Dünyanın ilk tapınağı Göbeklitepe hakkında bilgiler

(0 oy) 0/5 41
Yorum Yaz


Şanlıurfa şehir merkezinin 15 km kuzeydoğusunda yer alan ve Karaharabe (Örencik) Köyünün 2,5 km doğusunda bulunan Göbekli Tepe, Çanak Çömleksiz Neolitik Döneme ait bir inanç merkezidir. Yaklaşık 200-300 metre yüksekliğinde olan ve kireçtaşı kayalıklardan oluşan bir höyüğün üzerine inşa edilen Göbekli Tepe, Harran Ovası’na hâkim bir konumda bulunmaktadır. Düz kireç taşı platodan yukarıya doğru yükselen bu höyük, bir göbeğe benzediği için “Göbekli Tepe” olarak adlandırılmıştır. Dünyanın ilk tapınağı Göbeklitepe Hakkında bilgiler sunmaya başlıyoruz.

Göbeklitepe nedir? Nasıl Ortaya Çıktı?

Göbeklitepe ilk defa 1963 yılında, İstanbul ve Chicago Üniversiteleri Güneydoğu Anadolu Tarih öncesi Araştırma Karma Projesi kapsamında yapılan yüzey araştırmalarında tespit edildi. Yüzey araştırmalarında tespit edilen bu arkeolojik alanın gerçek değeri anlaşılamadı. Bu alanın büyük kireç taşı bloklardan yapılmış mezar kalıntısı olduğu düşünüldü. 1994 yılında Alman arkeolog Klaus Schmidt tarafından buranın Neolitik Döneme ait olduğu keşfedildi. 1995 yılında İstanbul Alman Arkeoloji Enstitüsü ve Şanlıurfa Müzesi önderliğinde, Almanya Heidelberg Üniversitesi Tarihöncesi Enstitüsü’nün ortak projesi kapsamında kazı çalışmaları başladı.

Klaus Schmidt başkanlığında yapılan kazılar da bu bölgenin, önceden yapılmış olan arkeolojik kazılarda bulunan Neolitik yerleşim yerlerinden farklı olduğu görülmüş ve burada hiçbir yerde görülmeyen ritüel buluntuları ile karşılaşılmıştır. Özellikle üzerinde hayvan figürlerinin ve sembollerin bulunduğu T biçimindeki dikili taşlar ve bu dikili taşlardan oluşan daire biçimindeki anıtsal yapılar dikkatleri üzerine çekmiştir. 2003 yılında bu alanda yapılan manyetik ve radar taramalarında en az 20 tane çemberimsi yapının Göbeklitepe’de bulunduğu tespit edilmiş ve 2014 yılına kadar yapılan kazılarda bu dairesel yapılardan 8 tanesi gün yüzüne çıkartılmıştır.

Göbeklitepe’nin Özellikleri

Bulunduğu Alana Hakim ve Yüksek Bir Konumda Bulunması

Şanlıurfa’nın kuzeydoğusunda yer alan Germuş Sıradağlarının en yüksek tepesi konumundaki Göbekli Tepe höyüğü, 800 metre yükseltisi ile Harran Ovası’na hakim bir konumda bulunmaktadır.

Dairesel Yapıda Olması

Göbeklitepe tapınakları, çapları 10 ile 30 metre arasında değişen ve çevresi taş örgü duvarla çevrili dairesel yapılardan oluşmaktadır. Bu yapıların merkezinde ve duvarlarına gömülü olarak dikili taşlar bulunmaktadır.

Dairesel Yapının Merkezinde ve Etrafında Dikili Taşların Bulunması

Göbekli Tepe’de dairesel yapıların merkezinde birbirine paralel iki tane büyük ve çevre taş duvarına gömülü 10 ile 12 adet arasında değişen daha küçük T biçiminde dikili taş bulunmaktadır.

T Biçiminde Tek Parça Taştan Heykellerin Bulunması

Göbekli Tepe’nin en dikkat çeken yapısı, yekpare taştan yapılmış ve üzerinde kabartma tekniği ile işlenmiş hayvan figürlerinin ve soyut sembollerin bulunduğu T biçimindeki dikili taşlardır. Yapılan jeomanyetik taramalar sonucunda 200’den fazla dikili taşın varlığı tespit edilmiştir. Bu taşlara Göbeklitepe civarındaki Neolitik yerleşim yerlerinde de rastlanmıştır. Ortalama 3 ila 5.5 metre uzunluğunda ve 10 ila 15 ton ağırlığında olan bu taşlardan, boyu 7 metre ve ağırlığı 50 ton olan bir örnek Göbekli Tepe’de bulunmaktadır.

Çok Sayıda Hayvan Figürünün Bulunması

Göbekli Tepe’de T biçimindeki dikili taşların üzerinde kabartma tekniği ile yapılmış hayvan figürleri bulunmaktadır. En fazla karşılaşılan yılan, tilki, yaban domuzu ve kuş (ördek, turna, akbaba gibi) gibi hayvanların figürleridir. Bunların dışında boğa, koçbaşı, eşek, koyun veya keçi, böcek ve örümcek gibi hayvanların figürleri de bulunmaktadır. Her tapınakta bir hayvan türünün figürü daha baskındır. A tapınağında yılan, B tapınağında tilki, C tapınağında yaban domuzu ve D tapınağında ise kuş ve yılan figürü baskın olarak görülür

Büyük Taş Halkaların Bulunması

Göbekli Tepe’de çapı yarım metreden büyük olan büyük taş halkalar bulunmuştur. Bu taş halkaların işlevi tam olarak bilinmemektedir.

Büyük Taş Kapların Varlığı

Göbekli Tepe’de, 1995 yılından 2013 yılına kadar yapılan kazılarda tek parça kireç taşının yontulması ile elde edilen, 240 litreye kadar sıvı konulabilen ve tekne biçiminde 7 adet büyük kap çıkartıldı. Bu kaplar üzerinde yapılan kimyasal analizler sonucunda, tahılların suda bekletilmesi, ezilmesi ve mayalanması sonucunda oluşan oksalik asit ve teknelerin birinin dibinde yaban eşeğine ait kürek kemiği bulundu. Bu ise, burada kalabalık topluluklar için mayalanmış tahıldan yapılmış yiyeceklerin yapıldığını göstermektedir. Bira yapımında kullanıldığı düşünülen kayalara oyulmuş çok sayıda havan ve yoğun bir şekilde hayvan kemiği bulunduran toprak dolgu ile karşılaşılmıştır. Çok sayıda eşek, öküz, domuz, tilki, tavşan, keklik, güvercin, ördek, kuzgun ve karga gibi yaban hayvanlarının kemikleri bulunmuştur. Klaus Schmidt Göbekli Tepe’nin, Neolitik Dönemde insanların toplandıkları ve fikir alış verişinde bulundukları bir merkez olduğunu ifade etmiştir.

Göbeklitepe’nin Toprakla Örtülmesi

Yaklaşık olarak M.Ö. 10.000 ile MÖ 8.000 yılları arasında 2000 yıllık uzun bir süreyi temsil eden Göbekli Tepe tapınaklarının belli bir dönem kullanıldıktan sonra tepesine kadar toprağa gömüldüğü anlaşılmıştır. 300 metre çapındaki bir alanda, 15 metre yükseltiyi bulacak şekilde 500.000 metreküp topraktan oluşan yapay bir tepe oluşturulmuştur. Göbekli Tepe’nin ilk ve en eski yapısı olan üçüncü katmandaki tapınaklar, sonradan yapılanlara göre daha büyük, daha karmaşık ve sanatsal olarak daha iyi olması, bu tapınakların önce büyük bir ilgi ve özenle yapıldığını fakat bu ilginin ve özenin giderek azaldığını göstermektedir.

Terrazzo Tabanın Görülmesi

Kirecin belirli aşamalardan geçirildikten sonra zemine sürülmesiyle oluşan düz gün, parlak ve su geçirmez yapı olan terrazzo taban, Göbekli Tepe tapınaklarında görülmektedir. Tapınaklar genellikle batıdan doğuya eğimli yapılmış ve tabanda suyun tahliyesini sağlamak için delikler bulunmaktadır. Gösterişli bir yapısı bulunan terrazzo taban kült yapılarına özgüdür. Bununla birlikte bazı tapınakların zemininde sıvı kalıntıları tespit edildi. Bu, Göbekli Tepe’de sıvı içeren ayinlerin yapıldığını göstermektedir. Bu ayinlerin ne amaçla ve nasıl yapıldığı hakkında yeterli bilgi bulunmamaktadır.

Labirent Biçimindeki C Tapınağı

Göbekli Tepe tapınaklarından olan C tapınağı, şekil yönünden bir labirente benzemekte ve eş merkezli üç çevre duvar ile çevrilidir. (M.Emin Göler-YLT)