Çikolatanın tarihi ve ortaya çıkışı

(0 oy) 0/5 53
Yorum Yaz


Sevgili okurlar çay ve kahve ile ilgili yazılarımızı zaten okumuşsunuzdur. Bu defa Çikolatanın tarihi ve çikolata nasıl ortaya çıktı? konulu yazımızı sizlere sunuyoruz.

Kakao nasıl ortaya çıktı?

Kakaonun anavatanı olan Amerika’nın ilk medeniyeti Olmek medeniyetidir. Coe ve Coe’ye göre, bu halkın garip ve karmaşık kültürü MÖ 1500 dolaylarında  Meksika Körfezi sahilinin, Veracruz’un güney kesimleri ve komşusu Tabasco sınırları arasındaki rutubetli ve ılıman alçak ovalarında ortaya çıktı.

Çikolatanın tarihi ile ilgili olarak Maya medeniyetle ilgili yapılan çalışmalar kakaonun Maya insanlarının hayatında önemli bir yeri olduğunu ortaya koymuştur. Özellikle Maya kentlerinden biri olan Rio Azul’de yapılan bir mezar kazısında, çikolata yapımıyla ilgili birçok alete rastlanmış hatta bulunan kaplar Hershey şirketinin labaratuvarlarında incelenmiş ve vazoların birindeki koyu renkli maddenin teobromin ve kafein içerdiği ortaya çıkarılmıştır. Bu mezarın bir din adamına ait olduğu da anlaşılmış ve bu da kakaonun sadece toplumun üst kesimine ait bir içecek değil dini öneme sahip olan bir içecek olduğunu da göstermiştir. Vazonun üzerinde bulunan parlak renkli boya kullanılarak oluşturulmuş 6 harfli hiyeroglif yazının 2 harfinin “kakaw” yani “kakao” olduğu ortaya çıkmıştır.

Aztekler, Mayaların aksine kakao içeceğini soğuk tüketmeyi tercih etmiştir. “Kakao” kelimesi Aztek Nahuatl dilinde “Xocolatl” olarak geçmektedir. Bu içecek tüm halkın içeceği değildir. Aztekler çikolatayı bugünkü tadına belki de en çok yaklaştıran şey olan balı eklemişlerdir. Ayrıca, kakao çekirdeklerini kaynatıp daha sonra içine acı kırmızı biber ve tarçın da katıp çırparak karıştırıyor ve koyu kıvamlı bir içecek elde ediyorlardı.

Çikolatanın Avrupa’ya gelmesi

Paul Freedman’a göre: “… çikolata Maya soylularından oluşan bir heyetin 1544’te bu içeceği bir armağan olarak kral II. Felipe’ye getirmesiyle İspanya’ya ulaştı” Sarayda içilen çikolata, aslında Aztekler’in ya da Mayalar’ın genellikle tercih ettiği gibi kırmızı acı biberle servis edilmemiştir çünkü bu tat şekere düşkün olan İspanyollar’ın damak tadına uygun değildir. Bu yüzden bu içeceği 12 vanilya, anason ve tarçın gibi baharatlarla ve şeker kamışıyla tatlandırarak içmenin yanı sıra Aztekler gibi soğuk değil sıcak tüketmeyi tercih etmişlerdir. Ayrıca Maya ve Aztekler’in yaptığı gibi çikolata içeceğini bir kaptan diğerine yüksek bir yerden aktararak köpürtmek yerine, “molinillo” adını verdikleri tahta bir karıştırıcı çubuk yardımıyla köpürtmeyi tercih etmişlerdir ve elbette kakaonun İspanya’daki ilk döneminde onu içme şansına erişen sadece soylular ve zenginler olmuştur. Bir süre sonra bu içecek tüm İspanya’yı kasıp kavuracak, kadınların vazgeçilmezi haline gelecek hatta o dönemin sert dini kuralları bile çikolata içeceğinin lezzetine yenik düşecektir.

Diğer Avrupa Ülkelerinde Çikolatanın tarihi ve ortaya çıkışı

Çikolatanın tarihi olarak İtalya’ya ilk kez gelişiyle ilgili çok net bir bilgi bulunmamaktadır; ancak üzerinde durulan birkaç teori vardır. Bunlardan ilki Floransalı bir işadamı olan Francesco d’Antonio Carletti’nin yeni pazarlar bulmak amacıyla Floransa’dan ayrılıp 1600 yıllarında kendisini El Salvador’un Pasifik sahillerinde bulması, burada zengin kakao çiftliklerini görmesi, kakaonun ekimden üretime kadar olan tüm aşamalarını bir rapor haline getirmesi ile ortaya atılan teoridir.

Çikolatanın tarihinde Fransa’ya çikolatanın gelişi de yine İtalya’da olduğu gibi birkaç teoriye dayanmaktadır. Öncelikle 1609 yılında İspanya’dan kovulan Yahudiler Fransa’nın İspanya sınırı yakınındaki Bayonne şehrine göç etmiş ve çikolata tekniğini buraya getirmişlerdir. Kraliyet aileleri arasında yapılan evlilikler nedeniyle de çikolatanın Fransa’da yaygınlaştığı düşünülmektedir.

1640 yılında İtalya’yı ziyaret eden bir üniversite profesörü sayesinde Avusturya’da çikolata ile tanışmıştır.

Çikolatanın tarihçesinde İngiltere’nin kakao ile ilk buluşması korsanlar ve maceraperestler aracılığıyla olmuştur. Bu korsanlar ve maceraperestler XVI. yüzyılın ikinci yarısından itibaren İspanyol gemilerini ele geçirmişler, kakao çekirdekleriyle de ilk bu gemilerde tanışmışlardır. İngiltere’de çikolatanın bollaşmasını sağlayan şey ise, 1655 yılında Jamaica adasının İspanya’dan alınmasıdır. Bu adada çokça kakao plantasyonu bulunmaktadır ve böylece 1659 yılına gelindiğinde artık İngiltere ana karasında kakao vardır. Fransa’nın aksine, İngiltere’de kakao parasını ödeyebilen herkesin içebileceği bir içecek haline dönüşmüştür. (D.Sarıgül Yılmaz-YLT)