Anadolunun kapısı Ahlat gezi rehberi

(0 oy) 0/5 41
Yorum Yaz


Bitlis ilinin belki de tarihi özellikler açısından en zengin ilçesidir Ahlat. Türklerin Anadolu’ya girişlerinde önemli merkezlerinden birisi olan Ahlat gezilecek yerler açısından çok zengindir. Burclar.net Ahlat gezi rehberi yazısını ilginize sunar.

Nazik Gölü

Van Gölü’ne 25 km uzaklıkta olan Nazik Gölü, Bitlis’in Ahlat ilçesinin kuzeybatısında yer almaktadır. Göl 30 km2 alana sahip olup, 1876 metre rakım ve 40-50 metre derinliğe sahiptir. Gölün suları tatlıdır ve gölde aynalı sazan ile inci kefali yetiştirilmektedir. Gölü; akarsu kaynakları, eriyen karlar ve yağmur suları beslemektedir. Kış aylarında üzerinden araç geçecek şekilde donan göl, çevresindeki yerleşmeler arasındaki ulaşımın donan göl üstünden yapılmasını sağlamaktadır. Gölün fazla suları güneydoğu ucundan Karmış Çayı’na doğru akmaktadır ve bu akıntı bir regülatör yardımıyla kontrol altına alınarak Ahlat Ovası ve civardaki iki köy arazisinin sulanmasında kullanılmaktadır. Göl üzerinde, Dilburnu tarafında, kıyıya yakın bir de ada bulunmaktadır

Nazik Gölü, güzel görünümü ve temiz suyu ile göl turizmi açısından büyük bir öneme sahiptir. Göl, su sporları gibi aktivitelerin düzenlenebilmesi açısından da önemli bir potansiyele sahiptir. Gölün yakın çevresi yöredeki yerleşim birimleri için bir rekreasyon alanı özelliğindedir fakat göl çevresindeki bitkilerin genellikle steplerden oluşması sebebiyle ağaçlandırılması gerekmektedir. Nazik Gölü’nün etrafı ağaçsız tepelerle çevrilidir. Gölün doğu ve batı kesimlerinde ufak sazlıklar bulunurken güney bölümünde ise karaağaç, haziran, kuşburnu ve söğüt gibi ağaç türleri ile çeşitli bitkiler bulunmaktadır. Ayrıca gölde ve göl kenarlarında yeşilbaş, elmabaş, sakarmeke, gri balıkçıl, kaşıkgaga, kız kuşu, Van gölü martısı, kızıl şahin, ekin kargası, kınalı keklik, sığırcık ve bahri gibi birçok kuş türü ve tavşan, tilki, kurt gibi canlıların yaşam alanları bulunmaktadır.

Emir Bayındır Köprüsü

Bitlis ili Ahlat ilçesinde bulunan köprü, Akkoyunlular Dönemi’ne ait olup küçük bir yapı olmasına rağmen döneminde kervan ve yayaların geçmesine elverişli olarak yapılan merdivenli yoluyla dikkat çekmektedir. Beden duvarı Ahlat taşından yapılan ve değişik sivil mimariyi aksettiren bir yapıda olan köprü, dere sularının fazla olduğu dönemlerde mukavemeti artırmak amacıyla yapılmıştır.

Ahlat Sahil Kalesi (Yeni Kale)

 Ahlat ilçesinin Kale Mahallesi’nde ve Van Gölü kenarında bulunan kalenin kitabesinde yer alan bilgilere göre Yavuz Sultan

Selim’in emri ile 1514 yılında Çaldıran Seferi’nden sonra yaptırılmış ve 1568 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından tamir ettirilerek genişletilmiştir. Dikdörtgen planda yapılan kale iç içe iki kaleden oluşmaktadır. Kalenin 13 adet kulesi bulunmaktadır. Kale duvarları yaklaşık olarak 2 metre kalınlığındadır. Kalenin içinde o döneme aitiki cami (İskenderpaşa 1565, Kadı Mahmut 1584), haberleşmeyi sağlayan bir davulhane (harap durumda) ve bir hamam bulunmaktadır.

Ahlat Mezar taşları

 Ahlat mezar taşları yapılış bakımından şahideli, şahidesiz, sanduka ve tümülüs tarzında mangal pencereli anıt mezarlardır. Ahlat mezar taşı kitabelerinde ölen kişinin ve yakınlarının sosyal durumlarını yansıtan metinler bulunur fakat rakamla yazılmış bir tarihe rastlanmaz. Tarihler hep yazı ile belirtilmiştir. Ayrıca taşların üzerinde bunları nakşeden sanatçıların ismi yer alır. Büyüklükleri ve yapılarıyla korkunç bir tesir uyandıran bu mezarlar, 900 yıllık Türk-İslam şehri olan Ahlat’ta toplanmışlardır. Ahlatşahlar, Eyyubiler ve çoğunluğu İlhanlılar Dönemi’ne ait olan bu mezar taşları Prof. Dr. Beyhan Karamağaralı tarafından şahideli mezarlar, şahidesiz prizmatik sandukalar ve çatma lahitler olmak üzere üçe ayrılmıştır. Bunlardan sayıları bin civarında olan şahideli mezarlar, özellikle alışılmış ölçülerden çok büyük 3.50 metre yüksekliğe varan ve her cephesinde süsleme bulunan dikdörtgen prizma şeklindeki şahideleriyle Ahlat mezar taşlarını karakterize ve temsil etmektedir.

Ahlat mezarlıkları içinde Harabe Şehir Kabristanı, Taht-ı Süleyman Kabristanı, Kırklar Mezarlığı, Merkez Kabristanı, Meydanlık Kabristanı, Kale Mezarlığı olmak üzere 6 mezarlık vardır. Mezar taşlarının üzerine süsleme olarak; geometrik ağlar, rumiler, palmetler, kıvrıkdallar, kandiller, şamdanlar, yıldız ağları işlenmiştir. Ayrıca iki koç heykeli şeklinde mezar taşı da müze ve Kırklar mezarlığında yer almaktadır.

Meydanlık Kabristanı (Selçuklu Mezarlığı) Ahlat’ın en büyük ve muazzam mezarlığıdır. Orhun Abidelerinin İslamlaşmış şeklidir. Doğudan batıya doğru İkikubbe Mahallesi ile Harabe şehir arasındaki geniş düzlüğü kaplamaktadır. Meydanlık Mezarlığında XII. yüzyılın başından XVI. yüzyıla kadar tarihlenen muhtelif tiplerde takriben bin kadar mezar taşının bulunmaktadır. Bunun yanında yedi tanesi meydana çıkarılmış ve kazılarla sayılarının daha da artması muhtemel olan halkın “Akıt” dediği tümülüs tarzında mezarlarda mevcuttur. En önemli mezar taşlarının ve sanatkârların bulunduğu bu mezarlık, Anadolu’nun Türk yurdu olduğunun ispatı açısından tapu mahiyetindedir. Taht-ı Süleyman Mahallesi Mezarlığı’nda XIV. yüzyıla ait pek çok şahideli eser, bir akıt ve bir koyun heykeli mevcuttur.

Mezar taşları itina ile işlenmesine rağmen ikinci sınıf eserlerdir. Kırklar Mezarlığı XIII. ve XIV. yüzyıla ait yapıları barındırmaktadır. Küçük ölçüde ve kabaca işlenmiş olan bu mezarların içinde bulunan sütun halindeki bir sanduka, bu tipin Ahlat mezarlıklarında bulunanlarının en itinalılarındandır. Bu mezarlıkta ayrıca “Orta Asya Balbalları”nı anımsatan insan şeklinde arkaik şahideler de mevcuttur. Kale Mezarlığı’nda Ahlat’ın Osmanlı dönemi mezarları bulunmaktadır. Bu mezarlar, işçilik ve tezyinat bakımından önem taşımayan kabaca yapılmış mezarlardır. Meydanlık mezarlığı nasıl ki Ahlat’ta taş işçiliğinin zirvede olduğunu yansıtıyorsa Kale mezarlığı da Ahlat’ta bu sanat kolunun artık sönmüş bulunduğunu ve Ahlat’ın bir sanat merkezi olma hüviyetini kaybettiğini göstermektedir.

Ahlat Müzesi

İlin tek müzesi olup Ahlat İlçesinde tarihi Selçuklu Mezarlığı’nın bitişiğindedir. Müzede sergilenen arkeolojik ve etnografik tarihi eserler; Urartu, Osmanlı, Selçuklu, Roma ile Bizans dönemlerine aittir.

1970 yılında ziyarete açılmış olan müzede Selçuklu Dönemine ait olan figürlerle süslü seramik kalıntılar, mezar buluntuları, Doğu Anadolu’nun çeşitli yerlerinde bulunan tarihi eserler, farklı tarihi dönemlere ait sikkeler, Urartu kültürüne ait olan kemerler, saç tokaları, elbise iğneleri ve çift ejderha başlı bilezikler, Roma dönemine ait pipolar, kandiller ile seramik örnekleri sergilenmektedir.

Ahlat Harabe Şehir

Ahlat ilçesindeki Harabe Şehirde; Selçuklu dönemine ait hamam, evler, bedesten ve köprüyle Roma döneminden kalmış olan kale ile mağara evleri bulunmaktadır. Yapılan araştırmalar sonucunda neolitik çağdan kalma en az 500 adet mağara olduğu saptanmıştır. Bunların dışında yapılan kazı çalışmaları esnasında bir mağaranın içinde Budist inancına ait bulgular görülmüştür

Emir Bayındır Kümbeti 

Değişik yapısıyla Ahlat’taki kümbetler içinde dikkati çeken tek kümbet olan Emir Bayındır Kümbeti Selçuklu Mezarlığı’nın yanında bulunmaktadır. 1481 yılında vefat eden Bayındır Bey için yaptırılmış olan kümbet, mimari yapısıyla Ahlat kümbetleri arasında özel bir yer edinmiş ve Ahlat’ın simgesi haline gelmiştir.

Çifte Kümbet 

Büyük kümbetin Akkoyunlulardan Bugatay Aka ile Şirin Hatun’a, küçük kümbetin ise Esen Tekin Hatun’a ait olduğu bu iki kümbet yan yanadır.1280 tarihinde yapıldığı Güney ve Batı cephesindeki kitabelerde yazılıdır.

Emir Ali Kümbeti 

XIV. yüzyılın ilk çeyreğinde Emir Ali için yaptırılan kümbet İki kubbe Mahallesi’nde yer almaktadır. Çoğunlukla eyvanlı kümbetler arasında bulunan Emir Ali Kümbeti, Ahlat Kümbetleri arasında değişik plana sahiptir. Zeminle aynı katta, dikdörtgen plandadır ve sekizgen kasnağı üzerine oturtulmuş piramidal külahı vardır.

Usta Şagirt Kümbeti 

Ahlat’taki kümbetlerin en büyüğüdür ve “Ulu Kümbet” de denilmektedir. Yapılış tarihi ve kime ait olduğu kitabesi olmadığından dolayı kesin olarak bilinmemektedir. Anadolu Selçuklu kümbetleri arasında önemli bir yapı olan kümbet ince bir taş işçiliğine sahiptir. İki kubbe Mahallesinde Selçuklu Mezarlığının güneyinde bulunmaktadır.

Abdurrahman Gazi Türbesi 

Ahlat, Hz. Ömer zamanında 641 yılında El-Cezire Komutanı İyaz Bin Ganem tarafından fethedilmiştir. Sahabeden Muaz bin Cebel’in oğlu olan Abdurrahman Gazi’de fetih sırasında şehit düşmüştür. 1974 yılında Usta Tahsin Kalender tarafından kümbet mimarisine uygun şekilde yapılmıştır. Kabriyle birlikte bölgenin en fazla dua edilen ve ziyaret alan yerlerinden biri olan türbede adak ve akik kurbanı kesmek gelenek haline gelmiştir. (Y.Araboğa-YLT)