Astrolojide venüs gezegeni

(2 oy) 4/5 834
Yorum Yaz


Venüs (Zühre, eski Türklerde Gök Göbeği, Çivi, Gök Çivisi, Kırgızlarda Demirkazık, Moğol ve Tunguzlarda Altın Direk, Roma Astrolojisi’nde Lucifer), Güneş’e uzaklık bakımından ikinci gezegendir. Eski Roma tanrıçası Venüs’ün (Eski Yunan Mitolojisi’nde Afrodit) adını almıştır. Halk arasındaki adı Çolpan veyahut Çoban Yıldızı’dır. Gökyüzünde Güneş’e yakın konumda bulunduğundan ve yörüngesi Dünya’nınkine göre Güneş’e daha yakın olduğundan yeryüzünden sadece Güneş doğmadan önce veya battıktan sonra görülebilir. Bu yüzden Venüs, Akşam Yıldızı veya Sabah Yıldızı olarak da isimlendirilir. Bir diğer adı da Çoban Yıldızıdır. Bu yıldız kuzey yarım küredeki herhangi bir noktadan bakıldığında sabit olarak kuzeyi gösterdiği için, kara, deniz ve hava seyrinde önemli görevler üstlenir.

Bu yıldıza batıda Venüs, Ön Asya’da Zühre denilir. Kırgız Türkleri bu yıldıza “Kervan Culduz” yani “Kervan Yıldızı” derler. Anadolu’da ise yaygın olarak “Kervankıran” derler. Türkler bu yıldıza yaygın olarak Tan Yıldızı, Sabah Yıldızı, Çobanyıldızı, Ak Yıldız da derler. Eski Türkler Zühre’ye “Yaruk Yulduzı” yani “parlak yıldız” veya “Işık Yıldız” da demişlerdir. Bu gezegeninin Türklerdeki adı Erklik, Moğollardaki adı Tsolman’dır. “Ateşli ok” denilen yıldız kaymalarını ve yeryüzüne düşen meteorları Erklik Han’ın gönderdiğine inanılır (Erlik Han ile karıştırılmamalı). Büyükayı yıldızlarına Moğollarda Doolon Obdog (Yedi Yaş Damlalı Adam) derler. Gök’ün Ülker yıldızlarına bağlı olduğuna ve Ülker’in etrafında döndüğüne inanılır.

Türkler göğün direği olarak Kutup Yıldızını düşünmüşlerdir. Bunun için Kutup Yıldızına “Demir Kazık” ve ya “Altın Kazık” demişlerdir. Bu düşünce Anadolu’da da yaşaya gelmiştir. Bu düşünce daha çok büyük devlet kurmuş Türklerden gelmiştir. Soyutlanmış ve ilkel Türk kültür çevrelerinde ise buna “Demir Ağaç” ve ya “Demir Direk” denmiştir. Eski Türk düşüncesine göre Kutup Yıldızı gökte hiç kımıldamadan duruyor ve bütün gezegenler ile yıldızlar onun çevresinde görüyorlardı. Kutup Yıldızı, Tanrı’nın ışıklı ülkeleri olan, yüksek gökle, yeryüzünü birleştiren, kutlu bir kapı idi. Bu kapı, gökle yeri, ruh âlemi ise ruhlar dünyasını ve aynı zamanda insan ile Tanrı’yı birbirinden ayıran bir sınır idi. Şaman törenlerinde Tanrı, ruhlarından birini elçi olarak gönderir, kutup yıldızı kapısında, şamanlar ile ilgi kurardı. Ruhlar da bu kapıdan aşağıya inemezlerdi.” Divânı Lugâti’t-Türk adlı eserinde Kaşgarlı Mahmut Dünya’nın Kutup Yıldızı’nın çevresinde döndüğünü söylemektedir: “Qaznguq: kazık ya da çivi. Kutupyıldızına da temür qaznguq (demir kazık) denir. Çünkü gök bunun çevresinde dönmektedir. (Divânı Lugâti’t-Türk/s.421)

Bu gezegen Zodyak’taki turunu on ve ya on iki haftada tamamlar. Bu yıldızın tesiri altındaki burçlarda doğanlar güzel, zarif, zevk sahibi, zeki, maharetli ve sanatkâr olurlar. Fazla hislidirler. Üçüncü felek Zühre’ye aittir. Cuma günü ve Salı gecesi onun tesirindedir. Yeşil ve parlak renkler de ona aittir. Feleğin sazendesi olarak bilinir. Efsaneye göre Zühre İranlı, çok şuh ve güzel bir kadındır ve Hârût ve Mârût adlı meleklerden göğe yükselmenin yolunu öğrenip oraya çıkmıştır.

Venüs, Ay ailesinden bir gezegendir. İkinci ve dördüncü gündüz büyük üçgeninin yöneticisidir. Yükselmiş durumda Terazi, tersi durumdaysa Boğa Burcu bu gezegenin gök evidir. Balık Burcu’nda yükseliş halindedir. Üretkenlik, uyum, bazen de gasp ve istilayı temsil eder. Etkisi en iyi 60 derecede hissedilir.

Eski Türkler bu gezegenle insanın duygularını bağlamaktadır. Bu gezegenin etki alanındaki burçlar: Hunta (21 Nisan-30 Mayıs), Çolpançı (1 Mayıs-10 Mayıs), Kölköl (11 Mayıs-21 Mayıs), Çanakçı (24 Eylül-Ekim), Ban (4 Ekim-12 Ekim), Cemiş (13 Ekim-23 Ekim). “Bu gezegenin etkisi altındaki insanlar yaratıcılık alanında başarılı olabilen insanlardır. Çoban yıldızı onlara sönmeyen, her zaman kendilerini yenilemelerini sağlayan bir enerji sağlamaktadır. Bu yıldızın zayiçesi 255 günde geçer.