Alternatif tıp nedir? Alternatif tıp yöntemleri nelerdir?

(0 oy) 0/5 10
Yorum Yaz


Modern tıp uygulamalarından bağımsız olarak uygulanan ancak modern tıp uygulamalarını tamamlayıcı etkisi olan, modern tıp yöntemlerinin geliştirilmesinden önce ortaya çıkarak usta-çırak ilişkisi ile nesillere aktarılan, tanı, tedavi ve hastalığı önleyici sağlık uygulamalarına genel olarak Tamamlayıcı/Alternatif Tıp (TAT) adı verilmektedir. Bu yazıda siz okuyucularımıza Alternatif tıp nedir? Alternatif tıp yöntemleri nelerdir? sorusunu cevaplamaya çalışacağız.

Fitoterapi (Herbalizm, Bitkisel Tedavi)

Tıbbi bitkilerle tedavi anlamında kullanılan fitoterapi, hastalıkları ortadan kaldırıcı etkiye sahip taze veya kurutulmuş bitki kısımlarının kullanılmasıyla elde edilen çay, karışım, kapsül, şurup ve tabletlerin tedavi amacı ile kullanılması olarak nitelendirilebilir. Tarih boyunca birçok tıp bilimine katkıda bulunan fitoterapi, tarih boyunca kullanılmış olup, alternatif tıp uygulamaları arasında yer almaktadır.

Yoga

Hindistan’da çok eski zamanlarda ortaya çıkan bir felsefe olan yoga, Sanskritçe’de “birleştirmek-bütünleştirmek” anlamındadır. Yöntemin uygulayıcılarına “yogi” denilmektedir. Yoga, bireylerin fiziksel, ruhsal ve zihinsel gelişimlerini sağlayan, rahatlatan ve huzur veren en eski kişisel gelişim yöntemleri arasında gösterilmektedir.

Akupunktur

Akupunkturun yaklaşık 3000 yıllık tarihi olup kullanılan en eski tedavi yöntemlerinden biridir. Akupunktur latince bir kelime olup acus (iğne) ve puncture (batırma) kelimelerinin birleşmesiyle türemiştir. Vücudun belirli noktalarına altın, gümüş veya çelikten yapılan iğnelerin batırılmasıyla hastalıkların tedavi edilmesi yöntemidir. Akupunktur yönteminde bireylerin derilerine ve deri altındaki kas dokularına müdahale edilmektedir. Son dönemlerde insanların hastalıkların tedavi edilmesi amacıyla bu yönteme başvurmalarına rağmen tıp literatüründe kendine yer bulması yüzyılları bulmuştur.

Diyet Desteği

Bu yöntemle bireylerin diyetlerinin yanı sıra çeşitli vitamin, mineral ve çeşitli antioksidan maddeleri alarak bağışıklık sistemlerinin güçlendirilmesi ve iyileşme sürecinin hızlandırılması sağlanmaktadır.

Hipnoterapi

Bireylerin, belirli semboller, nesneler veya teknikler kullanılarak duygu, düşünce, algı ve zihinsel işlemlerine analjezik, anestezik ve psikolojik tedavi amaçlı olarak müdahale edilmesine hipnoterapi adı verilir. Hipnoterapi yöntemiyle bireylerde görülen zararlı alışkanlıkların ve davranış bozukluklarının ortadan kaldırılması mümkün olmaktadır. Bu yöntem tedavi amaçlı olarak kullanımının yanı sıra eğitim, güzel sanatlar ve spor gibi diğer alanlarda da kullanılan etkili bir yöntemdir.

Masaj Yöntemi

Masaj eskiden beri insanların çeşitli rahatsızlıklarını tedavi etmek amacıyla kullanılan bir yöntemdir. Masajların asıl kullanım amacı vücuttaki ağrıyı gidermek olup, dolaşım sisteminin sağlıklı çalışmasını, kas sistemindeki problemleri gidererek rahat çalışmasını, vücudun kan bakımından zengin olmayan bölümlerine kan akışının sağlanması, vücudun belirli bölgelerinde biriken metabolik atıkların vücut dışına atılmasında ve sinir sistemini düzenleyerek sinir iletiminin hızlandırılmasında kullanılan bir yöntemdir.

Homeopati

Bu yöntem “çivi çiviyi söker” prensibine dayanan bu yöntem benzeri benzer ile ortadan kaldırma görüşüdür. Homoion (benzer) ve pathos (acı çekme) kelimelerinden türeyen homeopati, Dr. Samuel Hahneman tarafından geliştirilmiş bir yöntemdir. Bu yönteme göre bir madde bireylerin hastalanmasına yol açabiliyorsa onların hastalığını iyileştirici etkiye de sahip olabilir.

Sıcak Taş Terapisi

Taşlarda depolanan ısının vücudun derin noktalarına kadar ulaşmasını amaçlayan bu yöntem ısıtılan bazalt taşlarıyla masaj yapılarak uygulanmaktadır. Isıyı diğer taşlara oranla daha uzun süre muhafaza edebilen bazalt taşları, vücuda daha fazla ısı aktarılmasını sağlamaktadır. Taşlardan vücuda aktarılan bu ısı kan dolaşımını hızlandırarak vücudun tüm kaslara ve hücrelere daha yoğun bir şekilde oksijen taşınmasını sağlar. Bu taşlar bireylerin kendilerini doğada gibi hissetmelerini sağlayarak, bedensel, zihinsel ve ruhsal yönden de bir rahatlama ve huzur bulmasını sağlamaktadır.

Sıcak Su Terapileri

Termal kaplıcalarda, ılıcalarda, çamur ve gaz kaynaklarında uygulanan bu yöntem belirli periyotlarla ve belirli şekillerde banyo yapma, içme veya buharını soluma şekillerinde gerçekleştirilmektedir. Bu yöntemle bireylerin vücut dirençlerini arttırmak, kronik rahatsızlıklarının neden olduğu ağrıları ve hasarları ortadan kaldırmak, hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak veya durdurmak, hastalığın bireyin vücudunda kalıcı hasarlar oluşturmasını önlemek amaçlanmaktadır. Eklem kireçlenmeleri, romatizmal hastalıklar, bel ve boyun ağrıları, iskelet ve kas sistemi rahatsızlıkları, kırılma ve burkulma gibi rahatsızlıklarda iyileşme sürecinin hızlandırılmasında, nörolojik problemlerin tedavisinde bu yöntem kullanılmakta ve etkili sonuçlar elde edilmektedir.

Ozon Terapisi

Ozon (O3), Dünya’nın 25-30 km üzerindeki ozonosfer tabakasında bulunan, güneşte ve uzayda serbest halde dolaşan radyasyonun ve ultraviole ışınların dünyamıza ulaşmasını engelleyen, böylece dünyayı canlıların yaşayabileceği bir ortam haline getiren, oda sıcaklığında kendisine has bir kokusu olan, renksiz bir gazdır. Bireylerin vücudundan alınan 50-270 ml kanın vücut dışında, ozona dayanıklı bir şişe içerisinde 5-10 dakika süre ile oksijen+ozon karışımında bekletilmesi sonrasında tekrardan bireyin vücuduna enjekte edilmesi şeklinde uygulanan bu yöntemin amacı bireylerdeki kan dolaşımını hızlandırmak, vücuttaki toksinlerin dışarıya atılmasını sağlamak ve bağışıklık sistemini güçlendirmektir.

Refleksoloji

Vücudun refleks noktalarına basınç uygulanarak sinir sisteminin uyarılması ve beyine sinir iletiminin hızlanmasını sağlayan bu yöntem vücuttaki tüm rahatsızlıkların giderilmesini sağlayan bir enerji akışı yöntemidir. Çok sayıda sinir bitimini barındırması, daha duyarlı olması ve diğer noktalara göre daha büyük olması sebebiyle bu yöntemde ayaklar öncelikle tercih edilmektedir. Panik atak, depresyon, yorgunluk, halsizlik, ruhsal bunalım, bel ve boyun ağrıları, romatizmal ağrılar, sindirim problemleri, depresyon, solunum sistemi problemleri, ürolojik problemler, cilt problemleri, dolaşım sistemi problemleri, kanser ağrıları, kemoterapinin olumsuz etkilerinin kaldırılması, doğum ağrılarının ve doğum sonrası ağrıların azaltılması, süt salınımını arttırma, tiroid bozuklukları gibi hastalıkların tedavisinde bu yöntem tercih edilmekte ve etkili sonuçlar vermektedir.

Hacamat

Bireylerin hastalıklarına çare bulmak veya hastalıklardan korunmak amacıyla vücudun belli noktalarını çizdirip, kupa yöntemi ile vücuttaki kirli kanı aldırması işlemi olarak tanımlanmaktadır. Bu yöntemle bel ve boyun ağrıları, romatizmal ağrılar, kollarda ve bacaklarda görülen uyuşukluklar, romatoid artrit, kanser, migren ve enfeksiyonal hastalıklar gibi sağlık problemlemlerinin tedavisi sağlanırken aynı zamanda bağışıklık sisteminin de güçlendirilmesi sağlanır.

Müzik Terapisi

Müzik terapisi fiziksel rahatsızlıkların giderilmesinde modern tıp tedavilerini destekleyerek iyileşme sürecini hızlandıran bir yöntem olup, fiziksel hastalıkların doğrudan tedavisinde bir rol oynamamaktadır. Bireylerin müzik eşliğinde şarkı söylemeleri, dans etmeleri, beste yapmaları gibi faaliyetlerde aktif rol aldığı müzik terapileri aktif müzik terapisi olarak adlandırılırken, sadece müziği dinleyerek uygulanan müzik terapisi de pasif müzik terapisi olarak nitelendirilmektedir. Aktif müzik terapileriyle Otizm, down sendromu, zeka gerilikleri, hiperaktivite, öğrenme bozuklukları, konuşma bozuklukları, ruhsal sorunlar, şizofreni, fobiler, bağımlılıklar, kanser, gebelik ve doğum kolaylaştırma gibi sağlık sorunlarının tedavisi mümkün olmaktadır.

Sülük Tedavisi

Çok eski çağlardan beri toplardamarlarda biriken kirli kanın vücut dışına alınması amacıyla sülükler kullanılmaktadır. Geçmişte Mısır, Pers, Avrupa, Çin ve Anadolu medeniyetlerine ait yazıtlarda sülük tedavisi kullanımına ilişkin bilgiler bulunmuş ve tıp biliminin önde gelen isimlerinden olan İbni Sina’nın da tedavi yöntemleri arasında gösterilmiştir.

Apiterapi

Arı kovanlarından elde edilen bal, polen, arı sütü, arı ekmeği ve arı zehiri gibi maddelerin bireylerin hastalıklara karşı korunmasını sağlamak ya da hastalıklarından kurtulması amacıyla kullanılmasına apiterapi adı verilmektedir. Arıların doğadaki envai çeşit bitkilerin özütünü alarak oluşturduğu bal, tadı ve diğer özellikleriyle insanların enerji elde etmek ve bağışıklık sistemlerini güçlendirmek amacıyla tercih ettikleri önemli besinlerdendir. Balın, enerji verme ve bağışıklık sistemini güçlendirme özelliği dışında hastalıkları tedavi etme özelliği de bulunmaktadır.

Kayropraktik (Şiropraktik)

Bu yöntem ile iskelet ve kas sitemleri, sinir sistemi hastalıklarının tedavisi, teşhisi ve bu hastalıkların önlenmesi amaçlanmaktadır. Yapısal olarak bozulmuş eklemlerin düzeltilmesini sağlayarak hastaların bozulan beden fonksiyonlarını normal işleyişine getirmeyi amaçlayan bu yöntem, cerrahi müdahaleyi gerektirecek düzeye gelmemiş iskelet ve kas sistemindeki bozuklukların sinir sisteminde oluşturduğu problemlerin tedavisinde kullanılan bir yöntemdir.

Mezoterapi

Hastaların vücudunda ağrılı bölgelerine mikro iğnelerle müdahale edilerek ağrıların tedavi edilmesi ya da azaltılması yöntemidir. Bu yöntemde hastanın vücudunda ağrı olan bölgesine minimum dozda ilaç enjekte edilerek hastanın ağrıları kontrol altına alınmaya çalışılır. Genellikle ağrılı bölgelere hastalığın türüne bağlı ilaçlar, bitki kürleri, homeopatik ajanlar ve vitaminler mezoterapi yönteminde ağrılı bölgelere enjekte edilir. Bu yöntem genellikle selülit, yüz gerdirme, akne, sivilce ve deride oluşan yaralar gibi dermatolojik hastalıkların tedavilerinde oldukça önemli yeri olan bir yöntemdir.

Proloterapi

Bu yöntem iskelet ve kas sistemi rahatsızlıklarının tedavisinde ve lokal enjeksiyon tedavilerinde tercih edilmektedir. Bu yöntem, yıpranmış ve zayıflamış eklemler, tendonlar ve bağların yenilenmesi ve güçlendirilmesi amacıyla güçlendirici ve yenileyici solüsyonların eklemlere enjekte edilmesiyle gerçekleştirilir. Yıpranmış ve hasar görmüş lif ve eklemlerin doku onarımının yavaş gerçekleşmesi nedeniyle sebep olan ağrıların, verilen ilaçlarla doku yenilenmesi hızlandırılıp ortadan kaldırılması sağlanmaktadır.

Osteopati

Bireylerin iskelet ve kas sisteminde meydana gelen hastalıkları tedavi ederek, bir bütün olarak sağlıklı olmasını amaçlayan alternatif/tamamlayıcı tıp yöntemidir. Bu yöntemle sinir sistemi, dolaşım sistemi ve lenf sistemlerindeki olumsuz durumları ortadan kaldırılmaya çalışılmaktadır. Bu yöntemde gerek yapısal gerekse de hastalıklar neticesinde dengesi bozulan vücudun kendini onarma sistemini harekete geçirmek amaçlanmaktadır. Bu yöntemin kullanımı ülkemizde yaygın olmamakla beraber son yıllarda fizyoterapistler tarafından tercih edilen bir uygulama haline gelmiştir.

Naturopati (Oryantal Tıp)

3000 yıllık bir geçmişe sahip olan bu yöntem, bireylerin sağlıklarını koruma, hastalıklarına teşhis koyma ve tedavi etme gibi amaçlar taşımaktadır. Bu yöntemin temel amacı bireylerin bedensel, ruhsal ve zihinsel olarak sağlıklı olmasını sağlamaktır. Hastaların yaşamları anlamlı kılınarak onların fiziksel, zihinsel, ruhsal ve sosyal alanlarda mutlu olmaları ve kendilerini iyi hissetmeleri sağlanır. Bireylerde vital enerji akışında aksaklıklar yaşanması bireylerin hastalanmasına ve organlarının görevlerini yerine getirmede sıkıntılar yaşanmasına neden olmaktadır. Bireylerin vücudunda oluşan bu anormallik vital enerjinin tekrar düzgün bir şekilde işler hale getirilmesiyle tedavi edilir.

Köpek Balığı Kıkırdağı

Bu yöntem, kanser hastalarının, köpekbalığının baş ve yüzgeçlerinden elde edilen kıkırdakla iyileştirildiklerini savunmaktadır. “Köpek balıkları kansere yakalanmaz” adlı eserden esinlenerek oluşturulan bu yöntemde, köpekbalığı kıkırdağı kullanılarak bireylerin kanser hastalığının önlenmesi, kanserin tedavi edilmesi, osteoporoz ve romatoid artrit gibi hastalıkların tedavi edildiği savunulmaktadır.

Kırıkçı-Çıkıkçılar

Modern tıp yöntemleriyle beraber tamamlayıcı/alternatif tıp yöntemlerinin de uygulanmalarının olması gerektiğini, bireylerin bu hizmetlere ulaşmalarının daha kolay ve maliyetlerinin daha düşük olduğu 1978 yılında yapılan Alma Ata konferansında WHO tarafından kabul edilmiştir. Bu rapora göre tamamlayıcı/alternatif tıp yöntemlerinin modern tıp yöntemlerine katkı sağlayacağı ve yöntemlerin etkisini arttırabileceği belirtilmiştir. Eskiden beri toplumun bazı kesimleri tarafından eğitimsiz tamamlayıcı/alternatif tıp uygulayıcılarına doktorlardan daha fazla güvenilir ve değer verilir. Dünya’da bazı ülkelerde bu kişilerin devlet tarafından kabul edildiği örneklerini de görmek mümkün olmaktadır. Eskiden beri toplum içerisinde bireylerin modern tıp yöntemlerine ilaveten başvurdukları geleneksel tedavi uygulayıcıları olan kırıkçı ve çıkıkçılar; kol kemikleri, kaval kemikleri ve dirsek kemikleri kırıklarında etkili sonuçlar elde etseler de açık kırık ve eklem çevresi kırıklarında hastalara büyük zararlar verebilmektedirler. Kemik uçlarının doğru bir şekilde karşılaştırılamaması sonucunda kangren gibi sonuçların ortaya çıkmasına neden olabilmektedirler. Günümüzde insanların birçok kol ve bacak kırıklarında, kırıkçı ve çıkıkçılara başvurmaktadırlar.

Diğer Alternatif Tıp Yöntemleri

İnsanlar bel ve sırt ağrılarında, burkulmalarda ve diğer rahatsızlıklarında tamamlayıcı/alternatif tıp yöntemlerinden olan yakı, ağrılı bölgelere soğan ezerek sarma, hamur bağlama, yumurta ile ovma ve doğada şifalı olduğuna inanılan otları kaynatarak içme gibi uygulamaları da kullanmaktadırlar. (Fatma Koza-YLT)