ve Gizli Hazineler Kitabı’ anlamına gelmektedir. En az 700 yıllık olduğu tahmin edilen eser, epey yıpranmış, artık dağılmaya ve kaybolmaya yüz tutmuşken, Amasya Bayezid Kütüphanesi cilt atölyesinde âdeta yeniden hayata kavuşturulmuştur. ‘‘

Gerek Amasya Bayezid Kütüphane’sindeki kayıtlara, gerek Topkapı Müzesi’ndeki notlara göre bu kitaptan Yıldırım Bayezid, Fatih Sultan Mehmet, Kanuni Sultan Süleyman ve Yavuz Sultan Selim gibi ünlü padişahların müneccimbaşıları da faydalanmışlardır.” Ayrıca Fatih Sultan Mehmet’in, Cafer’i Sadık’ın Falnamesini düzenlettiği gibi Hamidiye’de Cam-ı Suhanguy adlı Farsça bir falname de hazırlattığı belirtilmektedir. Bunun yanında I. Abdulhamit gibi bazı Osmanlı padişahları ise, İslam’a aykırı diye müneccimin tahminlerine itibar etmediği bilinmektedir.(elif guneş ylt)