Astrolojinin kronolojik gelişimi

(0 oy) 0/5 151
Yorum Yaz


Sevgili okurlar daha önceki yazılarımızda astrolojinin tarihi ile ilgili bilgileri sizlerle paylaşmıştık. Şimdi bu yazımızda sizlere Astrolojinin kronolojik gelişimini anlatmaya çalışacağız.

Astrolojinin tarihsel gelişimi aşağıda özetlenmiştir:

  •  M.Ö. 3500-3000 Yılları Arası Dönem: Antik Astrolojinin ortaya çıktığı ve ilk astronomik gözlemlerin gerçekleştirildiği dönemdir.
  •  M.Ö. 3000-1500 Yılları Arası Dönem: Bu dönemde astronomik gözlemler, her şeyden önce dinsel açıdan değerlendirilmiş ve önem kazanmıştır. Taş Devri ve Bronz Çağı’ndan kalma arkeolojik bulguların elde edildiği dönemdir.
  •  M.Ö. 2500’den itibaren Dönem: İlk astrolojik sistemlerin Mezopotamya’da da oluşturulduğu dönemdir.
  • M.Ö. 1728-1689 Yılları Arası Dönem: Hammurabi Hükümdarlığı tarafından elde edilen astrolojik bilgilerin derlemesiyle takvim reformuna gidilen dönemdir.
  • M.Ö. 1500-300 Yılları Arası Dönem: Mezopotamya’da ilk doğum haritalarının, astronomik tabloların tanzim edildiği, astrolojik hesaplama işlemlerinin geliştirildiği ve “Burçlar Kuşağı” şemasının oluşturulduğu, ilerlemenin hızlı olduğu dönemdir. Bu dönemde Babil’den gözlemlenebilen tüm ay tutulmalarını içeren tabletler bulunmuştur. Özellikle Babil’de ki piramit şeklinde ki tapınaklarda ki “ziggurat” olarak ifade edilen kuleler, astronom ve astrologların gözlemlerini kolaylaştırmıştır.
  • M.Ö. 1350’den itibaren Dönem: Bu dönemde ki en önemli materyaller, MÖ yaklaşık olarak 1000 yılında tamamlanmış olması gereken Astrolojik Sembolizmin ilk referansı olan ENUMA ANU ENLİL ve MÖ 800 ve 686 yılları arasında tamamlanan astronomik seri MUL.APIN’in ortaya çıkışıdır. ENUMA ANU ENLIL isimli bir Babil tabletidir. En eski astrolojik doküman olma özelliği taşımaktadır. Söz konusu tablette hem kehanetler hem de gözlemler yer almakta olup, eski Babil dilinde yeryüzü ile gökyüzünün birbiriyle çok sıkı bir bağlantı içerisinde oldukları ifade edilmektedir.
  •  Antik Dönem: M.Ö. 300 ve M.S. 400 yıllarını kapsayan dönemdir. Mısır’da yer alan Hermetik Yazıtlar bu dönemde oluşturulmuştur. Astroloji, bu dönem Roma İmparatorluğu’na denk gelmesiyle birlikte ciddi bir yükseliş göstermiştir. Bilimsel bir nitelik olan “ars-mathematica” olarak kabul görmüştür.
  • M.S. 2.-4. YY arası Dönem: Bu dönemde astroloji alanında pek çok önemli eser oluşturulmakla birlikte aynı zamanda dönemin siyasetinde de önemli bir yere sahip olmuştur. Hristiyan, yeni Platoncu ve agnostik elementlerden oluşan hermetik Korpus’un kaleme alınışı döneme ait en önemli kaynak niteliğindedir. Astrolojik geleneklerin dinsel sistemlere entegre edilmesiyle o dönem oluşan Manizim ise, devlet Hristiyanlığı tarafından ciddi bir rakip haline dönüşmüştür.
  •  M.S. 4.-8. YY Arası Dönem: Hristiyanlık, Yahudilik ve İslam’da astrolojik gelenekler kendine has biçimde alınarak, dinsel yapılarına entegre edilmiştir. Museviler ve Hristiyanlar dinsel sistemlerine entegre ederken İslam ise tasavvufi yaklaşım göstermiştir.
  • M.S. 7.-10. YY Arası Dönem: Doğu’da “Erken İslam Astrolojisinin geliştirildiği dönemdir. Astroloji’ye ait yeni teknik ve tablolar geliştirilmiştir
  •  M.S. 10.-15. YY Arası Dönem: Bu dönemde astroloji, özellikle Hristiyan âleminde önem kazanmıştır. Manastır okullarında astroloji eğitimi verilip ve muhafaza edilmiştir. Aynı zamanda İspanya’da İslam astrolojisinin kalesi niteliği kazanmıştır. Antik ve Erken İslam Astrolojisi gelişim kaydetmiştir.
  •  M.S. 15.-17. YY Arası Rönesans Dönemi: Bu zaman aralığında, doğa bilimleri doğa bilimlerinin, simyanın, astrolojinin ve din bilimlerinin gelişimini kapsayan evren modelleri gerçekleştirilmiştir. 16. YY ise “astrolojinin altın çağı” olarak adlandırılmaktadır. Aynı zamanda kıyamet günüyle ilgili öngörü yapmak için gerçekleştirilen çalışmalar astrolojinin popülerliğini arttırmakla birlikte, dönemin “Kıyamet Tellallığı” dönemi olarak adlandırılmasına da sebebiyet vermiştir.
  • M.S. 17.-19. YY Arası Dönem: “Kriz ve Yaşama Mücadelesi” olarak adlandırılan bu dönemler, astroloji için büyük bir kriz dönemidir. Astrolojinin 17. ve 18. yüzyıllarda ki bu krizi, bilimsel eleştirilerin yeni paradigmalarla uyuşmaması nedeniyle ortaya çıkmıştır. Bu kriz, İngiltere dışındaki tüm Avrupa ülkelerini etkilemiştir. “Aydınlanma Çağı” olarak adlandırılan 18.YY’da astrolojinin sözde bilim olarak değerlendirilmesiyle oluşan bu kriz, astrolojinin savunulmasını ve çalışmaların devam ettirilmesini sağlamıştır.
  •  M.S. 19.-20. YY Arası Dönem: “Modern Çağ” olarak adlandırılan bu dönemde, yeni göksel cisimlerin keşfinin gerçekleştirildiği dönemdir. Bu dönemde astrolojik çalışmalar, Büyük Britanya’da tüm hızıyla devam etmiştir. Astrolojinin büyük ilerleyişiyle eğitimlerin verildiği okullar ve kurumlar faaliyete geçmiştir. Aynı zamanda astrologların yayın yapabilmesi için de branş yayınları ve gazeteler üretilmiştir. 20.YY’da ise “Psikolojik Astroloji” ortaya çıkmış ve artık öngörü tahminleri üzerine oturtulan anlayış yerini merkeze kendini tanımayı oturtan yeni anlayışa bırakmıştır. Astroloji bundan sonrasında, birçok batı ülkesinde milli meslek kuruluşları tarafından tanıtılmıştır.
  •  Günümüzde Astroloji: Geçmişi çok eski dönemlere dayanan astrolojik çalışmalar günümüzde de hızla devam etmektedir. Yirminci yüzyılın ikinci yarısından itibaren başta Almanya olmak üzere pek çok Avrupa ülkesinde popülerliği büyük bir artış göstermiştir. Ticari birliklerin kurulmasının yanı sıra, bu alanda profesyonel astrolog yetiştirilmesi için pek çok bağımsız okulları açılmaktadır. Bu alanda pek çok  yayın yapılmakta ve kongreler düzenlenmektedir. Günümüz gelişen teknolojisi sayesinde astrolojik çalışmalar çeşitlilik kazanmaktadır. Bireyler, “yıldız haritası” adı verilen, doğum anında gök cisimlerinin yerlerinin tespitine dayanan kişisel özellikleri belirleme ve öngörü şemalarını artık web ortamlarından bile kolayca edinmektedir. Ayrıca devletler ve politika, şehirler, liderler, ırklar, ülkeler, meteoroloji ve bölgesel vb. pek çok alanda yapılan araştırmalarda kullanılabilir niteliktedir. (G. Bozkurt-YLT)