Amasya gezi rehberi – Amasya’da gezilecek yerler

(0 oy) 0/5 46
Yorum Yaz


 

Sevgili okurlar Ülkemizin tarihi yönü öne çıkan güzide şehirlerinden bir tanesidir Amasya. Bu yönüyle önemli olsa da doğal güzellikleri ve aktivite alanlarıyla birçok turistin ilgi alanına giren bir şehirdir de aynı zamanda. Amasya gezi rehberi – Amasya’da gezilecek yerler isimli yazımız Amasya gezisi hakkında içerebilecek tüm kültürel ve doğal varlıkları sizlere sunacak.

1-Amasya’da Bulunan Kaleler

Amasya Kalesi

Yeşilırmak’ın kuzeyinde bulunan ve Harşena Dağı adı verilen dik kayalıklar üzerindedir. Şehir için önemli bir unsur olan kale, ilk olarak Pontus Kralı Mitridates tarafından yaptırılmıştır. Sonraki dönemlerde pek çok tamirattan geçirilmiş olup, şehrin savunmasında önemli bir yer almaktadır.

Amasya-Tokat karayolunun 24.km’sinde vadinin kuzey yamaçlarında Kaleköy bulunmaktadır. Kaleköy’ün üç tarafından yükselen tepeler olup, Helenistik döneme ait klineli kaya mezarları mevcuttur. Kalenin kuzey ve batı tarafı savunma amacıyla surlarla çevrilmiştir. Roma ve Geç Roma dönemine tarihlendirilmektedir. Roma döneminde bölgeden geçen kervanların güvenliğini sağlamak için inşa edilmiştir.

Gökçeli Kalesi

Göynücek ilçesinin 8 km. batısında Gökçeli köyünün 1 km. kadar kuzeydoğusunda yer almaktadır ve Romalılar dönemine ait olup çok sayıda basamaklı bir tünele sahiptir.

Baraklı Kalesi

Taşova ilçesinin Özbaraklı beldesinin güneyinde ve 2 km. uzaklıktadır. Moloz taş, kireç harçtan yapılmıştır, gözetleme kulesi ve sur duvarları mevcuttur ve Romalılar döneminde garnizon olarak kullanılmıştır.

2- Amasya’da Bulunan Ören Yerleri

Kral Kaya Mezarları

Pontuslular tarafından, Harşena Dağı’nın güney eteklerindeki kalker kayalara oyularak, anıtsal boyutta mezar odası olarak yapılmış, Helenistik ve Roma dönemlerinde bu özelliğini korumuştur. Antik Çağ yazarı Strabon, mezarların krallara ait olduğunu belirtmektedir. Bu mezarlardan Yeşilırmak Vadisi’nde irili ufaklı 18 tane bulunduğundan bölge “Krallar Vadisi” olarak da bilinir. Yöredeki arkeolojik kazı ve yüzey araştırmaları ışığında saptanan en eski mezarlar Kalkolitik Çağa kadar uzanmaktadır. Lahit mezarlar genelde tekne ve kapak kısımlarından meydana gelmekte olup, görülen örnekler taş, bronz ve pişmiş topraktan yapılmıştır.

Kızlar Sarayı

İç kalenin arkasındaki kral mezarlarının hizasındaki kalıntılardan ibarettir. 1581 yıllarından sonra boş kalan bu sarayda Amasya büyüklerinden Seydi-Alizade İsfendiyar Çelebi uzun süre oturmuştur. Kalıntılardan sarayın iki kapısının, bahçesinin, iki hamamının ve mutfağının bulunduğu anlaşılmaktadır.

Aynalı Mağara

Krallar Vadisi içerisinde Helenistik Dönem’e ait olup en iyi işlenmiş ve tamamlanmış anıtsal kaya mezarıdır. İçerisinde mezar odası ve tavandan zemine kadar; Hz. Meryem ve On İki Havari tasvirlerinden oluşan Bizans Dönemi kaya resimleri bulunmaktadır. Kuzey ve güney duvarlarında bir takım kadınlı erkekli figürler, doğu cephesinde ise İsa, Meryem ve Johannes’ten teşekkül eden Aziz kompozisyonlarının ana sahnesi yer almakta olup, Hz.İsa’nın on iki havarisinden birinin, Hıristiyanlığı bu mağaradan yaydığı rivayet edilmektedir.

Ferhat Su Kanalı

Geç Hellenistik – Erken Roma dönemine aittir. Antik Amasya Kenti’nin su ihtiyacını karşılamak üzere yapılmıştır. Kayalar oyulup tüneller açılarak, yer yer duvar şeklinde tonozlu bir biçimde arazi eğimine göre, su terazisi sistemine uygun olarak yapılmıştır. Amasya-Tokat Devlet Karayolu’nun Ferhatarası Mevkii’nde, karayoluna paralel olarak yaklaşık 2 km.lik bölümü görsel olarak izlenebilmektedir. Su kanalı yaklaşık 75 cm genişliğinde, 18 km uzunluğundadır. Terazi sistemine göre kanallar oyularak, tünel açılarak bazı yerlerinde duvarlar örülerek inşa edilmiştir.

Yassıçal Sunağı

Yassıçal Beldesi’nin 3 km güney batısında, Antik Roma Yolu üzerinde yer almaktadır. Söz konusu sunak, Geç Helenistik-Erken Roma dönemlerinde dini törenlerin yapıldığı kutsal alandır. Etrafı “Temenna Duvarı” ile çevrilidir ve ortasında “Altar” (sunak) bulunduğu belirlenmiş olup günümüzde sadece yıkık çevre duvarlarını görmek mümkündür. Halk arasında “Büyük Evliya Tepesi” olarak anılmaktadır. Amasya Müzesince kazı çalışmalarına başlanmıştır.

Amasya Darüşşifası

I. yy.’da Amasya’da doğan, yaşayan ve dönemin en ünlü hekimlerinden biri olan Şerefeddin Sabuncuoğlu’nun, on dört sene baştabipliğini yaptığı Amasya Darüşşifası, Anadolu’nun Moğol hakimiyeti altında iken, Moğol hükümdarı Olcayto Mehmet’in zevcesi lldus (llduş) Hanım’ın kölesi Amber Bin Abdullah tarafından, Anadolu Selçuklu Devleti’nin yıkılış tarihi olarak kabul edilen 1308-1309 tarihleri arasında inşa edilmiştir.

Eser İlhanlı Döneminden günümüze ulaşmış tek eser olup, Anadolu Selçuklu mimarisinin orijinal sütun başlıkları kullanılmıştır.

3- Amasya’da Bulunan Medreseler

Gökmedrese

Amasya valisi Seyfeddin Torumtay tarafından 1267 yılında yaptırılmış olan medrese, türbesi ve camisiyle belirgin bir Selçuklu eseri olup, ön cephesinde 1278 yılında yaptırılmış olan Torumtay Türbesi bulunmaktadır. Kümbet üzerinde mavi çinilerle süslendiğinden bu adı almıştır.

Haliliye Medresesi

Gümüşhacıköy İlçesi, Gümüş Beldesi’nde yer almaktadır. Çelebi Sultan Mehmed’in Gümüş Madeni Emirliği’ne tayin ettiği Halil Paşa tarafından 1415 yılında yaptırılmıştır. Dikdörtgen avlunun etrafını, ahşap ve sivri kemerli, düz tavanlı revaklar çevirmekte olup, arka kısımlarda medrese odaları ve dershaneler sıralanmaktadır.

Çelebi Mehmed Medresesi ve Saat Kulesi

Merzifon İlçesinde bulunmaktadır. Yıldırım Bayezid’in oğlu Çelebi Mehmed tarafından 1414 yılında yaptırılmıştır. Selçuklu medrese mimarisinde olduğu gibi dört eyvanlı ve kare plânlı olarak yaptırılmıştır. Giriş kapısı üzerinde yer alan Saat Kulesi ise Amasya Mutasarrıfı Ziya Paşa tarafından 1865 yılında ilave ettirilmiştir.

Büyük Ağa Medresesi (Kapıağa Medresesi)

 Sultan II. Bayezid’in Kapı Ağası Hüseyin Ağa tarafından 1488 yılında yaptırılmıştır. Selçuklu mezar anıtlarında görülen sekizgen plân şeması ilk defa bu medresede uygulanmıştır. Her kenarda üçer adet yer alan ve tonozlu revakların gerisinde bulunan kubbeli odaların güney kenarında daha büyük ve yüksek bir kümbet ve örtülü mekana yarım kubbelerin bağlanması ile meydana gelen (L) planlı bir dershane yapının esasını teşkil eder.

Küçük Ağa Medresesi

Şamlar-Ayas Ağa Camisi’nin bitişiğinde, Danışmendliler’den Melik Gazi tarafından ilk defa cami, mektep ve medreseden oluşan küçük bir külliye olarak yapılmış, yıkılınca 1495 yılında II. Bayezid’in Kapu Ağası Hüseyin Ağa tarafından onarılmıştır.

Hakala-Yolpınar Köyü Kasım Bey Medresesi

Suluova İlçesi Yolpınar Köyü’nde bulunmaktadır. Kasım Bey tarafından 1464 yılında yaptırılmıştır. Sağlam bir yapı olduğu, odalarının geniş, dershanenin büyük olduğu bugün halen mevcut olan mimari kalıntılarından anlaşılmaktadır.

4- Amasya’da Bulunan Köprüler

Şehrin en dikkat çeken tarihi yapıları arasında taş köprüler yer almaktadır. Bunlardan biri, Meydan / İstasyon Köprüsüdür. İlk defa Selçuklu Sultanı I. Mesut tarafından, kesme taştan, 5 gözlü, kemerli, harpuşta tarzında 1145 yılında inşaa ettirilmiştir. Bir diğeri Roma döneminden kalma tek eser, Kızlar Sarayı hizasında bulunan Alçak Köprü’dür. Roma Dönemi’nde, Antik Amasya Kalesi’nden karşı mahallelere geçişi sağlamak amacıyla İris Nehri (Yeşilırmak) üzerine inşa edilmiştir. Çağlayan Köprü, 1076 yılında Danişmend Emirleri’nden İltekin Gazi tarafından yaptırılmıştır. Köprü, tamamı kesme taştan yapılmış 6 adet yuvarlak kemer üzerine oturtulmuştur. Halk arasında uzun yıllar İltekin Köprüsü adıyla anılmıştır. Kunç Köprü, Selçuklu Hükümdarı Sultan Mesut’un kızı Hundi Hatun tarafından yaptırılmıştır. Bayezitpaşa ile Şamlar mahallelerini birbirine bağlar. Üç büyük ayak üzerindeki geniş kemer açıklığı en dikkat çeken özelliğidir.

5- Amasya’da Bulunan Bedestenler

İlin merkezinde, Merzifon ve Gümüşhacıköy ilçelerinde birer adet olmak üzere, üç adet bedesten mevcuttur. Amasya Bedesteni, Osmanlı döneminde, Sultan II. Bayezid’in Kapu Ağalarından Hüseyin Ağa tarafından 1483 yılında yaptırılmıştır. Merzifon Bedesteni, Merzifon ilçe merkezinde olup 17. yüzyıldan kalmadır ve kubbelerle örtülüdür. XVII. Yüzyılda, Kara Mustafa Paşa ile altın yıllarını yaşayan Merzifon’un, o dönemlerde şehrin çekirdeğini teşkil eden yapılardan birisi olan bedesten, bugün de ticari hayatın odak noktası konumundadır. Gümüşhacıköy Bedesteni, ilçe merkezinde yer alır ve Köprülü Mehmet Paşa tarafından 1660 yılında kendi adına caminin külliyesi olarak yaptırılmıştır.

6- Amasya’da Bulunan Hanlar ve Hamamlar

İlde, üç adet taş han mevcuttur. , Amasya-Tokat karayolunun 35. km’sinde yer almakta olup, Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat„ın hanımı Mahperi Hatun tarafından yaptırılmıştır. Merzifon ilçesinde Merzifon Taş Hanı bulunmaktadır, tipik Osmanlı şehir hanlarından biri olup yapı tekniği ve işçilik itibariyle 17.yy karakterini yansıtmaktadır. Amasya Taş Hanı ise, 1758 yılında Amasya Mutasarrıfı Rıhtıvan Mehmet pasa tarafından, Mimar Mehmet Kalfa’ya yaptırılmıştır. Bina dikdörtgen planlı, iki katlı ve 34 odalıdır. Han, vaktiyle şehrin ticaret hayatında önemli bir rol oynamıştır. Orijinalinde, beden duvarları kesme taş tuğla sıraları ile iki kat halinde yükselmekte ise de bugün büyük bir kısmı harap durumdadır.

Roma, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait anıtsal mimari eserlerden olan ve çoğunun faaliyetini sürdürdüğü hamamların sayısı, il merkezi ve ilçelerinde örnekleri oldukça fazladır. Halen çalışır durumda olan hamamlara; Kumacık Hamamı (15.yy), Mustafa Bey Hamamı, (15.yy), Paşa Hamamı (16.yy) Sinan Paşa Hamamı (15.yy), Yıldız Hamamı (13.yy), sadece birkaç örnek olarak sayılabilir.

7- Amasya’da Bulunan Müzeler

Amasya Müzesi

 ilk defa 1925 yılında Sultan II.Bayezid Külliyesi’nin bir bölümü olan medrese binasının iki odasında toplanan az sayıda arkeolojik eserler ile İslami Devir mumyalarının bir araya getirilmesi sonucu “Müze Deposu” olarak kurulmuş, sonrasında ise, eserlerin çoğalmasıyla 1962 yılında Gökmedrese Camii’ne sevk edilmiştir. 1977 yılında bugünkü binasına taşınan Amasya Müzesi, 13 ayrı medeniyete ait Arkeolojik, Etnoğrafik, Sikke, Mühür, El yazması ve mumyalar olmak üzere, bölgedeki en modern ve en zengin müze olarak hem ilin hem de ülkenin kültür ve turizmine hizmet etmektedir. 3882 adet etnografik eser, 5634 adet arkeolojik eser, 12591 adet ise para, pul, sikke ve madalyon teşhir edilmektedir.

Müzede, sekiz adet mumya bulunmakta ve 14. yüzyılda yaşayan İlhanlılar’ın Anadolu’daki hakimiyetleri döneminde nazırlık ve emirlik yapmış şahsiyetlere ait olduğu sanılmaktadır. Özellikle bu mumyalar yerli ve yabancı turistlerin oldukça ilgisini çekmektedir ve müze taş eserler bahçesi içerisinde yer alan, Selçuklu Sultanı 1. Mesut’a ait türbede teşhir edilmektedir.

Etnoğrafya Müzesi (Hazeranlar Konağı)

Müze Müdürlüğü’ne bağlı olup, bünyesinde toplam 984 civarında etnoğrafik eser bulunmaktadır. 19.yy.’ı yansıtan giysilerin yanı sıra, halı ve kilimler, günlük kullanılan mutfak eşyaları, gibi malzemeler de yer almaktadır. 1984 yılından itibaren konağın bodrum katı Devlet Güzel Sanatlar Galerisi olarak kullanılmaya başlanmış, belirli aralıklarla açılan resim sergileri halkın resim sanatına olan ilgisini artırmıştır.

Amasya Şehzadeler Müzesi

1800’lü yıllarda inşa edilen ve mal sahibi tarafından 1986 yılında yıktırılan, Yalıboyu evleri olarak isimlendirilen 67 tescilli konaktan birisi olup, 2007 yılında Amasya Valiliği tarafından aslına uygun olarak inşa edilmiş ve İl Özel İdaresi Özel Şehzadeler Müzesi olarak 2008 yılında ziyarete açılmıştır. Müze, iki katlı ahşap bir binadan oluşmaktadır. Alt katta Amasya’da valilik yapan fakat sultan olma fırsatı bulamayan şehzadelerin balmumu heykelleri, üst katta ise Amasya’da valilik yapıp, sonra Osmanlı Devleti’nde sultan olan(Şehzade) padişahların balmumu heykelleri sergilenmektedir.

Diğer Müzeler

  • Taşova Alparslan Müzesi
  • Minyatür Amasya Müzesi
  • Saraydüzü Kışla Binası Kültür Merkezi Ve Milli Mücadele Müzesi

8- Amasya Tarihi Evleri

Amasya kent dokusunun çeşitli yerlerinde, özellikle de Yeşilırmak sahil şeridinde sıralanan Amasya evleri, çoğunlukla 19. yüzyıla ait olup, 1992’de Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun kararı ile tescil edilerek koruma altına alınmışlardır. Genellikle yan yana, sırt sırta ve bitişik nizam olarak düzenlenmiş olan bu konut mimarisinin güzel örneklerini “Yalı Boyu Evleri” olarak bilinen konut dokusu oluşturmaktadır ve geleneksel Osmanlı evlerinin bütün özelliklerini bünyesinde taşıyan bu evler, ilin tarihsel kimliğiyle uyum içindedir.

Amasya Evleri aokak dokusu şekliyle yan yana, sırt sırta ve bitişik nizam olarak yapılmıştır. Evler genellikle haremlik ve selamlık olarak düzenlenmiş olup, daha çok bodrum üzerine tek ve iki katlı olarak ele alınmıştır. Bunların yanında birinci ve ikinci kat üzerine yapılmış “Şahniş – Şahnişirinli” evlere de rastlanır. Genellikle avlulu ve bahçelidir, bahçe ortada kalmakta, burada genellikle ocak ve su kuyusu bulunmaktadır.

Yalı boyu evleri dizisindeki en güzel konak, Hazeranlar Konağı’dır, Defterdar Hasan Talat Efendi tarafından kız kardeşi Hazeran Hanım adına 1872 yılında yaptırılmıştır. Yapıldığı günden bugüne kadar veraset ve satış yoluyla birkaç el değiştirmiştir, varlığının büyük bir bölümünü kaybederek çökme noktasına geldiğinde restore edilmiş ve kamulaştırılmıştır. Şu anda ise, Osmanlı döneminin en zarif sivil mimari örneklerinden birisi olan konak, Etnografya Müzesi olarak kullanılmaktadır. Yöresel Amasya Evleri, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa istinaden 1992 yılında alınan kararla tescil edilerek koruma altına alınmışladır.

9- Amasya’da Bulunan Camiler

Amasya, Türk Uygarlığının en mükemmel eserleriyle donanmış şehirlerimizdendir. Selçuklu ve Osmanlı bezemeleriyle süslenmiş her bir eser, pek çok kişiye ilham kaynağı olmuştur. İlde sayısız camii ve türbe bulunmakta, özellikle camiiler, gelen pek çok turist tarafından ziyaret edilmektedir. İldeki sayısız camiden birkaçından söz etmek gerekirse;

Bayezid Camii

En güzel Osmanlı eserlerinden biri olup, Amasya Valisi Şehzade Ahmet tarafından 1496 yılında medrese, imaret, türbe, şadırvan ve çeşmeden oluşan bir külliye olarak yapılmıştır. Külliyeye 1513 tarihinde Şehzade Ahmet’in oğlu Osman Çelebi’ye ait olan bir de türbe inşa edilmiştir

Çelebi Mehmet devrinde Amasya Valisi Bayezid Paşa tarafından 1414 yılında yaptırılan Bayezid Paşa Camii etrafını çevreleyen mermer üzerindeki geometrik süslemelerle dikkat çeken önemli eserlerden bir tanesidir.

Burmalı Minare Camii

Selçuklu Sultanı II.Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında 1237-1247 yılları arasında yaptırılmıştır. Bu camii kitabe geleneğinden nasibini alan tarihi eserlerimizin başında gelmektedir. Kapı nişindeki “İnşa Kitabesi”, mihrab üstündeki “Usta Kitabesi”, ve minberin her tarafını dantela gibi süsleyen kitabeler dünden bugüne, Burmalı Minare Camii’nden kalan yazılı kültür miraslarındandır.

Gökmedrese Camii

1267 yılında Amasya Valisi Seyfeddin Torumtay tarafından yaptırılmıştır. Camii, medrese, ve mezar odası ile kapalı bir külliye şeklindedir

10- Amasya’da Bulunan Türbeler

Sayılan camilerin yanı sıra ilde pek çok türbe de mevcuttur. Bugün ayakta olan Amasya türbeleri, Danişmendli, Selçuklu Beylikleri ve Osmanlı dönemine aittir.

Bunlardan birkaçını sıralamak gerekirse, Cumudar Türbesi (11.yy), Halifet Gazi Türbesi (10.yy), Torumtay Türbesi (11.yy), Hamdullah Efendi Türbesi (17.yy), Pir Sücaettin İlyas Türbesi (13.yy), Şirvanlı İsmail Türbesi (17.yy), Kurtboğan Türbesi (15.yy), Gani Baba Türbesi (19.yy), Serçoban Türbesi (19.yy).

11- Amasya’da Bulunan Kaplıcalar

Terziköy Kaplıcası

İl merkezine 32 km uzaklıkta, 55.000 m2’lik yeşil alan üzerine kuruludur. Suyunun sıcaklığı 39,5 °C’ dir. Tüm odalarda termal suyu bulunan 72 yataklı otel, 45 yataklı motel, gazino, lokanta, yüzme havuzları, özel kabinler, alış-veriş imkanı, çocuk oyun bahçesi, piknik alanları ve özel pansiyonları ile ülkemiz termal turizmi alanında önemli yere sahip kaplıcalardan biridir ve Bakanlar Kurulunca Turizm Merkezi olarak tespit edilmiştir.

Gözlek Termal Tesisi

Amasya-Göynücek karayolunun 22. km’sinde bulunan iki yıldızlı Gözlek Termal Tesisi’nin su sıcaklığı 39,5°C’dir. Tesis bünyesinde kafeterya, lokanta, kapalı yüzme havuzu, özel kabinler, Türk Hamamı, kür banyoları ile 17 oda ve 34 yataklı otel, 4 adet de bungalov ev ve piknik alanı bulunmaktadır.

Hamamözü Arkutbey Kaplıcası

İl merkezine 90 km uzaklıkta Hamamözü ilçe merkezinde bulunmaktadır. Suyunun sıcaklığı 42,5°C’dir. Halen faaliyette bulunan Eski Hamam ile odalarda termal suyu, kapalı yüzme havuzu, özel kabinler, Türk Hamamı, kür banyoları bulunan 63 oda ve 136 yatak kapasiteli modern dört yıldızlı Hamamözü Termal Oteli ile özel pansiyonlarda konaklama yapılmaktadır.

Ilısu Kaplıcası

İl Merkezine 63 km uzaklıkta olup Göynücek İlçesi Ilısu Köyü’nde bulunmaktadır. Suyunun sıcaklığı 25°C’dir. Tesis ve konaklama imkanı yoktur.

12- Amasya’da Bulunan Yaylalar

Amasya Merkez: Kocacık Tepe (Akdağ Yaylaları), Göynücek İlçesi: Tekke Yaylası, Gümüşhacıköy İlçesi: Dumanlı Yaylası (Kabaoğuz Yaylaları), İnegöl Yaylaları (Gümüş Niyaz Baba Türbesi), Hamamözü İlçesi: Eğerli Dağı (Gölköy, Sarayözü, Kızılcaören, Damlıdere, Hamamözü yaylaları), Merzifon İlçesi: Tavşandağı Yaylaları, Kayadüzü Yaylası, Taşova İlçesi: Boğalı Yaylası (Esençay), Sarıçiçek Yaylaları (Boraboy), Alpaslan Yaylaları, Göz Yaylası (Alpaslan), Destek Yaylaları, Makmarardı Yaylası, Fındık Pınarı Yaylası

13- Amasya’da Bulunan Doğal Güzellikler

Çakallar Mesiresi

İl Merkezi’nin güneyinde, Ferhat Dağı eteğinde ve şehirden 250 metre yükseklikte yer alan, şehir merkezi ve vadisinin kuş bakışı izlenebildiği seyir terası olan Çakallar Seyir Terası, Amasya gezi aktiviteleri için yerli ve yabancı turistlerin uğrak yeri olmaktadır. Bağ ve bahçelerin arasında özel piknik alanları, bağ evleri, villalar bulunmakta olup, karşıda Kral Kaya Mezarları, Yeşilırmak etrafına dizilmiş Yalıboyu Evleri yerli ve yabancı turistleri kendine çekmektedir.

Yassıçal-Yaylagöl Sosyal Tesisleri

Bu tesislerin önde gelenlerinden bir tanesi, Amasya-Taşova karayolu üzerinde, il merkezine 16 km uzaklıkta bulunan Yassıçal-Yaylagöl Sosyal Tesisleridir. Tesis 1.050 rakımlı olup içerisinde bir otel, 150 kişilik kapalı lokanta, havuzu, kenarlarında ahşap çardaklar, yapay şelale, çocuk oyun bahçesi, piknik alanı, futbol ve voleybol sahaları, kamp imkanı bulunmaktadır.

Şarlayık Şelalesi

Merzifon ve Gümüşhacıköy ilçeleri arasında Doluca köyündedir. Şelale etrafında çınar, pelit, kavak, söğüt ve çam ağaçları kaplamaktadır. Altında iki basamak halinde 1,5 m. derinlikte iki havuz mevcuttur

Yedi Kuğular Kuş Cenneti (Yedikır Barajı)

Suluova İlçesi güneyinden geçen karayoluna 7 km. uzaklıktadır. Göl; kuğu, yabankazı, yabanördeği, angut, karabatak ve balıkçıl vb. gibi 16 familyaya ait 34’den fazla kuş türünün barındığı bir kuş cenneti görünümündedir.

Amasya gezi Boraboy Gölü

Amasya-Taşova karayolunun 44. km’sinden sola ayrılan Taşova-Samsun karayolunu takiben 14. km’den tekrar sola ayrılarak Boraboy Beldesi’nden sonra ulaşılan ve 1.050 rakıma sahip bir doğa harikası olan Borabay Gölü ve çevresi Bakanlar Kurulunca Turizm Merkezi olarak ilan edilmiştir. Ormanlık alan içerisinde; her biri 3 yataklı 9 adet bungalov tipi ev, gazino, doğa yürüyüşü, kamp ve piknik yapma imkanları nedeniyle yerli ve yabancı ziyaretçilerin uğrak merkezi durumundadır.

14- Amasya’da Yamaç Paraşütü

Son yıllarda büyük ilgi gören hava sporlarından olan yamaç paraşütünün yeni gözdesi Amasya ili olup, 2005 yılından itibaren yapılmaya başlanmıştır. 2007 yılında Gümüşhacıköy ilçesinde bulunan, Gümüş Tepe’de orman yolu açılarak Yamaç Paraşütü uçuş alanı oluşturulmuştur. Ayrıca şehir merkezine çok yakın mesafede bulunan Yanık Tepe de uçuşlarda kullanılan önemli noktalardan biridir. 12-22 Haziran Uluslararası Atatürk Kültür ve Sanat Haftası etkinlikleri içerisinde yurt içinden ve yurt dışından yüzlerce yamaç paraşütü pilotu Amasya’ya gelmekte, tarihi kentin semalarında uçmaktadır.