Antandros antik kenti – Antandros tarihçesi

(0 oy) 0/5 15
Yorum Yaz


Troas Bölgesi’nin önemli yerleşimlerinden biri olan ilk çağ Antandros  kenti, Balıkesir İli, Edremit İlçesine bağlı Altınoluk Beldesinin sınırları içinde yer alır. Kent, Edremit Körfezi’nin kuzeyinde, İda Dağı’nın güney eteklerinde, Altınoluk Beldesinin 2.5 km. doğusunda, denize dik inen 215 m rakımlı Kaletaşı Tepesi’nin zirve ve batı yamaçlarına konumlanmıştır.

Antandros Kenti Tarihi

İlk Çağ kaynaklarından öğrendiğimize göre Antandros halkı çok farklı kökenlere dayandırılır. Herodotos, Pers kralı Kserkses’in M.Ö. 483 yılında Yunanistan’a yapacağı seferin hazırlıklarına ve ordunun izlediği güzergâha değinirken, Antandros’un bir pelasg sitesi olduğunu bize aktarmaktadır. Herodotos’un bir Pelasg yerleşimi olarak söz ettiği Antandros’dan Vergilius, Phryg yerleşimi olarak bahseder. Strabon ise, Geographika adlı kitabında Antandros kenti hakkında bilgi verirken, ilk çağ yazarlarından Alkaios’un Antandros’un bir Leleg yerleşimi olduğu, Skepsisli Demetrios’un ise bir Kilikia kuruluşu olduğu şeklindeki sözlerini aktarır. Strabon’un coğrafi referanslarının yanı sıra Stephanos Byzantion, kentin Edonis ve Kimmeris gibi yan adlara sahip olduğunu belirtir. Aristoteles, Antandros şehrine Trakialı olan Hedones adlı kişinin yerleşmesinden dolayı Hedonis, yüzyıl boyunca süren Kimmer yerleşiminden dolayı da Kimmeris adını aldığını söyler.

İlk Çağ kaynaklarında Antandros kenti ile ilgili bilgilere çok sık rastlanmamasına karşın, kentin adı Atina ile Sparta arasında M.Ö. 431 yılında başlayan ve 404 yılında sona eren Peloponnesos Savaşlarında sıkça geçer. Attika-Delos Deniz Birliğine üye kentlerin ödedikleri vergilerin yılı ve miktarının kayıt edildiği vergi listelerinde, Antandros ismine ilk olarak 425 yılında ve ödediği 15 talentlik vergiyle rastlamaktayız. Listede Antandros isminin ikinci kez 421 yılında ve sekiz talentle kayıt edildiği görülür.

M.Ö. 4. yüzyıla gelindiğinde Büyük İskender’in Anadolu’yu ele geçirmesiyle beraber, Pers satraplık merkezi Daskyleion kontrolündeki Antandros, özgürlüğüne kavuşmuştur. 4. yüzyılın ikinci yarısından itibaren yeniden özgür bir kent olarak sikke basmaya başlamıştır. Pergamon Kralı Eumenes II zamanında Suriye kralı Antiokhos III ile M.Ö.189 yılında yapılan Magnesia Savaşı ve sonrasında 188 yılında imzalanan Apameia Barışı ile Antiokhos III’ün boşalttığı Batı Anadolu toprakları Romalılar tarafından Pergamon ve Rhodos arasında paylaştırılır. Buna göre Maiandros’un kuzeyinde kalan tüm Batı Anadolu toprakları Pergamon krallığına verilir. Bir dönem Pergamon krallığının denetimi altına giren Antandros olasılıkla bu tarihten sonra Pergamon krallığına bağlanmıştır. Zira Roma’nın Anadolu’ya girmesinden sonra tüm Anadolu gibi Roma egemenliğine giren Antandros, Hıristiyanlık döneminde bir piskoposluk merkezine dönüşmüştür. Daha sonra Orta çağdaki Arap akınlarından rahatsız olan halkın, korunmak amacıyla bugünkü adı Şahin Kale olan surla çevrili, sarp kayalık üzerine taşındığı anlaşılmıştır. Yerleşim alanı, Kurtuluş Savaşı öncesinde bugünkü Altınoluk beldesinin eski köy yerleşiminin bulunduğu alana taşınmış ve piskoposluk merkezi olan yerleşme, Papazlık adını almıştır.(T.Doğan-YLT)