Ayvacık gezilecek yerler – Ayvacık gezi rehberi

(0 oy) 0/5 28
Yorum Yaz


Ayvacık, sırtını Antik dönemlerin efsaneleriyle beslenen İda Dağı’na (Kazdağı) dayayan; yüzünü birçok efsanenin doğuşuna kaynaklık eden Ege Denizi’ne çeviren yeşilin ve mavinin en güzel tonlarının yaşandığı bir kavşaktır. 115 km.ye varan sahil şeridi ve tarihi kültürel mirasıyla görülmesi gereken şirin ilçelerimizden bir tanesidir. Gezi planı yapan okurlarımız için önemli doğal ve tarihi zenginliklerini derledik. İşte Ayvacık gezilecek yerler ve Ayvacık gezi rehberi konulu yazımız.

Assos (Behramkale)

Günümüzde Assos’un tarihi kalıntıları na sahip kıyı yerleşim bölgesi olan Behramkale, Çanakkale’nin en önemli antik yerleşim merkezlerindendir. Antik Assos Bölgesi, Eski Anadolu’nun batısında Behramköy ile Ayvacık Yöresi arasında bulunmaktadır. Troas Bölgesi, güney sahilinde 238 m. yüksekliğinde bir tepeye kurulmuştur. Bölgenin kuzey tepesinden Tuzla Çayı akmaktadır.

Kadırga Koyu

Kadırga Koyu Assos’un 2 km. doğusunda, sahil boyunca uzanan, aşırı yapılaşmadan kurtulmuş güzel bir koydur. Osmanlı İmparatorluğu zamanında donanmanın kadırgaları bu koya çekildiğinden bu adı almıştır. Kadırga Koyu’nun ilk mavi bayrak almış olan plajı, zeytinlikler içerisine kurulmuş, doğaya, yerel mimariye uygun otelleri ile yoğun talep gören bir turizm beldesidir.

Yeşilyurt

Yeşilyurt, eski adıyla Büyük Çetmi, Kaz Dağları eteklerinde, dağ ve deniz turizminin iç içe yaşandığı, oksijen çadırı gibi temiz havası bulunan, nüfusu 200 kişilik küçük bir köyüdür.

Bir zamanlar Rumların da yaşadığı Yeşilyurt Köyü meydanında bulunan cami, mimarisiyle dikkat çekmektedir. Kilise görünümlü camiin yapımında Yunanlı ustalar çalışmış, bu nedenle yapıda camiden daha çok kilise detayları göze çarpmaktadır.

Kazdağları 

 Kazdağları, Biga Yarımadasının güneydoğusunda Ayvacık-Balya esas ekseninde yer alan bir konumdadır ve batıda Ayvacık ilçesi, doğuda Balya ilçesi, kuzeyde Bayramiç ve Yenice ilçeleri, güneyde ise Edremit Körfezi arasında kalmaktadır. Biga Yarımadası’nın en yüksek kütlesi Karataş Tepe (1774 m), Dede Dağı, Baba Dağı,

Eybek Dağı, Gürgen Dağı ve Sakar Dağı gibi tepelerin oluşturduğu dağ kütlesine genel bir ifadeyle Kazdağları denmektedir.

Adatepe

Adatepe Köyü Küçükkuyu Beldesi’nin, Kaz Dağları yamacında bulunan 2. önemli köyüdür. 1980’li yıllarda köy, kent yaşamından kaçan bir grup tarafından keşfedilmiştir. Bu grup köyde harabe sayılabilecek yapıları alıp ve geleneksel mimariye tamamen sadık kalarak binaları yaşanılan mekânlara dönüştürmüştür. Bugün köyün yerlileri ile dışarıdan gelenler Türkiye’nin hiçbir benzeri yerleşim yerinde olmadığı kadar uyum içinde birlikte yaşamaktadırlar.

Babakale

Adını sahip olduğu kaleden alan Babakale Anadolu’nun en batı ucunda yer alan şirin bir balıkçı köyüdür. Troas Bölgesi’nin en önemli dağ sırası olan Kaz Dağları Türkiye’nin en fazla oksijen üreten bölgesi olup, Babakale sınırları içerisinde yer almaktadır. Yöreye 5 km. uzaklıktaki Akliman koyu da bembeyaz kumsalı ve pırıl pırıl denizi ile görenlerin beğenisini kazanan bir sayfiye yeridir.

Hüdavendigar Camii

14.yüzyılı n sonlarına doğru, 1.Murat döneminde inşa edildiği sanı lmakta olup 238 m. yükseklikteki tepenin üzerinde tüm ihtişamıyla ayakta durmaktadır. Camiin dikkat çeken özelliklerinden birisi de dört yöndeki köşelerinin üst noktalarının paslanması, yani taş kenarlarının eğik kesilmiş olması ve paslanan kısımların şekline uygun olarak üçgen kapatılmasıdır. Kubbe, sekizgen bir kubbe kasnağına oturtulmuştur. Camii, bir kubbe ve sütunlu giriş kapısını da içine alan dörtgen bir alan üzerinde inşa edilmiştir. Camiin, Osmanlı mimarisinin tipik bir örneği olduğunu söyleyebiliriz. Mermer giriş kapısı, Carnelius Kilisesi’nin kapısıdır. Carnelius Kilisesi’ni tamir ettiren Skamandros Hükümdarı’nın kilise kapısına yazdırmış olduğu duaya dokunulmamış, sadece haç işareti bulunan taşın bir caminin dekorasyonunda kullanılmış olması çok ilginç ve bir o kadar da etkileyicidir.

Ayvacık gezi Ceneviz Köprüsü:

Cenevizliler tarafından yapıldı ğı sanılan köprü, Ege Denizi ile Kaz Dağları’nı ve insanları yıllar boyunca birbirlerine kavuşturmuştur. Şelaleden akan su, Kaz Dağları’nın nağmelerini fısıldarken, tarihi köprünün gizemi ve doğal güzellikleri, gelen ziyaretçilere doyumsuz saatler yaşatmaktadır.(Tuba D. Yallagöz-YLT)