Astrolojinin Tarihçesi

(5 oy) 5/5 1541
Yorum Yaz


‘’Astroloji’’ kelimesinin kökeni çok eskiye dayanmaktadır. Bu kökeni Sümerlere kadar götürmek mümkün. Bugün en çok tartışılan konuların arasında, astroloji vardır ve en çok sorulan soru da, bu işin nereden çıktığı veya nasıl başladığıdır. Hemen herkes yapılan astrolojik yorumların kaynağını merak etmektedir ve işin en ilginç yanı da yorumların insanlarla olan uyumluluğudur.

Astroloji; kozmos içerisindeki güçlerin (Yani Güneş Sistemi’ndeki planetlerin) veya genel olarak dünya üzerindeki enerjilerin evrensel etkilerle şekillenmesiyle (makro kozmos), insanın ve insan topluluklarının (mikro kozmos) üzerindeki etkilerini ve sonuçlarını yorumlayan bir düşünce sistemi, bir kültür ve yorum sanatıdır. Astrolojinin matematiksel bir temele sahip olduğunu, astronomi ile olan paralel çalışmalarında görebiliriz. Bu ise astrolojinin gerçek anlamda pozitif temellere dayandığını gösterir. Ayrıca astroloji, yıldızların hareketlerini matematiksel olarak hesaplarken, etkin enerjileri oluşturabildiğini de kabul eder.

Astroloji, Çin’den Hindistan’a oradan Avrupa’ya yayılan ve değişik şekillerde kendini gösteren ve var olageldiği andan itibaren insan hayatında önemli bir yere sahip olan bir değerdir. Astrolojinin çıkışı tarım faaliyeti ile ilgilidir. Ardından değişik formlarda devam etmiştir. Örneğin yılın kendisi ve dini festivaller ile birlikte anılmaya başlamıştır. Avrupa’da astrolojinin bilimsel temelleri atılmış, yüksekokullarda eğitimleri verilmeye başlanmış, bu alanda ciddi incelemeler yapılmıştır. Ve çok kıymetli astrologlar yetişmiştir.

Astrolojinin kökenini Sümerlere kadar götürmek olasıdır. Eski Sümer dini törenlerinde burç isimleri anılmıştır. Ve Güneş’in hareketlerine bakarak yorumlar yapılmıştır. Amerikan astrolojisi Maya ve Azteklerde başlayıp yerli Amerikan astrolojisine sızmıştır. Afrika astrolojisi ise Mısır ve Güney Afrika çevresinde insanların kumlu ve yumuşak topraklar üzerinde yaptığı zirai çalışmalar ve gökyüzü gözlemleriyle hayat bulmuştur. Eski zaman insanlarının çok değişik ve sıra dışı inanışları vardı. Onlar gezegensel hareketlerin sel, deprem, kötü ve verimsiz hasat ya da komşu kabileler arasında savaş ve benzeri durumların yaşanacağına işaret ettiğini düşünürlerdi. Haliyle bu durum astrolojiyle ilgili birtakım kehanetlerin doğmasına sebebiyet vermiştir. O dönemde yetişen astrolojiyle ilgilenenler ufuk düzlemi üzerinde bulunan gezegenlerin konumunun bireyin karakteri üzerinde etkili olduğuna inandılar. Bu düşünüş biçimi o dönemlerde insanların pek ilgisini çekmedi. Sadece yüksek zümreye hitap etti. O günlerden bu günlere astroloji büyük gelişmeler kat ederek varlığını hâlâ devam ettirmektedir.