Eller ve Hastalıklar

(8 oy) 4/5 7784
Yorum Yaz


İnsan vücudunun bir bölümü olan eller de, vücudun diğer bölümlerini yansıtan bir birim olarak ele alınmaktadır. Tıpta ele büyük bir önem verilmiş, ele bakarak insan vücudunda meydana gelen birçok oluşumun, değişimlerin, hastalıkların bilinebileceği ortaya konulmuştur. Falda el çizgileri olarak geçen ve kehanet için kullanılan bu çizgiler tıp alanında “palmar flexion creases” (avucun esneme, bükülme yerleri) olarak geçmektedir. Şu da bir gerçek ki her insanın avucundaki çizgiler farklı şekillerdedir ve insan hayatını devam ettirdikçe, embriyonic bir gelişme esnasında ırksal ve çevresel faktörlere ve kısmi klinik durumlara bağlı olarak yüksek sıklıkta avuç çizgilerinde bazı değişiklikler olabilmektedir. Yapılan araştırmalar göstermiştir ki insanın avuç çizgilerinin değişiminde birtakım hastalıklar, psikolojik rahatsızlıklar, çevresel faktörler gibi nedenler de etkili olmaktadır. Bilimsel çalışmalarda avuç çizgilerinin dört şekilde yerleşmiş olduğu görülmüştür.

Bunlar: 1- Simian Çizgisi: Hayat çizgisinin avuçta bulunup kalp ve akıl çizgisi denilen çizgilerin birleşerek tek çizgi halinde olmasıyla avuçtaki iki çizginin bulunmasıdır. Bu oran insanlarda % 6,97’dir.

2- Type I Transitional Simian Çizgisi: Hayat çizgisi bulunmakta fakat akıl ve kalp çizgisi birleşerek uçları birbirine zıt bir şekilde ayrılmaktadır. İnsanların avuçlarında görülme oranı % 10,45’dir.

3- Type II transitional Simian Çizgisi: Hayat çizgisi mevcuttur. Fakat akıl ve kalp çizgisi düz bir şekilde birleşmişlerdir. Adeta düz bir çizgiyi andırmaktadır. Fakat bu çizgilerin uçları biri aşağı biri yukarı doğru biraz da olsa çatallanmaktadır. Görülme sıklığı % 1,15 oranındadır.

4- Sidney Çizgisi: Bu üç çizginin de elde normal bir şekilde bulunduğu şeklidir. Yukarıdaki oranların dışındakiler normal olarak gözlenmiştir. Avuçtaki bu bükülme çizgileri hamileliğin 8-13 haftaları arası gelişmektedir.

Derinin alttaki dokuya yapışmasıyla hareket halindeki derinin kıvrım yerini oluşturmaktadır. Bu gibi bükülmeler genelde deri eklemi olarak adlandırılmaktadır. Bu bükülmeler dermatolojik (deri hastalıklarıyla ilgili alan) analizlerle önemli bir veri sağlamaktadır. El çizgilerinin doğuştan gelen anormalliklerde, el sakatlıklarında sinir anormalliklerinde ve ucube teşekküllü hastalarda muayene esnasında dikkat edilmesi faydalı olmaktadır. Çünkü sıra dışı durumlar, kemik ya da bükülmelere yansıyabilmektedir.

Anne karnında her hangi bir hastalık sebebiyle zihinsel yetersizlik yaşayan bir çocuğun anne karnındaki stres ve bazı çevresel koşullardan etkilenerek el çizgilerinde değişiklikler olduğu bulgularına rastlanmıştır. Anne karnındaki bu olumsuzluklardan da daha çok erkek çocukların etkilendiği görülmektedir.

Hiperaktif çocuklarda, lösemili hastalarda ve kötü huylu tümörlerde ve gelişim gecikmelerinde, öğrenme zorluklarında ve değişik davranış bozukluklarında yukarıda verdiğimiz sidney ve simian çizgilerinin oluş derecesi yüksek orandadır.

Paris’te yaşlıların tedavi gördüğü ünitelerde ve emekli insanlar arasında Alzheimer (bunama) hastası olan kişilerin mürekkep yöntemiyle avuç içi baskıları alınmış ve daha sonra da incelenmiştir. Sonuç çok farklı olmamakla birlikte avuç çizgilerinde birtakım farklılıklara rastlanmıştır.

Acute Lymphoblastic Leukemia (ağır lösemi) hastası olan kimselerinve cüzam hastalığına yakalanan insanların, diabet (şeker hastalığı) hastalarının el çizgilerinde farklılıklar gözlenmiştir. Virilizing polycystic ovary syndrome’unda (erkeğe benzeme) ve de Keratosis Punctata denilen deri hastalığında da aynı şekilde sonuçlar gözlenmektedir. İlk defa bu hastalığa 44 yaşında ailesiz bir adamda rastlanmıştır.

Down Sendromu (mongolizm) yaşayan hastalarda yapılan araştırmalar ise şöyledir: Seçilen hastaların el çizgileri incelenmiştir. Bireylerin elleri şekil olarak ve istatistik olarak incelenmek üzere önce yazıcı mürekkebine daha sonra beyaz kağıtlara bastırılmıştır. Down sendromu hastalarının çizgileri sağ – sol el ve cinsiyet farklılıkları açısından incelenmiştir. Hasta olmayan insanlarda simian çizgisi oranı %6,97 ile düşük görülmüştür. Type I Transitional Simian Çizgisi oranı %10,45 ve type II %1,15 civarında görülmüştür. Downlu hastada ise 8 bayandan 4’ü %50, 12 erkekten 10’u %83,33 iki yönlü simian çizgilerinin olduğu görülmektedir. Bu çizgilerin değişim oranları erkeklerde daha iyi görülmektedir. Yapılan araştırmalar sonucunda farelerde de bükülme çizgilerinin olduğu görülmüştür. Farelerdeki palmar (avuç içi) ve plantar (ayak tabanı) çizgi sayısı ve alanı insanlarınkiyle benzerlik göstermektedir. Fareler ve insanlar arasındaki bu benzerlikleri farelerin tıbbi bozuklukları gidermek amacıyla ve dermatolojik girişimlerde kullanılmalarına imkan vermektedir. (Azize-Uygun (YLT – El falı))