Antik Mısır Şahin Tanrısı Horus

(0 oy) 0/5 67
Yorum Yaz


Şahinler pek çok yerde pek çok farklı isimle kutsal sayılmıştır. Zaman zaman bazı tanrılar şahin şeklini almıştır. Ra, Montu, Sakar bunlardan bazılarıdır. Ancak Şahinler pek çok yerde pek çok farklı isimle kutsal sayılmıştır. Zaman zaman bazı tanrılar şahin şeklini almıştır. Ra, Montu, Sakar bunlardan bazılarıdır. Ancak Mısır şahin tanrıların en ünlüsü Antik Mısır Şahin Tanrısı Horus ‘tur. Bu ada sahip birkaç tanrı daha olmuştur ve hepsi de kendine ait bir kült merkezi ve efsanesi vardır. Ancak zaman içinde bütün bu kültler efsaneler birbirine karışmış ve şahin tanrıların en ünlüsü olan Edfu’lu tanrı Horus’da bir araya gelmiştir.

Horus ne anlama gelir?

Başlangıçta Horus, gök tanrısıydı. Mısırca adı “Hor” “yüz” veya “uzak” anlamına gelmekteydi. Ancak “horet” olarak düşünüldüğünde “gökyüzü” anlamına gelmekteydi. Şahin hiçbir kuşun uçamayacağı kadar uzağa ve yükseğe uçabildiğinden “Uzak Olan” oldukça uygun bir addır. Horus gökyüzünün çehresi kabul edilmekteydi. Bu çehrenin sol gözü ay, sağ gözü güneşti. Bu çehrenin sahibi “Büyük Horus” veya “Yaşlı Horus” adıyla bilinmekteydi. Yunanlılar’ın Haroeris dediği bu gök tanrısı, insanoğlundan önce dünyaya gelmiş ve yeryüzüne bir şahin olarak inmişti.

Horus’un Aşağı Mısır kökenli bir tanrı mı yoksa Yukarı Mısır kökenli bir tanrı mı olduğu tartışma konusudur. Nekhen ve Behdet Horus kültünün ilk yıllarında yaratıcıları olduklarını iddia etmektedir. Behdet yeri tam olarak bilinmemektedir ancak antik bir kasaba olan Imarut (Ağaç Kasabası) yakınlarında Batı Deltasında kurulduğu kesindir. Hükümdarlık öncesi dönemde Imarut, ağaç tanrıçası Sekhet-Hor kültünün merkeziydi. Efsaneye göre Sehhet-Hor, Horus henüz bir çocukken onu korumak için kendisini tanrıça Hothor’un şekillerinden biri olan bir ineğe dönüştürmüştür. Zamanla Aşağı Mısır’ın 3. None’si olan bölgede bulunan Imarut, Yeni Krallık döneminde baş nome / nome başkenti olmuştur. Sonraki yıllarda adı Demit- en-Hor (Horus’un Kasabası) olmuştur. Horus’a Behdet’de tam olarak şahin şeklinde tapınılmaz, elinde yay, ok ve ucu üçgen arkası atmaca başıyla süslü bir mızrak bulunan şahin-başlı bir erkek olarak tapılırdı. Behdet’in Horus’u savaşçı bir tanrıydı.

Devlet tanrısı Horus

Tanrı Horus Mısır’ın en eski devlet tanrısıydı. Ülkenin her iki bölgesinde de, tahta çıkan kral tanrının yeryüzündeki temsilcisi kabul edilir, “Yaşayan Horus” adını alırdı. Birleşmeden sonra, Yukarı Mısır ve Aşağı Mısır’ın kralları resmi unvanlarına Horus’u temsil ettikleri için Horus Adı’nı da eklediler. Bu isim serekh’in üst kısmına da yazıldı. Serekh altı kısmında kraliyet sarayının duvarlarına benzer şekilde dizayn edilmiş üzerinde Mısır’ın Çift Tacıyla oturan Horus’un bulunduğu dikdörtgen bir figürdür. Kralın unvanı olarak kullanılan bir başka isim de ‘’Altın Horus” adıydı.

Horus ve diğer tanrılar

Tanrı Horus Mısır’ın en eski devlet tanrısı olsa da, Heliopolis’li Ra’de bu unvan için kısa zamanda harekete geçti. Ancak her iki tanrının rahipleri dostça bir uzlaşma sağladılar. Horus gök tanrısıyken güneş tanrısı oldu ve güneş kültünün en eski merkezi Heliopolis’de bu şekilde kabul gördü. Burada Ra ile birleşti Ra Horakhty ve ‘’İki Ufkun Ra ve Horus’u” yani doğan güneşin ve batan güneşin ufku oldu. Başında güneş diski taşıyan atmaca başlı bir insan figürüyle temsil edildi.

Horus’un Heliopolitan teolojisindeki önemi güneş tanrısı olmasından çok Osiris ve Isis’in oğlu olmasından kaynaklanmaktaydı. Babasının ölümünden sonra doğan Horus’u annesi Mısır tahtında hak iddia edebilecek yaşa gelene kadar Delta’da babasının katili Seth’den sakladı.

Başlangıçta Heliopolis’li rahipler Güneş Tanrısı Horus ile İsis’in oğlu Horus’u birbirinden ayırdılar. Zamanla iki tanrı birleşti ve Güneş Tanrısı Horus, Mısır’da büyük bir popülarite kazanan İsis’in Oğlu Horus’un bir parçası haline geldi. Popülerliğinin nedeni yalnızca Hakimlerin önünde yargılanırlarken babası Osiris’le ölülerin aracılığını yaparak gösterdiği merhamet değil, aynı zamanda 80 yıl süren bir mücadele de Seth’e karşı gösterdiği kahramanlıklardı.

Horus’un gözleri

Mısırlılar güneşten yayılan ışınları Horus’un gözleri olarak adlandırmışlardır. Horus’un gözünün kaynağını güneşten aldığını, ruhun nurunu temsil ettiğini ve Horus’un gözlerinin insanları ve her şeyi yarattığını, gözler açıldığında evreni gördüğünü ve böylece evrenin var olduğunu, gözyaşı dalgası gibi güneş ışınlarının evreni kapladığını, Tanrı Horus’un gözler­inden gelen salgıların insanlara ve tanrılara gerekli her şeye hayat verdiği düşünülmüştür.