Baphomet ve tapınak şövalyeleri

(1 oy) 5/5 466
Yorum Yaz


Doğrudan bir kafaya tapma olmasa da Tapınakçılarla ilişkilendirilen bir hikaye de kafatası önemli bir rol oynamaktadır. Bu hikaye tarikat ile ilişkilendirilmiş ve sorgulamalarda da sık sık kullanılmıştır. Değişik şekilleri olmasına karşın papalık komisyonunda anlatılan hikayeye göre;

“Bir tapınak şövalyesi genç ve güzel bir kadını sever. Ancak bu kadın genç yaşta ölür. Gömüldüğü gece Tapınak şövalyesi sevgilisinin mezarını açarak ölü kadınla ilişki kurar. O anda bir erkek sesi duyulur, bu ses ona dokuz ay sonra gelmesini ve mezarın içinde bir oğul bulacağını söyler. Sese uyan şövalye dokuz ay sonra mezarı açtığında iskeletin baldır kemiklerinin arasında bir kafatası bulur. Ses bu kafatasının iyi bir şekilde korunması gerektiğini, bu kafatasının tüm iyi şeylerin kaynağı olduğunu söyler. Bunun üzerine şövalye kafatasını yanına alır ve kafatası koruyucu meleği olur. Düşmanlarını yok etmek istediğinde yapması gereken tek şey, onu düşmanlarına doğru tutmaktır. Gerektiği zaman da bu kafatası tarikata geçer”.

Baphomet ne anlama gelir?

Baphomet veya bafomet terimi, “tüm insanlığın barış tapınağının babası “sözcüklerinin baş harflerinin tersten okunuşu ile oluşturulmuştu. Templi omnium homimum pacis Abbas. İlk kelimenin üç harfini son sözcüğün ilk iki harfini diğerlerinin ise ilk harflerini almıştı(TEM-O-H-P-AB.) Bunu tersten okuyunca Baphomet terimi çıkmaktadır.

Tapınakçılar bir Baphomet figürünü sakallı bir başa benzeyen bir put “Yalla” adlı bir figür (bu bir Sarezen terimidir) olarak tanımlamış siyah ve beyaz bir put ve tahtadan bir put gördüklerini söylemişlerdir.

Baphomet’in bir tek kişinin veya bir tek öğreticinin icadı olabilmesine kıyasla, çok fazla sayıda ve çok fazla yerde adı geçiyordu. Aynı zamanda Baphomet’in kim ya da ne olabileceğine, neyi temsil ettiğine ,neden özel bir önemi olduğuna dair bir işaret bulunmamaktaydı. Baphomet derin saygıyı ilgilendiren bir şey olabilirdi, putperestliğe eşdeğer bir saygı. Bazı örneklere göre bu isim, çeşitli şövalye okullarında bulunmuş olan insan ya da hayvan başlı taştan yapılma şeytani heykellerle birlikte anılmıştır.

Baphomet Yalanı

Bazı eski tarihçilerin iddiasına rağmen, Baphomet’in Muhammet ‘in isminden bozma bir şey olmadığı kesindir.

Baphomet duruşmalarda bir ihanet suçlaması ile bağdaşacak şekilde Hz Muhammed’in adının ya da bir Yahudi kodunun yozlaştırılmış bir hali olarak kullanılmış olması ihtimali de büyüktür. Ancak mahkemeleri esnasında Baphomet adını verdikleri bir puta taptıklarını söyleyen Tapınakçılardan bazıları doğrudan “Muhammed” adını kullanmışlardı. Yani Baphomet yerine “Muhammed” adını kullandıkları söylenmektedir.

Nitekim İsmailliler ve Dürziler gibi radikal Müslüman gruplarda bile böyle bir put hiçbir zaman varolmamıştır. Muhammed adlı bir puta tapınma fikri Batılı Hristiyanların, Doğu’yu küçük düşürmek için kullandıkları planlı bir hareketin sonucudur.

Öte yandan, Fas İsponyalcasında “bufihimat” şeklinde telaffuz edilen, Arapça “abufihamet” sözcüğünden gelen bir şey olabilir. Bunun anlamı “Akıl Babası” veya “Bilgelik Babası” ve Arapça “Baba” aynı zamanda “Kaynak” anlamına gelmektedir. Eğer Baphomet sözcüğünün orjinali buysa, böylelikle muhtemelen doğaüstü bir şeye veya ilahi bir ilkeyle bağlantılı olabilir. Fakat Baphomet’in diğer doğaüstü veya ilahi ilkelerden farkı kılan şeyin ne olduğu belirsizdir. Ancak diğer anlatımlara göre, bu tarikatın kurucusu ve ilk Büyük Üstad olan Hugues De Payens’in kafasıydı ve Hugues’in kalkanının bir tabaka üzerindeki üç kara kafadan oluştuğu iddia edilmektedir.

Baphomet ve Vaftizci Yahya

Bu kafatası ile ilgili farklı yorumlar vardır. Bunlardan bir tanesi de bu kafanın Vaftizci Yahya’nın kesilen başı olduğu ve Tapınakçılar’ın eline dördüncü Haçlı seferi sırasında geçtiği ileri sürülmüştür. Bu varsayıma dayanarak tarikatın aslında İsa’nın yanlış peygamber, gerçek Mesih’in ise Vaftizci Yahya olduğunu iddia edilmektedir.

Son zamanlarda yapılan bir spekülasyon, en azından bir varsayım olarak, Baptist John’un kesik başı olduğu yolundadır; bazı yazarlar Tapınak Şövalyeleri’nin İsa’yı sahte bir peygamber olarak kınayan ve John’u gerçek Mesih olarak kabul eden Johannite veya Mandain sapkınlığıyla “zehirlendiklerini” iddia etmektedir. Orta doğudaki faaliyetleri sırasında, şüphe yoktur ki Tapınak Şövalyeleri Johannite tarikatlarıyla ilişki kurmuşlardı ve tarikat içerisinde Johannite eğilimlerinin bulunma olasılığı bütünüyle olanaksız değildir.

Baphomet’in ne olduğu konusunda bu kadar farklı yorumların bulunmasının en büyük nedenlerinden biri hiç kuşkusuz Baphometin ne olduğu konusunda neye benzediği konusunda hiçbir yazılı kaynağın olmamasıdır. (D.Dündar-YLT)

loading...
loading...