Dünyada çayın tarihçesi

(0 oy) 0/5 31
Yorum Yaz


Çay, dünyada en çok tüketilen içecekler arasında yer almaktadır. Dünyada herkes için farklı lezzetler ve içimler sunmakta olan çay, ayrıca hayatımızın her alanında vazgeçilmez bir içecek olarak yerini almıştır. Dünyada çayın tarihçesi başlangıcı ya da bazı araştırmacılara göre çayın ilk doğduğu yer Hindistan’ın kuzeybatı bölgeleri, kimilerine göre de Çin’in güneybatı bölgeleridir. Dolayısıyla Dünyada çayın tarihi buradan başlatılsa yanlış olmaz.

Çin mitolojisi ve çayın tarihçesi

Çin mitolojisine göre San Huang döneminin (M.Ö. 3000-2700) üç imparatorundan ikincisi olan Yan Di ya da Shen Nong Shi olarak da bilinen Shen Nong tarafından M.Ö. 2737 tarihinde çay keşfedilmiştir. Tarımın babası, araştırmacı ve bitkisel tababetin kâşifi olarak da bilinen imparator; halk sağlığına ve hijyene büyük önem vermiş, suyun kaynatıldıktan sonra içilmesini önermiştir. Yaptığı bir gezi sırasında ormanlık bir alanda dinlenirken su kaynatılan kaba düşen kuru yaprakların oluşturduğu kahverengi suyun insanda dinçlik ve zindelik oluşturduğunu gözlemlemiştir. Kaynar suya kuru yaprakları düşen ağacın yabani çay ağacı olduğunun anlaşılması sonucu çay keşfedilmiştir.

Antik Çin Uygarlığında Çay

Çay Çin’de kutsal bir içecek olarak değerlendirilmiştir. Çünkü çayın bileşimindeki kafeinin sinir sistemi üzerindeki uyku giderici etkisi Buda rahiplerince gözlenmiş ve bu sayede uzun süre uykusuz kalabilen rahipler kendilerini diğer insanlardan farklı göstererek, onlara kendi dinlerini yaymayı başarabilmişlerdir. Böylelikle çay en çok tüketilen içecek olmanın yanı sıra Çin için bir kültür bitkisi haline de gelmiştir.

Çaya ait ilk bilgiler, Milattan 350 yıl sonra Ku P’O tarafından yazılan Erh Ya adlı eski Çince bir lügatta yer almıştır. Çay üzerinde Ch’a Ching adlı ilkel kitabı Çin bilim adamı Lu Yu tarafından MS 780 yıllarında yayımlanmıştır. Bu el kitabında çay yaprağından gıda olarak yararlanma yolları ayrıntılı şekilde açıklanmıştır.

Japonya’da Çayın tarihçesi

Eski Çin uygarlığından etkilenen, onun yolundan giden Japonya’da çay, 729 yılında imparator Srom’un Nora’daki sarayında içilmiştir. Çin’in Tang sarayındaki Japon elçisinin imparatora getirdiği örnek çay ilk defa sarayda demlenerek 100 keşişe ikram edilmiştir. 801 yılında keşiş Saicho’nun bir miktar çay tohumu Çin’den getirip Yeisang toprağına dikmesiyle ilk üretim başlamıştır. Bunu takip eden yüzyıllarda da çok sayıda çay bahçesi kurulmuş, bu bahçelerden toplanan yapraklarla hazırlanan çayla önce ruhban sınıfı ve asilzadelere sunulmuştur. Bu sınıfların çayı sevmesi, zevk ve keyifle içmesi sonucunda çay alışkanlığı Japon halkı arasında da yayılmıştır.

Çay Yetiştirilen Ülkeler

Çay, yetişmesi bol yağış isteyen bir bitki olduğu için üretiminin yapıldığı alanlar sınırlıdır. Dünyada bu yüzden Çin, Sri Lanka, Hindistan, Endonezya, Japonya ve Kenya yoğun bir şekilde çay üretimi yapan ülkelerin başında yer alır.

Sri Lanka’da Çay

Sri Lanka’da 1870’li yıllarda meydana gelen ve kahve bitkilerinin büyük bir kısmına zarar veren kahve pas hastalığı (Hemileia vastatrix) sebebiyle, bu dönemde çay tarımına büyük ölçekte hız verilmiştir. Diğer yandan Sovyetler Birliği’nde 1840’lı yıllarda, Kenya ve Uganda’da ise 1900’lü yıllarda çay üretimine başlanmıştır.

Avrupa’ya çayın gelişi

Avrupa’ya ise çay ilk olarak 1610 yılında Çin’den gelen Hollandalı gemiciler tarafından getirilmiştir. O dönemde çay tüketimi de kahve tüketimi gibi yaygınlaştırılmaya başlanmıştır. Çaya verilen önemin artmasıyla Çin ile Avrupa çay ticareti gelişmeye başlamıştır. Bu bitkinin geleceğinin parlak olduğu düşünülerek 1788 yılında İngilizler, Hindistan’da çay yetiştirme yarışına girmişlerdir. Bu amaçla Çin’den çay tohumu getirilip Hindistan topraklarına ekilmiştir. Önce Kalküta daha sonra da 1823’te Assam bölgesinde çay bahçeleri kurulmuştur. Hindistan’ın bugünkü çay bölgeleri olan, Güney Hindistan’da Darjeeling bölgesinde, ayrıca Bangladeş’te Seylan’da ve Endonezya’da yeni çay bahçeleri kurulup çay tüketimi yaygınlaşarak Orta Asya’ya ve Arap ülkelerine yayılmıştır.

Türkler ve çay

Türklerin çayla tanışması 1600 yıllarına rastlasa da, çay üretimi hakkında ilk adımların Tanzimat Devri’nde 1880’li yıllarda atıldığı, ancak başarısızlıkla sonuçlandığı dönemden kalan belgelerde belirtilmiştir.

Türkiye’de çayın tarihçesi – Ali Rıza Erten

Türkiye’de çay yetiştirilmesi için ilk önemli teşebbüs 1917 yılında olmuştur. “Halkalı Ziraat Mekteb-i Âlisi müderrislerinden” Ali Rıza Erten, çay tarımının Artvin ve Rize Bölgesinde yapılabileceği kanaatine ciddi çalışmaların sonucu varmıştır. Prof. Erten çalışmalarını (1917’de) sonuçlandırıp bir rapor haline getirerek zamanın “İktisat Bakanlığı ”na sunmuştur.

İktisat Vekaleti tarafından Şimali Şarkı Anadolu ve Kafkasya’da Tetkikatı Zirai adı altında kitap halinde yayımlanan raporunda Ali Rıza Erten; “Rusya’da 1833 senesinde çay yetiştirme denemesi yapıldığını, ancak seçilen bölge uygun olmadığından başarı sağlanamadığını, bunun üzerine 1892 senesinde Çin, Hindistan, Japonya ve Seylan’da çayın yetişme şartlarını ve işleme tekniğini tetkik etmek üzere gönderilmiş olan bir ilim heyetinin beraber getirdikleri 6000 çay fidanı ve birkaç yüz okka çay tohumunu Tiflis, Sohum nebatat bahçeleriyle Kutais Vilayetine ait bahçelerde zer ve gers ettiklerini, alınan neticelere göre çaylık sahasının genişletildiğini, bu surette çay ithalatı için dört milyon altının ihracını men etmek için çalışıldığını, bu arada şark memleketlerinden dönen C.S. POPOF’un ayrıca gayretleriyle bu bölgede çayın ekonomik değer kazandığını” belirtmiştir. Ali Rıza Erten anılan raporunda, çay tarımına ve işlenmesine ilişkin teknik bilgileri de ayrıntılı şekilde sunduktan sonra çayın dış alımı için ödenen paranın çok yüksek olduğunu açıklamıştır. Erten, ekolojik yönden uygun olması nedeniyle Rize bölgesinde çay tarımının yapılmasını önermiştir. Ayrıca bölgede limon, mandalina ve bambu üretimini sağlamak üzere önlemler alınmasının yararlı olacağını belirtmiştir.

Ülkenin içinde bulunduğu savaş döneminde dışa kaynak sağlamaktansa, gereksinim duyulan çayın ülke içerisinde üretilmesini ortaya sunan Prof. Ali Rıza Erten’in bu girişimleri olumlu sonuç vermiştir. Böylelikle ülkemizde çaycılığın yerleşmesi için planlı-programlı çalışmalara başlanmıştır.