Gezegenler ve simya

(4 oy) 5/5 2100
Yorum Yaz


Gezegenler ve simya ilişkisi ilk çağlardan beri mevcut yedi gezegenin gözlemlenerek bunların her birinin yedi elementle altın, gümüş, cıva, bakır, demir, kalay ve kurşun ile ilişkisi kurulmuş ve bu bağlantılar makro kozmos olan bir ilişki olarak görülmüştür. Gezegenlerin ilişkilendirildikleri metalleri aydınlattığına ve gezegen aracılığıyla metallerin göklere aktarıldığına inanılmıştır.  Gezegenlerin simyası anlamına gelen bu astrolojik simgeler, ilişkili olan metaller için de kullanılmış ve metaller gezegen isimleriyle anılmıştır. İnanışa göre her bir madde kendi gezegenin etkisi altında aktif olmaktadır. En değerli iki metalden altın Güneşle, gümüş Ay’la renklerinden dolayı ilişkilendirilmiş, Merkür en hızlı ve en canlı madde olan cıvaya ismini vermiştir. Venüs’le bakır arasındaki bağlantı ise açık değildir. Fakat Mars’la demir arasındaki ilişki Mars’ın pas kırmızısı rengiyle alakalı olarak demirin silahlarla ve savaşta dökülen kanla bir bağı kurulmuştur. Gezegenlerin kralı olarak görülen Jüpiter ise kalayla ilişkilendirilmiştir. Her ne kadar zamanımızda kalay/teneke değerli sayılmasa da önceki zamanlarda değerli bir metaldir.

Metaller yer altıyla ilişkili olarak görülmüşlerdir. Onlar yeryüzünün deliğinde uzanmaktadırlar. Astrologlar, metaller ve gezegenler arasında benzerlik olduğunu düşünmüşlerdir. Kaldeliler için altın Güneş’in; gümüş Ay’ın; kurşun Satürn’ün; teneke/kalay, Jüpiter’in; demir Mars’ın; bakır Venüs’ün metalidir ve bugünde aynı şekilde devam etmektedir.

 Kenzü’l-Havâs’ta da verilen örneklerde gezegen ve maddeler bu eşleştirmelerdeki gibi verilmektedir. Altın, gümüş ve değerli taşlar Hititlerde de büyüsel ritüellerde büyük bir rol oynamıştır.

Yine yılın ilk ayında hüküm süren Enlil, madenler hiyerarşisinde altın ile temsil edilmiştir. Şamaş Enlil’in yerini alınca altının da efendisi olmuştur. Bir Babil metninde tanrılar ile madenler arasındaki ilişkiler Enlil- altın, An-gümüş, Ea-bronz, Ninidni-taş şeklindedir. Gezegenler, tanrılar ile madenler arasındaki büyülü ilişkilerin, renkler, doğum tarihleri, yazgı vb üzerinde de etkili olduğuna inanılmıştır.

Ayin ve ibadetlerde büyülü sözlerin yanında mum, gümüş, altın, bakır gibi malzemelerde bulunmuştur. Babillilerin yer ve gökte bulunanlar arasındaki ilişki mantığı bu şeylerin dua ve büyüde kullanılmasındaki düşünceyi de anlamayı mümkün kılmaktadır. Mesela mum, Ateş Tanrısı Nusku’yu temsil eder. Gümüş, Ay tanrısı Sin ile ilgilidir. Altın, Güneş tanrısının yerini alır. Bakır, Ea’nın madeni sayılır. Kurşun büyük tanrıçalardan Ninnah’ın bir suretidir.

Cansız nesnelerin, taşların, madenlerin insanoğluna benzer bir şekilde doğmuş olmalarından ve diğer varlıklar gibi büyümelerinden ve insandan daha uzun bir ömre sahip olmalarından dolayı da bu nesneler büyüsel uygulamalarda kullanılmışlardır.

Antik dönemde haftanın yedi günü yedi metal ile ilişkilendirilmiştir. Haftanın yedi gününün her birinin gezegenlerin ruhlarının yardımı altında olduğuna ve bunların metal ve renklerini temsil ettiğine inanılmıştır.

Buna göre gezegenler, yönettiği günler ve kimyevi maddeleri şu şekilde gösterilebilir:

Gezegenler Haftanın Günleri Kimyevi madde
Güneş Pazar Altın
Ay Pazartesi Gümüş
Mars Salı Demir
Merkür Çarşamba Merküri / Cıva
Jüpiter Perşembe Kalay
Venüs Cuma Bakır
Satürn Cumartesi Kurşun