Değerli taşlar listesi ve özellikleri (2)

(0 oy) 0/5 63
Yorum Yaz


Bir önceki yazımızın adı Değerli taşlar listesi ve özellikleri (1) ile ilgiliydi. Bu yazımızla serinin ikinci kısmını dolayısıyla kalan değerli taşların listesini ve özelliklerini sizlere sunacağız.

Kehribar (Amber)

Çam gibi ağaçlarda bulunan reçinelerin, toprakta yüzlerce yıl basınç altında kalmasıyla oluşmuştur. Sertliği 2-2,5, özgül ağırlığı l-l,5’tur. Taşlaşmış bir sakız olan bu kehribar, sarı, yeşil ya da esmer renklerde bulunabilir. İçerisinde kimi zaman ufak sinek ya da böcek gibi eski çağlarda yaşayan hayvancıkları da (fosil) bulunduran bu taş en çok Baltık kıyısında ve Könisberg şehri dolayında çakıl olarak bulunmaktadır. Türkler kehribardan nargile ağızlığı, sigara ağızlığı, tespih v.b. nesneler yapmışlardır. Üzerleri altın ve gümüş çakmalı çeşitli eserler müze ve özel koleksiyonları süslemektedir. Guatr, astım, bronşit ve alerjiye karşı iyi geldiğine inanılmaktadır.

Kuvars

Kuvars ailesine ait taşlar antik çağ kuyumculuğunda en çok kullanılan değerli taşlar cinslerindendir. Sertlik derecesi 7’dir. Kimyasal yapısı en basitinden silikondi oksittir. Kuvars yer kabuğunda en yaygın olarak bulunan minerallerden birisidir. Yapısı, parlaklığı, şeffaflığı ve sahip olduğu güzel renkleriyle etkileyici bir taştır. Cevher ve süs taşı olarak da kullanılmaktadır. Kuvars dumanlı, hatta siyah bir görüntüde sarı, kahverengimsi, sarı, mor veya pembe renklerde de bulunabilir. Şeffaf olanına kaya kristali, pembe olanına aşk taşı, beyaz kuvarsa süt kuvarsı, dumanlı kuvarsa rüya taşı adı verilmektedir

Mercan

Organizmalar tarafından üretilen bir taş türüdür. Pembe, somon, kiremit kırmızısına kadar tonları vardır. Ayrıca siyah, mavi, beyaz renkleri de mevcuttur. Mercan deniz dibinde metrelerce derinlikten çıkar.

Mercan sertlik derecesi bakımından 2,5-3 dereceye sahiptir. Mercan ısıtılarak halkalar haline getirilebilir. Ana maddesi kalsiyumdur.

Necef

Kristal içeren tabii kuvartzdır. Sert soğuk ve çift kırılmalıdır. Kaya kristali olarak adlandırılan necef kuvartz grubunda bulunan yarı değerli bir taştır. Osmanlı döneminde billur olarak da geçen taşa necef denmesinin sebebi o dönemde Irak Kufe yakınlarındaki Necef kentinden getiriliyor olmasıdır. Necef’in yer aldığı kuvartz grubu değerli taşlar, çok güçlü bir kristal iskelet yapısına sahiptir

Obsidyen

Diğer adlarıyla obsidiyen ya da volkan camı olarak isimlendirilmektedir. Doğal yollarla volkanik kökenli yerlerde oluşan bir taştır. Yanardağ ve benzeri volkanik alanlardan çıkarılır. Ülkemizde ise en çok Hasan Dağı bölgesinde mevcuttur.

Yanardağdaki lavın hızla soğuması ve kristalleşmeye yetecek vakit bulamadan donmasıyla meydana gelir. Kristal yapıda olmadığı için kenar bölgeleri çok ince ve keskin olabilmektedir. Bu sebeple eski çağlarda ok ve mızrak ucu olarak kullanılmıştır. Günümüzde ise tıpta kullanılan neşter adlı kesici aletin ucunda kullanılmaktadır. Obsidyenler özellikle siyah olmakla beraber Yeşil Obsidyen (Nemrut Dağı- Tatvan), Kırmızı Obsidyen (İkizdere-Rize) Kahverengi Obsidyen (Kars- Sarıkamış) gibi değişik renklere sahiptir. İkizdere de çıkarılan obsidyenlerde altın parçaları, Hasan Dağı’ndan çıkarılanlarda ise demir mineraline rastlanmıştır.

Oltu taşı (Siyah Kehribar)

Siyah kehribar olarak da adlandırılan Oltutaşı, tipik sedimenter teşekküllerdir. Neojen yaşlı birimlerinden 70-80 cm. kalınlığında bir marıngrozu tabakası içinde azami birkaç cm. kalınlığında ve birkaç metre yataylık gösteren mercekler halinde bulunmaktadır. Bu tabakalar yer yer çatallanmış ve kırılmışlardır. Marın ve killerden oluşan, filik karakterindeki merceklerin, şiddetli tektonizmaya maruz kalıp, kıvrımlaşarak kırıldığı tahmin edilmektedir. Maden çıkarmak için açılan galerilerde birçok bitki ve ağaç fosillerine rastlamak mümkündür.

Jeologlar tarafından oluşumu farklı şekillerde açıklanan Oltutaşı, yumuşak bir linyit çeşididir. Yapılan analizlerde Oltutaşı’nın, gagat (jayet) adı verilen bir linyit çeşidi olduğu tespit edilmiştir. Araştırmacılar tarafından fosilleşmiş reçineden mi, yoksa fosilleşmiş ağaç gövdelerinden mi oluştuğu hususunda değişik görüşler mevcuttur. Ancak yeryüzünde kömür oluşan her ortamda siyah kehribarın bulunmadığı dikkate alınırsa, Oltu taşının fosilleşmiş reçineden meydana geldiği görüşünün daha isabetli olduğu ortaya çıkmaktadır.

Kara Kehribar da denilen Oltu taşı’nın en dikkat çekici yanı, yerkabuğundan çıkarıldığında çok yumuşak olması ve hava ile temas edilmediği sürece bu yumuşaklığını muhafaza etmesidir. Hava ile temas ettiğinde ise sertleşen zengin, kompakt bir madene dönüşür. Özelliklerinden dolayı işlenmesi kolay, işlendikçe hava ile temas ederek sertleşen, kullanıldıkça parlayan bir cevherdir. Genellikle siyah, bazen koyu kahverengi, nadiren gri ve yeşilimsi renklerde de bulunur. Oltu taşının sertliği 2-3 arasında, özgül ağırlığı 1.26 olan bir cins jayettir. Çıra gibi is çıkararak yanar, sigara külüne benzeyen bir artık bırakır. Yanma esnasında aniden soğutulursa camlaşır ve kalıp haline gelir. Oltu taşı aynı zamanda sürtünme ile elektriklenir ve hafif cisimleri çeker

Oniks

Kuvars grubunda yer alan Akik’in, bir alt türü olan Oniks, gri-siyah karışımı ve açık renkli bantlara sahip bir yarı değerli taştır. Bu kuvarsın bütünleşmiş parçalar halinde bulunan mikrokristalize çeşitlerine Oniks denir. Çok eski çağlarda beri renklerinden, sertliklerinden, cilalanmasından ötürü cevher olarak kullanılmıştır. Süs eşyası amaçlı kullanılan pek çok madenin yanı sıra, oniks taşı da Türkiye’de Nevşehir bölgesinde çıkarılmaktadır. Sertlik derecesi 6,5 tir. Tek ışık kırılma özelliğine sahiptir

Opal

Kuvars ile aynı kimyasal bileşime sahiptir. Beyaz veya açık gri, soluk yeşil, gök mavisi, siyah, sarı ile turuncu arası veya arka planda kırmızı renk olacak şekilde değişik renklerde bulunabilirler. En değerli taşlar arasında olan opal türleri, ışığı kıran ve içinden ışık geçerken gökkuşağının renklerini oluşturan türleridir. Sertlik derecesi 5,5 – 6,5 arasındadır. Opal gökkuşağı taşı olarak da bilinmektedir.

Peridot (Zebercet)

Doğada saydam yeşil renklerde bulunmaktadır. Olivion taşının bir çeşidi olan Peridot doğada nadir bulunur. Bazaltık lavlarda bulunan kayaçların bir türüdür. Mineraldeki demir oranı, taşın renginin tonunu belirler. Altın yeşili, koyu yeşil ve kahverengi tonlarında Peridot’lar görülebilir. Kuvartz’dan daha, yumuşaktır. Kızıl denizde bulunan zebercet adası bu taşın ana kaynağıdır. Bu taşa aynı zamanda zebercet de denir. Sertlik derecesi 6,5-7 dir. Rengi ve parlaklığı oldukça belirgindir. Eskiden çok değerli bir taş olan Peridot, şimdilerde düşük fiyata satılmaktadır.

Pırlanta

Elmas mineralinin işlem görmüş haline Pırlanta denilmektedir. Elmas, ustasının elinde kesilip parlatıldıktan sonra pırlantaya dönüşür. Pırlantanın üst kısmına tabla adı verilir. Kenar kısmına ise taç denilir. Tam çevresine kuşak, dip kısmına külah denir. Günümüzde pırlanta 57 kesimdir. Bu kesime “mele” adı verilir. Pırlanta 800 derece sıcaklığa dayanıklıdır. Pırlanta kesimi mükemmel olursa, içerisine giren ışığın yüzde yüzü geri çıkar. Pırlantalar genellikle, renksiz veya saman sarısına kadar değişen sarı tonlara sahiptir. Kusursuz derecede renksiz olan Pırlantalara talep çok daha fazladır. Yuvarlak kesim, oval kesim, markiz (mekik)kesim, damla kesim, kalp kesim, zümrüt kesim atbaşı, kelebek vb. gibi çeşitli kesimleri bulunmaktadır

Safir

Gökyakut olarak ta bilinen ve dünyanın en değerli taşlarından biri olan safir, sert, ısıya dayanıklı ve genellikle göz alıcı mavi bir renk tonuna sahiptir. Fakat en kıymetlisi berrak ve deniz mavisi olanıdır. Korindon grubundandır ve kırmızı hariç diğer renklerde de olabilir. Kırmızı olanı Yakut’tur. Safir renksiz, gri, kahverengi, yeşil, pembe, sarı ve turuncu olarak doğada bulunabilir

Topaz

Sert, çift kırılganlı ve saydam bir taş cinsidir. Alüminyum silikat içerir. Sertlik derecesi 8’dir. Çoğunlukla beyaz yarı şeffaf süt rengimsi ya da hafif kirli sarı renk tonlarında bulunur. Ama bal rengi, pembe, altın kahverengi veya mavi daha seyrek olarak da kırmızımsı renklerde olabilir. Bu taş bentlerde ve granit katmanların çevresindeki halkalarda alinyon birikintilerde bulunur

Turmalin (Gökkuşağı Taşı)

Gökkuşağı taşı olarak ta bilinen doğal taşların en renklisi Turmalin (Tourmaline) taşıdır. Genellikle pembeden yeşile doğru değişen renk skalasında bulunur. Ancak bunun dışında da çeşitli renklere sahip olabilmektedir. Doğada hemen hemen her renkte turmaline rastlanabilmektedir. Bu değerli taşın bilinen bazı renkleri şöyledir; Kırmızı: rubellite (rubelit), Mavi: indicolite, Yeşil: chromolite, Sarı: Kanarya, Yeşil ve Mavi paraibadır. Eski bir Mısır inanışına göre turmalin, yeryüzüne çıkarken gökkuşağından geçmiştir. Bu nedenden dolayı da gökkuşağının bütün renklerini barındırdığına inanılır. Gökkuşağı adı da bu efsaneden gelmektedir. Birden çok renge sahip olan turmalin taşına kedigözü, ışıkta yeşilden kırmızıya dönene de renk değiştiren taş denilmektedir.

Yakut

Korindon cinsi saydam bir taş olan yakut, pembeden koyu kırmızıya doğru değişen renk aralıklarına sahiptir. Sertlik derecesi 9 dur. Yakut rengi gümüşten, menekşe kırmızısına kadar değişmektedir. Eğer rengi çok pembe ise bu taşlar yakut olarak değil pembe safir olarak değerlendirilebilir. En kıymetli yakut parlak ve kan kırmızısı olanıdır. Kuvvetli bir ışıkta renginde bariz bir parlaklık ve ışıldama görülür. Doğal yakutları ayırmak için ısıtma yöntemi kullanılır. Eğer taş gerçek değilse kırılmaktadır. Yakuta kırmızı rengini veren içindeki krom oranıdır.

Yeşim Taşı

Yarı değerli bir taş olan yeşim Arapça’da “yeşb”, Farsça’da “yeşm” olarak geçer. Yağmur taşı olarak da adlandırılmaktadır. Yeşim yarı ve tam şeffaflık arasında değişen ve güçlü bir şekilde birbirine tutulmuş taneciklerden oluşmaktadır. En belirgin özelliği sertliği ve direncidir. İçerisinde yeşilin tüm tonlarını barındırabilir. En değerlisi zümrüt yeşilidir. Bu renk yeşimler oldukça şeffaftır ve imparator yeşimi olarakda isimlendirilirler. Alivyonlar arasından toplanan Yeşim taşının sertlik derecesi 6,5-7 dir. Zümrüdün değerinin çok az altında bir değeri vardır. Cevher ve süs eşyası olarak kullanılmaktadır

Zümrüt

Mitolojinin ve efsanelerin taşı Zümrüt, dünyanın en değerli taşlarından birisidir. Zümrüt yüzyıllardır mücevher olarak kullanılmaktadır. Tarihi Mısır’daki zümrüt madenlerinin tarihi M.Ö. 1650 yılına kadar uzanmaktadır.

Beril madeninin bir türü olan Zümrüt yapısı itibariyle düzgün ve göze hitap eden bir taştır. Diğer taşlar gibi çok fazla parlamaz. Yeşil ve saydam olan bu taş çok değerli mücevherdendir. Zümrütler damarlar içinde kalsit ve pirit ile beraber oluşmuştur. Saf zümrütler çok nadir bulunmaktadır. Zümrüt kristalleri genellikle başka mineraller ve küçük lekeler içerir. Zümrütte aynı elmas gibi birçok kesim çeşidine sahiptir. Zümrüt’ün bakımı da önemlidir. Belirli aralıklarla rengini ve pürüzsüz yüzeyini geri kazanması için yağlanması gerekmektedir. Çatlak ve kırık olmayanlara çok ender rastlanıldığı için maddi değerleri de çok yüksektir.