Dua ve büyü arasındaki fark nedir?

(5 oy) 5/5 1014
Yorum Yaz


Değerli okurlar dua ve büyüyü birbirinden ayırmak ve dua ile büyü arasındaki farklılıkları belirlemek çok önemlidir. Dua ve büyü arasındaki fark nedir? sorusu bir anlamda batıl ile batıl olmayan arasındaki farkı da açıklamaktadır. Bu nedenle sizlere bu farkı anlatmaya çalışacağız.

  1. Din, bilim ve büyü her biri teoride birbirinden farklı olmakla birlikte din ibadete, bilim açıklamaya ve büyü baskıya ve emre yönelten itici güçtür.
  2. Diyanet İslâm Ansiklopedisi’nin büyü maddesinde yapılan din ve büyü ayrımına göre, din her şeye gücü yeten bir varlığa, büyü ise tabiattaki bir güce yönelmektedir.
  3. Dinin bir cemaati, büyücünün ise sadece müşterisi vardır. Dinde günah anlayışı varken; büyüde yoktur. Dinde açıklık, büyüde kapalılık ve gizlilik, dinde itaat, bağlanma, büyüde planlı bir menfaat hesabı bulunmaktadır.
  4. Bir büyü ayini genel ibadet mekânında, tapınakta ya da evdeki dua odasında değil, genellikle ormanda, evlerden uzakta, gece yarısı veya karanlıkta ya da evin gizli bir köşesinde ayrı bir yer seçilerek yapılmaktadır. Büyü ayinleri kara büyü olmasa bile kötü büyüler gibi gizli yapılması tercih edilmiş ve genellikle hareketleri gizli kapaklı olup söyledikleri tam olarak işitilmeyen büyücüler halktan uzak durmayı tercih etmişlerdir.
  5. Dua ile büyü arasında temelde benzerlikler bulunmakla birlikte, duayla kişi ve kutsal alan arasında özel bir bağ kurulmakta ve orada güç ve etki alanı çizilmektedir. Bu yüzden duanın işleyişi büyü kelimeleriyle temelde benzerlik göstermektedir.
  6. Dinde kısmen de olsa duada bulunan, ibadet, ahlak, dayanışma, birlik gibi temel unsurlar büyüde yer almaz. Büyüde dini uygulamalardaki manevî, ruhanî özden, derunî inanıştan çok; dış unsurlar, katı şartlar, maddi araçlar ön plana çıkar. Büyü ilahi otorite ve ahlakî kuralların dışında kalmaktadır. Büyü, Tanrı ve tanrıların kudretinin üstünde bir şey yapmak veya onları zorlayarak herhangi bir gayeyi gerçekleştirmek iddiasında bulunmaktadır. Hâlbuki duada Tanrı’ya itaat etmek, O’nun hoşnutluğunu kazanmak, gazabından sakınmak, ceza ve mükâfatına göre tavır almak söz konusudur. Büyünün temel gayesi menfaat temini olduğu için yerine göre dinde kutsal sayılan şeyleri de kendi gayesi için kullanarak dini istismar edebilmektedir. Büyüde şahsi, dinde ise hem şahsi hem de içtimai gaye söz konusudur. Dinin devamlılığına karşılık kişinin bilgi, yetenek ve imkânı bitince veya gayesini gerçekleştirince büyü olayı sona ermektedir.”
  7. Bunların dışında duada Tanrı’dan isteme yer alırken, büyü de Tanrı’ya emir verme söz konusu olmakta ve bu yönüyle de duadan ayrılmaktadır. İbadet ve dua bir rica iken, ruhları, cinleri, melekleri veya Allah’ın dışında herhangi bir şeyi yardıma çağırmak ‘emir’ ifade etmektedir. Emir formunun ise, büyü de gizemli bir isimle ilişkili olması gerekmektedir.
  8. Büyüye başvuran kimse veya büyücü başkalarını etki altına almak, yenmek ve yok etmek gibi amaçlara sahip olarak rakipsiz kalmayı, isteğini yerine getirmeyi amaçlar. Diğer taraftan büyü yaptıran kimse veya büyücü kendisini görünen veya görünmeyen düşmanlara karşı koruma amacı güder. İnsanlar korkuya kapıldıkları zaman inanacakları ya da dayanacakları bir güç arayışına girmişlerdir. Oysa duada zor durumda kalan insana ‘sabır ile Allah’tan yardım istemesi’ tavsiye edilmiştir.
  9. Büyüde büyücü, doğa güçlerini kontrol edebileceğini varsayarken, din dünyanın gidişatının dua ve yalvarma yoluyla niyetini değiştirebilecek bilinçli bir etmen tarafından yönlendirildiğini savunmuştur.
  10. Büyü gizemli doğaüstü ajansları kontrol etmeye çalışmakta, niçin ve nasıl kullanıldığından çok neyle kullanıldığıyla ilgilenmektedir. Büyüde doğru prosedür takip edilirse sonucun olacağı düşünülmüş veya kesin kabul edilmiştir. Eğer olmamışsa doğru prosedür takip edilmemiştir. Tarih öncesi dönemlerdeki mağara resimleri bu rolde büyü örnekleridir. Bazı büyüsel işlerde yapıldığı gibi avcılık, toplayıcılık, balıkçılık vs. yaşayan insanlar resimlerle hayvanları kontrol altına almayı amaçlamışlardır. Duada ise verilen adap ve erkâna uyularak kabul olması beklenen bir kesinlikten bahsedilmez.
  11. Frazer büyüyü doğa yasalarının gerçek dışı bir sistemi olarak görür ve ona göre büyü, yanlış bir bilim ve verimsiz bir sanattır. Zorlayıcıdır, nesneleri ve doğayı öznel bir görüş açısından yorumlar, kendi çıkarı için kullanır ve çıkış noktası insandır. Olumlu ile olumsuz uçlar arasında dolaşır ve orta yolu yoktur.
  12. Büyünün hedefleri özel ve sınırlıdır, üstelik tekniklerinde daha aldatıcıdır. Grupsal hedeflerden çok bireysel hedefler için yönlendirilir. Grup aktiviteleri değil özel pratikler daha fazladır. Yalnızlık ve kişinin kendisini insanlardan tecrit etmesi, büyü ayininin doğasında yer alan bir özelliktir ve büyü ayini daima bireye has bir olaydır.
  13. Dini pratik inancın bir parçasıdır, büyü ayini ise inançlar dediğimiz organize sistemlerin bir parçası değildir. Ayrıca büyü, tekniklerin yerine getirilmesinde daha hassastır ve bir tanesinin çalışmaması durumunda başkası denenir. Daha az duygu içerir, pratiği daha az zorlayıcıdır. Potansiyel olarak daha anti sosyaldir çünkü özel zamanlar ve fırsatlarda yerine getirilir.
  14. İslâmî duanın sonunda söylenilen “âmin” sözcüğü olduğu gibi büyünün sonunda  “âmin” kelimesine benzer bir ifade kullanılmakta bazen acilen yerine getirilmesini söyleyen cümle ve kelimelere yer verilmektedir.
  15. Büyücü bir süre sonra bazı başarılar elde ederek kişinin kendisini tanrı yerine koymasına bile neden olabilmektedir. Duada ise kul acziyetini ortaya koymakta ve yardım beklemektedir.
  16. Dualar, dua eden kimse ve kutsal arasında özel bir bağlantı kurmaktadır. Duada tekrarlar kalbi, ruhu tekrar tekrar temizlemekle, zihne, kalbe Tanrı inancını yerleştirmeye onun rızasını kazanmaya çalışmaktadır. Büyü de ise tekrarlar metafizik güçlere baskı ve zorlama amacıyla yapılmaktadır. Amaç, dua edilen cinler ve tanrıların gerçek varlığını sağlamlaştırmaktır. (A.Uygun-DT)
loading...
loading...