Antik mısır mitolojisi tanrıları

(0 oy) 0/5 175
1 Yorum


Antik mısır mitolojisi tanrıları birçok grubu içerir ama bunlar, arada bir örtüşmelerine rağmen iki ayrı tip gruptan oluşur. Bir yanda, genellikle simgesel bir tarzda birbiriyle ilişkili bağımsız tanrıların birleşmesiyle oluşan “sayısal gruplar” vardır. Öte yandan birçok tanrıda -bireysel kimlikleri ve adları olsun ya da olmasın- yalnızca “bölgesel grupların” mensupları olarak vardır. daha önceki bir yazımızda sizlere mısır burçlarını ve astrolojisini anlatmıştık. Şimdi ise burclar.net olarak Antik mısır mitolojisi tanrıları konusu sizlere ayrıntıları ile anlatılmaya çalışılacak.

Temu ya da Atmu:

Ptah’ın günü “başlatan“ olması gibi o da günü “bitiren”di. Yaradılış hikayesinde kendisini tanrı Khepea’nın biçimi altında geliştirildiğini ilan eder ve ilahilerde “tanrılarına hayat veren”, “insanların yaratıcısı” ve sair olduğu söylenir. Ra’nın Mısır’ın tanrıları arasındaki yerini ele geçirmişti. Görünüşe göre, V. Hanedanlık’taki kralların dönemi kadar eski bir dönemde kutsal kabul ediliyordu zira geleneksel biçimi o dönemdeki bir insandı.

Shu:

Shu, Temu’nun ilk doğan oğluydu. Bir efsaneye göre, doğrudan tanrıdan çıkmıştı ve başka bir efsaneye göre ise tanrıça Hathor onun annesiydi; ayrıca üçüncü bir efsane de onu Temu’nun tanrıça Iusa Seth’ten doğan oğlu olarak kabul eder. Tanrılar Seb ve Nut’u yetiştiren odur ve bu inanç bu tanrının omuzlarında güneşin diski ile birlikte kendisini topraktan yetiştirirken gösterildiği resimler ile anılırdı. Bir doğa gücü olarak ışığı temsil ediyordu ve Hermopolis Magua’da bir merdivenin başında durarak gökyüzünü kaldırdığı ve gün boyunca onu orada tuttuğu düşünülüyordu. Bu görevinde ona yardım etmesi için ana yönlerden her birine bir sütun dikmişti ve “ Shu’nun sütunları” gökyüzünün dayanaklarıydı.

Tefnut:

Tefnut, Shu’nun ikiz kız kardeşiydi; bir doğa gücü olarak nemi ya da güneşin sıcaklığının başka bir yönünü simgeliyordu. Fakat Mısır mitolojisi tanrıları içerisinde ölülerin tanrısı olarak bir şekilde ölülere içecek sağlama görevi ile ilişkilendirilmiş gibi görünüyor. Erkek kardeşi Shu, Temu’nun sağ gözüydü ve o da sol gözüydü; Shu Güneşin bir yönünü temsil ederdi, Tefnut ise Ay’ın. Tanrılar Temu, Shu ve Tefnut bu şekilde bir üçleme oluşturuyorlardı ve yaradılış hikayesinde Temu, Shu ve Tefnut’un kendisinden nasıl çıktıklarını anlattıktan sonra şöyle der: “ Böylece bir tanrı iken üç tanrı oldum.

Seb:

Mısır mitolojisi tanrıları içerisinde Seb, Tanrı Shu’nun oğluydu. Ona “Erpa”, yani tanrıların “ kalıtımsal varisi” ve Osiris, İsis ve Seth’ten oluşan “tanrıların babası” olarak adlandırılırdı. O, başlangıçta yeryüzünün tanrısı idi fakat daha sonra ölülerin gömüldüğü toprağı temsil eden ölülerin tanrısı haline geldi. Bir efsane onu daha sonraki dönemlerde onun için kutsal kabul edilecek olan kaz ile ilişkilendirir ve ona genellikle “Yüce Gıdaklayan” denir. Bu isim dünyanın kendisinden oluştuğu ilkel yumurtayı onun oluşturduğu fikrine gönderme yapmaktadır.

Mısır mitolojisi tanrıları – Nut:

Mısır mitolojisi tanrıları içerisinde bulunan gökyüzü tanrıçası Nout, toprak tanrıçası Geb’in hem kardeşi hem de eşidir, Güneş, ayakları doğuda olarak tasarlanmıştır. Her akşam Güneş tanrısı Re’yi yutmakta, her sabah doğurmaktadır. Tanrıça Nout, Tanrı Geb ile birleşmeden, tanrı Shou (hava tanrısı) ve Tanrıça Tephnout’un (rutubet’i) doğurmuştur. Heliopolis teogania’sında Tanrıça Tephnout’un Tanrı Shou ile birleşmesinden Osiris, İsis, Steth, Nephtys’i yarattığı söylenirse de mitolojik öykülerde Tanrıça Nout Shou’dan ayrıldıktan sonra Tanrı Thot’u bir oyunda yenmiş, Thot’un yardımı ile Osiris, İsis, Sethh, Nephtys ile büyük oğlu Horus’u 5 günde yaratmıştır. Tanrıça Nout, Tanrı Shou’nun ve başka Tanrıların altında bir inek görüntüsünde Tanrıça olarak resimlerde şekillenmiştir. Tanrıça Nout Heliopolis’te çok sevilmiştir.

Osiris:

Mısır mitolojisi tanrıları içerisinde Osiris, Seb ve Nut’un oğlu, İsis’in eşi ve Horus’un babasıydı. Her ne kadar ilahi bir kökene sahip olsa da, onun insan olduğu düşünülüyordu; bu yeryüzünde bir kral olarak yaşadı ve hüküm sürdü; erkek kardeşi Seth tarafından haince öldürüldü ve cesedi on dört parçaya ayrıldı. Bu parçalar Mısır’ın her tarafına atıldı. Ölümünden sonra, kendisine Thoth tarafından bildirilen sihirli bir formül sayesinde İsis onu yaşama döndürmeyi başardı ve ondan Horus adında bir oğlan doğurdu. Horus büyüdüğünde Seth ile savaşa girdi ve onu yendi. Böylece babasının intikamını almış oldu. Kendisine Thoth tarafından bildirilen sihirli formül sayesinde Osiris bedenini yeniden bir araya getirdi ve canlandırdı; böylece dirilişin ve ölümsüzlüğün sembolü oldu. Aynı zamanda, özellikle hanedanlık öncesi zamanlarda ölülerin umudu, yargıcı ve tanrısıydı. Osiris, bir yönü ile güneşsel bir tanrıydı ve görünüşe göre, başlangıçta battıktan sonraki güneşi temsil eder. Fakat aynı zamanda ay ile de ilişkilendirilirdi. Yine de XVIII. Hanedanlık döneminde neredeyse Ra ile eşittir. Ve daha sonraları Tanrı’nın ve diğer tüm “ tanrıların” özellikleri ona atfedilir.

İsis:

İsis, Osiris’in eşi ve Horus’un annesiydi; bir doğa tanrıçası olarak yaradılışta güneşin kayığında yeri vardı ve burada muhtemelen şafağı temsil ediyordu. Sihirli formülü söyleyerek kocasını canlandırmadaki başarısı sayesinde “büyülerin hanımı” olarak adlandırılır. Kocasının cesedini bulmak için her yeri dolaşması, Deltadaki papirüs bataklıklarında çocuğunu doğurup büyütürken çektiği acı ve kocasının düşmanlarının ellerinden çektiği zulüm her dönem yazılan metinlerde pek çok göndermenin konusunu oluşturur. Farklı pek çok yönü vardır fakat Mısırlıların zihinleri için en çekici olan yönü kutsal anne olmasıdır; binlerce heykel onu bu karakterde, oturmuş ve dizlerinin üzerine koymuş olduğu çocuğu Horus’u emzirirken gösterir.

Seth:

Tanrı Seth Yunanlıların Typhon’u ile eşdeğerdir. Sülaleler Öncesi çağdan da önce, güneydeki kabileler birleşerek ortak bir güç olan, Seth konfederasyonu diyebileceğimiz bir birlik kurmuşlar, Sudan’dan ve kuzeyden hücumları önlemeye çalışmışlardır, Sülaleler Öncesi Dönemde rastlanan Vadi ve Delta uluslarının birleşmesiyle bu konfederasyonun siyasal etkinliği kaybolmuş ve Thinit Çağı başlamıştır. Thinit Çağı belgelerinde Seth, özellikleri belirtilmemiş bir hayvan olarak geçmektedir. Bu hayvan, tazı, çakal, merkep gibi dört ayaklı, hayali bir hayvan olabilir. Genellikle insan vücutlu bu garip dört ayaklı, hayvan başlı bir figür olarak resimlenmiştir.

Nephthys:

Nephths, İsis’in kız kardeşiydi ve tüm yolculuklarında ve çektiği tüm sıkıntılarda ona yoldaşlık etmişti. Tıpkı kız kardeşi gibi onun da yaradılışta Güneş’in kayığında yeri vardı ve orada muhtemelen alaca karanlığı ya da gecenin ilk saatlerini temsil ediyordu. Bir efsaneye göre, Asuris, onun Osiris’ten olan çocuğuydu fakat metinlerde Anubis’in babasının Ra olduğu söylenir. Cenazede kullanılan papirüslerde, dikili taşlarda, her zaman ölülere hizmet eden İsis’in yanında gösterilir ve tıpkı kendi kocası Seth’in kötülüklerini durdurması için Osiris ve İsis’e yardım ettiği, ölülere ölümün ve mezarın gücüne karşı koyabilmeleri için yardım eder.

Anubis:

Ölüler tanrısı, insan vücutlu, köpek ya da çakal başlıdır. Özellikle mezar resimlerinde yer almaktadır. Thinit çağının ilk hükümdarı Ahmosis zamanına ait bir tablette, Anubis şerefine bayram düzenlediği yazılıdır. I.-V. Sülaleler arasındaki belgelerde Anubis’in görevli olduğu yazılıdır. Vadideki kentlerden Kasa “ Cynopolis” da Anubis için özel olarak kült yeri yapılmıştır. Genellikle köpek başlı düşünülmüşse de daha çok siyah köpek başlı olarak tasarlanmıştır. Köpek ya da çakal siyah renkte gösterilmesinin sebebi, matem rengi olarak değil de, mumyalamada kullanılan bitumen’nin kahverengi ve katranın siyah rengidir.

Khonsou:

Ay Tanrısı karakterlerine ve özelliklerine sahip Khonsou, piramit yazılarında Ay Tanrısının çizgilerine sahip olduğu yazmaktadır. En eski kaynak Eski İmparatorluk zamanına aittir. Resimlerde Tanrı Khonsou, insan vücutlu, erkek başlı, başında ay yuvarlığı bulunan figür şeklindedir. Ayın yuvarlak şekilli olarak Osiris ve Tanrı Ptah tasvirinde de bulunmaktadır. Khonsou’nun başındaki yuvarlak bir örtü ile örtülmektedir. Keza, Khonsou çocuk şeklinde de gösterilmiştir. Tanrı Amon’nun Thebes’deki kültünde Amon’un oğlu olarak gösterilmiştir. Geç devirde Khonsou “ kötü düşünceleri yok eden” şeklinde düşünülmüştür. Prenses Bakhtan’nın hikâyesinde iyileştirici Tanrı olarak görülmektedir. Khonsou uzak ülkelere insanları iyileştirmeye gitmiştir.

Amon:

Eski Mısır mitolojisi tanrıları inançlarının Baş tanrısı Amon ya da Ammon Thebes kaynaklıdır. Eski Mısır çoktanrıcılığında totemizmin etkileri görülmektedir. Amon –Ra bir taraftan güneşi ifade ediyordu ki Ra lafzı buna işarettir. Fakat bu ilah güneşten başka ve daha şamil bir manaya da haizdir. Amon ismi Mısır lisanında Ymn tarzında yazılmasına göre bunun asıl ismi Yumun şeklinde olması muhtemeldir. Fin – Ogriyen lisanlarda Yumza gök demek olan kam kelimesinin fonetik değişime uğramış şeklidir. Zannolunabilir ki Amon-Ra göğü ve güneşi cami olan bir ilahtır.

Tanrı Amon’un en eski görevi rüzgâr Tanrısı olmasıdır. En eski kültü Hermontis yakınlarındadır, Thebes kentinin güneyinde, Karnak’ın doğusunda, Nil Irmağının doğu kıyısındadır. En eski kozmogonia spekülasyonunda yılan şekilli olan Amon, dişisi kurbağa Amaunet ile bilgisizlik ve uçurumu simgelediği biliniyordu. Ancak Hermopolis Oktoadında Amon “saklı- gizemcilik”saklı olduğu görülüyor. Hermopolis rahiplerinin geliştirdikleri Enneiad sisteminde yer almıştır. Tarih öncesi çağlarda bir köy yerleşmesi olan, sonradan genişleyerek birçok köyün birliği ile genişleyen Thepes kenti, eski Mısır dilinde OuaSeth Tanrı Amon’un çıkış yeri olduğundan itibaren Het Amon (Amon’un şatosu) ya da Nout- Amon (Amon kenti) olarak tanınmaktadır ki Amon’un ilk olarak tanrısallaştığı kent olarak tanınmaktadır.

Maat:

Yaradılış görevinde Thoth, Ptah ve Khnemu ile ilişkilendirildi. İsmi düz anlamına gelir ve bu nedenle gerçek, doğru erdemli, adil, tutarlı, değiştirilemez ve benzeri şeyleri temsil ederdi.

Ptah:

Bütün bu ilahların üstünde ve güneş silsilesine dahil olmayan büyük bir ilah daha vardır ki mahiyeti oldukça tayin edilememiş görünür. Bu ilah Ptah’tır. Birinci Tin sülalesi zamanından beri Memfis’te önem almış ve orada Sokar ve Apisle birlikte aynı şahsiyet sayılmıştır. Sokar’ın ve Ptah’ın neyi ifade ettiğine dair Mısır teolojisinde belli bir malumata rastlanamaz. Şu kadar ki Memfis’te bunu dünyanın yaratıcısı ve yaratan nazarıyla bakılıyordu. O suretle ki Atun ile Ra dahi buna tabi ve münkat idiler.

Sekhmet:

Tanrı Ptah’ın eşi tanrıça Sekhmet “güç” anlamına gelmektedir. Aşağı Mısır’da Rehesou kentinin tanrıçası’dır. Memfis’te eşi tanrı Ptah ve oğlu Nefertoum (İmhotep) ile birlikte Üçlü tanrı grubunu teşkil ederler. İsminden anlaşıldığı gibi savaşta askerler güç verdiği için Savaş tanrıçası olarakta tapınılırdı. Barışta kuraklık ve salgın hastalığından Mısırlıların koruyucusu ve tehlikeli olmasından sorumludur. Sekhmet, resimlerde, başında güneş kursu olan dişi aslan başlı bir kadın figürü olarak gösterilmiştir. Sekhmet, tanrıça Hathor gibi Re’nin gözüdür. Kızdığı zaman insanları mahveden, salgın hastalıkları çıkaran, suyun taşması ile ekinleri, yerleşim yerlerini yok eden bir Tanrıça olarak tanınmıştır. Bu felaketleri önleyebilecek, kızan tanrıça Sekhmeti yatıştırmak için bir rit yazılmıştır. Bu rit ilahiler söylenerek okunmakta, şifa aranmakta, yardım istenmektedir. Tanrıça Sekhmet’inde iyileştirici yardımcıları ile bu davete icap ederek, insanların başına gelen felaketten kurtarmaktır.

Hu ve Sa:

Temu’nun ya da Ra’nın çocukları. Yaradılışta güneşin kayığında ve daha sonraları da Yargılama Sahnesi’nde görünürlerdi.

Montu:

Mısır mitolojisi tanrıları içerisinde Kozmik Tanrıdır. Delta menşeili olup, Güneş Tanrısı iken Savaş Tanrısı olmuştur. Delta’nın insanları, Vadi ülkesini fethedince Hermonthis (İouni) kentini merkez yapmış, bu kentin Tanrısı olmuştur. Hermontis’in Baş Tanrısı Montou, Thebes’lilerin nomunun sahibi olmuştur. Şahin başlı erkek figürü olarak başında iki kobra yılanın sardığı güneş kursu vardır. XI. Sülalenin hükümdarları zamanında, Mısır Panteonunun Büyük Başkanı sıfatını almış, zirveye ulaşmıştır. XII. Sülale hükümdarları Amenemes’ler zamanında Amon Baş tanrı seçilince, Montou yöresel özelliğine geri dönmüştür. Thebes yakınındaki Medamoud ve Tod müstahkem kentlerinin, Montou’nun savaşçı özellikleri göz önüne alınarak Baş tanrı olarak kalmıştır. İki kobra yılanının güneş kursuna sarılarak gösterilmiş olması onun Tanrı Re ile ilgili göstermektedir. Kozmik Tanrı özellikleriyle, tanrı Re ile birleşerek, Montou-Re olarak tanınmıştır.

Khnoum:

Tanrı Khnoum bütün Mısır’da tapılmıştır. Nil ırmağının yüksek vadisinde Esnah ve Elephantin’de Tanrıça Anukis ve Tanrıça Satis (Satet) ile ortaklaşa Tanrı grubu olarak tapılmıştır. Tanrı Khnoum’un çok eski bir kültü vardır. Antinoe kültünde eşi Tanrıça Heket’in de ismi geçmektedir. Philae’de ve Esnah’da tapınaklar yapılmıştır. Tanrı Khoum koçbaşlı bir erkek figürü olarak resmedilmiştir. Eski Mısır dilinde Khnoum sözcüğünün karşılığı keçi demektir. Semitik bir dilden gelme olan Khnoum sözcüğü gibi, tanrı khnoum’da Mısır kökenli olmayıp semitik kökenlidir. Bereket tanrısı olarak bilinir, ürünlerin bereketi olması için Tanrı Khnoum’a kurban törenleri yapılmış ürün toplandıktan sonra şükredilmesi için yeniden sonbaharda, başaklar toplandıktan sonra ayinler yapılırdı. Eski Mısır kozmogoniasında Tanrı Khnoum yaratıcı tanrı olarak tanınmıştır. Nil’in çamurundan insan yapmıştır. Çamurdan dünyayı yaptığı da söylenmektedir. Eski İmparatorluğun sonunda, V. Sülaleden sonra Heliopolis rahipleri, Güneş ismini Khnoum ile birlikte söylemişlerdir.

Tot:

Kamere ait bir ilah olan ve Yunanlılarca Hermise benzetilen Tot ilahı dahi zikredilmeye değer. Bu ilah ay ilahı olmakla birlikte inkısamı zamana hâkim idi. Diğer taraftan büyük bir sahir ve ilahların müşavir ve katibi idi. Osiris’in basübadelmevtinde hazır bulunmuş ve Hor’la Seth arasındaki niza ve cidalde Gep’le beraber hakemlik etmiştir. Tep de yine ay manasına gelen Honsu’nun ayni addedilmiş ve güneş mitine ithal olunmuştur.

Nefertum:

Tanrı Ptah’ın oğlu Nefertem (İmhotep) hakkında bilgilerimiz oldukça karışıktır. Nefertum ile mimar İmhotep karıştırılmaktadır. Nefertum’un çiçek amblemi ile gösterilmiş olması, onun doğa ile ilgili olduğu sanılmaktadır. İmhotep ise III. Sülanenin ilk hükümdarı Djesser I. devrinde yaşamış bir mimardır. Saqqarah’da Djesser I.’in kademeli piramidinin baş mimarı olmuştur. Uzun yıllar bilgeliği, mimarlığı ile destan olmuş bir ölümlü kişidir. Ancak, İmhotep’le daha sonraki İmhotep’in aynı insan olup olmadığı, günümüzde dahi halledilememiştir ve Tanrı İmhotep ile ne derecede bağlantısı olduğu bilinememektedir. Orta İmparatorluk devrinde İmhotep isimli bir bilge kişiden, bir yazardan bahsedilmektektedir. Onun şerefine kâtiplerin hokkalarından Nil ırmağına döktükleri birkaç damla mürekkeple Mısır ülkesinin her kentine İmhotep’in ruhunu taşımaları istedikleri yazılı vesikalardan öğreniyoruz. Sais sülalesi devrinde (MÖ 663’ten sonra) İmhotep’in bir tıp bilgini olarak görüyoruz. Manethon’un Egyptica isimli yapıtında “İmhotep Yunan Tanrısı Asclepios’la eşdeğer olduğunu, tanrılaştırıldığını” yazmaktadır. İmhotep’e tanrısal düzen verilmiş Tanrı Ptah’ın oğlu olduğunu, eşinin isminin Khrotionakh olduğunu, Yunanlıların İmhotep’i İmouthes olarak isimlendirmişlerdir. İmhotep kültü bütün Mısır’da yayılmıştır. Philae adasında bir şapeli vardır.

Hathor:

Tanrıça HET-HERT (Hathor), yani gökyüzünde güneşin doğduğu ve battığı yer olan “Horus’un evi”. Firavuninciri bu tanrıçanın kutsak ağacıydı ve ölüler onun tarafından kutsal ağaçtan koparılan ve bu göksel yiyecek ile beslenebilmek için dua ederlerdi. En eski Mısır inançlarına göre, tanrıça Hathor, Evreni yaratan inek olarak tanıtılmıştır. Hathor’un çeşitli dinsel spekülasyonlarda değişik özellikler, görevler verilmiş, değişik atribüleri vardır. Çok sayıda kutsal alanlar Tanrıça Hathor’a ithaf edilmiş, çok kentinde koruyucu Tanrısı olarak inanılmıştır. Hathor aşk, intikam, savaş, ölüm başlıca tanrılığını yaptığı tasarımlardı. Kutsal anne ya da kutsal genç kız olarak da düşünülmüştür.

Mın (Amsu ya da Kuem) :

Doğanın yaratıcı ve üretici gücünün vücut bulmuş biçimiydi. Tanrı Min, en eski dinsek spekülasyonda, üreme tanrısı olarak tasarlanmıştır. İtiphallyque özellikleri ile erkek figürü olarak resimlerde gösterilmiştir. Eski Yunan Tanrısı Pano ile kıyaslanabilmektedir. Sonradan figüratif şekli değişmiş, bir erkek figürü şeklinde gösterilmiştir. Aynı, uzun tüylü takkeyi Tanrı Amon’da taşımakta idi. Bazen de elinde kırbaç tutmaktadır.

Hapi:

Mısır mitolojisi tanrıları içerisinde Nil tanrısıydı ve yüce tanrıların pek çoğu onunla ilişkilendirilirdi.

Meh-Urt:

Mısır mitolojisi tanrıları içerisinde Tanrıça Met-urt gökyüzünün güneşin her gün takip ettiği rotayı içeren bölümünü temsil ederdi. En azından bir dönemde hakim olan görüşe göre, ölülerin yargılanmasının burada gerçekleşeceği düşünülürdü.

Neıth:

Sebek’in annesi. O ayrıca gökyüzünün doğu tarafının da tanrıçasıydı.

Sekhet ve Bast:

Bu iki tanrı bir aslanın ve bir kedinin başı ile temsil edilirdi ve bunlar sırasıyla güneşin yakıp kavuran, yok eden gücünün ve tatlı ısısının sembolleriydi.

Mout:

Tanrıça Mout, Karnak yakınındaki Acherou’nun koruyucu tanrıçasıdır. Acherou’da tapınağı vardır. Mout, eski Mısır dilinde “ ana” anlamındadır. Tanrı Amon’un eşi Tanrı Khonsou’nun annesidir. Akbaba şekilli olarak tasarlanmıştır. Kozmogonia’da karşılığı Amaunet olup kurbağa şekilli olarak yer almıştır. Büyük Opet bayramlarında Luxor’da kutlanan, ayrıca başka kentlerde de kutlanan Büyük Opet bayramlarında eşi Tanrı Amon ve oğlu Tanrı Khonsou ile birlikte Tanrıça Mout “Kutsal kayık” ta getirilen kurbanları ve armağanları kabul etmekte olarak düşünülmüştür. Bazı dinsel spekülasyonlarda Tanrıça Sekhmet ile birleştirilmiştir. Örtülü, dişi aslan başlı olarak gösterilmiştir. Savaşçı özellikleri vardır.

Serapis:

Ptolemaioslar zamanında siyasal bütünlük sağlamak için Yunan-Mısır karışımı tasarlanmış bir Tanrı olan Serapis, Tanrı Osiris, Tanrı Zeus ve kutsal boğa Apis dinsel spekülasyonlarından oluşan tanrıdır.

Serq:

İsis’in bir biçimiydi.

Ta-Urt:( Thoueris):

Tanrıların atasıydı.

Uatchet:

Hather’in bir biçimiydi. Ve nasıl ki Nekhebet güney göğünün hanımıysa, o da kuzey göğünün üzerinde egemendi.

Neheb-Ka:

Sihirli güçlere sahip olan bir tanrıça idi ve sahip olduğu özelliklerle bazı yönlerden İsis ile benzerlik taşıyordu.

Sebak:

Güneş tanrısının bir biçimiydi ve daha sonraki dönemlerde Seth’in dostu olan Sebak ya da Sebek ile karıştırılırdı.

Nekhbet:

Tanrıça Nekhbet, El Kab’ın akbaba tanrıçasıdır. El Kab’tan kaynaklanmıştır. Hükümdarlar Nekhbet’in korunması altında olduğundan, daima hükümdarların başının üstünde düşünülmüştür. Vadi ülkesini simgelemekte idi. Deltanın simgesinde Ouadjet’dir. Firavun protokolünde Nebty ismini almıştır. Doğumlara başkanlık etmiştir.

Onouris:

Tanrı Onouris, This ve Sebenythos Tanrısıdır. Gerçek tanrısal kişiliğini anlamak çok zordur. Onouris’in eski Mısır dilinde karşılığı “İnher” olup “Uzaklardaki Tanrıçayı getiren” anlamındadır.

Mert Seger:

Mısır mitolojisi tanrıları içerisinde “Sükûneti seven Tanrıça” diyerek tanınmıştır. Thebes kentinin nekropolünün yerel tanrısıdır. Tanrıça Hathor ile birlikte batı çölünün sahibesidir. Thebes nekropolünün batısına bir tepede bulunmaktadır, yılan şeklindedir.

Satet ya da Satis:

Mısır mitolojisi tanrıları içerisinde Tanrı Khnoum’un eşi olan tanrıçadır. Kataraktların tanrıçasıdır. Tanrı Khnoum ve tanrı Anubis ile birlikte Elephantine’de üçlü tanrı grubunu oluşturarak, Tanrıça Satis, Tanrı Khnoum ve tanrı Neith ile Esneh’te üçlü grup teşkil ederler. Kadın figürü, başında iki ceylan boynuzu ile Vadi’nin beyaz tacı vardır.

Sabek:

Timsah tanrı Sabek, Yunanlılar Sukhos demişlerdir. Şedit kentinin tanrısıdır. Şedit’te yaşayanlar timsahın tanrısal yönlerine inandıkları için timsah beslerlerdi. Resimlerde, timsah başlı bir erkek figürü olarak resmedilmiştir. Fayoum kaynaklıdır, yukarı Mısır’da Kom-Ombo’da, tanrıça Hathor’un eşi olarak tanınmakta idi. Bütün Mısır’da da tapınılmıştır, Güneş kursunda bulunur. Sais’te Neith’in oğlu olarak tanınmaktadır.

Renmont:

Ekim tanrısıdır.

Thoueris:

Tanrıça Thoueris çoğu zaman dişi ve şişman su aygırı şeklinde gösterilmiş, çocuk doğumu ile ilgilidir. Evrensel büyük annedir.

Baal:

Mısır mitolojisi tanrıları içerisinde yer alan Tanrıça Baal İbranilerin çok tanrıcı inancının Fenike, Babil, Suriye, Mısır ve Kartaca’ya yayılması ile büyük kütle kazanmıştır. Mısır’da da yabancı tanrıya duyulan ilginin önde gelen tanrılarındandır. Fırtına ve savaş tanrısıdır. Çoğu zaman başında boynuzları olan konik bir serpuş giymekte, sırtında kısa bir manto vardır. Yeni İmparatorluk devrinde, XVIII. Sülale zamanında Mısır panteonuna girmiştir.

Hemen:

Mısır mitolojisi tanrıları içerisinde şahin Tanrıdır.

Heqet:

Mısır mitolojisi tanrıları içerisinde kurbağa başlı Tanrıçadır., yaşamı ve bereketi simgelemektedir. Khnoum’un şekillendirdiği çocuğun burnunda yaşam işaretini çizmektedir. Bugünü Adunomein’in yakınındaki Hirous’un tanrıçadır.

Hermes Trismegiste:

Yunan Tanrısı Hermes ile Mısır Tanrısı Thot ile birlikte oluşmuştur. Hem ticaretle, hem de bilgelikle meşgul olmaktadır. Üç kez çok büyük anlamındadır. Yunan Mısır karışımı önemli bir tanrıdır. Hermetik inanç denilmektedir.

Spomeher:

Mısır mitolojisi tanrıları arasında yaratıcı Tanrıdır, etrafında çok sayıda ruh (ankh) vardır, yaşam işaretleri vardır, kırmızı ve beyaz taç taşımaktadır, elinde bir asa ve tuhaf atribüleri vardır. Cenaze ilahilerinde Tanrı Spomeher ile ilgili parçalar vardır.

Sechat:

Tanrıça Sechat, Tanrı Thot’un tanrıçası şeklindedir, başında bir çeşit yıldız vardır, çok kollu bir yıldız, bir çift inek boynuzları arasında bulunmaktadır. Üzerinde leopar postu vardır. Yazı ve sükutu yönetiyordu.

Kısaca tarihleri boyunca Mısırlılar çok sayıda tanrıya taptılar. Mezar metinleri ve edebi metinler bir kişinin yalnızca tek bir tanrı ile bağ kurmadığını göstermektedir. Örneğin, Geç Ramses Dönemine ait mektupların başlangıç bölümünde şöyle denmektedir: “ Seni güvenli bir şekilde geri getirmeleri için tanrıların kralı Amon-Ra’ya, Mut’a ve Konsu’ya ve Teb’in bütün tanrılarına yalvardım.(F.Adıyeke-YLT)