Karaciğer falı bakma

(0 oy) 0/5 223
2 Yorum


Mezopotamya insanı karaciğeri vücudun merkezi olarak görmüşlerdir ve meydana gelen hastalıkların karaciğer üstünde gözlemlenerek anlaşılabileceğine inanmışlardır. Bu kehanet yöntemini Hititler de kullanmıştır. Din adamları, tanrı heykelinin önüne bir mangal koyarak hayvanı törenle kurban ettikten sonra ciğerini çıkarırdı. Ortaya çıkan işaretlerden bir takım değerlendirmelerde bulunurlardı. Bu yazgılar kişinin başına o an için gelecek şeyi belirtirdi. Halklarının görevini ve yazgılarını düzenleyip yöneten tanrıların kararları, tıpkı yöneticilerinki gibi koşullara bağlı olup değişebilirdi. Daha önceden tanrılar tarafından uyarılan kişi dua ve tören yoluyla tanrıların verdiği kararları değiştirebildiği belirtilmektedir. İşte bu yazımızda Karaciğer falı bakma konusunu sizlere sunuyoruz.

Karaciğer falına – hepatoskopi nasıl bakılır?

İç organların incelenmesi neticesinde olumlu ya da olumsuz bir sonuca varılırdı. Tanrılara sunulan hayvanların karaciğerlerindeki sadece medyumların çözdüğü bir takım işaretler ile tanrıların talepleri din görevlileri tarafından insanlara aktarılırdı. Bu fal öyle önemliydi ki krallar bile savaşa çıkacakları zaman seferin başarılı geçip geçmeyeceğini karaciğer falına baktırarak tespit ettirmekteydiler.

Karaciğer falındaki sonuç, sadece şahsı değil, tüm ülkeyi de ilgilendirmekteydi:

  • “Eğer ( kurban edilen koyunun ) safra yollarının koledok kanalı yoksa kralın ordusu bir akın sırasında susuzluk çekecektir.”
  • “Eğer ( kurban edilen koyunun ) karaciğerinin sağ tarafında parmak şeklinde iki ur varsa, bu, ülkede anarşi çıkacağına delalettir.

Yukarıda da gördüğümüz gibi ( kurban edilen koyunun ) ciğer falına bakılarak sadece kişinin hastalığının nedenine bakılmayıp, ülkenin geleceğini ilgilendiren ve hayati önem taşıyan kararların alınmasında bu yöntemin insanoğlu üzerinde ne denli önemli bir yer edindiğini görmekteyiz. Aslında uygulanan bu metotlar insanoğlunun yaşamında vazgeçilmez bir parçaydı ve hayatlarının büyük bir kısmını bu inançlarla geçirmekteydi.(A.Atila-YLT)