Değerli taşlar listesi ve özellikleri (1)

(0 oy) 0/5 59
Yorum Yaz


Sevgili okurlar daha önceki yazılarımızda burçlara göre taşlar ve onların özelliklerini işleyen yazılar yapmıştır. Bu yazımız Değerli taşlar listesi ve özellikleri (1) ile ilgili olacak.

Akik Taşı

Bir merkezin çevresinde çeşitli renklerde halkalardan oluşmaktadır. Halka şeklindeki damarlar ana renkten ton olarak farklılaşır. Serttir ve renkli kısımları saydam olmamakla birlikte ışığı geçirgen bir yapıya sahiptir.

Akik taşı, eski çağlardan beri, süs eşyası, mücevher, bazen de olumsuz enerjilere karşı koruyucu veya olumsuzlukları ortadan kaldırıcı etmen olarak kullanılmıştır. Agat veya akik olarak ünlenen taşlar, kırmızı, gri, beyaz, mavi, kahverengi ve yeşil karışımı renklerdedir. Kan taşı, Oniks gibi taşlarda Agat’ın alt türleri olmakla birlikte bağımsızlaşıp kendi adlarıyla anılan değerli taşlar haline gelmişlerdir.

Akik taşlarının içerisinde en çok bilineni Yemen akiği olup, içi sarı benekli koyu kahve olanıdır. Taşlar arasında gümüşle en çok birlikte kullanılan akik taşı olmuştur. En çok rağbet gören akikler ise, gül renginde açık ve kızıla çalanlarıdır.

“Hz. Muhammet (S.A.V.)’in mühür olarak kullandığı yüzük de akik taşlıdır”

Akuamarin (Aquamarine)

 Yeşile çalan mavi, sarımsı ve mavi tonlarda olan akuamarin aynı zamanda şeffaf ve ışığı geçiren bir yapıya sahiptir. Kuyumcular tarafından sıklıkla tercih edilen bir mücevher taşıdır. Akuamarin aynı zamanda bir Beril kristali olduğu için yüksek ısıda hem renk hem de şekil değiştirebilir. Akuamarin yarı kıymetli taşlar sınıfında yer almaktadır.

Akuamarin “deniz suyu” anlamına gelir. Bu adla anılan taş da, sanki deniz suyunun donarak camlaşmış haline benzer. Büyük ve temiz kristal parçaları halinde çıkarılır. İşlenmiş haliyle yüzük, kolye, broş gibi takılarda kullanılmaktadır.

Bugüne dek en büyük akuamarin, 1910 yılında Brezilya’nın Minas Gerais bölgesindeki Marambaia’dan çıkarılmıştır. Ağırlığı 110 kg. dan fazla olup (520.000 karat) 48,5 cm uzunluğunda ve 42 cm çapındadır.

Ametist

Mor yakut olarak da bilineni silis minerallerinden kuvarsın saydam ve kaba taneli bir türü olan yarı değerli taşlar arasındadır. Üzerinde morun ve leylak renginin (eflatunun) tüm tonlarını taşımaktadır.

Yunancada “sarhoşluktan alı koyan, alkolü etkisizleştiren” anlamına gelir. Eski çağlarda, alkolün uyuşturucu etkisine karşı bağışıklık oluşturduğuna, alkollü içkilerin sarhoş edici etkisinden koruduğuna veya vücuttaki alkolü emerek sarhoşluktan ayılttığına inanılmış; hatta sarhoş olmamak için içki kadehleri ametistten yapılmıştır. Ayrıca yıldırım çarpmasından koruduğuna ve büyüleri etkisiz hale getirdiğine de inanılmıştır. Nazara (göz değmesine) karşı da koruyucu tılsım kabul edilmiştir.

Türkiye’de bir çok bölgede rastlanılan ametist kristali, Balıkesir-Dursunbey, Ordu – Fatsa, Yozgat – Şefaatli, Çanakkale – Lapseki, Ordu – Gölköy, Giresun ve Şebinkarahisar bölgelerinde çıkarılmaktadır. Ancak bu bölgelerden sadece Dursunbey de bulunan ametist maden ocağı işletilmektedir. Volkanik magmatitlerin çatak ve kırıklarını dolduran ametist kristalleri yer yer iri, yer yer ise ince kristalli çıkmaktadır. Renkleri açıktan koyuya kadar değişen ametist kristallerine kalsedon ve kaya kristalli kuvars mineralleri eşlik etmektedir.

Apatit

Apatit adı yunanca da aldatıcı anlamına gelen kelimeden türemiştir. Zira apatit taşı türleri görünüş bakımından diğer minerallerle kolaylıkla karıştırılırlar. Beril, turmalin, kuvars, ovilin, kalsit bunlardan birkaçıdır.

Bu minerallerin üç ortak adı vardır. Bunlardan en yaygın olanı flüor-apatit, daha az bulunan ikincisi klor-apatit ve üçüncüsü ise hidroksil-apatit mineralleridir. Yaygın olarak rastlanan bir fosfat mineralidir.

Apatit taşı, volkanik kayaların birçoğunun üzerinde oldukça minik, billur şekilde tabir ettiğimiz yapıda bulunmakta ve bazen klor, bazen florür bazen de her ikisini birden ihtiva eden bir çeşit kalsiyum fosfattır. Ekseri deniz yeşili renginde olan apatit taşı, kahverengi, sarı, beyaz, mavimsi, kırmızımsı, renklerde de saydam ve yarı saydam özellikte bulunması mümkündür

Aventurin

Aventurin, Yıldıztaşı / Aventurine / Aventurin Mika pullarının karışması sonucu kırmızımsı esmer rengini alan, ayrıca sarı, yeşil ve gümüşi renkli de olabilen kuvars kristali. Bir plâjiyoklaz türü olan Güntaşı (Güneştaşı)’na da Yıldıztaşı denir. Ancak Aventurin’e Yıldıztaşı yerine Yıldız Kuvars da denmektedir. Yanardönerlik özelliğine sahip bir taştır.

Ay Taşı

Yavruağzı, beyaz ve mavinin karışımı renkte (ay renginde) bir kuvars türüdür. Opal’e benzer ama rengi daha açıktır ve yansıyan mavilik belli belirsizdir. Belli bir ısınma derecesinden sonra cam yapımında da kullanılmaktadır.

Yanardöner bir ‘taş’ olduğundan Aytaşı denmiştir. Bu özelliğinden dolayı Labrador ve Peristerit’e de Aytaşı denir. Kırılma indisleri Ortoklaz’ınkiyle aynıdır. En iyi örnekleri Sri Lanka / Dumbara’da çıkar.

Elmas

Kimyasal bileşimi karbondur. Elmas kelimesi yenilmez, fethedilemez anlamına gelen yunan kökenli bir sözcük olan “adamas” kelimesinden gelmektedir. Elmas doğadaki en sert mineraldir. Sertlik derecesi “10”dur. Elmaslar en genel olarak toprağın derinliklerinde, kayaların içince, kıvrımlı yüzeylere sahip bir yapıda veya yalıtılmış kristaller olarak görülür. Bu kristaller aynı zamanda, eşkenar dörtgen şeklinde, yuvarlanmış köşeli ya da az kıvrımlı yapıdan, hemen hemen tam bir küre yapısına kadar değişim gösteren şekillerde bulunabilmektedir. Şeffaf görünümlü elmaslar hemen hemen renksizdir. Fakat çeşitli sarı tonlarında veya nadiren kahverengiye çalan renkte olabilirler. Çok nadiren mavi, donuk yeşil, pembe, menekşe rengi hatta kırmızı renkte olabilirler.

Firuze (Turkuaz)

Merkezinde kuvvetli bir renge sahip dışı ise daha açık bulunan kıymetli bir taştır. Mavi beyaz, gök mavisi, açık yeşile çalan mavi, açık yeşil tonları arasında olup genellikle mat bir görünüme sahiptir. İnce parçalar yarı şeffaf özellik gösterir. Sertlik derecesi kademeli olarak 5-6 derecedir. Yumuşak ve kuyumculukta yaygın olarak kullanılan taşlardandır. Tercih edilen renk kuvvetli gök mavisidir. Halk arasında nazara karşı koruduğu ve uğur getirdiği söylenmektedir. Önemli değerli taşlardandır.

Granat (Lal Taşı)

Silikatlı mineral ailesindendir. Parlak kırmızı renkte ve saydam bir taştır. En güzel lal taşı Hindistan kaynaklı olanıdır. Granat ismi günümüzde geniş bir taş ailesini anlatmak için kullanılsa da aslında almandin pyrope taşları için daha çok kullanılır. Latincede nar anlamındadır. Rengi çoğunlukla kırmızımsı kahverengidir. Belirgin kırmızı, açık kırmızı, mor kırmızı, koyu siyahımsı kırmızı da olabilir. Genelde yarım ay olan kristaller şeffaf duru ve parlak yüzeyli olabilirler. Damarları yoktur ve sertlik derecesi 7’dir. Bu taşın çeşitleri; pyrope, almandin ve phodolitdir.

İnci

Organizmalar tarafından oluşmuş değerli taşlar arasındadır. Kalın kaplamasından dolayı sağlamdır. Şekli genelde yuvarlaktır ama istiridyeden çıkartılırken her zaman yuvarlak olmayabilir. Beyaz, siyah, gri pembe, gümüş pembesi, krem şampanya renkli incilerde bulunmaktadır. Günümüzde elmas kadar değerli incilerin var olduğu bilinmektedir. Doğal inciler, kültür incileri, plastik ve camdan yapılmış inciler kuyumculuk sektöründe sıklıkla kullanılmaktadır. Mücevher yapımında çok kullanıldığı gibi sadece dizi şeklinde sıralanmış incilerde tercih edilmektedir. Ayrıca inci, takılarda boncuk ve iğne topuzu olarak da kullanılmaktadır.

Jasper

Kuvars, Kalsedon ve Agat gibi değerli taşların alt türlerindendir. Halk arasında “Çakmak Taşı” olarak da adlandırılır. Agatın birbirini takip eden bantlarına karşılık, Jasper de birbirinden farklı, renkli bölgeler bulunur. Jasper, opak bir değerli taştır; yani saydam değildir. Temel renkleri kırmızı, kahverengi, demir oksidi veya sarıdır.

Tamamı, değişik renklerin helezon görünümdedir. Temel renk üzerinde sarı, kırmızı, yeşil, mavi, turuncu, kahverengi, mavi, siyah lekeler ve çizgiler bulunur. Jasper, dekoratif bir taştır. Parlak kuşakları veya kurdeleleri vardır. Antik dünyada, değerli taşların en favori olanlarındandır. Jasper taşının her biri bize küçük bir dünya manzarası sunar.

Kalsedon

Kuvars ailesinden olan Kalsedon, Agat (Akik), Jasper, Sard, Sardoniks, Plazma, Bloodston (Kantaşı), Krizopraz, Oniks, Kaplangözü, Yosunlu Akik gibi bağımsızlaşmış alt türleri de kapsamına almaktadır. Bu nedenle Kalsedon, çeşitli tonlarıyla Mavi, Gri, Sarı, Yeşil, Pembe ve Renksiz türlerine ad olmuştur. Yapısıyla alt türlerinden ayrılır. Örneğin, Agat (Akik) taşı bantlı, Jasper desenlidir. Oysa Kalsedon adıyla anılan taşlarda genel yapı itibariyle tek ve düz renkte bulunmaktadır.

İsmini, ilk çıkarıldığı veya naklinin yapıldığı Khalkedon şehrinden (İstanbul’un Kadıköy ilçesi) almıştır. Anayurdu Türkiye’dir. Genellikle yarı şeffaftır. Ancak saydam olanları da bulunur. Kalsedon, süs ve takı yapımında yaygın olarak kullanılan değerli taşlar arasında yer alır.

Kaplan gözü

Kristal Kuvarsın alt türü olan Kalsedon ailesindendir. Agat (Akik), Yosunlu Akik, Kantaşı ile aynı türe sahiptir. Takı veya dekoratif amaçlı olarak kullanımı yaygındır.

Asıl olarak siyah olmakla birlikte gri, sarı, altınımsı ve kahverengi karışımlı renklere sahiptir. Farklı renkler, taş üzerinde birbirini takip eden bantlar oluşturur.

Öyle ki, siyah renk az görünür hale gelebilir. Çizgileri beyazdır ve ipeksi cam parlaklığındadır. Nadiren bazı cinsleri mavi-kahverengi, diğer bazı cinsleri ise kırmızı-mavi karışımlıdır.